Her dem toprak için projesi altı bin kişiye ulaştı

2016 yılında TEMA Vakfı ve Doğuş Çay iş birliği ile sürdürülebilir çay tarımının temelini oluşturan toprak sağlığının korunması konusunda başlatılan ‘Her Dem Toprak İçin’ projesi kapsamında ‘Sürdürülebilir Çay Tarımı Eğitimleri’ ile 6 bin kişiye ulaşıldı.

Dünyanın sayılı çay üretim merkezlerinden biri olan Rize’de düzenlenen Sürdürülebilir Çay Tarımı Eğitimleri’nin odak noktası çay üreticileri oldu. Eğitimlerde, üreticilerle birlikte sosyal çevresini oluşturan öğretmen, din adamı, muhtar, kadın, öğrenci gibi toplumun farklı kesimlerinden 6 bin kişiye eğitim verildi. Eğitimler kapsamında herkes çay bahçelerinde sağlığı bozulan topraklar için önlem almaya davet edildi.

Tarım yapma olanaklarının kısıtlı olduğu Doğu Karadeniz’de yöre halkının gelir kaynaklarını iyileştirerek göç vermesine engel olmak için başlatılan çay tarımı, bölgenin en önemli gelir kaynağını oluşturuyor. Çay tarımı, 70 yılda bölgenin kaderini ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan değiştirdi . Yaklaşık 830 bin dekar alanda yıllık 1.2 milyon ton yaş çay yaprağı üretimiyle Türkiye, dünya çay üretiminde 5’inci sırada yer alıyor. Ancak özellikle 1970’li yılların başından itibaren şeker gübre olarak isimlendirilen, asit karakterli amonyum sülfat gübresinin yaygın ve ölçüsüz kullanımı sonucu toprak asitleşti. Çay bahçelerinin %90’a yakın bölümünde toprağın pH’ı çay bitkisinin gelişmesi için alt sınır olarak gösterilen 4’ün altına düştü. Toprağın oldukça kıt, arazinin dik, yağışın yüksek olduğu bu bölgede çay tarımı alternatifsiz bir ürün konumunda yer alıyor. Bu topraklarda uzun yıllar çay üretimine devam edilebilmesi için toprak sağlığının korunması daima ön planda tutulmalıdır.

Bakanlığın organik çay üretimine geçiş kararı memnuniyet verici

Konuya ilişkin konuşan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Projeye başlamadan önce bölgede kamu kurumları, üniversiteler, STK’lar, ziraat odaları ve meslek örgütlerinin katıldığı bir toplantıda Türkiye’de çay tarımının sorunlarını masaya yatırdık. Toplantıda çay tarımının öncelikli ele alınması gereken sorununun toprak bozulması olduğunu saptadık. Bu soruna dikkat çekmek ve sürdürülebilir çay tarımı uygulamaları konusunda kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla Doğuş Çay iş birliğiyle ‘Her Dem Toprak İçin Projesi’ni hayata geçirdik. Proje kapsamında geniş bir kesimden 6 bin kişiye eğitimler vererek çay bahçelerinde sağlığı bozulan topraklar için önlemler alınması konusunda farkındalık yaratmaya çalıştık. Bu süreçte herkesi çay bahçelerinde sağlığı bozulan toprak ananın sesine kulak vererek gerekli tedbirleri almaya davet ettik. Bu anlamda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın çay bahçelerinde toprak dostu organik gübre kullanımına ve bölgede organik çay üretimine geçilmesine ilişkin kararından dolayı memnuniyet duyuyoruz. TEMA Vakfı olarak Doğuş Çay iş birliği ile bu ortak hedefe ulaşmak için kararlılıkla çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Her Dem Toprak İçin projesi Karadeniz Bölgesi’ne duyduğumuz hassasiyetin bir yansıması

Doğu Karadeniz’de çay tarımının kuşaklar boyu devam edebilmesinin en önemli şartlarından birinin çay tarımı yapılan arazinin ve komşu ekosistemin korunması olduğuna dikkat çeken Doğuş Çay Yönetim Kurulu Üyesi Harika Karakan Batallı, “Toprak varlığını korumak yalnızca erozyonu önlemekle değil, toprak ekosisteminin tüm bileşenleri ile bütünsel olarak korunmasıyla mümkün olabilmekte. Bu da sürdürülebilir yaşamın temelini oluşturuyor. Rize’nin doğal zenginliği ve en önemli geçim kaynağı olan çayın en iyi şartlarda yetiştirilmesi, aynı lezzet ve kalitede üretilebilmesi için Türkiye’nin en büyük özel sektör çay kuruluşu olarak doğduğumuz topraklarda TEMA Vakfı ile birlikte önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza attık. ‘Her Dem Toprak İçin’ projesi bölgeye duyduğumuz hassasiyetin bir yansıması. Çay Doğu Karadeniz Bölgesi’ nin en önemli ürünlerinden biri ve doğduğumuz topraklarda çayın ilelebet yetişmesi hem hayalimiz hem de sorumluluğumuz. ‘Her Dem Toprak İçin’ projesiyle, bir yıl boyunca üreticilerin ve üreticiyi etkileyen tüm kesimlerin toprakla ilgili farkındalığının artırılmasını, topraklarda yaşanan sıkıntının çözüm yollarının tespit edilmesini hedefledik” dedi.

0 cevaplar

Bir yorum bırakın


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir