Trafik mağdurları haklarını öğreniyor

Trafikte Haklarım Derneği, 2015 yılında Trafik Haftasında kuruldu. Trafik mağdurlarının hukuk, engelli hakları ve psikoloji alanlarında farkındalıklarını artırmak için çalışmalar yapan Trafikte Haklarım Derneği Kurucusu Yasemin Usta, derneğin kuruluş aşamasından bugünlere uzanan hikayesini anlattı.

Trafikte Haklarım Derneği nasıl ortaya çıktı, hikayenizden bahsedebilir misiniz?
Derneğin çıkış noktası, 2012 yılında gerçekleşen ölümlü trafik kazasına dayanıyor. 19 Ekim 2012 tarihinde kardeşim dediğim tek yumurta ikizi kuzenim 18 yaşındaki Gökhan Demir geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Ehliyetsiz bir şoförün, aşırı hızla hatalı sollama yapması, Gökhan’ın hayatına mâl oldu. Trafik kurallarını ihlal eden bu ehliyetsiz şoförün adil yargılama sonucu hak ettiği cezayı alacağını düşünürken, gerçekte kaza soruşturma dosyasında olayı aydınlatacak delillerin eklenmediğini öğrendim. Adil bir yargılama için delil bulmak zorundaydım ve özel bir şirketteki işimden istifa edip, hukuk sürecini takip etmeye başladım. Bu uzun ve zorlu süreçte yaşadıklarım bana çok şey öğretti, hâlâ da öğrenmeye devam ediyorum. Bu tecrübeleri ve öğrendiğim bilgileri doğru bir şekilde diğer trafik mağdurlarına da aktarmak istedim; çünkü trafik kazaları nedeniyle sevdiğini kaybeden veya engelli kalan daha milyonlarca kişi var. Ne yapabilirim diye düşünürken trafik kazalarına dikkat çekmek amacıyla çalışmalara başladım. Daha sonrasında da 2015 yılında derneği kurduk.

Dernekleşme aşamasında zorlandığınız noktalar oldu mu?
O kadar çok zorlandım ki. Çünkü maddi yönden hiç destek almadan kurulduk. Hâlâ derneğimize bireysel bağış yok denecek kadar az. Hibelere de yeni kurulan dernek olarak başvuramıyoruz; çünkü belirli bir gelirin üzerindeki derneklere sadece destek veriliyor. Sponsorluk deseniz o da tanınmış derneklere veriliyor, kısacası yeni kurulan derneklerin maddi destek bulmadan ayakta kalması çok zor. Şu an sadece İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun bir projemize verdiği destek var.

Derneğimizin maddi destek olmadan iki sene ayakta kalma nedeni benim hiçbir gelir elde etmeden gece gündüz profesyonelce tam zamanlı çalışmamdan kaynaklı. Genel anlamda, derneklerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için profesyonel çalışanlara ve  kurumsallaşmaya ihtiyaçları var. Yoksa yaptığımız işler kişisel vicdan tatmininden öteye gidemez. Kaynak geliştirme dışında çalıştığımız alanda özellikle trafik mağdurlarının tazminat haklarını almak için kurulmuş hasar danışmanlık firmaları ve dernekler var. Maddi kaygı güden bu tarz oluşumlarla karıştırılmamak ve iyi niyetimizin sorgulanmaması için faaliyetlerimiz dışında kendimizi ispat etmemiz gereken kamu kurumları ve özel sektör vardı. Tabii bir de tazminat hakları için bizimle çalışmak isteyen sözde gönüllü birçok insan vardı. Çok ciddi sınavlar verdik, veriyoruz.

Lise ve üniversite gençlerine yönelik düzenlediğiniz Empatik Themis Trafikte Seminerleri nasıl geçiyor? Geri dönüşler nasıl?
İstanbul’daki üniversitelerde görme ve bedensel engelli arkadaşlarımızla verdiğimiz seminerlerde gençlerin neden trafik kurallarına uyması gerektiğini ve trafikte engelli haklarını anlatıyoruz. Trajikomik anlattığımız bu seminerde geri dönüşler çok iyi ancak şu an mevcut kapasitemizle talepleri karşılayamıyoruz. Amacımız sponsor destek bulup profesyonel kadroyla Türkiye’deki tüm üniversitelerde bu eğitimi vermek. İstanbul Üniversitesi Engelli Koordinasyon biriminde düzenlediğiniz seminer sonrası geri dönüşler müthişti. Anketten sonra üniversitesinin tüm fakültelerinden teklif geldi ama ne yazık ki hepsine olumlu cevap veremedik. Maddi manevi kapasitemizin üzerinde bir seminer talebi var. Bunu karşılamanın tek yolu da profesyonel bir kadro kurup devam edebilmekten geçiyor.

Trafik mağdurlarının haklarını öğrenmelerini sağlayacak dijital bir platform projeniz var. Bu platformla nasıl bir fayda sağlamayı düşünüyorsunuz?
Bu proje, trafik mağdurlarına hukuk, engelli hakları ve psikoloji alanında uzman video anlatımlarıyla haklarını öğrenmelerini sağlayacak bir dijital platform projesi. Günümüzde internete erişim doğudan batıya neredeyse her yerde var. Haklarımızı bilmediğimiz için bu süreçte hak kayıplarına uğruyoruz. İnternet sitemizle mağdurların ihtiyacı olan tüm bilgilerin olduğu bir yol haritası hazırlıyoruz. Gönüllülük esaslı yüzlerce avukat destek verse bile her mağdura tek tek bilgi anlatmamız, erişmemiz mümkün değil ama ihtiyacı olan bilgileri internette aradıkları an uzman videolarıyla erişebilecekler. Hatta bazı konular genel bilgileri içerdikleri için trafik mağdurları dışında birçok kişiye rehber olacak.

Trafik kazalarına yönelik gerçekleştirdiğiniz başka farkındalık projeleri var mı?
Ünlü oyuncular Emre Altuğ, Ecem Özkaya ve Olgun Toker’in yer aldığı Can Kaybediyoruz kamu spotumuzu İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirdik. Aralık 2016 tarihinde RTÜK onayından sonra tüm kanallarda gösterilen spot filmimiz, basında da oldukça ses getirdi. Ünlü oyunculara trafik kazasında vefat eden kuzenimin fotoğrafıyla birlikte otopsi raporunu verdik. Fikir benden çıktı, yönetmen arkadaşım Ali Vatansever senaryolaştırdı ve ünlü oyuncuların da gönüllü desteğiyle filmi hayata geçirdik.

Ayrıca trafik haftasına özel üniversitelerde farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Sosyal medya kampanyaları, yol güvenliği eğitimleri, halk röportajları, trafik kazalarına yönelik farkındalık videoları, engelli ve engelsiz öğrencilerle birlikte sosyal sorumluluk projeleri ve alanımızda yer alan farklı dernek ve kurumlarla iş birliği yaparak gerçekleştirdiğimiz daha birçok projemiz var.

Gönüllülük esaslarınız neler, gönüllü olmak isteyenler nasıl bir yol izleyebilir?
Öncelikle kurulduğumuz günden bu yana bize destek veren tüm gönüllülerimize canı gönülden çok teşekkür ederim. Tek başıma çıktığım bu yolda her gün çok farklı uzmanların desteğiyle devam ediyoruz. Bu zamana kadar zamanını ve uzmanlığını bağışlayan 250’den fazla gönüllü uzmanla çalıştık ve yaptığımız işlerin maddi değeri çok yüksek. Birçok dernekte hâlâ gönüllü çalışan bir dernek kurucusu olarak herkesin her derneğe gönüllü olamayacağını, her derneğinde rastgele gönüllü almaması gerektiğine inanıyorum. Nasıl gönüllülerin dernek seçim kriteri varsa, derneklerinde gönüllü seçim kriterleri olmalı. Çalıştığımız alan din, dil, ırk, siyasi görüş, genç yaşlı cinsiyet vb. ayrımı asla yapılmayacak bir alan. Bu yüzden herkese eşit mesafede yaklaşıyoruz.

Mağdurlara destek olurken hiçbir maddi beklentimiz söz konusu değil, böyle maddi beklentilerle veya siyasi kimlikleri ön planda olan kişilerle de çalışmıyoruz.

Derneğin etik kurallarına, değerlerine uygun, çalıştığımız alanlardan birinde uzman olan kişilerle karşılıklı anlaşıyorsak çalışıyoruz. Öyle gönüllülerimiz var ki toplantılarda konuşmaya gerek yok, bakışarak anlaşıyoruz veya çok büyük tartışmalar yapsak bile biliyoruz ki yaptığımız işin daha iyi olması için.

Son olarak trafikte hayatta, her yerde, her zaman birbirimizin haklarına saygı gösterebilmemizi, ülkemizde de gelişmiş ülkelerdeki gibi trafik kazalarından kaynaklanan ölüm ve yaralanma vakalarının azalabilmesi diliyorum. Sosyal faydanız bol olsun!

0 cevaplar

Bir yorum bırakın


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir