İstanbul ve ötesi: “Kent Hakkı” nedir?

Henri Lefebvre 1968 yılında yayınladığı kitabında ilk kez duyduğumuz bir kavram ortaya attı: “Kent Hakkı”. Lefebvre’in tartışmasındaki bu kavram, kentin yabancılaştırıcı insanlık durumunun yine kentin dönüştürülmesiyle aşılabilmesi anlamına geliyordu. Bu kavramlaştırmadan sonra birçok toplumsal hareket bu meseleyi kendi meselesi olarak sahiplendi. Beyond-İstanbul hareketi de kent hakkını ana tema olarak alıyor ve kente dair birçok alanda çalışmalar yürütüyor.
Beyond-İstanbul; daha adil, demokratik, ekolojik kent ve kırsal mekanlarda yaşama hedefiyle; disiplinler-arası çalışmalar yapıyor. Mimarlar, şehir plancıları, sosyologlar ve fotoğrafçıların yer aldığı Beyond-İstanbul ekibinin çalışmalarını bilmek ve yakın takibe almak “daha adil bir mekan” kavramını somutlaştırmamızı sağlayacağı için oldukça önemli.
Yenilikçi, nitelikli ve kamusal bilgi üreten, biriktiren ve paylaşan kent hakkı savunucuları Mekanda Adalet Derneği’ni (MAD) kurdular. Dernek, ilk genel toplantısını geçtiğimiz yılın sonunda, Aralık 2016’da topladı. Daha bir senesini doldurmadan birçok çalışmaya imza attı.
Yaşadığınız mekanlar hakkında ne kadar söz sahibisiniz?
Mekanda Adalet Derneği, kent ve kırsal mekanın yeniden üretimine, o mekanlarda yaşayanların doğrudan katılımını bir hak olarak savunuyor. Katılımcı planlama kent hakkını kullanmanın ana pratiklerinden birini oluşturuyor. Hem yurttaş girişimleri içinde hem de yerel yönetimler nezdinde katılımcı planlama ve tasarım uygulamalarının geliştirilmesi gerekiyor. Beyond-İstanbul da katılım meselesini gündeme getirebilmek için çalışmalar yürütüyor. Belki de bir çoğumuzun aklına bile gelmeyen bir meseleyi “95cm: Mega Kentin Mini Yurttaşları” projesiyle gündeme taşıyor.
Kent hakkı öncelikle “eşit yurttaş” ilkesini temel alıyor. Çocukların da kent hakkı var mıdır? Tabii ki evet! İstanbul’un sorunlarını ve imkanlarını hep “büyüklerin” perspektifinden tartıştığımızı fark ettiniz mi? Bu proje, kentleri çocukların gözünden anlamayı ve anlatmayı amaçlayan bir belgesel film projesi. 95cm, sağlıklı bir üç yaşındaki çocuğun ortalama boyunu simgeliyor. Çocukların kentteki zorlu deneyimlerini daha görünür kılmak için kamerayı 95cm perspektifine indirip, İstanbul’a çocukların gözünden bakabilmemizi sağlıyor.
Kentin hafızasını savunmak
Mahalleler, meydanlar, sokaklar, binalar, parklar hızla yok oluyor ya da dönüşüyor. Nostaljik anılarımıza ev sahipliği yapmış binbir türlü mekanı savunmak aslında yurttaşların kendi geçmişlerini koruması anlamına geliyor. Mekanda Adalet Derneği, mahalleyi kentlerin yaşayan bellekleri olarak kabul ediyor. Hukuki güvence için veya kentsel dönüşüm projeleri karşısında Adalet Arayan Mahalleler ile dayanışma içinde, onlar için gerekli bilgiyi üretip paylaşıyor. Dönüşen mahallelerde bilgilendirme yapmanın yanı sıra dernek, kapsamlı bir gecekondu haber arşivi de oluşturuyor. Arşiv, 1930’lardan günümüze kadar çıkmış yaklaşık bin 400 adet gazete haber kupürü ve köşe yazısını kronolojik olarak saklıyor. Beyond-İstanbul, Karaköy’deki merkezlerinde bir de “Mekan Çalışmaları Kütüphanesi” oluşturuyor. Kütüphane, mekan üzerine üreten araştırmacı, akademisyen, pratisyen, yazar, sanatçı ve aktivistlerin önerileriyle seçilen kaynakları bulunduruyor.
Sağlıklı ve güvenli konuta erişim en temel insan hakkı
1999 depremi ardından Türkiye’nin ilk kiracılar hareketi başlamıştı. Depremden en çok etkilenen kiracılar yıllardır sürdürdükleri ısrarlı hak arama sürecini Düzce Umut Evleri Projesi’yle kazandı. Mimarlık, şehir planlama, inşaat mühendisliği, sosyal bilimler gibi farklı disiplinlerden gönüllü akademisyen ve öğrencilerin oluşturduğu Düzce Umut Atölyesi, Düzceli Kiracı Evsiz Depremzedeler Konut Kooperatifi’nin dar gelirli üyelerinin katılımıyla mimari tasarımı tamamladı. 234 konut ve sosyal alanların inşaatları gönüllü emeği ve dayanışmayla sürüyor. Mekanda Adalet Derneği de atölyenin bir bileşeni olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Beyond-İstanbul hareketi ve Mekanda Adalet Derneği tüm bu projelerin yanı sıra çevresel adalet için maden, HES ve altyapı projelerinden olumsuz etkilenen topluluklarla dayanışma gösteriyor. Kent ve kırsal mekanları yaşanılmaz kılan inşaat faaliyetlerini takip ediyor ve sorumluların kaydını tutuyor. İnşaat suçlarının önlenmesi için çaba gösteriyor.
Mekanda Adalet Derneği’nin ve Beyond-İstanbul’un çalışmalarını takip etmek isteyenler aşağıdaki adreslerden yayınlara ve projelere ulaşabilir:

https://beyond-istanbul.org/
İstanbul’un Mekan Çalışmaları Merkezi
twitter.com/insaatsuclari

0 cevaplar

Bir yorum bırakın


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir