KAÇUV Kurumsal İletişim Koordinatörü Füsun Aymergen: ”Ailelere umut aşılamak istiyoruz”

 

2000 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Servisi’nde çocukları tedavi görmekte olan aileler ile hekimlerin bir araya gelmeleriyle kurulan KAÇUV, kanserli çocuklar için faaliyetlerini sürdürüyor. KAÇUV Kurumsal İletişim Koordinatörü Füsun Aymergen, KAÇUV’un faaliyetlerini ve vakıf hakkında merak edilenleri anlattı.

2017 yılında KAÇUV neler yaptı? Hangi projeleri hayata geçirdiniz?
2017 senesinde bir aylık bir kampanya olarak başladığımız Kaç Kutu Kampanya projemiz kapsamında hazırlanan Umutlu Kutuları yedi hastane, dokuz serviste  bin 495 aileye ulaştırdık. Dokuz hastanede hasta yakınlarına ve hastane personeline teslim ettiğimiz kutularımızın içinde çocuklar için gıda ürünlerinden hijyen ürünlerine ve kırtasiye malzemelerine kadar çeşitli ürünler bulunuyor. Kutularımızı da şu anda her ay dokuz hastaneye dağıtıyoruz. İstanbul’a tedavi için gelen ailede babalar işini kaybediyor. Biz de “babaların istihdam edilmesi için ne yapabiliriz?” düşüncesinden yola çıkarak Ford Otosan desteğiyle 2017’de Umut Kafe’yi hizmete açtık. Bir mobil aracı kafeye dönüştürdük. Nisandan beri hizmet vermeye başlayan Umut Kafe’de birbirinden farklı 31 merkezde 31 anneye iş imkanı sağladık. Açıldığından bu yana hem alışveriş merkezlerinin önünde hem de birtakım iş birliği yaptığımız kurumların bahçesinde hizmet verdi. Umut Kafemizin içinde çaydan kahveye ve içeceklere, anneler tarafından hazırlanan kek, poğaça, börek gibi küçük atıştırmalıklara kadar birçok ürünümüz var. Mobil kafemizde çocukları tedavi gören babalar hizmet sunuyor. Aynı zamanda anneler de el becerileriyle atıştırmalıkları hazırlayarak satışını gerçekleştirmemizi sağlıyorlar. İlk defa Aile Evi’nde kalan ailelerimiz buradan para kazanarak, ekonomilerine de katkı sağlamış oldular. İlk aile evimizi Cerrahpaşa’da 2012 senesinde hizmete açmıştık ve 2012’den beri ailelere 14 odalı ücretsiz konaklama hizmeti sunuyoruz. Açılan Aile Evimizde ise 2012-2017 yılları içinde 652 kişi konakladı. Aile Evimiz, tamamen şehir dışından gelip tanı aldıktan sonra kalacak yeri olmayan ailelere ücretsiz konaklama hizmeti sunduğumuz bir merkez. Son bir buçuk yılda özellikle Avrupa Yakası’nda tedavi gören ailelerden Aile Evlerimizde konaklamaları için çokça talep aldık. Onların ihtiyaçlarına karşılık vermek için Anadolu Yakası’nda da yeni bir aile evi kurmak gerekiyordu. Nihayet 2017 yılının mart ayında ikinci aile evimizin arazisini aldık ve şu anda da hafriyat çalışmaları başladı. Atölyelerinden bilişim odalarına, hastane sınıfı dediğimiz sınıf birimimize, psikososyal görüşmelerimizin yapılacağı psikolog odalarımıza kadar birçok sosyal alanın olacağı daha fazla aileye destek olabileceğimiz altı katlı 22 odalı yeni Aile Evimizi 2018’de hizmete açacağız.

Aynı zamanda 2016 senesinde başladığımız psikososyal desteklerimiz de devam ediyor. Böylelikle anne babalara ve çocuklara yönelik olarak paylaşım toplantıları gerçekleştiriyoruz. İki uzman psikoloğumuz Aile Evi’nde görev alıyor. Uzmanlar, her hafta düzenli olarak hem tek tek hem de toplu görüşmeler yapıyorlar. Çocukların ve ailelerin en çok ihtiyaç duyduğu psikosyal desteği de onlara sunmuş oluyoruz. Aynı zamanda Aile Evi’ndeki ailelerimizle birtakım sosyal çalışmalar yapıyoruz. Hasta çocuklarımızın eğitimlerine katkı sağlıyoruz. Aile Evimizin içinde bir hastane sınıfımız var. Hastane sınıfımızda gönüllü öğretmenlerimiz ve uzman öğretmenlerle eğitimlerine devam ediyorlar. Çocuklarımız eğitim sonrasında karne alarak sınıfı geçiyorlar. Onlarla çeşitli kültür turları ve etkinlikler düzenliyoruz. Çocuklarımız tedavilerini devam ettirirken onlarla birlikte motivasyon etkinlikleri düzenlemeye gayret gösteriyoruz.

2017 senesi boyunca tüm hastaneler ve Aile Evi’nde gönüllerimiz hep yanımızdaydı. Altı gönüllü eğitimi ve 150 gönüllü adayı toplantılarımıza katıldı. 26 vakıf tanıtım toplantısı düzenledik, bin 226 kişiyle buluştuk. 24 farklı hastanede 2 bin 889 çocuğumuza hediyeler dağıttık. Dokuz hastanede bin 20 çocuğumuzla doğum günü kutlaması gerçekleştirdik. Sekiz hastanede 379 çocuğumuzla tematik aylık özel etkinlikler düzenledik. 26 farklı hastanede bin 820 çocuğumuzla kutlama yaptık. Yeni tanı konulan 730 çocuğa hoş geldin hediyelerimizi verdik.

KAÇUV’un amaçları arasında kanserle mücadele için uygun bir tedavi ortamının yaratılması ve sürdürülebilirliğin sağlanması yer alıyor. Uygun tedavi ortamı ve bunun sürdürülebilirliğinin sağlanması için neler yapıyorsunuz?
Öncelikle hastane servislerini yeniliyoruz. Çocukların tek tek veya iki kişilik odalarda kalabilmesi için gayret gösteriyoruz. Hastane oyun odaları sayesinde günün bir kısmını gönüllerimizle birlikte oyun alanında geçiriyor. Çocuklarımız oyunla eğleniyor, unutuyor ve deşarj oluyor. Bu sürede sadece hastalıkta sağlık personelini ve ailesini görebiliyorken bizim gönüllülerimizle farklı paylaşımlar yaşıyor ve küçük bir çare gibi de olsa aslında kendi bilinmezliğine bir çare yaratmış oluyoruz. Çocuklarımızın var olduğu her ortamı onların dostu haline getirmeye çalışıyoruz. Bunu sadece fiziksel olarak değil psikolojik ve duygusal olarak da yaratmaya çalışıyoruz. İki psikoloğumuzla tüm hastanelerde tedavi boyunca çocuklarla bir araya gelip onlarla yine görüşmeler yapıyor, tedavi sırasında da çocuklarımızı duygusal anlamda güçlendirmeye çalışıyoruz.

Derneğin genel faaliyetlerini anlatabilir misiniz?
KAÇUV olarak üç ana alanda destek olmaya çalışıyoruz. Birincisi; çalıştığımız hastanelerde gönüllü desteğiyle çocuklarımızın bilişsel becerilerini geliştirecek ve sosyal yönden onları kuvvetlendirecek atölyeler düzenliyoruz. Hastanelerde şu anda Oyun Benim İlacım, Çocuk Kaşifler Sanal Dünyada ve Sanatla Renk Kat projelerini yürütüyoruz. Üç projemizin de içerikleri uzmanlar tarafından geliştirilirken, ilk yıllarında İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından desteklendi. Projelerimizle amacımız çocuğun içinde bulunduğu kaygı ve korku dönemini yıkmak, tedaviye uyum göstermesi, eğitimini sürdürmek ve onların akranlarından çok geriye düşmemelerini sağlamak. Şu anda yaklaşık bin 94 gönüllümüz var. Bunların yaklaşık 600’e yakını aktifleşti. Şu anda bütün hastanelerde 600’e yakın gönüllülerimiz çocuklarımızla buluşarak bu projelerimizi hayata geçiriyor. Aynı zamanda Aile Evi’nde aileye ve çocuğa konaklama hizmeti sunuyoruz. Bütün topluma; çocuk çağı kanseri vardır, bu kanserden korkmamak gerekir, artık grip kadar yayılacak bir hastalıktır, sadece erken tanı koyulmalı ve doğru tedavi merkezine ulaşılmalı konularında dikkat çekici farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Uzun zamandır hastanelerde oyun odaları kuruyoruz. Aynı zamanda hastanelerin polikliniklerinin ve çocuk servislerinin yenilenmesini üstleniyoruz. Bu kapsamda Dokuz Eylül Hastanesi servisini ve Ok Meydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin servisini yeniledik. Hastane sınıfları kuruyoruz. Böylelikle hasta çocuklarımızın tedavi süresince eğitimlerinin devam etmesine gayret gösteriyoruz. Ok Meydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Cerrahpaşa ve Aile Evimiz de hastane sınıfımız var. Bir yandan da hastanelerimizin yine kendi iç medikal ihtiyaçlarına destek oluyoruz.

Aile Evi’nde kalacak aileleri nasıl belirliyorsunuz?
Aslında biz belirlemiyoruz. Bağlantıda olduğumuz İstanbul’daki üniversiteler ve Devlet Hastanelerindeki hekimler aracılığıyla bize ulaşıyorlar. Bizim için önemli kriterler ailenin İstanbul dışından gelmesi, ekonomik olarak yetersiz durumda olması ve sadece kanser tanısının koyulması. Sadece çekirdek ailenin bizde kalıp bu süreyi en iyi şekilde geçirmesini sağlıyoruz.

Gönüllü olmak isteyenleri neye göre belirliyorsunuz? Gönüllülük kriterleriniz neler?
18 yaşını doldurmak başvuru için yeterli bir kriter. Gönüllü formumuz var web sayfamızda. Bu gönüllü formunu dolduran kişileri tanıtım toplantısına davet ediyoruz. Vakıf tanıtma toplantısına katılan gönüllü adaylarımızı daha sonra gönüllü eğitimlerimize davet ediyoruz. Her iki ayda bir iki tam gün gönüllü eğitimimiz bulunuyor. Bu iki tam tur gönüllü eğitimimizde hasta çocukla çalışmayı, projelerimizi, yaptığımız faaliyetleri uygulamalı olarak anlatıyoruz. Hem hastane etkinlik sorumlularımız hem de uzman psikologlarımız ve farklı pedagoglarla bu iki günlük eğitimimizi tamamlıyoruz. Bu iki günlük eğitimden sonra gönüllülerin hangi alanlarda destek olabileceklerini düşünmeleri gerekiyor. Bizim için her şeyden önemlisi gönüllüğün sürdürülebilir olması lazım. Süresiz olarak, günler, yıllar, aylar boyunca gönüllü olmak. Çocukların ailesinden, sağlık personelinden sonra en çok bağlandığı kişi gönüllüler. Dolayısıyla gönüllünün gelip gitme saatleri ve hastanede gösterdiği istikrar onu çok yakından etkiliyor. Bir gizli akit var diyebiliriz aramızda. Eğitim aldıktan sonra gönüllülerimiz düzenli olarak bizim gösterdiğimiz süre boyunca Aile Evlerimizde ve hastanelerde çocukla buluşmaya başlıyor.

Kamuoyunda kansere karşı farkındalık oluşturmak için neler yapıyorsunuz?
Kanser maalesef herkes tarafından korkuyla yaklaşılan bir hastalık. O yüzden hep şunu belirtmeye çalışıyoruz: Kanser grip kadar yaygın bir hastalık. Siz görmüyor ve duymuyor olabilirsiniz ama çocuklar kanser oluyorlar. Seminerler düzenlemeye çalışıyoruz. Yayınlar hazırlamaya çalışıyoruz. 15 Şubat’ta Çocukluk Kanser Günü’nü sahiplenip bugüne özel farkındalık yaratmaya gayret gösteriyoruz. Bilbordlarda göstermeye ve metrolar içinde videolarımızı yayınlatmaya çalışıyoruz. İnsanlara bu hastalık var ama umutlu olmak lazım gibi farkındalık sağlamaya çalışıyoruz.

Şu an gündemde olan projeniz var mı? Varsa detaylarını anlatabilir misiniz?
Şu an gündemde olan en önemli projemiz ikinci Aile Evimiz. Büyük bir inşaat çalışması yapıyoruz. Gençlerle buluşuyoruz onları hem gönüllü olarak bünyemize katmak istiyoruz hem de gençler arasında da kansere karşı farkındalık yaratmaya gayret gösteriyoruz. Hastanelerdeki çalışmalarımız devam ediyor.

Oyun Benim İlacım projesi, Sanata ve Hayata Renk Kat, Çocuk Kaşifler Sanal Dünyada projelerinin detaylarını anlatabilir misiniz?
Oyun Benim İlacım 2013 senesinden beri hastanelerde sürdürdüğümüz bir proje. Üç ayrı yaş kategorisinde bilişsel becerileri geliştirici faaliyetler var ve yaş gruplarına özel kitapçıklar hazırladık. Bu kitapçıkların içinde de oyun yönergelerimiz var. Gönüllümüz Oyun Benim İlacımı uygulamaya başladığında hangi yaş kategorisinde, hangi çocukla, hangi oyunu oynayacağını günbegün biliyor. Üstelik bu oyunların ne şekilde tertiplenmesi gerektiğini, ne şekilde yapılması gerektiğini de gönüllümüz bu kitaplar aracılığıyla öğreniyor ve yapmaya gayret gösteriyor. Oyunlarla çocuklarımızın zihinsel ve el becerilerini geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Hastanede çocuklar çok fazla telefon ve tabletle uğraşıyorlar. Biz de bu süreyi nasıl verimli kılabiliriz diye düşünürken Çocuk Kaşifler Sanal Dünyada adlı uzaktan eğitim portalımızı kurduk. Portalımızla, Oyun Odası’na gelemeyen biraz daha durumu ağır olan çocuklarımız ve ağır olmasa bile çocuklarımızın uzaktan eğitimle de becerilerini artırmayı amaçlıyoruz.

2017 yılında hayata geçirdiğimiz ve bu sene de devam ettireceğimiz Sanata ve Hayata Renk Kat projesinde sanat terapileriyle çocuğun içinde bulunduğu duygusal çöküntüyü sağaltmayı amaçlıyoruz. Resimle, şarkıyla, egzersizle, nefes egzersizi ve masaj egzersiziyle terapi yöntemleriyle çocuğun içinde bulunduğu kaygıyı azaltmak için projemizi hayata geçirdik.

Ünlülerle iş birliği yapıyor musunuz?
Ezgi Mola kamu spotumuzda bize destek oldu. Zaman zaman çeşitli günler dahilinde buluşmalar yapıyoruz ama bir ünlü yüzümüz yok. Farklı farklı çeşitli çalışmalarda bir araya geldiğimiz ünlü isimler oluyor.

İş birliği yaptığınız markalar var mı?
Yayınlarımızı genellikle okulların çeviri ve baskı konusunda destekleriyle çıkarmaya çalışıyoruz. Garanti Factoring, Umutlu Kutulara geçen seneden beri destek oluyor. Dell EMC, İzmir Dr. Behçet Uz hastanesinin bütün tadilat, tefriş masraflarını üstlendi. Nehir çok küçük yaşta kaybettiğimiz bir çocuğumuz ve onun ailesi de hem onun adını yaşatmak hem de bağış mekanizması geliştirmek için İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bahçesinde 3 buçuk kilometrelik Nehrin Adımları adlı koşu organizasyonu yapıyor. Bir katılım ücreti oluyor ve bu katılım ücretinden toplanan gelirle de fayda sağlamaya çalışıyoruz. Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi’nin Oyun Odasını ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nin mutfak tadilatı ve çocuk oyun odasının tadilatını ve teşrifini Nehrin Adımları organizasyonuyla sağladık.

UPS iş birliğiyle bu alanda farkındalık sağlamak için 20 bin tane broşür hazırladık ve Aile Evimizin sürdürülebilirliğini desteklediler. Çocuklar ilk yatış alırken hastanede çocuğa hediye ettiğimiz hoş geldin kitimiz var. Çocuğun bir anda ne olduğunu bilemeyeceği bir koridordan geçerken ona tatlı bir karşılama yaşatmak istiyoruz. İçinde kırtasiye ürünlerinden ağız bandına, saçları döküldüğünde başına takabileceği saç bandından kemoterapi aldığında üzerine örtebileceği çocuk battaniyesine ve katater takıldığında kolunu rahatlatabileceği bir bilek yastığına sahip olan kitimizi UPS ile hazırladık.

Ford Otosan’la mobil kafemizi işletiyoruz. Kuveyt Türk her sene bizim için 23 Nisan’da bir kampanya düzenliyor. Bu kampanya sayesinde de ikinci Aile Evimizin arazisinin satın alınmasını sağladık. Mapfre, çocuk kanseriyle ilgili olarak ailelerin en temel bilgiye ulaşmasını sağlamak üzere hazırladığımız Çocuk Kanseri Bilgi Ağacı portalımızın destekçisi oldu.

Çocuk kanseriyle ilgili internette kirli bilgiler var. Çocuğa tanı konulduğunda ailelerin ilk olarak internetten arama yapıyor ve bütün olumsuz bilgiler ailenin bir anda karşısına çıkıyor. Bunu biraz değiştirelim istedik. Bizim ismimizin içinde umut var ve ailelere de umut aşılamak istiyoruz. Aileye temiz bilgi ulaşsın ve onlar da çocuklarına nasıl daha faydalı olabileceklerini öğrensinler istedik.

İnsanları KAÇUV’un modern kahramanları olmaya davet ediyorsunuz. Bundan bahsedebilir misiniz?
Givin’in üyelerinden birisiyiz. Givin’de ürününü vakıf yararına satışa çıkaran kişileri buluşturmaya gayret gösteriyoruz. O yüzden buna bir Modern Kahramanlık diyoruz. Ürün oradan satışa çıkarıldığında satışı oluyorsa bir çocuğun umudunu yaratarak destek olmuş oluyorsunuz.

Yakın zamanda yeni bir proje hayata geçirmeyi düşünüyor musunuz?
Bir şehir dışında ve şehir içinde hastane sınıfı kurmak istiyoruz. Bunun için İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan destek isteyeceğiz. Bir de Aile Evi’ndeki hastane sınıfımızın tadilatını gerçekleştirmek istiyoruz. Şu anda bütün önceliğimiz ikinci Aile Evimizin inşaatı ve birinci Aile Evimizin sürdürülebilirliği. Bunun dışında hastanelerdeki bütün projelerimiz devam edecek. Aynı zamanda hastane personelinin eğitimlerine de destek sağlıyoruz. Düzenlenen kongreye katılmaları, özellikle hemşire eğitimlerinin devam ettirilmesi için onlara destek oluyoruz. Aslında bütün projelerimizi bu sene de sürdürmek esas hedefimiz. Bir çocuk durumu raporu hazırlıyoruz, bunun hayata geçmesi için çabalıyoruz. Hangi şekilde kaç çocuk tedavi görüyor, hangi tanıyı alıyorlar ve nasıl sonuçlar alıyorlar? Yani alt kırılımlı bir durum raporu hazırlamak istiyoruz. İzmir, İstanbul ve Bursa’da çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu sene İzmir ve Antalya’da temsilcilikler açmayı istiyoruz.

0 cevaplar

Bir yorum bırakın


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir