Trafik Hayattır! platformundan çocuk güvenliği için öneriler

Doğuş Otomotiv’in, kurumsal sorumluluk platformu Trafik Hayattır! Kurban Bayramı nedeniyle seyahat edecek ailelere, araçta çocuk güvenliği ile ilgili tavsiyelerde bulundu

Doğuş Otomotiv’in trafik güvenliği bilincini arttırmak amacıyla yürüttüğü “Trafik Hayattır!” kurumsal sorumluluk platformu kapsamında trafik güvenliği eğitimleri ve trafikte sorumluluk yaklaşımına yönelik farkındalık projelerine ara vermeden devam ediyor. Eğitim faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen Trafikte Çocuk Güvenliği konulu workshoplarda, Kurban Bayramı dolayısıyla trafiğe çıkacak anne-babalara önemli tavsiyelerde bulunuldu. Trafik Hayattır! platformu tarafından yapılan araştırma sonuçlarına dayanarak, çocuklu ailelerin sadece 4’te 1’inin çocuk koltuğu kullandığını belirten uzmanlar, öncelikle araçta çocuk güvenliğinin sağlanması için çocuk koltuğu kullanımının şart olduğunu belirtti.

Uzmanlara göre emniyet kemeri ve çocuk koltuğunun doğru kullanımları

           Çocuk koltuğunun doğru kullanımı

  • Avrupa standartlarında koltuklar tercih edilmeli ve mutlaka üreticinin söylediği şekilde monte edilmeli.
  • Bebek veya çocuk, sıkı bir şekilde kemer ile bağlanmalı ve kemer ile arasında boşluk olmamalı.
  • Bebek veya çocuk kalın ve özellikle kaygan dokusu olan kıyafetler ile koltuğa oturtulmamalı. Çocuk, başıyla koltuğun kafalığı arasında minimum mesafe olacak şekilde oturtulmalı.

           Emniyet kemerinin doğru kullanımı

  • Emniyet kemerinin bedeni çapraz kesen kısmının, omzun tam ortasından geçmesi gerekmektedir. Eğer kemer boynu kesiyorsa, yani boyna değiyorsa veya omuzdan düşüyorsa yanlış takılmıştır.
  • Kemerin kucak kısmından geçen bölümü karnın mümkün olduğunca altında, bacakların mümkün olduğunca üzerinde durmalıdır. En önemli nokta, kemerin karnın üzerinden hiçbir şekilde geçmemesidir.

    Dikkat edilmesi gereken diğer konular

  • Koltuk arkalarında bulunan kafalıklar, konfordan fazlasını vadeder. Aracın hareket ettiği her durumda,kafalıkların yolcu veya sürücünün kafalarından yüksek hizada olması gerekmektedir. Kafalık ile kafa arasındaki mesafe minimum seviyede olmalıdır. Bu pozisyon, arkadan çarpma durumunda kafanın kafalığa en yavaş hızda çarpmasını sağlayarak boyun zedelenmelerini ve travmaları engeller.
  • Kapalı bir araçta sıcaklık her 15 dakikada 15-20 derece artar. Küçük çocuklarınızı ve evcil hayvanlarınızı mola sırasında, çok kısa bir zaman dilimi için de olsa araçta tek başına bırakmayın.

Bayramda iyiliğin tam zamanı

Boyner, Kurban Bayramı öncesi isteyenlerin kolayca ve bütçelerini zorlamadan toplumsal fayda sağlamasını mümkün hale getiriyor.

Türkiye’nin 37 şehrindeki 118 mağazasında yılda 120 milyonun üzerinde ziyaretçi ağırlayan Boyner, bu büyük erişim gücüyle sosyal sorumluluk kampanyaları gerçekleştiriyor. Toplumsal değer yaratmayı amaçlayan Boyner, paydaşlarını, çalışanlarını ve müşterilerini de bu sürece dahil ederek iyilik hareketini büyütüyor.

Boyner, “İyiliğe Dönüştür” ve “Askıda İyilik” sosyal sorumluluk projelerini “İyiliğin Modası Geçmez” çatısı altında yürütüyor. İki kampanyanın kolektif değeri ile büyüyen “İyiliğin Modası Geçmez” çalışması, Türkiye’nin mağazacılıkta en büyük iyilik hareketi olarak dikkat çekiyor. Boyner ayrıca, iyiliklere, iyi davranışlara farkındalık yaratmak ve çoğaltmak amacıyla hayata geçirilen begoodto.me uygulamasına destek veriyor.

“İyiliğe Dönüştür” projesi ile 51 öğrenciye burs

Boyner mağazalarında 2015 yılında başlatılan “İyiliğe Dönüştür” projesi, kullanılmayan tekstil ürünlerinin yeniden değerlendirilmesini amaçlıyor. Tüketiciler kullanmadıkları, ihtiyaç duymadıkları tekstil ürünlerini Boyner mağazalarında bulunan geri dönüşüm kumbaralarına bırakıyor. Kumbaralarda toplanan kıyafetler; geri dönüşüm, geri örüşüm ve yeniden kullanım olarak 3 ayrı kategoride ayrıştırılıyor.Geri dönüşüm ve geri örüşüm için ayrıştırılan ürünler akredite kurumlara teslim ediliyor. Düğme, fermuar, metal gibi parçalar geri dönüştürülüyor. Yeniden kullanım için ayrılan ürünler ise ihtiyacı olan kişilere ulaştırılıyor veya kermes kanalıyla satışa sunuluyor. Kermeste yapılan satıştan elde edilen gelir, proje ortağı Lokman Hekim Sağlık Vakfı’nın öğrenci burs fonuna aktarılıyorve ihtiyacı olan öğrencilere eğitim bursu veriliyor.

“İyiliğe Dönüştür” projesiile 3 yılda toplam 100 ton giysinin dönüşümü yapılırken, 51 öğrenciye burs kaynağı yaratıldı.

“Askıda İyilik” ile 30 bini aşkın iyilik paketi oluşturuldu

Boyner “İyiliğin Modası Geçmez” çatısı altında 2016 yılında hayata geçirdiği “Askıda İyilik” projesinde de müşterileri ile birlikte hareket ediyor. Tüketiciler Boyner mağazalarından yaptıkları alışverişe sembolik miktarlarda ilave yaparak ihtiyaç sahipleri için hazırlanan “İyilik Paketleri”nden alabiliyor. Alt ve üst giyimi kapsayan iyilik paketleri yaz döneminde 20 TL, kış döneminde 30 TL olarak satışa sunuluyor. Müşterilerin katkılarıyla hazırlanan bu yardım paketleri Lokman Hekim Sağlık Vakfı aracılığı ile ihtiyaç sahibi çocuk ve yetişkinlere ulaştırılıyor. “Askıda İyilik” projesi ile bugüne kadar 30 bini aşkın iyilik paketi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

 

İyilikleri paylaşarak çoğaltmayı amaçlayan uygulama begoodto.me

Boyner Grup’un sosyal girişimcilere destek sağlamak amacıyla kurduğu  “Buluşum” platformu, toplumsal fayda odaklı projeler ile hayatları değiştirmeye devam ediyor. Platformda destek almak üzere seçilen yeni proje begoodto.me, iyiliğin paylaştıkça çoğaldığına inanan, iyilikleri, iyi davranışları, pozitif hareketleri yaymak, farkındalık yaratarak çoğaltmak amacıyla hayata geçirilen bir uygulama. Dünyada benzeri olmayan bir uygulama olan begoodto.me, sene sonuna kadar 50 bin kullanıcıya ulaşmayı ve iyi hikayeleri çoğaltmayı hedefliyor.

begoodto.me uygulaması aracılığıyla kullanıcılar, yaptıkları veya görüp duydukları iyi hikayeleri fotoğraf, video ve yazı ile istedikleri formatta paylaşabiliyor. Uygulamada paylaşılan iyi hikayeler beğeni aldıkça ve yeniden paylaşıldıkça “iyipuanlar” kazanılıyor. Kullanıcılar, aynı zamanda biriken “iyipuanları”nı uygulama içinde yer alan projelere aktararak bir sosyal sorumluluğa destek olabiliyor.

Burcu Körpeağaç: “Başlattığımız iyilik hareketini müşterilerimizle büyütüyoruz.”

Boyner Büyük Mağazacılık Marka Yönetimi ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı Burcu Körpeağaç, Boyner’in sosyal sorumluluk projeleri hakkında şunları söyledi: “Boyner Büyük Mağazacılık olarak toplumsal değer yaratmaya büyük önem veriyoruz. Yarattığımız bu değerin aynı zamanda bir farkındalık sağlamasını hedefliyoruz. Çünkü iyilik yapma bilincinin hem şirketlerin hem de insanların günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle dünyamız daha güzel bir yer olacak.  Bu düşüncelerle Boyner mağazalarında “İyiliğe Dönüştür” ve “Askıda İyilik” projeleriyle iki kanattan giden bir yolculuk başlattık. Müşterilerimizin de bu iki projeyi sahiplenmesi ve desteklemesi bizi çok sevindirdi. “Askıda İyilik” projemiz özellikle bayram dönemlerinde daha da büyük ilgi görüyor. Bu dönemde “Askıda İyilik” paket satışları yaklaşık yüzde 70 artış gösteriyor. Bu yıl iyiliklerin çoğaltılmasını hedefleyen bir girişim olan begoodto.me projesine de destek olmaya başladık. begoodto.me’nin bir mobil uygulama olarak dijital platfomda başarılı olmasının iyi hareketlerin yaygınlaşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

TOG burs başvuruları başladı

2003 yılından bugüne hem maddi desteğe ihtiyacı olan gençlerimize eğitim bursu sağlayan Toplum Gönüllüleri Vakfı gönüllük temelinde sosyal sorumluluk projelerinde yer almalarına katkıda bulunuyor.

Kuruluşundan beri; 85 kurumsal ve 842 bireysel destekçi aracılığıyla, 6.903 öğrenciye burs olanağı sağlayan Toplum Gönüllüleri Vakfı, geçtiğimiz akademik yıl 1.111 öğrenciye burs desteği verdi.

Toplum Gönüllüleri Vakfı ;

* Maddi imkanları kısıtlı, akademik ve sosyal başarısı yüksek Toplum Gönüllüsü gençlere yönelik Gençlik Bursları,

* Sayısal bölümlerde okuyan, kısıtlı imkanlarla eğitim hayatlarına devam etmek durumunda olan kadın öğrencilere destek olan Kardelenler Bursu,

* Öğretmenlerimizin üniversiteli çocuklarına destek olmayı amaçlayan Öğretmen Çocukları Bursu‘yla binlerce gencin hikayesine ortak olarak, hayallerini gerçekleştirmeleri için katkıda bulunuyor.

Burs başvuruları, 15 Ağustos – 15 Eylül tarihleri arasında kabul edilecek. Başvuruların tamamlanmasından sonra ihtiyaç, akademik başarı, sosyal başarı ve gönüllülük kriterleri doğrultusunda formlar sistem tarafından puanlandırılarak oluşacak sıralama sonrasında bursiyer adayları yüz yüze mülakata davet edilecek.

Burs başvurusunda bulunmak isteyenler buradan gerçekleştirebilir. Burslar hakkında  daha detaylı bilgiye buradan ve burs@tog.org.tradresine mail göndererek erişebilirsiniz.

Pour La Bonte, Tohum Otizm Vakfı öğrencileri ile birlikte “Farkında mısınız?” diyor

Ünlü isimler ve Tohum Otizm Vakfı öğrencilerinin bir araya gelerek tasarladıkları ürünler Pour La Bonte’de satışa sunuluyor.

Doğuştan gelen ve yaşamın ilk 3 yılında fark edilen gelişimsel farklılık olan otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. 1985 yılında her 2.500 çocuktan birine otizm tanısı konulurken, 2000’li yılların başında otizm tanısı konan çocuk sayısı 150’ye yükselmiştir. 2013 yılında ise 88 çocuktan birinde otizm görülürken, 2014’te %30 artış göstermiştir. Bugün doğan her 68 çocuktan biri otizm riski ile dünyaya geliyor, dünyada her 20 dakikada bir çocuğa otizm tanısı konuluyor. Türkiye’de, 0-18 yaş grubu arasında yaklaşık 352.000 otizmli çocuk ve gencimiz var. Tüm bu gerçeklikten yola çıkan Pour La Bonte, Tohum Otizm Vakfı ile iş birliği yaparak otizm farkındalığını artırmak ve bu durumla mücadele eden çocuklara daha iyi bir gelecek sağlamak amacıyla kolye ve bilekliklerden oluşan ürün gamıyla siz değerli destekçileri beklemekte.

Pour La Bonte ürünleri otizmli çocuklar yararına satışta

Pour La Bonte, kolye ve bilekliklerinin geliri, Türkiye’deki otizmli çocuklar yararına farkındalık yaratmak ve bu çocukların ailelerine destek sağlamak amacıyla Tohum Otizm Vakfı’na bağışlanıyor. Otizmli çocuklar yararına satışta olan renk renk ürünler www.pourlabonte.com da satışta.  

TOÇEV, Vodafone Akıllı Köy’de

Kasaplar Köyü’nde bulunan ve kamudan özel sektöre, öğrenci gruplarından STK’lara birçok farklı kesimi ağırlayan Vodafone Akıllı Köy, TOÇEV çocuklarını misafir etti.

Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelip çevre kültür-sanat, teknoloji ve tarım temalı farklı aktivitelerin bir arada olduğu yaz kamplarında buluşan çocukların yeni rotası geleneksel tarım yöntemlerinin teknoloji ile buluştuğu Vodafone Akıllı Köy oldu.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirdikleri yaz kampları ile çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerini güçlendirme ve hayatı öğrenme yolunda farklı tecrübeler kazandırma vizyonuyla sosyal faaliyetler gerçekleştiren TOÇEV, TABİT Akıllı Tarım Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Tülin Akın ile Vodafone Akıllı Köy kampüsünde bir araya geldi. TOÇEV Çocukları, dünyanın ve Türkiye’nin uçtan uca dijital teknolojilerle donatılmış ilk akıllı köyü olan Vodafone Akıllı Köy’ de tarım ve teknolojiyi bir araya getiren çalışmaları,  çiftçiler, kadın ve çocukların bilgi ve deneyimlerle hayatını zenginleştiren sosyal projeleri Akın’dan dinledi.

Sunumların ardından Vodafone Akıllı Köy Uygulama Alanı teknik saha gezisi AR-Ge Müdürü Orhan Kurt ve Etkinlik Yöneticisi Emre Tümer eşliğinde gerçekleşti. Küçük aile çiftçilerine yönelik tasarlanan modern sera uygulamaları, toplu sağım ve süt sağım sistemi, sulama ve gübre yönetim merkezi, bitkisel üretim alanı ve modern meyve bahçelerini gezen TOÇEV Çocukları, Vodafone Akıllı Köy’de iş ortaklarının katkılarıyla yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Sera sensör teknolojileri, erken uyarı sistemleri, meteoroloji istasyonu ve NFC teknolojilerinin anlatıldığı teknik saha gezisinde tarımsal teknolojilerin çiftçilerin hayatını nasıl kolaylaştırıldığı anlatıldı.

TOÇEV’den Aydın İli Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne Anlamlı Ziyaret

Kamp programı kapsamında, TABİT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Coşkun Yıldırım, TOÇEV Psikolojik Danışmanı Aslıhan Yıldırım, Gönüllü Saha Sorumlusu Nuray Ertürk TOÇEV çocukları ile birlikte Aydın İli Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Fuat Fikret Aktaş’ı ziyaret etti.

Aktaş, geleceğin mimarları çocuklarla tarımı konuştu. Başarının sırlarını paylaşan Aktaş, çocuklara her zaman planlı olmalarını, planlı çalışmanın beraberinde kendilerini disipline ettiğini belirtti. “Kendinize bir hedef belirleyin ve o hedefiniz için çalışın” diye belirten Aktaş, günün anısına koltuğunu 6. Sınıf öğrencisi Yusuf Furkan Atak’a devretti. Gerçekleşen ziyaret sonunda renkli görüntüler ortaya çıktı. Ziyaretin ardından çocuklarla kahvaltı yapan Aktaş, çocukların merak ettikleri soruları yanıtladı.

Koçarlı Belediye Başkanı Mutlu Öztürk’ten Çocuklara Hediye

Vodafone Akıllı Köy’de doğa ile iç içe zaman geçiren ve farklı etkinliklerle eğlenerek öğrenen TOÇEV öğrencileri, Koçarlı Belediye Başkanı Mutlu Öztürk ile bir araya geldi. Çocuklarla tek tek tanışan Öztürk, onlarla sohbet ederek hayallerini ve hedeflerini dinledi.

Hedeflerine ulaşmak için azimle çalışmaları gerektiğini belirten Öztürk, bu yolda en büyük yardım alabilecekleri Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük eseri NUTUK kitabını çocuklara hediye etti.

Vodafone Akıllı Köy’de Etkinliklerle Dolu Bir Hafta

Vodafone Akıllı Köy ev sahipliğinde TOÇEV Koordinatörlüğü’nde 2-8 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen yaz kampında çocuklara hobi kazandırmayı amaçlayan birbirinden ilgi çekici etkinlikler bir hafta boyunca devam etti. Müzik atölyesinden, hayal atölyesine, çiftlik ve tasarım atölyesinden bilim atölyesine birçok etkinliklerin gerçekleşeceği yaz kampında çocuklar eğlenerek öğrendi.  Tarım Dostu Gönüllüleriyle bir araya gelen çocuklarla, doğada geri dönüşüm çalışması yapıldı. Çocuklar; gerçekleşen atölye çalışmaları ve eğitimlerle yeteneklerini artırırken, el becerilerini geliştirdi. Vodafone Akıllı Köy Yaz Kampı’nı başarıyla tamamlayan çocuklara katılım sertifikaları, TABİT Yönetim Kurulu Başkanı Tülin Akın tarafından verildi.

Genç Mor Sertifika Programı öğretmen adaylarıyla Kapadokya’da buluştu

Genç Mor Sertifika Programı kapsamında düzenlenen ​Toplumsal Cinsiyet Sertifika Programı 4-11 Ağustos’ta Kapadokya’da gerçekleştirildi 

Sabancı Vakfı’nın desteğiyle, Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender)ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Merkezi (SEÇBİR)ortaklığında Genç Mor Sertifika Programı kapsamındaki eğitimler hızla devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen ​Toplumsal Cinsiyet Sertifika Programı’nın beşincisi4-11 Ağustos tarihleri arasındaKapadokya’da gerçekleştirildi. Programa 156 başvuru arasından kabul edilen 25 öğretmen adayı; 18 farklı ilden, 21 farklı üniversiteden ve 11 farklı branştan seçildi.

Eğitimin tüm kademesinde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”

Mor Sertifika Programı’nın, Sabancı Vakfı’nın desteğiyle 11 yıldır Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmel Merkezi tarafından sürdürüldüğünü belirten Program Koordinatörü Ayşegül Taşıtman,şu bilgileri verdi: “Programın amacı öğretmenlere toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığı yaratmak.  2018 yılına geldiğimizde de toplamda 17 ilde 3 bin 500’den fazla öğretmene ulaşmış olduk. Öğretmenlere kendi ders içi pratiklerinde veya kendi derslerinde gerek bireysel gerek mesleki anlamda kendilerini geliştirecek toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili farkındalıklar kazanılması için çalışıyoruz. 2016 yılından bu yana Mor Sertifika Programını daha da genişleterek; sadece lise öğretmenleriyle değil öğretmen adayları, sivil toplum kuruluşları, ilkokul, ortaokul seviyesindeki öğrencilerle temas kurmaya başladık. Dolayısıyla eğitimin tüm kademesinde toplumsal cinsiyet eşitliğini kazandırmak için çalışma, proje ve etkinlik ilgi alanımıza girdi.”

“Kapadokya, özel bir eğitime ev sahipliği yaptı.”

Kapadokya’daki eğitimin öğretmen adaylarına toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda çok özel bir program olduğunu hatırlatan Ayşegül Taşıtman,“Genç Mor Sertifika’da öğretmen adayları bir haftalık yoğun bir eğitim alıyor. Programa farklı branşlardan katılan eğitim fakültesi öğrencileri hem yeni kavram ve teorilerle karşılaşıyor hem de grup arkadaşlarıyla birlikte ders içi etkinlikler geliştiriyorlar. Güzel karşılaşmaların yaşandığı programın en etkili ve kalıcı olan yanı ise farklı illerden gelen öğretmen adaylarının birbirleriyle temas etmesi ve deneyim paylaşımında bulunması.” diye konuştu.

Huzurevi sakinlerinden sokak hayvanlarına destek

Nilüfer Belediyesi İnci ve Taner Altınmakas Huzurevi sakinleri, yaz mevsiminde yaşamları daha da zorlaşan sokak hayvanları için kentin çeşitli noktalarına su ve mama bıraktı.

Nilüfer Belediyesi İnci ve Taner Altınmakas Huzurevi sakinleri, Alaaddinbey’deki Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezi’ni ziyaret etti.  2003 yılında 7500 metrekarelik bir alanda kurulan; ameliyathane, röntgen ve muayene odaları, laboratuvar, doğum locaları, kuduz müşahede ve karantina bölümleri, kedi ve yavru bölümleri, kedi yeni doğan üniteleri, kaloriferli kafes bölümleri ve sahiplendirme bölümleri gibi her şeyin düşünüldüğü ve alanında Türkiye’ye örnek tesisi gezen huzurevi sakinleri Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Fikriye Eker’den bilgi aldı. Özellikle sokak hayvanlarının bakım ve tedavilerinin yapılmasının yanı sıra burada yeni yuvaları için de bir adım atıldığını belirten Eker, sahiplendirme konusunda son derece başarılı bir grafik ortaya konulduğunun altını çizdi.

Fikriye Eker: “Bir kap su bir dolu hayat “

Eker, “Konuklarımız, Bakım ve Tedavi Merkezimizdeki çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldular. Onların mutlu olduğunu görmek bizi de çok mutlu etti. Amacımız bu tür etkinliklerin çoğalması ve insanlarda sokak hayvanlarının yaşam haklarının desteklenmesi gerektiği bilinci oluşturulması. Herkesi bu duyarlı davranışa davet ediyoruz. Sokak hayvanlarının bu sıcak havalarda en büyük ihtiyacı olan su gereksinimlerini karşılamaları önemli. Bunun için herkesin kapılarının önüne bir kap su bir kap mama bırakmasını istiyoruz” dedi.

Merkezde can dostlarla birlikte keyifli dakikalar geçiren huzurevi sakinleri, ziyaretin ardından Nilüfer’in farklı bölgelerinde yer alan beslenme odaklarına giderek su ve mama bıraktı. Etkinlikte, hayvan sevgisinin sonsuz bir sevgi olduğunu belirten huzurevi sakinleri, Nilüfer Belediyesi Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezi’nden övgüyle söz ettiler. Huzurevi sakinleri, “Hayvan barınağını gördükten sonra bu sevgim daha da arttı. Burada da böyle bir etkinlikte bulunmak çok sevindirici” dediler.

Akbank ve KAÇUV bayram öncesinde çocukları sevindirdi

Akbanklı Gönüllüler, bayram öncesi KAÇUV aracılığıyla hastanelerde tedavi gören çocuklara bayram hediyeleri gönderdi.

Akbanklı Gönüllüler’in kanser ile mücadele eden çocuklara küçük de olsa bir destek vermek için aldıkları hediyeler yola çıktı. Bu kapsamda, Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) iş birliği ile vakfın faaliyet gösterdiği üniversite ve devlet hastanelerinde tedavi gören yaklaşık 800 çocuğa bayram hediyesi gönderildi.

İstanbul, Adana, Ankara, Antalya, Batman, Diyarbakır, Edirne, Bursa, Şanlıurfa, Van, Kocaeli, İzmir ve Samsun olmak üzere toplam 13 ilden hastanelerdeki 800 çocuğa Bayram hediyesi gönderildi. Akbanklı Gönüllüler, çalışma alanlarındaki belirli lokasyonlara yerleştirilen ağaçlardan, çocukların bilgilerinin bulunduğu kalp kartlarından bir tane alarak çektikleri çocuklara bayram hediyeleri aldı.

Akbanklı Gönüllüler yıl boyunca, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde pek çok gönüllülük projesi hayata geçiriyor

Akbanklı Gönüllüler, tüm Türkiye’de bölge müdürlükleri ve şubelerdeki gönüllü elçileri ile faaliyet gösterdikleri lokasyonlarda değer yaratmak ve yerel halka destek olmak üzere yola çıkıyor. Akbanklıların ilgi alanları veya yeteneklerine göre yıl içinde farklı karakterde pek çok proje hayata geçiriliyor. Akbanklı Gönüllüler; çocuklarla finansal okur yazarlık etkinliklerinden, ihtiyacı olan okullara kitap ve oyuncak yardım kampanyalarına, hayvan barınağı ziyaretleri ile bakıma muhtaç hayvanlar için yardımlardan, bulundukları bölgelerdeki okulların boya ihtiyaçlarına kadar birçok konuda gönüllülük faaliyetleri yürütüyorlar. Son dönemlerde gerçekleşen çalışmalardan biri de yardımseverlik koşuları yapan Akbank Redrunners’ın, 2018 Antalya Maratonu’nda topladığı 42 Bin TL’lik bağış ile 9 gencin 1 yıllık burs ihtiyacını karşılaması oldu.

HerDem Sağlıklı Yaşam Köyü’nün örnek konağı ziyarete açıldı

Avendelle ve Acıbadem Sağlık Grubu’nun çözüm ortaklıkları ile HerDem Sağlıklı Yaşam Köyleri’nin ilki İstanbul’da kapılarını açmaya hazırlanıyor.

HerDem Sağlıklı Yaşam Köyleri gerek yatay mimarisi gerekse içeriği ve sunduğu hizmetler hakkında bilgi veren HerDem İcra Kurulu Üyesi Mustafa Tayfun: “Büyüklerimizin emeklilik döneminde ve ilerleyen yaşlarında rahatı ve mutluluğu hepimiz için çok önemli. Bu nedenle HerDem’de onlar için sosyal, aktif ve doğal bir yaşam oluşturmayı hedefledik. Büyüklerimiz kendi hanelerinde ve sosyal bir ortamda, yeşillikler içinde yaşayacaklar. HerDem’deki sayısız aktiviteden faydalanacak ve sağlıkları sürekli uzmanların kontrolünde olacak. Sağlık ve hizmet sektöründe yepyeni bir kategori başlatıyoruz. Bu nedenle üstlendiğimiz bir sorumluluk ve görev var. Bunu da en iyi şekilde yerine getirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz,” dedi.

HerDem İcra Kurulu Üyesi Mustafa Tayfun, HerDem’in sunduğu olanakları özel etkinlikler aracılığıyla deneyimleme imkânı sunduklarını belirtti: “Hafta sonları köyümüzün içinde, örnek konağımız ve çevresinde özel etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Misafirlerimize HerDem’de geçirecekleri örnek bir günü dolu dolu yaşama imkânı sunuyoruz. Kahkaha terapisinden tavla turnuvasına, teraryum atölyelerinden müzik dinletilerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, HerDem’de her gün gerçekleştirebilecekleri etkinliklerden örnekler sunarak keyifli bir gün yaşatıyoruz misafirlerimize. HerDem’i yerinde deneyimlemek ve bilgi almak isteyenlerin 444 67 59 numaralı telefondan çağrı merkezimizi aramaları yeterli. Ulaşım dahil olmak üzere ve tüm organizasyonun düzenlemesini biz gerçekleştiriyoruz.”

Türkiye’nin yedi bölgesinin renkleri HerDem’de buluşuyor

HerDem Sağlıklı Yaşam Köyü’nde konakların dış bölümü, Türkiye’nin yedi bölgesindeki yöresel konaklardan ilham alınarak tasarlandı. Hanelerin kapısı, ortak kullanım alanı olarak tasarlanmış yaz-kış üstü açılabilir bir avluya açılırken, böylece komşuluk ilişkilerinin yaşatılması hedefleniyor. Bahçede ise her haneye özel bir hobi bahçesi alanı bulunuyor.

Aydın Doğan Vakfı başarılı kızları buluşturuyor

Aydın Doğan Vakfı, Genç Liderler Yaz Kampı’nın ikincisini bu sene Datça’da, Uluslararası Knidos Kültür Sanat Akademisi’nde gerçekleştiriyor.

Aydın Doğan Vakfı, Türkiye’nin pek çok ilinden kız öğrencilere verdiği burslarla eğitimlerine maddi yardım sağlamakla birlikte, kişisel gelişimlerine de destek olacak etkinliklere de imza atmaya devam ediyor. Vakfın bu amaçla hayata geçirdiği çalışmalardan biri olan “Genç Liderler Yaz Kampı”, 25 başarılı kız öğrencinin katılımıyla
Datça’da düzenleniyor.

Başarılı kızların altı gün süresince güne yoga ile başlayarak çeşitli sanatsal ve sportif faaliyetlere katılma fırsatı buldukları kampta, ayrıca öğrencilerin güçlü ve zayıf yanlarını keşfederek sorunlarla baş etme yöntemleri üzerine konuşacakları ‘Liderlik’; Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun ele alınacağı ‘Proje Geliştirme’ ve gençlerin ihtiyaç duyduğu alanlar göz önüne alınarak hazırlanan ‘Kişisel Gelişim’ atölyeleri düzenleniyor.

Kampa katılan genç kızlar, Kodluyoruz Derneği tarafından teknoloji eğitimi, Birleşmiş Milletler Türkiye Temsilciliği sorumlularından Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri eğitimi, alanında uzman kişilerden CV hazırlama, mülakat ve sunum teknikleri, etkili iletişim seminerlerinin yanı sıra sanatla iç içe bir ortamda el sanatları eğitimlerine de katılıyorlar.

Kişisel gelişim ve kariyer konularında önemli eğitim ve atölyelere katılacak başarılı kızlar aynı zamanda Datça’nın en güzel koylarını da keşfetme fırsatı buluyor.

 

“Sen de Yapabilirsin” ile başarıya devam

Genç Liderler Yaz Kampı’na 2017 yılında katılan genç kızların girişimiyle başlatılan “Sen de Yapabilirsin” sosyal sorumluluk projesi bu yıl da devam ediyor. Geçtiğimiz sene kampa katılan genç kızlar, Aydın Doğan Vakfı’nın desteğiyle, Gümüşhane Şiran Aydın Doğan Kız Öğrenci yurdunu ziyaret ederek, lise öğrencisi kızların özgüven kazanmalarına destek olmuştu.

Bu yıl ise, geçen yıl yurt ziyaretlerini gerçekleştiren kızlar, gezi boyunca yurtlardaki lise öğrencisi kızlardan aldıkları izlenimleri Genç Liderler Yaz Kampı’na katılan diğer arkadaşlarıyla paylaşıyor. Bu proje ile başarılı kızlar, yurtlarda kalan lise öğrencisi kızlara yine Aydın Doğan Vakfı’nın desteğiyle daha fazla ziyaret gerçekleştirerek, gelecekte başarılı olmaları için destek sağlamayı hedefliyor.

Geleceğin Güçlü Kadınlarına Yatırım Yapıyor

Okuyan kızların eğitim hayatının her aşamasında onlara destek olmayı hedefleyen Aydın Doğan Vakfı, üniversitelerin mühendislik ve hukuk fakültelerini yüksek puanla kazanan başarılı lisans öğrencileri ile BBOG yurtlarında kalmış ve üniversite giriş sınavında lisans bölümlerine yerleşmeye hak kazanmış kız öğrencilere burs desteği sağlıyor.

Vakıf aynı zamanda bursiyeri olan kız öğrencilerin kişisel gelişimlerine de destek olmak, onların vizyonunu geliştirmek ve iş hayatından örnekleri deneyimlemelerini sağlamak amacıyla Mentorluk Programı yürütüyor. Program kapsamında bursiyerler, Doğan Grubu yöneticileri ile bir araya gelerek onların deneyimlerinden faydalanma ve bu doğrultuda kariyer planlarını şekillendirebilme fırsatı buluyor.