Tohum Otizm Vakfı Batman’da eğitim verdi

Tohum Otizm Vakfı’nın Garanti Bankası sponsorluğunda faaliyet gösteren Sürekli Eğitim Birimi, Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile 8- 9 Ocak ‘ta aileler ve eğitimcilerle buluştu. Fernas Ortaokulu’nda Garanti Yatırım sponsorluğunda özel eğitim materyali donatılan sınıfların açılışı ile başlayan program, Tohum Otizm Vakfı tarafından Batman Öğretmenevi Toplantı Salonu’nda düzenlenen atölyeler, otizm konusunda uygulamalı eğitimler ile devam etti.

Tohum Otizm Vakfı Sürekli Eğitim Birimi, otizmli çocuk ailelerine ve öğretmenlere yönelik ücretsiz olarak düzenlediği eğitimler ile bu kez Batman’daki aile ve eğitimcilerle buluştu. Otizm eğitim atölyeleri aracılığıyla otizmli çocuğa sahip olan aileler, okulunda otizmli öğrencisi bulunan eğitmenlere otizm konusunda farkındalık yaratılarak, uygulamalı eğitimlerle yeni beceriler kazandırılması hedefleniyor.

Otizmin günümüzde bilinen tek tedavisi erken tanı ve sürekli yoğun eğitimdir. Erken tanı ve doğru bir eğitim ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yarısında otizmin belirtileri kontrol altına alınıyor ve gelişim sağlanıyor

Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Batman OTİDER iş birliği ile 8 – 9 Ocak’ta düzenlenen otizm eğitim atölyelerinde Otizm Farkındalık Semineri, Davranış Yönetimi: Davranış Problemleri ve Başa Çıkma Stratejileri, Ayrık Denemelerle Öğretim, Öz Bakım Becerileri,İletişim Becerileri, Serbest Zaman Etkinlikleri, Otizmli Çocuklara Yeni Beceri ve Davranış Kazandırma, konuları anlatılarak ve uygulamalı eğitimler verildi.

TSKB enerji verimliliği yatırımlarının finansmanıyla karbon salınımını 2,4 milyon ton azalttı

Uluslararası piyasalardan sağladığı orta ve uzun vadeli fonlarla Türkiye’de enerji verimliliğine de önemli destekler veren TSKB Genel Müdürü Suat İnce Enerji Verimliliği Haftası nedeniyle açıklama yaptı.

Türkiye’nin kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınması için çalışan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), başta enerji verimliliği olmak üzere, sürdürülebilir temalı finansman destekleriyle dikkat çekiyor. Kredi portföyünün yüzde 68’sinin sürdürülebilir temalı yatırımlarının oluşturduğu banka bugüne kadar 80’in üzerinde enerji verimliliği projesine yaklaşık 655 milyon ABD doları finansman sağladı.

Enver (Enerji Verimliliği Derneği)’in yönetim kurulu üyeleri arasında da yer alan TSKB Genel Müdürü Suat İnce, Enerji Verimliliği Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, özellikle sanayi şirketlerinin bu alandaki farkındalığının artırılmasının büyük önem taşıdığına işaret etti. Bu konuda TSKB’nin çalışmalarına değinen İnce, “Kuşkusuz reel sektörün kaliteden ödün vermeksizin enerjiyi verimli kullanmasının sağlanması hem ekonomik hem çevresel açıdan büyük bir potansiyele karşılık geliyor. TSKB olarak biz de bu konuda üstümüze düşeni yapıyor, finanse ettiğimiz enerji verimliliği yatırımları ile her yıl 4.7 milyon Gigacal düzeyinde enerjiyi ülkemize kazandırıyoruz. Bu yatırımlar düşük karbonlu ekonomik dönüşüm için de önemli. Bugüne kadar finanse ettiğimiz 80’in üzerinde yatırımla ülkemizin yıllık karbon salınımını yılda 2,4 milyon ton düzeyinde düşürdük. Kredi portföyümüzün yüzde 68’ini oluşturan ve içinde yenilenebilir enerji, çevre gibi farklı sürdürülebilirlik temalarını da barındıran yatırımları da hesaba kattığımızda azaltılan karbon salımı yıllık 12 milyon tona ulaşıyor” dedi.

İnce, enerji verimliliği projelerinin iklim değişikliğiyle mücadele ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması anlamında fark yaratmasının yanı sıra özel sektörde enerji maliyetlerini düşürerek, rekabet avantajı sağladığına dikkat çekti.

Enerji verimliliği yatırımlarının her sektörde yaygınlaştığını belirten İnce sözlerine şöyle devam etti: “Enerji verimliliği yatırımlarında özellikle enerji girdisi, tüketimi yüksek olan, demir çelik, çimento, tekstil, otomotiv, kimya ve plastik gibi sektörler öne çıkıyor. Yatırım alanı olarak baktığımızda ise enerji verimliliği projelerinin atık ısıdan enerji üretimi, tesis modernizasyonu, enerji optimizasyonu, enerji verimli teknolojiler, yalıtım, aydınlatma, taşıma ve yeşil binalar gibi geniş bir yelpazeye yayıldığını görüyoruz.”

10 yıldır enerji verimliliğinin destekçisi

2009 yılından bu yana enerji verimliliği konusunda orta ve uzun vadeli finansman sağlayan ve pek çok proje hayata geçiren TSKB, ilk olarak Dünya Bankası’ndan (IBRD) Clean Technology Fund kapsamında temin ettiği krediyle, enerji verimliliği konusunda kapasite geliştirmeye başladı. Hem pazarlama faaliyetlerini bu yeni temaya göre geliştirdi hem de müşteri tarafında enerji verimliliği konusunda farkındalık yaratacak çalışmalara imza attı. TSKB’nin enerji verimliliği alanında fon temin ettiği kalkınma finansmanı kuruluşları arasında Dünya Bankası (IBRD-IFC), Fransız Kalkınma Ajansı (AFD), Alman Kalkınma Bankası (KfW), Japon Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC), Avrupa Yatırım Bankası (AYB), İslam Kalkınma Bankası (IDB), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Avusturya Kalkınma Bankası (OeEB), Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) yer alıyor.

Ayrıca 2016 yılında Türkiye’nin ve içinde bulunduğu bölgenin ilk Yeşil/Sürdürülebilir Tahvil ihracını gerçekleştiren TSKB’nin, bu ihraçtan elde ettiğim 300 milyon dolarlık fonla desteklediği projeler arasında enerji verimliliği yatırımları da var. 2017 yılında ise uluslararası piyasalarda ‘Sermaye Benzeri Sürdürülebilir Tahvil’ ihracını gerçekleştiren ilk banka olan TSKB, 300 milyon dolarlık bu ihracattan elde ettiği fonla da iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında enerji verimliliği projelerini destekliyor.

Umut Kafe 2018 yılında 51 aileye gelir imkânı sundu

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nın (KAÇUV) Ford Otosan’ın desteğiyle hayata geçirdiği Umut Kafe, 2018 yılında 10 bin 865 kilometre yol kat ederek Aile Evi’nde konaklayan ve çocuklarının kanser tedavisi süren 51 anneye gelir kaynağı yarattı.

 Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nın (KAÇUV) Ford Otosan’ın desteğiyle hayata geçirdiği Umut Kafe, 2018 yılında kanser tedavisi süren çocukların ailelerine iş imkânı sunarak onlara maddi destek sağladı. Arçelik, Pfizer, UPS, Final Varlık Yönetimi, Shell Johnson & Johnson, Özyeğin Üniversitesi ve Tepe Nautilus gibi işbirliği yaptığı 46 farklı kurumun bahçesinde gezici kafe hizmeti sunan Umut Kafe, 2018 yılında tam 10 bin 865 kilometre yol kat etti. Çay, kahve gibi içeceklerin yanı sıra annelerin el emeği börek ve kek gibi birçok atıştırmalığın sunulduğu Umut Kafe, 2018 yılında 4 bin 198 kurabiye ve 8 bin 156 bardak kahve servis ederek Aile Evi’nde konaklayan 51 anneye ek gelir elde etme fırsatı sundu.

KAÇUV’un umut dağıtan sosyal sorumluluk projesi “Umut Kafe”, bir transit aracın gezici kafeye dönüştürülmesiyle hayata geçirildi. İstanbul’un çeşitli noktalarında çay, kahve ve atıştırmalık servisi yapan Umut Kafe, çocuklarının tedavileri için şehir dışından gelmek zorunda kalan ve bu nedenle mevcut işlerini kaybeden ebeveynlere hem yiyecek-içecek üretiminden hem de servisinden olmak üzere gelir kaynağı yaratıyor. “Umut Kafe”, 2019 yılında da Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde umut dağıtmayı sürdürecek.

TÜRKONFED, TÜSİAD ve UNDP öncülüğünde, “Hedefler İçin İş Dünyası Platformu” kuruldu

TÜRKONFED, TÜSİAD ve UNDP, Türkiye’de Birleşmiş Milletler’in evrensel çağrısı olan sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışacak dünyanın ilk özel sektör inisiyatifiyle hayata geçirilmiş düşünce ve uygulama platformunu kurdu. “Hedefler İçin İş Dünyası Platformu” adıyla faaliyet gösterecek platformun başkanlığını Ümit Boyner üstlenecek. Birleşmiş Milletler’in yoksulluktan iklim değişikliğine, toplumsal cinsiyet eşitliğinden çevreye kadar 17 maddeden oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini temel alacak Platform ile iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma ve refaha katkısının artırılması hedefleniyor.

TÜRKONFED, TÜSİAD ve UNDP, sürdürülebilir bir kalkınma için toplumdaki tüm oyunculara iş düştüğü anlayışıyla harekete geçti ve bu konuda dünyanın ‘özel sektör inisiyatifiyle hayata geçirilmiş ilk düşünce ve uygulama (Think Do Tank) platformu’ olan “Hedefler İçin İş Dünyası Platformu”nu kurdu. Kurucu Yönetim Kurulu Başkanlığını Ümit Boyner’in üstlendiği platform, özel sektör, kamu ve STK’ları, ‘sürdürülebilir kalkınma’ ortak paydasında buluşturacak ve özel sektöre, kalkınmada nasıl bir çözüm ortağı olabileceğine ilişkin yol haritaları sunacak.

Önümüzdeki iki yıl boyunca Platform, belirlenecek odak sektörlere yönelik analizler gerçekleştirecek. Bu analizler sonunda çok paydaşlı diyalogların başlatılması hedefleniyor. Özel sektör, kamu ve STK’lara yönelik politika ve strateji önerileri geliştirerek bunların uygulanmasına rehberlik edecek Hedefler İçin İş Dünyası Platformu, sahada somut projelerin uygulanmasına katkı sağlayacak. 

Birleşmiş Milletler’in yoksulluktan iklim değişikliğine, toplumsal cinsiyet eşitliğinden çevreye kadar 17 maddeden oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinitemel alacak Platform ile işletmelerin uzun vadeli başarısı güvence altına alınırken, Türk iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma ve refaha katkılarının da artırılması hedefleniyor..

TÜRKONFED, TÜSİAD veUNDP’nin ortak girişimiyle kurulan platformun mutabakat zaptı, Grand Hyatt İstanbul Oteli’nde düzenlenen toplantı ile imzalandı. Toplantıya, Hedefler İçin İş Dünyası Platformu Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, UNDP Mukim Temsilci Vekili Claudio Tomasi ile BM Mukim Koordinatörü Irena Vojáčková-Sollorano katıldı.

Ümit Boyner: “Aynı hedef için bir araya geldiğimizde gerçekleştiremeyeceğimiz hiçbir hedef yok

Dünyanın bugün insanlık tarihinin en iyi zamanlarını yaşamasına rağmen küresel eşitsizliğin tüm tarihteki en üst seviyeye eriştiğini hatırlatarak başlayan Hedefler İçin İş Dünyası Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden çevreye, adaletten iklim değişikliği ile yoksulluk ve açlığa uzanan sorunlar yaşadığını belirtti.

“Birleşmiş Milletler’in üye ülkeleri bu sorunları gündemine alarak, 2030 yılına kadar yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele etmek ve iklim değişikliğinin üstesinden gelmek için 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefini benimsedi. 2030 yılına sadece 11 yıl kaldı. Bu 11 yılda, dünyadaki açlığa son verebilir, kadın-erkek eşitliğini sağlayabilir ya da iklim değişikliğini durdurabilir miyiz?” diyen Boyner, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz dört yılda küresel performansımıza bakarak karamsar olmakla birlikte, diğer yandan elimizdeki imkanları göz önünde bulundurduğumuzda ‘evet’, bunları hala gerçekleştirebiliriz. Küresel hedeflerin belki de önemli unsuru, küresel sorunların küresel çözümler gerektirdiği mottosundan hareketle ulusal ve uluslararası düzeyde işbirliğini ön plana çıkarması. Hükümetler, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, akademi başta olmak üzere tüm paydaşları kapsayıcı bir şekilde süreçlere dahil edebilirsek, evet, başarabiliriz.”

Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusunun, değişime açık, rekabetçi ve küresel ekonomiye entegre iş dünyası ile tüm kurumlarının hızlı adaptasyon ve harekete geçme kabiliyetine sahip olduğunu vurgulayan Boyner, “Aynı hedef için bir araya geldiğimizde gerçekleştiremeyeceğimiz hiçbir hedef yok. Hedefler İçin İş Dünyası Platformunu, Türkiye’de işte bu ortak hareketi mümkün kılabilmek hedefiyle kurduk. TÜSİAD ve TÜRKONFED’in üye tabanında yer alan 40 binden fazla şirketi, 244 derneği ve UNDP’nin geniş küresel ağını bir araya getiren bu Platform, aynı zamanda tüm bu kuruluşların insan kaynağı, beşeri sermayesi ve finans kaynağı çeşitliğini de buluşturuyor. Bu Platform şimdiye kadar özveriyle kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları yürütmüş olan ve planları dahilinde olan tüm şirketlerin ellerindeki kaynaklarını daha verimli ve etkin kullanmalarını sağlayacak çok ortaklı programları hayata geçirecek, bu kaynakların kamu ve sivil toplumun sağladığı olanaklarla en doğru şekilde buluşmasını sağlayacak” dedi.

“Platform ile düşünce ve uygulama kuruluşlarından biri olmayı hedefliyoruz”

Hedefler İçin İş Dünyası Platformunun odağına sürdürülebilir kalkınmayı alan, özel sektör inisiyatifiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile hayata geçirilmiş bir “düşünce-uygulama” platformu olarak da dünyada bir ilk niteliğinde olduğunu söyleyen Boyner, şunları aktardı:“Bildiğiniz üzere ‘think tank’ kuruluşları düşünce üretir, politika önerilerini ortaya koyar. Oysa değişen dünyada düşünce kuruluşları da dönüşüyor. Artık ‘Think Do Tank’ çağındayız. İşte Hedefler İçin İş Dünyası Platformu düşünceyi etkin eylemlere dönüştürebilen bu “Think Do Tank” kuruluşlarından biri olmayı hedefliyor. Öncü bir araştırma ve çözüm merkezi olarak tasarlanan Platform, BM’nin yoksulluktan iklim değişikliğine, toplumsal cinsiyet eşitliğinden çevre sorunlarına kadar 17 hedefi temel alacak çalışmalar gerçekleştirecek. Önümüzdeki iki yıl süresinde ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri bağlamında sektörel ve bölgesel ihtiyaçlarını “teşhis” ederken; eş zamanlı olarak da, özel sektör ve paydaşlar ile ortak çözüm stratejileri geliştirerek çok ortaklı kamu-özel sektör programlarını hayata geçireceğiz. Yani hedefler doğrultusunda üretilen düşünceyi, sahaya inerek uygulayacağız.”

12 trilyon dolarlık bir pazar fırsatı

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri yoksulluğun ana nedenlerine çözüm bulmayı ve “kimseyi arkada bırakmadan” herkes için fayda sağlayan bir kalkınma modeli yaratmayı amaçlıyor” diyen Hedefler İçin İş Dünyası Platformu Başkanı Ümit Boyner, hedeflerin aynı zamanda iş dünyası için de çok önemli fırsatlar barındırdığını belirtti. Boyner, şöyle devam etti: “Daha İyi İş, Daha İyi Dünya Raporu’na göre iş dünyasının sürdürülebilirlik gündemine liderlik ederek yapacağı yatırımlar ile 2030 yılına gelindiğinde 12 trilyon dolar değerinde pazar fırsatı yaratılacak. Bu fırsatların yoğunlaştığı sektörler ise Tarım ve Gıda, Enerji ve sağlık olarak karşımıza çıkıyor ve dünya ekonomisinin yüzde 60’ını oluşturuyor. Araştırmalar aynı zamanda, küresel hedeflere yönelik harekete geçen şirketlerin daha çok küresel yatırım çektiğini gösteriyor. 2014 verilerine göre yatırımcılar sadece ABD’de 6 trilyon dolar, dünyada ise 21.4 trilyon doları Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine bağlı şirketlere yatırmışlar. Benzer şekilde bu şirketler ulusal destek ve uluslararası fonlardan daha fazla faydalanıyor. UNDP’nin özel sektör odaklı “Unchartered Waters” raporuna göre, hedeflerin uygulamaya konması, şirketlere finansal değerin yanı sıra nitelikli insan kaynağına erişim, daha güçlü ve sürdürülebilir tedarik zinciri, artan verimlilik ve inovasyon gibi daha birçok fırsat sunuyor. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak, hepimiz için daha gelişmiş ve müreffeh bir Türkiye ve çok daha yaşanılası bir dünya anlamına geliyor. Bu hedeflerle umut edilen rengarenk, kalkınmış, tertemiz ve eşit bir dünya için, platform olarak TÜRKONFED, TÜSİAD ve UNDP olarak oluşturduğumuz güç birliği ile var gücümüzle çalışacağız.”

Erol Bilecik: “Sürdürülebilir Kalkınma gündeminin kilitlerini, yarattığımız bu değer zinciri ile geliştireceğimiz yeni iş modelleri üzerinden çözebiliriz. “

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik konuşmasında:

“İş dünyası liderleri olarak kurumlarımızın dört duvardan ibaret olmadığını biliyoruz. Artan sorumluluklarımızın ve etki alanımızın potansiyelinin de farkındayız. Sürdürülebilir Kalkınma gündeminin kilitlerini, yarattığımız bu değer zinciri ile geliştireceğimiz yeni iş modelleri üzerinden çözebiliriz. Hedefler için İş Dünyası platformunu iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçmesi için diğer paydaşlar ile farklı işbirlikleri kurması ve çözümün ortağı olması hayali ile kuruyoruz.” dedi.

Orhan Turan: “Özel sektör, hedeflerin gerçekleştirilmesinde kaldıraç görevi üstlendi”

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ise yaptığı konuşmada, platform ile ekonomik büyüme ve istihdam mekanizmasının önemli bir parçası olan özel sektörün, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini söyledi. TÜRKONFED Başkanı, şöyle devam etti: “Platform ile ilk etapta, TÜSİADile birlikte TÜRKONFED’in Anadolu’ya yayılan 40 bin firmaya ulaşan üye yapısını harekete geçireceğiz. Sadece kalkınma aracı değil, aynı zamanda kalkınmanın sağlayıcısı da olacak platform ile sorunlara entegre çözümler geliştireceğiz.”

Irena Vojackova-Sollorano:” Platform, ortak eyleme geçilmesini sağlamayı hedefliyor”

Özel sektörün artık kalkınmanın sadece bir aracı değil aynı zamanda bir oyuncusu konumuna geldiğini belirten Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Irena Vojackova-Sollorano ise,Hedefler için İş Dünyası Platformu’nun da bu önemli değişimin bir sonucu olarak ortaya çıktığını söyledi. Vojackova-Sollorano, “Bu platform, özel sektörün refah ve istihdam üretme, teknoloji transfer etme, ürün ve hizmet sağlamanın ötesinde, ana işletme faaliyetleri ve diğer katkıları aracılığıyla, hükümet ve kalkınma kuruluşları ile el ele vererek, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında ortak eyleme geçmesini sağlamayı hedefliyor”dedi.

Claudio Tomasi: “İşletmelerin ihtiyaç duyduğu araştırma verileri ve nitelikli rehberliği sağlayacak”

BM Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi de Hedefler için İş Dünyası Platformu’nun, sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerini pozitif yönde geliştirmek isteyen sorumluluk sahibi işletmelerin ihtiyaç duyduğu araştırma verileri ve nitelikli rehberliği sağlayacağını vurguladı.Tomasi, “Platformun ortaya koyacağı çıktılar, işletmelerin uzun vadeli başarısını güvence altına alırken, sürdürülebilir kalkınma, refah ve barışa da anlamlı katkılar sunacak”dedi.

Pegasus’un Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nde ikinci başvuru dönemi başladı

Pegasus Hava Yolları’nın, Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yürütücülüğünde başlatılan Yarınlara Uçuyoruz Projesi kapsamında ikinci başvuru dönemi başladı.

Pegasus Hava Yolları’nın, Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yürütücülüğünde başlatılan Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin ikinci başvuru dönemi başladı. 18-29 yaş aralığındaki gençlerin Türkiye içindeki toplumsal fayda ve dayanışma temelli fikirlerini desteklemek amacıyla geliştirilen proje kapsamında başvurular, www.yarinlaraucuyoruz.com internet sitesi üzerinden yapılabiliyor. 9 Şubat 2019 tarihine kadar yapılacak başvuruların teknik değerlendirmesi yapıldıktan sonra, desteklenecek 10 proje fikri Yarınlara Uçuyoruz Projesi Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenecek.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin ilk başvuru dönemi sonucunda desteklenmek üzere seçilen 10 proje fikri hayata geçirilmeye başlandı. Yarınlara Uçuyoruz kapsamında; toplumsal fayda ve dayanışma temelli fikirleri için 45 genç Mardin, Gaziantep, Hatay, İzmir, Ordu, Artvin, Erzurum, Bingöl, Ardahan ve Muğla’ya seyahat ederek projelerini gerçekleştiriyor. Şubat ayının sonuna kadar tümü tamamlanacak olan projeler kapsamında şimdiye kadar 700’den fazlası çocuk olmak üzere 1000’e yakın kişiye ulaşıldı.

Ülkemizde sigara içmeyenlerin oranı giderek artıyor

Sigara bağımlılığının kontrolü için etkili önlemler alınmadığı takdirde, tütün mamullerine bağlı bir nedenle hayatını kaybeden insanların sayısının önümüzdeki 25–30 yıllık sürede 10 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirten Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Toprak son yıllarda uygulanan ve kamuya açık alanlarda sigara içimini yasaklayan düzenlemelerin tütün kullanımındaki artışı engellemede etkili olduğunu belirtti. Yeni yılın, sigarayı bırakmak ve hayata yeni bir başlangıç yapmak için ideal bir zaman olduğunu vurgulayan Prof Dr. Toprak ayrıca sigara içmeyen nüfusun oranının her geçen yıl daha da artmasının, sigara bağımlılarına güç ve ilham kaynağı olabileceğini belirtti.

Günümüzde dünya nüfusunun %30’unun sigara kullandığı her gün 80.000-100.00 çocuğun sigara bağımlısı olduğu belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada her yıl 5,4 milyon kişi tütün mamullerine bağlı bir nedenle hayatını kaybediyor ve bu sayı her 6,5 saniyede bir kişinin ölmesi anlamına geliyor. Sigara içiminin kontrolü yönünde etkili önlemler alınmadığı takdirde bu sayının önümüzdeki 25–30 yıllık sürede 10 milyona ulaşacağı ve gelecekteki ölümlerin daha çok gelişmekte olan ülkelerde olacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde ise her yıl 110.000 kişi aktif içime, 15.000 kişi ise pasif içime bağlı olarak hayatını kaybediyor ve toplam ölümlerin %23’ü tütüne bağlı.

Tek bir sigarada 4 binin üzerinde zararlı madde var

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Toprak sigara ve tütün mamulleri konusunda şu uyarılarda bulundu: “Sigara, içerisinde bulunan nikotin ile bağımlılık oluşturur. Ancak sigara içince sadece nikotin değil beraberinde katran ve 4000’den fazla zararlı madde de solunmaktadır. Bu kombinasyon tütünün sağlığa olan olumsuz etkilerinin asıl nedenidir. Günde 1 paketten fazla olmak üzere 25 yıl sigara içen bir kişinin beklenen yaşam süresi, sigara içmeyenlere göre %25 kısadır. İçerdiği yüzlerce zararlı madde ile neredeyse etkilemediği organ olmayan sigaranın toplumda bilinen en önemli zararı kanser olsa da aslında tüm sistemlere olumsuz etkisi olduğunu bilmemiz gerekir. Başta KOAH olmak üzere akciğer kanseri ve tüm sistem kanserlerinin (mide, üreme sistemi, ağız, dil, dudak, yemek ve nefes borusu, gırtlak, karaciğer, kan kanseri gibi) başlıca nedeni sigaradır. Akciğer kanserlerinin %95’i sigaraya bağlıdır ve ülkemizde her yıl 40 bin kişide akciğer kanseri saptanmaktadır. Ayrıca gebelik döneminde sigara kullanımının da erken doğum, bebek ölümü ve anne karnında gelişme geriliğine neden olduğu bilinmektedir.Başkalarının içtikleri veya yanan (sigara, puro, pipo, nargile, elektronik sigara gibi) tütün ürününden kaynaklanan dumanın solunması da bir o kadar zararlıdır. Tütün dumanına sadece beş dakika maruz kalmanın bile kalp krizlerini tetikleyebildiği kanıtlanmıştır. Süre uzadıkça bu risk katlanarak artmaktadır. Sigara içilmese de sigara dumanına maruziyet akciğer kanserini %32, genç kadınlarda meme kanseri riskini ise %90 artırmaktadır.”

Sigara içmeyen nüfusun oranı yıldan yılda daha da artıyor

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Toprak şu bilgileri verdi: “Türkiye Sağlık Araştırması’na göre ülkemizde her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzerindeki bireylerin oranı 2014 yılında %27,3 iken, 2016 yılında %26,5’e geriledi. Bu oran 2016 yılında erkeklerde %40,1; kadınlarda ise %13,3 şeklindedir. On beş yaş ve üzerindeki bireylerde hiç tütün ürünü kullanmamış olanların oranı 2014’te %49,8 iken 2016’da bu oran %56,5’e yükselmiştir. Bu da bizlere 4207 sayılı Kanunumuz ve Ulusal Tütün Kontrol Programı 2015-2018 kapsamında, son yıllarda uygulanan ve kamuya açık alanlarda sigara içimini yasaklayan düzenlemelerin tütün kullanımındaki artışı azaltmada etkili olduğunu göstermektedir. Yasaklar sigarayı bırakma ve hiç başlamama konusunda vatandaşlarımızı özendirmektedir.”

Yeni yılda kendinize en güzel hediye: sigarayı bırakmak

Sigara bağımlılarının kendilerine ve sevdiklerine verebilecekleri en güzel hediyenin “sigarayı bırakmak” olduğunu belirten Prof. Dr. Dilek Toprak şöyle konuştu: “Sigaranın zararlarının farkına varıp bırakma kararı vermek ve bunun için tarih belirlemek en önemli adımdır. Bu nedenle sigara bırakma kararını vermede doğum günü, yılbaşı, bayram, evlilik yıldönümü gibi günler motive edici tarihlerdir. Kişilerin bu özel günlerde sevdiklerine verecekleri en güzel hediye de bu olur. Bu hediyenin en büyük kazancı “sağlık” olacaktır. Bu adımı atanlar; sevdikleriyle daha uzun ve daha sağlıklı zaman geçireceklerini bilerek kararlılığını devam ettirmeli, çocuklarına örnek olacağını, aile bütçesine artık zarar vermeyeceğini, sevdikleriyle geçireceği ömürden çalmayacağını düşünerek yoluna devam etmelidir. Ayrıca bir nefesin dahi bağımlılığı tekrar başlatabileceği ihtimalini daima akıllarının bir köşesinde tutarak tütün mamullerinden uzak durmalıdır. Bu adımı attıktan sonra ilk yapılacak şey doğru yerden yardım istemektir. Bu konuda en güvenilir merkezler ise Sağlık Bakanlığı kontrolünde açılan Sigara Bırakma Poliklinikleridir. Bu merkeze “Alo 171” hattından ya da polikliniğin bağlı olduğu merkezin numarasından kolayca ulaşılabilir ve randevu alınabilir.”

Türkiye genelinde yaklaşık 400 poliklinik, sigarayı bırakmak isteyenlerin hizmetinde

Prof. Dr. Dilek Toprak, Sigara Bırakma Poliklinikleri hakkında şu bilgileri verdi: “Hemen her ilimizde bulunan Sigara Bırakma Polikliniklerinin sayısı yaklaşık 400’dür ve bu poliklinikler randevu sistemi ile çalışmaktadır. Alo 171 hattı üzerinden veya doğrudan bu merkezleri arayarak randevu alınabilir. Sağlık Bakanlığı sertifikasyon programını tamamlamış ve bilimsel ilkeler ile hizmet veren bu merkezlere güvenle gidilebilir. Tedavi ve takipler uzun soluklu ve bütünseldir. Bu nedenle bu tedavinin başarısı için hekim ve yakınlarının desteği önemlidir. Sigara bırakma konusunda özellikle internette satılan kaynağı, etkisi ne olduğu bilinmeyen maddelere güvenilmemelidir. Bu yolları deneyen kişiler gereksiz para harcamalarının yanı sıra sağlıklarına da zarar verebilirler. Ayrıca bu yolların sigara bırakma konusunda başarısı da kanıtlanmamıştır. Son olarak sadece sigara değil, başta nargile olmak üzere tüm tütün ve mamullerinin sağlığımız için tehlikeli olduğu unutulmamalıdır. Sigara ile mücadele hekimler kadar tüm toplumun sorumluluğunda olan bir konudur. Bu konuda vatandaş olarak da görevlerimizi yapmalı, yasak ihlallerinde bildirim yapmalı, içenleri uyarmalıyız.”

Bırakma sürecinde yakınların desteği ve tedavinin sürekliliği çok önemli

Prof. Dr. Dilek Toprak bırakma sürecine dair şu tavsiyelerde bulundu: “Tedavinin etkili ve başarılı olabilmesi için kişinin yalnızca madde kullanımına değil diğer biyolojik, psikolojik ve sosyal sorunlarına da yönelik girişimlerde bulunulmalı. Tedavi şekli ve süresi kişinin gereksinimlerine uygun olarak bireysel olarak düzenlenmeli. Tedavinin sürekliliği ve takibi de diğer önemli bir noktadır. Bu dönemde eş, aile, yakın çevre ve arkadaş desteği son derece önemlidir. Kişide özellikle ilk haftalarda olan nikotin eksikliğine bağlı huzursuzluk, sinirlilik, çabuk öfkelenme, anksiyete, konsantrasyon güçlüğü, uykusuzluk, iştah değişikliği, depresif durum doğal karşılanmalı ve destek olunmalıdır.Tütün bağımlılığı hasta, yakınları ve hekim açısından sabır isteyen bir süreçtir. Sigara bırakmayı başaran kişilerin çoğunun, 3 ile 10 arasında değişebilen bırakma çabasından sonra başarılı oldukları belirtilmektedir. Sigara bırakanlara arada gelen içme ataklarında baş etme yöntemlerini uygulamaları önerilebilir (derin nefes alma, ilgi alanını değiştirme, egzersiz, duş alma, gargara, diş fırçalama gibi). Sigara bağımlısı olanların sabırla, umutlarını yitirmeden, başaracaklarına inanarak, kararlılıkla, sevdiklerini ve kendilerini düşünerek ve daima profesyonel destekle yollarına devam etmelerini öneririm.”

NN İzmir’de hatıra ormanı kuruyor

NN Hayat ve Emeklilik, müşterilerine yılbaşında maddi değeri olan hediye vermek yerine daha anlamlı bir projeye destek verdi. Ege Orman Vakfı iş birliği ile İzmir’in Kınık ilçesine bağlı Cumalı Köyü Ağaçlandırma Sahası’nda hatıra ormanı kuran NN Hayat ve Emeklilik, müşterileri adına toplam 13.250 adet fidan bağışı yaptı. 

Dünyanın en köklü sigorta ve yatırım yönetimi şirketi NN Group bünyesinde faaliyet gösteren NN Hayat ve Emeklilik, bu yıl müşterilerine yılbaşında maddi değeri olan hediye vermek yerine çok daha anlamlı bir projeye destek verdi. Ege Orman Vakfı iş birliği ile İzmir’in Kınık ilçesine bağlı Cumalı Köyü Ağaçlandırma Sahası’nda yeni bir ormanın oluşmasına katkıda bulunan NN Hayat ve Emeklilik, müşterileri adına toplam 13.250 adet fidan bağışı yaptı.

NN Hayat ve Emeklilik, yılbaşı hediyesi olarak düşündüğü fidan bağışı ile uzun zamandır hayali kurulan NN Hatıra Ormanı düşüncesini hayata geçirmiş oldu.

DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’na 28 ilden 75 başvuru

Türkiye’de depreme dayanıklı bina bilincini artırmak amacıyla DASK tarafından düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın beşincisine Türkiye genelinde 28 ilden başvuru geldi. Yarışmaya 47 üniversiteden 75 takım kayıt yaptırdı. Bu takımlar arasından 24’ü ön elemeyi geçerek finale kaldı. Finalistler 7-8-9 Nisan 2019 tarihlerinde düzenlenecek büyük finalde yarışacak.

İnşaat mühendisliği öğrencilerine depreme dayanıklı yüksek bina tasarımı, analizi ve model yapımı aşamalarında çalışma fırsatı sunmak ve depreme dayanıklı bina bilincini artırmak için Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından düzenlenen ve beşinci yılına giren Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın ön kayıt dönemi sona erdi.

24 takım büyük final için İstanbul’da yarışacak

Yarışmaya başvuranlar arasında 24 takım ön elemeyi geçerken, elemeyi geçen inşaat mühendisleri ve mimar adayları, DASK’ın göndereceği malzemelerle Teknik Şartname ’ye uygun bir şekilde bina maketi hazırlayacaklar.  Son aşamada 7-8-9 Nisan 2019 İstanbul Osmanlı Arşivleri’nde düzenlenecek büyük yarışma finalinde bina maketlerinin şartnameye uygunlukları ve depremi simüle eden sarsma masası üzerindeki performansları değerlendirilecek.

Yarışmada dereceye giren üniversiteler ödüllendirilecek

Kuvvetli yer hareketlerinden herhangi birinde yıkılmayan binalar arasından, değişik parametrelerle değerlendirilerek belirlenecek en başarılı tasarım ve uygulamayı yapan takım yarışmanın birincisi olacak. Yarışmada dereceye giren ilk üç takımın yanı sıra en iyi mimari, en iyi deprem performansı, en iyi sunum ve iletişim becerisi ile yarışma ruhuna sahip takımlar da ödüllendirilecek.

DASK Koordinatörü İsmet Güngör, şunları söyledi: “Bu yıl beşincisini düzenleyeceğimiz yarışmamızın gördüğü ilgiden son derece memnunuz. Tüm başvurular, proje ön şartnamesinde belirtilen içerik doğrultusunda, jüri ve Teknik Danışma Kurulu tarafından titizlikle değerlendirildi ve finalist takımlar bu değerlendirme sonucunda belirlendi. Başvuruda bulunan tüm takımlara ve onlara yol gösteren değerli hocalarımıza teşekkür ederken, tüm yarışmacı takımlara şimdiden başarılar diliyorum. Ayrıca DASK olarak, ön elemeden geçemeyen takımlara da akademik hayatlarında başarılar diliyor ve bir sonraki yarışmamıza başvurularını mutlaka beklediğimizi belirtmek istiyorum.”

Nirengi Derneği’nden ergen istismarı konusunda önemli çalışma

Nirengi Derneği, Çok Geç Olmadan İstanbul! projesi kapsamında ergen istismarının önlenmesi için bir tanıtım videosu yayınladı.

5.- 12. sınıf öğrenci velilerini ve öğretmenlerini bilgilendirmek ve ayrıca konuyla ilgili toplumsal farkındalık yaratan videoda istismar türleri ve işaretleri, doğru bilinen yanlışlar, mağdur bir gence nasıl yaklaşılması gerektiği ve cinsel istismar durumunda yasal süreç başlıklarını içeriyor.

 

Elektronik atık getirene sinema bileti hediye

ELDAY ve Kartal Belediyesi e-atıkların geri dönüşüm zincirine kazandırılmasını teşvik etmek ve bilinçlendirmek amacıyla düzenlediği kampanyaya destek veren herkese bir adet sinema bileti hediye edecek.

ELDAY ve Kartal Belediyesi, elektronik atıklar konusunda farkındalığı artırmak ve hem çevreye zarar veren hem de ülke ekonomisi için kayıp anlamı taşıyan e-atıkların geri dönüşüm zincirine kazandırılmasını teşvik etmek için gerçekleştirilen “Getirin birlikte değerlendirelim, otizmli çocuklara destek olalım” kampanyası, 15 Mart’a kadar elektronik atık toplayan herkese İST Marina Alışveriş Merkezi’nde geçerli olmak üzere bir adet sinema bileti hediye edilecek. ELDAY ve Kartal Belediyesi’nin işbirliği ile başlatılan kampanyadan elde edilen gelir ise Kartal’da yasayan otizmli çocuklara destek için harcanacak.

Elde edilen gelir otizmli çocuklar için harcanacak

ELDAY Genel Müdürü Muharrem Yamaç, kampanyaya ilişkin olarak; “Elektronik atıkların geri dönüşümü konusunda hala yeterli farkındalığa sahip değiliz. Bu çerçevede Kartal Belediyesi ile birlikte yürüttüğümüz bu kampanya hem e-atıkların geri dönüşümü hem de otizmli çocuklarımıza destek anlamında çok kıymetli. Ülkemizde yıllık ortalama 500 bin e-atık üretiliyor. Bu e-atıklar uygun şekilde geri dönüştürülmediğinde içeriklerinde bulunan cıva, kurşun, krom, CFC gazı gibi zararlı maddeler çevreye büyük zarar veriyor. Oysa e-atıklar uygun şekilde geri dönüştürülürse dünyamız için iyi bir şey yapmış oluyoruz. Ayrıca televizyon, bilgisayar, çamaşır makinesi, kablolar gibi e-atıkların plastik, metal gibi kısımları fiziksel yollarla ayrılarak ikincil ham madde olarakkullanılabiliyor. Bu da ekonomimiz için büyük bir kazanç!” dedi.