Çocuklar bilimle tanışmaya başlıyor

Henkel’in, çocukların içindeki dâhiyi keşfetmek üzere gerçekleştirdiği Keşif Dünyası projesinin ülkemizdeki ilk merkezi, Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nın Maslak kampüsünde küçükleri bekliyor.

Katılımcıların, Yaratıcı Çocuklar Derneği’nin öğretmenleri eşliğinde yapılan laboratuvar çalışmaları ile bilime ilk adımlarını attığı Keşif Dünyası hem diğer okullara hem de 8-10 yaş arası tüm çocuklara açık. kesifdunyasi@dek.k12.tr adresinden randevu alarak, pazartesi ve salı günleri 10.00 – 12.00 saatleri arasında gerçekleştirilen Keşif Dünyası bilim atölyesine çocuğunuzun ücretsiz şekilde katılmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca öğretmeninize bilgi vererek, okulunuzun da Keşif Dünyası’ndan yine ücretsiz yararlanmasına öncülük edebilirsiniz.

Çocuklar, Keşif Dünyası’ndaki bilim atölyelerinde yapıştırma, yıkama, temizleme ve sürdürülebilirlik dahil olmak üzere çeşitli konularda ilk bilimsel deneylerine katılıyor. Üstelik deneylerde de araştırmalarını su, limon, yumurta kabuğu gibi doğal malzemeler üzerinde yapıyor. “Keşif Dünyası” projesinde, yarınlara yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için çocuklara özellikle doğa sevgisi ve sürdürülebilirlik bilinci eğitimi de veriliyor.

Renkli Kalemler gazetesi yayın hayatına devam ediyor

Yapı Kredi ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliği ile hayata geçirilen Renkli Kalemler Gazetesi’nin yeni dönem çalışmaları başladı.

Renkli Kalemler kapsamında TEGV’in öğrenim birimlerindeki çocuklar, gazeteci koçları eşliğinde Türkiye’nin dört bir yanında kendi yerel gazetelerini çıkarıyorlar. 2014 yılından bu yana devam eden projeyle çocuklara okuma, yazma ve araştırma konularında beceri kazandırılırken medya okur-yazarlığı ve gazeteciliğin incelikleri de öğretiliyor.

Şu ana kadar 83 gönüllü ve toplam 475 çocuğun dahil olduğu Renkli Kalemler, 2014-2018 yılları arasındaTEGV’in faaliyet gösterdiği şehirlerde; 10 eğitim parkı ve 35 öğrenim biriminde kademeli olarak gerçekleştirildi. Renkli Kalemler yeni dönemde ise TEGV’in Batman, Bitlis, Diyarbakır, Hakkâri, İstanbul, Mardin, Sakarya, Siirt ve Şırnak’daki öğrenim birimlerinde gerçekleştirilecek.Toplam 12 hafta sürecek eğitim sürecinde çocuklar, ‘dinleme-anlama’ ve ‘konuşma-anlatma’ becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra, kendini doğru ifade etme, yaratıcı düşünme ve araştırma teknikleri gibi konularda eğitimler alacak. Kendi şehirlerindeki usta gazeteciler ile buluşarak medya okuryazarlığı konusunda bilgilerini artıracak çocuklar, temel gazetecilik eğitimlerinden de faydalanacak. Çocuklar, yaşadıkları illerdeki olayları mizanpajından fotoğraflarına, haber içeriğinden tasarımına kadar kendileri tasarlayacak ve kendi yarattıkları Renkli Kalemler Gazetesi aracılığı ile kamuoyu ile paylaşacak. Böylelikle bir gazetenin yaratım sürecine dahil edilmenin ötesinde çocuklar yaşadıkları yerlerde gerçekleşen olayları ve haberleri kendi bakış açıları ile değerlendirme imkânı yakalayacak.

Geleceğin araştırmacı gazetecilerinin yetişmesine katkı sağlamayı hedefleyen proje kapsamında yayınlanan tüm gazetelere‘renklikalemler.org’internet sitesinden ulaşılabiliyor.

Arçelik küresel ısınmaya karşı farkındalık için Aconcagua’ya tırmanıyor

Şirket, küresel ısınmaya karşı farkındalık yaratmak ve eriyen buzullara dikkat çekmek için Arjantin’deki 6 bin 962 metrelik Aconcagua Dağı’na tırmanacak.

Arçelik, sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde küresel ısınmaya dikkat çekmek için Afrika’nın en yüksek zirvesi Kilimanjaro ve Avrupa’nın en yüksek dağı Elbrus’tan sonra şimdi de Asya kıtası dışında dünyanın en yüksek noktası olan Aconcagua’ya tırmanacak.

Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk, Kurutucu ve Elektrik Motorları Direktörü Alp Karahasanoğlu’nun da aralarında bulunduğu altı kişilik ekibin zorlu tırmanışının 15 gün sürmesi bekleniyor. Toplamda 6 bin 962 metre yüksekliğe sahip ve Arjantin-Şili sınırında konumlanan Aconcagua’nın 10 kilometreye kadar uzanan beş buzulu bulunuyor.

Arçelik ekibi daha önce de 2011 yılında Afrika’nın en yüksek zirvesi Kilimanjaro, 2017 ve 2018 yılında ise Avrupa’nın en yüksek dağı olan Elbrus tırmanışlarını takım ruhu ve liderlik becerileri sayesinde başarıyla sonuçlandı.

Profesyonel rehberlerin eşlik edeceği tırmanış ekibi, aklimatizasyon ismi verilen belirli bir yükseklikten sonra vücudu rakımın basıncına alıştırma işlemi ile çetin dağ koşullarına uyum sağlamaya çalışacak.

TEMA Vakfı çevre olaylarını ele aldı

TEMA Vakfı, 2018 yılında çevre ile ilgili yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

2018’de iklim değişikliği için hala alınabilecek önlemlerin bulunması, 44 yılda doğal yaşamın %60’ının yok olmasına dair rapor, plastiklerin deniz yaşamına zarar vermesi, Türkiye’de plastik poşetlerin 2019 yılı itibari ile ücretli olması için karar alınması, Sıfır Atık Projesi’nin başlatılması, kömür yatırımlarının tarım alanlarını tehlikeye atması, Artvin Cerattepe’de 240 hektarlık maden işletme izninin iptal edilmesi, Ordu’da sel felaketi yaşanması ve Gediz Deltası’ndaki tüp geçiş projesinin ÇED olumlu kararının iptal edilmesi gibi gelişmeler yaşandı.

İklimi korumak için geç kalmış değiliz

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından Ekim ayında yayımlanan 1,5 °C Küresel Isınma Özel Raporu’na göre küresel ortalama sıcaklıklar 1 °C arttı. Böyle devam ederse artış 2 °C’yi bulabilir. Bu durumda dünyadaki yoksulluğun derinleşeceği öngörülüyor. Dünyadaki sıcaklık artışında en önemli etken, sera gazlarının atmosferdeki miktarının artmasıdır. Türkiye’de de iklim değişikliğinin ciddi etkilerine maruz kalıyoruz. Bununla birlikte rapora göre henüz geç kalmış değiliz. Sıcaklık artışının 2 °C yerine 1,5 °C’nin altında sınırlandırılması ile iklim değişikliğinin birçok etkisi azaltılabilir. Türkiye’nin sera gazı azaltım taahhütlerini iyileştirmesi ve imzacı olan diğer 184 ülke gibi Paris İklim Anlaşması’nı onaylayarak yürürlüğe koyması gerekiyor.

44 yılda doğal yaşamın yüzde 60’ı artık yok  

WWF tarafından hazırlanan “Yaşayan Gezegen 2018” Raporu’na göre (The Living Planet Report 2018), 1970-2014 arasında doğal yaşamın %60’ı küresel ısınma, hava ve deniz kirliliği gibi nedenlerden dolayı kaybedildi.

Plastikler denizlerdeki yaşamı tehlikeye atıyor

Türkiye Akdeniz’e atılan plastiğin en önemli sorumlularından biridir. Verilere göre, her gün Türkiye’de 144 ton plastik atık denizlere karışıyor.

Plastik poşetler 2019’da ücretli olacak

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yapılan düzenleme kapsamında 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren tüm plastik alışveriş poşetleri ücretli olacak. Kullanımı her geçen gün artan plastik alışveriş poşetleri hızlı bir şekilde çöpe dönüşmesi, hafif ağırlıkları nedeniyle etrafa yayılarak çevre kirliliğini önemli ölçüde artırması ve mevcut geri dönüşüm oranları çok düşük olduğundan kaynak verimliliğini olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle ücretlendirilecek.

Sıfır Atık Projesi başlatıldı

İsrafı önlemek, kaynakları daha verimli kullanmak, atık miktarını azaltmak ve geri kazanmak, yarınlara temiz bir dünya bırakmak için Sıfır Atık Projesi başlatıldı. Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüme girmesi gerekliliğine vurgu yapan Sıfır Atık Projesi, güçlü ekonomi ve yeşil bir doğa için hayata geçirildi. TEMA Vakfı, Milli Eğitim Bakanlığı ve  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında imzalanan protokolle de Sıfır Atık Eğitim Projesi uygulamaya alındı.

Kömür yatırımları tarım alanlarımızı tehlikeye atıyor

2018 yılında Türkiye’de bir adet termik santral işletmeye geçti. Bununla birlikte Eskişehir’de yapılması planlanan termik santral için ÇED olumlu kararı alındı. Trakya’da planlanan iki termik santral için ise ÇED süreci başladı. Çanakkale’de ithal kömürlü Ağan ve Karaburun termik santralleri için mahkeme yeniden ÇED olumlu kararı aldı. Amasra’da planlanan Hema Termik Santrali ÇED olumlu kararı iptal davasında mahkeme iptal talebini reddetti. Adana’da planlanan Hunutlu Termik Santrali için yeniden imar planı değişikliği yapıldı. Havayı, toprağı ve suyu kirleten termik santraller canlı yaşamını tehlikeye atıyor. Diğer yandan yenilenebilir kaynaklar, kömür ve nükleer maliyetleri ile yarışır düzeylere ulaştı. Güneş enerjisinden elektrik üretme maliyetleri, 2010-2016 yılları arasında yüzde 69 oranında azaldı.

Artvin Cerrattepe’de umut veren karar

Artvin Cerattepe’de madencilik faaliyeti için ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu’ raporunda 22 hektar gösterilen alana verilen işletme izninin 240 hektara çıkarılmasına karşı açılan davada, Rize İdare Mahkemesi kararını verdi. Mahkeme, ÇED olumlu raporunun 22 hektar için verildiğini belirterek, 240 hektarlık işletme izni kararını iptal etti.

Ordu’yu sel vurdu

Karadeniz sel felaketi yaşadı. En büyük zararı Ordu gördü. Ordu’nun Ünye ilçesinde Cevizdere Deresi’nin su seviyesinin yükselip taşması üzerine Karadeniz Sahil Yolu tedbir amacı ile kapatıldı. Tonlarca fındık denize aktı. Öyle ki denizde bir fındık adası oluştu. Türkiye iklim değişikliğinin etkilerine sel, dolu, kuraklık gibi aşırı hava olayları ile şiddetli bir biçimde maruz kalmaya başladı. 1 derece sıcaklık artışında gördüğümüz etkiler yaşam alanlarımızı ciddi anlamda tehdit ediyor. 2 derece artışın etkileri ise çok daha şiddetli olacak.

Gediz Deltası’nda flamingolar için sevindirici haber

İzmir’de Körfez Tüp Geçiş Projesi için verilen ‘ÇED olumlu’ kararı, mahkeme tarafından iptal edildi. Proje bölgedeki denizel ortam başta olmak üzere ekolojik dengeleri geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip edecekti. Ayrıca bu kararla flamingoların Türkiye’deki iki üreme alanından biri olan ve dünya flamingo nüfusunun yüzde 20’sini barındıran bölgenin olumsuz etkilenmesinin önüne geçildi.

2018’de dikkat çeken beş proje

Bu sene şirketler, vakıflar sivil toplum kuruluşları tarafından pek çok sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirildi. Peki 2018’in öne çıkan sosyal sorumluluk projeleri hangileriydi? İşte NeFayda’da en çok okunan beş projenin detayı.

Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı

“Yarını Kodlayanlar” projesiyle Türkiye’nin dört bir yanında yaşları 7-14 arasında değişen çocuklara kodlama eğitimi veriliyor. Gönüllü eğitmenlerin yönetiminde programlamaya giriş, uygulama yapma, hikâye oluşturma ve oyun yapma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimlerin verildiği projeyle, Ağustos 2016’dan bu yana 30 ilde 25 bini aşkın çocuğa ulaşıldı. Nisan 2019 sonuna kadar 15 bin çocuğa daha kodlama eğitimi verilecek. Böylece toplam 60 ilde 40 binin üzerinde çocuk kodlama ile tanışmış olacak.

10.000 Genç Meşale Daha Aydınlık Türkiye

“10.000 Genç Meşale Daha Aydınlık Türkiye” kampanyasıyla tam eğitim bursu veren Türk Eğitim Derneği, geçtiğimiz eğitim öğretim yılında kadar 50 bine yakın öğrenciye burs verilmesini sağladı. Ayrıca burslu öğrenciler için İstanbul Maratonu’na katılmasının yanında Zorlu Center’da açılmış olan Müge Krespi standında elde edilen gelirin bir kısmı 10.000 Genç Meşale projesine verildi. Son olarak Türk Eğitim Derneği’nin Defne Samyeli ve orkestrasının sahne aldığı Golden Glam yeni yıl partisinden elde edilen bütün gelir burs fonuna aktarıldı.

Eğitime Uzanan Yol

TANAP Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları kapsamında finanse edilen Tohum Otizm Vakfı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı iş birliği ile TANAP Doğalgaz Boru Hattı’nın geçtiği 11 ilde (Ardahan, Kars, Yozgat, Erzincan, Giresun, Ankara, Sivas, Kırıkkale, Kütahya, Balıkesir ve Edirne) 10 Şubat 2017-10 Şubat 2019 tarihleri arasında uygulandı. “Eğitime Uzanan Yol Projesi”, formatör/öğretmenlerin mesleki kapasitelerinin artırılması, ailelerinin ve bölge halkının otizm konusunda bilgi ve farkındalık düzeylerinde artış yaşanması amaçlandı.

Tales Matematik Müzesi Gezici Tırı

QNB Finansbank, Aydın’da yer alan Tales Matematik Müzesi’nin materyallerinin örneklerinden oluşan gezici TIR’ı da bütün Türkiye’de dolaştırmak üzere proje başlattı. Toplam 34 adet modül ve beş ayrı atölye ile ilk aşamada 16 ili ziyaret edecek olan gezici TIR, Anadolu’da çocukların matematiğin keyifli dünyasını keşfetmelerini sağlamayı hedefledi. Gezici TIR’ı ziyaret eden çocuklar hem oyunlar hem de matematiği uygulamalı olarak yeniden keşfetti, atölye çalışmalarına katılarak matematiğin günlük hayatımıza olan etkilerini gözlemleme fırsatı yakaladı.

TEGV’e 25 Bin Kitap kampanyası

Migros ve Maylo’nun haziran ayında başlattığı ve iki etap olarak planlanan TEGV’e 25 Bin Kitap kampanyasının ikinci etabı eylül ayı ile birlikte başladı. İlk etabında TEGV’e hediye edilecek kitapların büyük bir kısmının karşılandığı kampanyanın ikinci etabı ile Migros mağazalarında satılan özel tasarlanmış Maylo ürünlerinin geliri ile Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) hediye edilecek 25 bin kitaba ulaşılması hedefleniyor.

Üsküdar Belediyesi’nden geri dönüşüm seferberliği

Üsküdar Belediyesi, Ekolojik Çanta projesi etkinliğini gerçekleştirdi. oda ve tasarım dünyasının temsilcileriyle yapılan iş birliği sonucu kullanılmayan afiş, branda ve pankartların kimyasallardan temizlenerek geri dönüşümüyle elde edilen ekolojik çantalar, tüm Üsküdarlılara ücretsiz dağıtıldı.

Etkinlik sırasında yaptığı konuşmada tüketim ve satın alma alışkanlıklarında çevreye karşı duyarlılığın baş rol oyuncusu olması gerektiğini vurgulayan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, kullanılmayan malzemelerden elde edilen ekolojik çantalarının bu alanda örnek ve öncü olacağına inandığını söyledi.

Hilmi Türkmen: “Çevreye duyarlı örnek belediyecilik anlayışı”

Türkmen; “Ekosisteme verilen zarara dikkat çekiyor ve giydiğimiz, yediğimiz, kullandığımız her ürünle her gün ekosisteme müdahale ettiğimizi hatırlamak ve hatırlatmak durumundayız. Biz de etkinliklerimizde kullandığımız afiş, branda ve bez pankartları çöpe atmak yerine bu şekilde değerlendiriyoruz. Özel işlemlerden geçirilerek kimyasallardan arındırılan bu çantaları geri dönüşüme uygun şekilde vatandaşlarımıza ücretsiz olarak dağıtıyoruz.” diyerek çevreye duyarlı belediyecilik anlayışının diğer belediyelere de örnek olması gerektiğini belirtti.

Tohum Otizm Vakfı GIF’leriyle otizmli çocuklara umut veriyor

Tohum Otizm Vakfı gönüllüsü oyuncu Neslihan Atagül Doğulu, Türkiye’de eğitim bekleyen 352 bin otizmli çocuk ve genç olduğunun altını çizerek “yeni yılda otizmli çocuklara umut ol” çağrısı yaptı. Doğulu, herkesi otizmli çocukların hayatlarını değiştirecek eğitime kavuşmaları amacıyla başlatılan kampanyayı Tohum Otizm Vakfı GIF’lerini Instagram’dan paylaşarak duyurmaya davet etti.

Otizmli çocuklara umut olacak kampanya “Instagram’dan story çek, GIF bölümüne gir, arama bölümüne “TOHUM veya OTİZM” yaz, çıkan Tohum Otizm Vakfı logolu sticklar’dan birini story’ne ekle, paylaş”adımları izlenerekduyurabiliyor veyayeni yılda otizmli çocuklara eğitim bursu hediye etmek içinTOHUMyazıp 5290’a göndererek 10 TL’lik bağış yapılabiliyor.

Bugün doğan her 68 çocuktan biri otizm riski ile dünyaya geliyor

Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. 1985 yılında her 2 bin 500 çocuktan birine otizm tanısı konulurken, bugün doğan her 68 çocuktan biri otizm riski ile dünyaya gelmektedir. Dünyada her 20 dakikada 1 çocuğa otizm tanısı konulmaktadır.  Ülkemizde 0-18 yaş grubu arasında yaklaşık 352 bin otizmli çocuk ve gencimizden, okullaşabilen ve eğitime erişebilenlerin sayısı sadece 30 bin’dir. Eğitim her çocuğun anayasal hakkıdır ama otizmli çocuklar için eğitim haktan da öte tek çaredir.

Erken tanı ve eğitimle, otizmli bir çocuk yeniden doğabilir

Otizmin günümüzde bilinen tek tedavisi ise, erken tanı ile yoğun, sürekli özel eğitim. Erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşıkyüzde 50’sindeotizmin belirtileri kontrol altına alınabiliyor, büyük ilerleme kaydedilebiliyor ve hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmayabiliyor. Burada en önemli nokta olabildiğince erken dönemde (18 ay civarı)tanı koyulması ve haftada en az 30 saatibulan yoğun bir eğitim alınması. Özellikle üç ile beş yaş arasında bu yoğun eğitimin alınması çok kıymetli. Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Betül Selcen Özer, vakfın kuruluş amacının da erken tanı ve eğitimle otizmli çocukları topluma, eğitim hayatına, sosyal hayata kazandırmak ve ekonomiye yük olmaktan çıkıp toplumsal yaşama katkıda bulunacak bağımsız bireyler haline getirebilmek olduğunu söylüyor.

Otizmli çocuklarımıza bağışta bulunarak destek olmak için:

Siz de, otizmli çocuklarımızın eğitimine destek olmak için Akbank, Garanti ve Yapı Kredi Bankaları 5055 numaralı hesaba dilediğiniz miktarda bağış yapabilirsiniz. Yine tüm operatörlerinden, TOHUM yazıp 5290’a SMS göndererek 10 TL bağışta bulunabilirsiniz. Her türlü desteğiniz için bize www.tohumotizm.org.tr adresinden ve 0212 244 75 00 no’lu telefonumuzdan ulaşabilirsiniz. Tohum Otizm Vakfı’na yapacağınız her türlü katkı çocuklarımızın umut ettiğimiz gelecekleri için çok önemli bir adım olacaktır.

 

2018’in öne çıkan kurumsal sosyal sorumluluk projeleri

Şirketlerin topluma ve dünyaya geri verme bilinci arttıkça, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri de hem sayı hem de kapsam olarak büyüyor. Peki 2018’in öne çıkan kurumsal sosyal sorumluluk projeleri hangileriydi?

Şirketlerin topluma ve dünyaya geri verme bilinci arttıkça, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri de hem sayı hem de kapsam olarak büyüyor. 2018 yılında birçok büyük şirket kazançlarının kayda değer miktarlarını sorumluluk projeleri kapsamında kullandı. 2018’in en başarılı 20 kurumsal sosyal sorumluluk projesini derleyen “smartrecruiters” web sitesinin listesinden öne çıkan beş tanesi şöyle.

IKEA Savaş Çocuğu (War Child) Projesi

IKEA Savaş Çocuğu projesi ile Orta Doğu bölgesindeki savaş ve çatışma alanlarındaki çocuklar için güvenli oyun alanları oluşturuyor. Savaşların görünmeyen kurbanları olan çocuklara çocukluklarını yaşama imkanı sağlayan bu proje şirketlerin hali hazırda olan ekspertizlerini toplumsal fayda için kullanmalarının güzel bir örneği.

Starbucks & Conservation International’ın Sürdürülebilir Kahve Girişimi (Sustainable Coffee Challenge)

Dünyanın lider kahve markalarında olan Starbucks, Conservation International’ın yarattığı Sürdürülebilir Kahve Girişimi kapsamında kahve üreticilerine 1 milyon kahve ağacı sağlıyor. Üretimde tükettiği doğayı geri vermeye ve sürdürülebilir bir üretim standardı oturtmaya yönelik bu girişim ile Starbucks hem doğayı koruyor hem de yerel üreticilere destek oluyor.

Adidas, Parley Okyanus Plastik Programı (Parley Ocean Plastic Program) & Okyanuslar İçin Koş girişimi (Run for the Oceans)

Lider spor giyim markalarında Adidas Parley Okyanus Plastik Programına destek kapsamında 1 milyon dolar bağışladı ve okyanuslardaki plastik kirliliğine dikkat çekmek ve temizlenmesi için para toplamak için koşular düzenledi. Adidas Okyanuslar İçin Koş girişimi ile dünya çapında düzenlenen koşular ile okyanuslardaki plastik kirliliğine dikkat çekip bu durumun çözümü için para toplanmasını sağladı.

Alaska Havayolları (Alaska Airlines) Hayırsever Miller (Charity Miles) Programı

Alaska Havayolları’nın Hayırsever Miller programı müşterilerine biriken millerini çeşitli STK’lara bağışlama imkanı veriyor. Birçoğumuzun farkında bile olmadan biriktirdiği bir para birimi olan havayolu millerinin topluma fayda için kullanılabilmesi yaratıcı ve diğer havayollarına örnek olabilecek bir girişim olarak öne çıkıyor.

 

Levi’s Su<Suz (Water<Less) Programı

Kot üretimiyle öne çıkan kıyafet markası Levi’s Su<Suz programıyla kot üretiminde su kullanımını ciddi bir ölçüde, belirli noktalarda yüzde 96’ya kadar, azalttı. Sürdürülebilir üretim anlayışının mükemmel bir örneği olan bu girişimle diğer kıyafet üreticilerine örnek olabilecek olan Levi’s, 2020’ye kadar üretiminin yüzde 80’inin bu standartta olmasını planlıyor.

Listenin devamı için linke tıklayın:

https://www.smartrecruiters.com/blog/top-20-corporate-social-responsibility-initiatives-of-2018/

40 bin çocuk ve gence ücretsiz sanat eğitimi

2018 yılında 40 bin çocuk ve genci ücretsiz sanat eğitimleriyle buluşturan İstanbul Modern, 318 bin ziyaretçi ağırladı. İstanbul Modern Twitter’da ise 2,9 milyon takipçiyle dünyadaki büyük müzeler arasında altıncı sıraya yükseldi.

Karaköy’deki yeni müze binası tamamlanana kadar Beyoğlu’nda faaliyetlerini sürdüren İstanbul Modern, 2018 yılını da dolu dolu geçirdi. Kısa bir taşınma molası veren müze, geçici mekânının açılışını çağdaş heykel sanatının en özgün, en yenilikçi sanatçılarından Anthony Cragg’in “İnsan Doğası” adlı sergisiyle mayıs ayında yaptı.

2018’de altı sergiyle 151 sanatçıyı ağırlayan İstanbul Modern, koleksiyon sergilerinin ardından fotoğraf tarihinin en önemli isimlerinden Yıldız Moran’ın “Bir Dağ Masalı” adlı sergisini İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. İstanbul Modern Sinema ise 10 özel programla 110 film gösterimi gerçekleştirdi.

14 yılda 7,5 milyon ziyaretçi

İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, geçtiğimiz günlerde 14. yaşını kutlayan müzede bugüne kadar yedi sürekli, 55 süreli, 37 fotoğraf, 13 video ve 17 yurtdışı sergisi düzenlediklerini kaydetti. 14 yılda müzeyi 7,5 milyon ziyaretçinin ziyaret ettiğine dikkat çeken Eczacıbaşı, “2018 yılı İstanbul Modern için önemli bir değişim ve dönüşümün başlangıcı oldu. Karaköy’deki Antrepo binasına bir süreliğine veda edip, bize ev sahipliği yapacak Beyoğlu’ndaki geçici mekânımıza taşındık. 2019’da yeni müze binamızın hazırlıklarına hız verirken, ülkemizin sanatsal yaratıcılığına katkı sağlayacak yeni projelerimizi de hayata geçirmeyi sürdüreceğiz” dedi.

40 bin çocuk ve gence sanat eğitimi

Çocukların ve gençlerin sanat eğitimi olanaklarından yararlanması amacıyla müze içinde ve dışında pek çok çalışma yürüten İstanbulModern’in tasarladığı 100’ün üzerindeki eğitim programlarından 2018 yılında yaklaşık 40 bin çocuk ve genç yararlandı.

İşitme engelli çocuklardan “Sanatın Sözleri Orkestrası”

İstanbul Modern’in işitme engelli çocuk ve gençlere yönelik hazırladığı “Sanatın Sözleri” projesi de 2018 yılında gerçekleşti. Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ve Gala Modern 2017 Destekçileri’nin katkılarıyla hayata geçirilen proje kapsamında, yıl boyunca uzman eşliğinde sergi gezileri, atölye uygulamaları ve orkestra çalışmaları gerçekleşti. 18 farklı etkinlik ile 96 işitme engelli çocuk ve gence ulaşılan programın sanatsal üretim alanını ise besteci Prof. Dr. Alper Maral’ın tasarladığı “Sanatın Sözleri Orkestrası” oluşturdu.

Twitter’da dünyadaki müzeler arasında altıncı sırada

İstanbul Modern’in web sitesi 400 bin ziyaretçiye ulaşırken, Facebook, Twitter ve Instagram’daki toplam takipçi sayısı 3,5 milyonu aştı. Sosyal medyada Türkiye’de en çok takipçiye sahip müze olanİstanbul Modern, Twitter’da 2,9 milyon takipçiyle dünyadaki büyük müzeler arasında 6. sıraya yükseldi.

2019’da İSTKA destekli iki proje

İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) desteğiyle iki yeni projeyi hayata geçireceklerine dikkat çeken İstanbul Modern Genel Direktörü Levent Çalıkoğluise Art Maker Lab Öğrenme Merkezi ve Uluslararası Misafir Sanatçı Programı’nı 2019 itibariyle başlatacaklarını kaydetti. Çalıkoğluşöyle devam etti: “Art Maker Lab Öğrenme Merkezi, “7-15 yaş çocuk ve gençler için İstanbul Modern tarafından geliştirilen, tasarlanan ve uygulanan bir deneyim alanı. 23 bin çocuk ve gence ulaşmayı hedeflediğimiz bu merkezde özel teknolojik donanımlarla sanat yapıtına, üretimine, yaratıcılığa ve keşfetmeye odaklanılacak. Bir diğer proje ise “Uluslararası Misafir Sanatçı Programı” olacak. Dünyanın dört bir köşesinden 10 sanatçı, tasarımcı ve mimar, İstanbul’da zanaatkârlarla buluşarak birlikte üretim yapacak.”

HIV/AIDS Farkındalık Kamu Spotu Yarışması’nı kazananlar belli oldu

HIV/AIDS hakkında farkındalığı artırmayı hedefleyen kamu spotu yarışmasında kazananlar belli oldu. Üniversite öğrencilerinin kendi çektikleri kısa filmlerle katıldığı yarışmada 17 film yarıştı.

Başkent Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nin, Gilead Sciences Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle gerçekleştirdiği “HIV/AIDS Farkındalık Kamu Spotu Yarışması”nda kazananlar törenle açıklandı. Üniversite öğrencilerinin kendi çektikleri kısa filmlerle başvurduğu yarışmada toplam 17 film yarıştı. Jürinin değerlendirmesi sonucunda birinciliği “Yapabiliriz” projesi ile Burak Yiğit, Duygu Kayaoğlu, Irmak Kabadere, ikinciliği “Hayal” projesi ile Mustafa Eren Ergünel, üçüncülüğü ise “Bana Bir Şey Olmaz Deme” projesi ile Tolgahan Yılmaz, Ahmet Ulaş, Zeynep Naz Uzun kazandı. Mansiyon ödülü “Konuş, Koru, Korun, Test Yaptır” projesi ile Gökalp Deniz Sinangil ve “Bulaşmaz” projesi ile Furkan Yılmaz ile Aslıhan Yıldız’a verildi.

25 Aralık’da düzenlenen ödül törenine konuşmacı olarak Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nermin Özgülbaş, İletişim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Özcan Yağcı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şahin Kavuncubaşı, Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Simten Malhan ve Hacettepe Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve HATAM Müdürü Prof. Dr. Serhat Ünal katıldı.

Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nermin Özgülbaş, ödül töreninde şunları söyledi: “Üniversitemizin amacı sadece öğrenci yetiştirmek değil, aynı zamanda toplumsal sağlık sorunlarının da sosyal açıdan değerlendirilmesidir. Bu çerçevede öğrencilerimizin bu şekilde bir projede yer alması bizleri çok mutlu ediyor”

Başkent Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Simten Malhanise şöyle konuştu:

“Dünyada gerçekleştirilen en geniş HIV/AIDS farkındalık araştırmasında çıkan sonuçlar toplumumuzda HIV enfeksiyonu ile ilgili bilgi seviyesinin oldukça düşük olduğunu ortaya koydu. Eğitim seviyesi yüksek kesimler dahi HIV/AIDS’in ne olduğunu bilmiyor ve HIV ile enfekte bireylerin normal bir yaşam sürebileceğinden haberdar değil. Bu konuya dikkat çekmek ve üniversite öğrencileri arasında farkındalığı arttırmak amacı ile bu projeyi hayata geçirdik”

Törende Hacettepe Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve HATAM MüdürüProf. Dr. Serhat Ünal; “Tüm yönleriyle HIV/AIDS” konulu bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Serhat Ünal konuşmasında, bu yarışmanın HIV/AIDS farkındalığına dikkat çekilmesi konusunda önemli bir adım olduğunu belirtti. Prof. Dr. Serhat Ünal, şunları söyledi: “Toplumumuzda bilinç düzeyi çok düşük, bu da dışlanma ve damgalanmaya yol açıyor. Bireylerin HIV pozitif olduklarını açıklamaları işlerine, evlerine, ailelerine ve dolayısıyla hayatlarına mal oluyor. HIV/AIDS’in topluma anlatılabilmesi için örgün eğitimden başlanarak bilinçlendirmeye yönelik eylem planları oluşturulması, korunma olanaklarının kolaylaştırılması ve artırılması, anonim test/teşhis olanaklarının yaygınlaştırılması ve tüm bu eylemleri kapsayıcı bir ulusal mücadele planı oluşturulması gerekmekte. Bu kapsamda Ulusal AIDS Komisyonu’nun çalışmalarına hız vermesi büyük önem arz ediyor. Özellikle ulaşması zor gruplara odaklı test politikasının geliştirilmesi HIV’in Türkiye’de yayılımının önüne geçecektir” dedi

Etkinliğe koşulsuz destek veren Gilead Sciences Türkiye’den Dış İlişkiler Direktörü Toros Şahin;“Yaptığımız araştırmalar ve geliştirdiğimiz tedavilere ek olarak HIV/AIDS’in kontrol altına alınabilmesi için tüm dünyada bilimsel ve sosyal projelere destek veriyoruz. HIV enfeksiyonu bundan 30 yıl önce bir ölüm fermanı iken artık tedavi edilebilir bir durum haline geldi. Ancak halen o yılları çağrıştıran kulaktan dolma yanlış bilgiler önyargılara yol açıyor. Bu kapsamda, özellikle üniversitelerde gençlerin HIV’in bulaşma yolları ile ilgili bilinçlendirilmesine yönelik faaliyetlerini son derece önemli buluyor, gençlerin kendi çevrelerindeki bireyleri de bilinçlendirmesini umuyoruz.” diye konuştu.