Boyner Grup Gönüllüleri’nden 5 bin 60 saatlik gönüllü faaliyeti

Boyner Grup, 2018 yılında düzenlenen sekiz gönüllülük projesinde toplam 166 gönüllü çalışan 5 bin 60 saatini gönüllü çalışmalara ayırdı. 

Misyonunu “Boyner Grup Gönüllüleri, işine, gönüllülere, gönüllülüğe tutkulu, kurumsal bir takımdır” olarak özetleyen BGG elçileri, 2018 yılında ihtiyaç sahibi çocuklara yardımdan sokak hayvanlarının beslenmesine, öğrenciler için kermes düzenlenerek kaynak yaratmaktan çöp toplamaya, sokak hayvanları için klübe yapımından kitap toplama kampanyalarına kadar pek çok farklı organizasyonda görev alarak 166 gönüllü ile toplam 5 bin 60 saat gönüllü faaliyette bulundu.

Sokak hayvanlarını beslemek için oluşturulan “Bir Avuç Umut” projesi, her haftasonu gönüllülerin desteğiyle ormanda yaşayan sahipsiz hayvanlara 300kg mamanın ulaştırılmasını sağlıyor. Proje sayesinde bir yılda sokak hayvanları için 15 bin 600 kg mama sevk edildi. Gönüllüler aynı zamanda ormanda kış için 30 kulübe inşa etti. 15 Eylül Dünya Çöp Toplama Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte ise gönüllüler Yassıören bölgesindeki çöpleri topladı. 23 Nisan’da ve Dünya Hayırseverlik Günü’nde çocukları sevindirmek için düzenlenen hediye ve bağış kampanyaları sayesinde ise Oyuncak Kardeşliği aracılığıyla Şanlıurfa Ceylanpınar köyündeki üç bin çocuğa hediyeleri ulaştırıldı.

Boyner Grup Gönüllüleri (BGG); 2002 yılından bu yana her yıl belirlediği temalarda proje ve etkinlikler ile toplumsal sorunların çözümüne katkı sunuyor. Boyner Grup’un kurumsal sorumluluk ve sürdürülebilirlik anlayışını yaygınlaştıran gönüllüler, paydaşların da düzenlediği organizasyonlara katılım sağlayarak etki alanını geliştiriyor. Boyner Grup Gönüllüleri, etkinlik ve kampanya projelerini; ihtiyaç sahiplerinin ve dezavantajlı grupların desteklenmesi, kaynak geliştirme, motivasyon artırma, sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi, çevre duyarlığının ve stratejik hayırseverliğin geliştirmesi kalemleri altında oluşturuyor.

 

 

Canon’dan eğitime anlamlı destek

Canon ve Türk Eğitim Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen “Geleceği Birlikte Yazalım” projesi kapsamında Canon ev ve ofis tipi yazıcı alanlar kız öğrencilerin eğitimine destek oluyor. 

Canon, 51 yıldır eğitime aralıksız destek veren Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birliğiyle gerçekleştirdiği “Geleceği Birlikte Yazalım” projesi kapsamında tanklı yazıcılarından satın alan herkes kız öğrencilerin eğitimine destek olarak, verilecek 500 burs için katkıda bulunuyor.

19.11.2018-19.11.2019 tarihleri arasında sürecek olan kampanya, bütün Canon tanklı yazıcıları için geçerli olacak. Canon, 25 bin adet yazıcıyla sınırladığı kampanya karşılığındaTürk Eğitim Vakfı’na yapacağı bağışla 50 kız öğrencinin geleceğine umut olacak.

Lisede eğitim gören kız öğrencilerin senelik tüm masraflarının karşılanacağı “Geleceği Birlikte Yazalım” isimli özel projeden bahseden Canon Eurasia Genel Müdürü Wilbert Verheijen,TEV ile gerçekleştirilen iş birliği hakkında; “Canon olarak bu kampanya ile her biri Türkiye’nin aydınlık geleceği olan genç kızların eğitimlerine destek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Başarılı ve maddi imkanları sınırlı gençlerin eğitimine destek vererek, hak ettikleri eşit şartları sağlamak amacıyla var gücüyle çalışan Türk Eğitim Vakfı’nın projedeki ortağımız olması bizleri ayrıca mutlu ediyor. Görüntüleme ve yazıcı teknolojilerine yön veren global firmalardan biri olarak ülkemizdeki kız çocuklarının eğitim haklarını önemsiyor, bu alanda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek ve geleceği birlikte yazmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

İş birliği ve projeye dair görüşlerini paylaşan TEV Genel Müdürü Yıldız Günay; “İnanıyoruz ki, eğitim sadece okuma – yazma, bilgi edinme değil, öncelikle hayatı ve gücünü keşfetmeye dair bireye beceri kazandırmaktır. Kendini keşfetme sürecinde ürün ve çalışmalarıyla 80 yıldır dünya genelinde topluma büyük hizmet sunan değerli marka Canon ile “Geleceği Birlikte Yazalım” projesinde beraber ilerleyecek olmaktan mutluyuz. Türk Eğitim Vakfı olarak kız çocuklarımızın eğitiminde fırsat eşitliği sağlamak ve ayakları üzerinde durmalarına destek olmak amacıyla faaliyetlerimizi hassasiyetle sürdürdüğümüz bu dönemde projemizin lise eğitimi alan kız öğrencilere fayda sağlayacak olmasından ayrıca heyecan duyuyoruz” dedi.

TEGV 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü’nü kutladı

TEGV; her yıl olduğu gibi 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü’nü 32 ilde düzenlediği aktivitelerle coşkuyla kutladı ve #gönüllüykenben hashtag’i ile sosyal medya kampanyası düzenledi.

Faaliyetlerini 1995’ten beri 80 bini aşkın gönüllüsünün desteği ile gerçekleştiren Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV); ilköğretim çağındaki çocuklara eğitim desteği verirken, gönüllülük kavramının tanıtılmasını, benimsetilmesini, yaygınlaştırılmasını ve süreklilik kazanmasını sağlamayı da hedefliyor.

TEGV; her yıl olduğu gibi, bu yılda ülkemizin 32 ilinde, 73 noktasındaki eğitim parkları, öğrenim birimleri ve Ateşböceklerinde faaliyetlerine destek veren gönüllülerinin katılımıyla, onların bu özel gününü coşkulu etkinliklerle kutladı. Yemek, kahvaltı, toplantı gibi organizasyonlarla bir araya gelen gönüllüler hem eğlendiler, hem de Dünya Gönüllüler Günü’nü kutladılar.

Bu yıl ayrıca; #gönüllüykenben hashtagi ile kendi sosyal medya hesaplarında, gönüllü olmanın mutluluğu ve TEGV’de gönüllü olmanın farkını vurgulayan fotoğraflar çeken gönüllüler; birbirinden ilginç özçekimlerle gönüllülüğü kendilerince yorumladılar ve neşeli, muzip, mutlu görüntüler paylaştılar.

Yılda yaklaşık sekiz bin gönüllüsünün desteğiyle faaliyetlerini gerçekleştiren TEGV’in çok sayıda bir zamanlar çocuğu olup etkinliklere katılan ve TEGV’le büyüyen, 18 yaşını doldurunca da kendisi gönüllü olup çocuklarla etkinliklere giren genç gönüllüleri var.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği Bilgi’de tartışılacak

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi, 11 Aralık Salı günü, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine farklı disiplinlerden yaklaşımların yer alacağı, “Kadın = Erkek, Ne Eksik! Ne Fazla” seminerini düzenliyor.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine farklı disiplinlerden yaklaşımlarla sorunlar, öncelikler ve çözüm önerilerinin tartışılacağı seminerin açılış konuşmasını BİLGİ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu ve Türkiye’nin halkla ilişkiler duayeni Betül Mardin’i yapacak. santralistanbul Kampüsü’nde, saat 10.00’da başlayacak konferans iki oturumdan oluşacak. Cinsiyet eşitsizliği ve kadın hakları konularında uzman ve araştırmacı birçok isim katılımcılarla bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.

Konferansın “Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine farklı disiplinlerden genel bir bakış” başlığının ele alınacağı ilk oturumunda; Rayka Kumru, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Melisa Soran, Avukat Aslı Karataş, AÇEV Aile Birimleri Eğitim Direktörü Hasan Deniz, Borusan Grubu Kurumsal İletişim Direktörü ve Bilim Virüsü Kurucusu Şule Yücebıyık gibi isimler söz alacak. Konferansın ikinci oturumundaysa, “Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine farklı disiplinlerden yaklaşımlar” konusu işlenecek. Oturumda Avukat Ece Güner Toprak, Yapımcı ve European Woman Audiovisual Başkan Yardımcısı Zeynep Atakan, Psikoterapist ve Yazar Alper Hasanoğlu gibi isimler toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin dünyadaki durumu irdeleyecek.

Muratbey’den kadınlara destek

Muratbey, kadın süt üreticilerini desteklemek, danışmanlık yapmak, ekonomik açıdan güçlenmelerini sağlamak ve sütte verimliliği artırmak adına Peynire Değer Katan Kadınlar projesini başlattı. Projenin ilk etabında Uşak ve çevre illerde süt üreticiliği yapan 30 kadına eğitimler verildi. 

Peynire Değer Katan Kadınlar projesi kapsamında katılımcılar “Kaliteli Süt Üretimi ve Sağım Hijyeni”, “Hayvan Sağlığı ve Bakımı”, “Sağlıklı Beslenme ve Spor” ile “Osteoporoz ve Kadın Sağlığı” konularında eğitim alıyor. Kadın süt üreticileri eğitimler sonunda sertifika almaya hak kazanıyor.

Muratbey yönetim ve çalışan kadrosunda kadın hakimiyetini artırmaya yönelik çalışmalar da gerçekleştiriyor. Çalışan sayısının üçte birini kadınların oluşturduğu Muratbey, gelecek beş yıl içerisinde kadın çalışan oranını yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyor.

Muratbey, her platformda bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyor

Kadınlara yönelik sosyal projelerin daima destekçisi olan Muratbey, osteoporoz, hamilelik dönemi, diş sağlığı, kemik gelişimi gibi kadın sağlığını etkileyen konularda düzenli aralıklarla toplantılar düzenliyor. Kalsiyumun ve peynirin öneminin anlatıldığı seminerlerde kadınlarımızın sağlık konularında bilincinin artması hedefleniyor.

Samsung ve BTK’dan öğretmenlere Siber Zorbalık projesi kapsamında eğitici eğitimi

Çocukların elektronik ortamda rahatsız edici eylemler ile karşılaşmasını önlemeyi hedefleyen Samsung Electronics Türkiye, BTK işbirliği ile Ankara’da 150 öğretmene eğitici eğitimi verdi.

Samsung Electronics Türkiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) iş birliği ile siber zorbalık konusunda çocukların, gençlerin ve ailelerin farkındalığını artırmayı hedefleyen “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketi kapsamında 22 Kasım Perşembe günü Ankara’da 150 öğretmene eğitici eğitimi verildi.

Elektronik ortamda bir birey veya grubun, diğerlerine yönelik kasıtlı biçimde gerçekleştirdiği aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi rahatsızlık verici eylemleri ifade eden “siber zorbalık” kavramı çocuk ve gençlerin fiziksel ve psikolojik zarar görmesine sebep oluyor.  İstanbul’un ardından, Ankara’daki BTK Merkez yerleşkesinde Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü desteği ile gerçekleştirilen eğitime katılan 150 öğretmen, burada edindiği bilgi ve tecrübeleri öğrencileri ile paylaşacak. Teknolojinin kötü amaçlı kullanımına karşı kişilik haklarının korunması konusunda duyarlılığın artmasını hedefleyen proje kapsamında eğitimlere okullarda devam edilecek.

Samsung ile ortaklaşa gerçekleştirilen eğitimlerin gençlerin siber zorbalıktan korunabilmeleri için büyük önem taşıdığına değinen Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan; “Özellikle ebeveynlerimizin ve öğretmenlerimizin siber zorbalık konusunda dikkatli olmaları gerekiyor. Gençlerimiz başlarına bir siber zorbalık olayı geldiğinde aileleriyle bu sırlarını paylaşamıyor. Utanma, çekinme sebebiyle gençlerimizin saklamaya çalıştığı siber zorbalık olaylarını maalesef aileler ve öğretmenler iş kontrolden çıktıktan sonra öğreniyorlar. Ebeveynlerimize seslenmek istiyorum. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuz tarafından hayata geçirilen Güvenli İnternet sitemizi mutlaka ziyaret etsinler. Samsung’a toplumsal farkındalık oluşturacak bu hareketin öncülerinden olmasından dolayı çok teşekkür ediyoruz” dedi.

Gerçekleştirilen eğitime dair açıklamalarda bulunan Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim; “Teknoloji ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda olumlu etkiler sunsa da kötüye kullanımından doğan olumsuz sonuçlar da yaşanabiliyor. Siber zorbalık olarak ifade ettiğimiz bu sorun ile mücadelede, teknolojinin gelişimine yöne veren şirketlerin başında yer alan Samsung olarak başlattığımız sosyal sorumluluk projemizin birinci yılını doldurmak üzereyiz. Tüm iletişim kaynaklarını kullanarak siber zorbalık konusunda farkındalığı artırmaya devam etme hedefimiz doğrultusunda Ankara’da gerçekleştirdiğimiz eğitimlere katılan öğretmenlerimizin, edindiği bilgilerin bir kar topu misali öğrenciler ve veliler ile yayılmasını amaçlıyoruz” dedi.

Kış soğuğuna karşı yardımsever çantalar ışık saçıyor

Türkiye’de ve dünyada adından sıkça söz ettiren Mehry Mu, Tohum Otizm Vakfı Alışveriş Festivali için özel bir iş birliğine imza attı.

Adını farsça “güneş” anlamına gelen ve markanın tasarımcısı Güneş Mutlu Mavituncalılar’ın isminden ve soyadının ilk iki harfinden ilham alan Mehry Mu ile Türkiye’nin uzun yıllardır otizmli çocuklara destek veren, logosu güneş olan Tohum Otizm Vakfı’nın 21-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek festivali için Uyguner Deri’nin bağışladığı deriler ile Mehry Mu tarafından tasarımı ve üretimi gerçekleştirilen çantaların tüm geliri vakıfa bağışlandı.

Özel Tohum Vakfı Özel Okulu burslu öğrencisi Mustafa Birdal’ın çizimlerini astar ve saklama torbalarında kullanan Mehry Mu’nun kreatif direktörü Güneş Mutlu Mavituncalılar, çantaların özgün astar ve kılıf kullanımı ile iç desenlerinde de farklılık yarattı.

Naturel, klasik ve eğlenceli renklerin bir arada yer aldığı Mehry Mu x Tohum Otizm Vakfı çantaları siyah, mor ve sarı alternatiflerinden satın alarak siz de Tohum Otizm Vakfı çalışmalarını destekleyebilirsiniz.

Teknoloji sayesinde çeşitlilik ve kapsayıcılık farkındalığı arttı

Lenovo, Dünya Kadınlar Forumu’nda “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusundaki ilk araştırma raporunu sundu.

Lenovo, 14- 16 Kasım tarihlerinde Paris’te gerçekleştirilen “Ekonomi ve Toplum için Kadınlar Forumu”’nda sunduğu araştırma raporunda “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusunun kritik önemiyle ilgili farkındalığın, çalışma yerine ilişkin beklentilerde üst sıralara tırmandığını bildirdi. Çin, A.B.D., İngiltere, Almanya ve Brezilya’nın olduğu beş farklı ülkede beş bin kişiyle yapılan araştırmaya göre dünya çapında farklı ülkelere ve kültürlere ait olan insanlar arasında “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusuna verilen değer arttı.

Araştırmaya göre insanlar “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusunu istihdam, sağlık hizmetleri ve eğitimin hemen ardından kritik bir konu olarak derecelendirdiler. Araştırmaya katılanlar, teknolojinin, “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusunu olumlu yönde geliştirerek dünyayı birbirine yakınlaştırdığını belirttiler.

Lenovo’nun global düzeydeki araştırmasına katılanlar, diğerleriyle karşılaştırıldığında, teknoloji sektörünün “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusunu daha iyi geliştirebileceğini belirttiler. Teknoloji sayesinde, dünya vatandaşlarının tüm kesimlerinden çeşitli fikirlerin ve katılımının sağlanabilmesi, Çeşitlilik ve Kapsayıcılık konusunun tüm yönlerinde fark yaratmak için büyük bir fırsat yaratıyor.

Lenovo araştırmanın ayrıntılarını paylaştı

Lenovo’nun CEO’su Yang Yuanqing ise konu hakkında; “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık konusunun daha fazla kabul görmesi, insanların değerlerinde önemli bir değişim olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, artık artırılmış gerçeklik/sanal gerçeklik, 5G ve yapay zeka gibi çeşitli, yaratıcı ve kapsayıcı düşünce yapılarını gerektiren, yeni ve gelişmekte olan teknolojilerin takip edilmesiyle birlikte, bu konu daha da önemli hale geliyor. Kendi işimizde ve tüm işlerde çeşitlilik zorunluluğu hiç bu kadar net olmamıştı” dedi.

Lenovo, ilk “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” raporunda gerçekleştirdiği dünya çapındaki araştırmayı öne çıkardı. Lenovo, rapor doğrultusunda iş dünyasında çeşitliliğin ve kapsayıcılığın işin geneline dahil edilmesi için şirketin stratejilerini, programlarını ve ilkelerini paylaşarak, şirketin 160 ülkede Çeşitlilik ve Kapsayıcılık konusuna odaklanmasının ayrıntılarını verdi.

Lenovo’nun raporu “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusunu bütünsel bir biçimde ele alarak, şirketin, 2020 yılına kadar, global çapta üst düzey yöneticilerin en az yüzde 20’sinin kadınlar olması konusundaki taahhüdünü gösteriyor. Ayrıca Lenovo, aynı zaman diliminde, yüzde 28 veya daha yüksek oranda Asyalı, Siyahi, İspanyol kökenli, Amerikan Yerlisi, iki veya daha fazla ırktan çalışanın ve/veya Hawaii veya Pasifik Adalı çalışanın temsil edildiği bir ABD üst düzey yönetici ekibini oluşturmayı hedeflediğini açıkladı.

Lenovo’nun Çeşitlilik Yöneticisi Yolanda Conyers ise; “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık, bizim için global bir zorunluluktur. Bu, yalnızca en iyi ve devrim niteliğinde fikirleri benimsememizi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda müşterilerimizin gereksinimlerini daha iyi anlamamıza ve ele almamıza da olanak veriyor” dedi.

“Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusunun, artık genel olarak dünya çapında temel bir gereklilik haline gelmesiyle birlikte, Lenovo, tutum ve davranışlarda önemli, gerçek bir değişimi desteklemek için bu değerlerin artık ön plana çıkarıldığını kabul ediyor.

Çiğdem Kağıtçıbaşı İnsan Gelişimi Araştırma Ödülü’ne başvurular başladı

Koç Üniversitesi’nde kurulan ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Sürdürülebilir Kalkınma UNESCO Kürsüsü’ nezdinde oluşturulan Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı ‘İnsan Gelişimi Araştırma Ödülü’ için başvuru süreci başladı.

Koç Üniversitesi’nde, Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı adına kurulan ve ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Sürdürülebilir Kalkınma UNESCO Kürsüsü’ nezdinde oluşturulan Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı ‘İnsan Gelişimi Araştırma Ödülü’ başvuruları 3 Aralık 2018 itibarıyla başladı. Sürdürülebilir kalkınmada büyük önem taşıyan insan gelişimini ve esenliğini desteklemeye yönelik araştırma ödülüne başvurular 1 Mart 2019 tarihine kadar devam edecek.

‘İnsan Gelişimi Araştırma Ödülü’, Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı tarafından Türkiye’de insan esenliğine yönelik uygulamalı insan bilimine katkı sağlayan bir araştırma ödülü olup, ödüle 40 yaşını aşmamış Türk vatandaşları ve genç bilim insanları veya genç sosyal bilimci olma kriterlerine uyan adaylar başvurabiliyor. Ödülü almaya hak kazanan araştırma sahibine 25 bin TL para ödülü de verilecek.

UNESCO Kürsüsü nezdinde verilen ‘İnsan Gelişimi Araştırma Ödülü’, öncelikle psikoloji alanında insan gelişimini ya da genel olarak insan esenliğini desteklemeye yönelik uygulamalı ya da uygulamalara ışık tutabilecek bilimsel araştırma projeleriyle, sosyoloji ve eğitim bilimleri gibi diğer davranış bilimlerindeki benzer projelere verilecek. Değerlendirmeler, hem projenin değeri, hem de adayın bilimsel yetkinliği göz önünde bulundurularak yapılacak.

Adayların Türkçe ve İngilizce olarak başvuru yapabileceği ödül programında, ayrıntılı bilgi ve başvuru formu https://kockam.ku.edu.tr/trsitesinden temin edilebilecek. Hazırlanan başvuru belgeleri PDF formatında unescochair@ku.edu.tradresine gönderilebilecek.

‘İnsan Gelişimi Araştırma Ödülü’hakkında detaylı bilgi için: https://kockam.ku.edu.tr/tr

Vodafone İstanbul Maratonu’nda Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı için 152 bin TL bağış toplandı

Bir Adımla Büyüsün projesi ile Vodafone 40. İstanbul Maratonu’na katılan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı– Cerebral Palsy Türkiye, 195 koşucunun katılımıyla 152 bin TL bağış toplayarak, engelli olma riski taşıyan 63 bebeğin hayatına umut oldu.

Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı – Cerebral Palsy Türkiye adına koşan 195 koşucu, Vodafone 40. İstanbul Maratonunda 152 bin TL bağış topladı. Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı – Cerebral Palsy Türkiye, bu bağışlarla engelli olma riski taşıyan 63bebeğe ‘Erken Müdahale Programı’ ile üç aylık ücretsiz fizyoterapi ve gelişim takibi hizmeti verecek.

Dünyada 17 milyon kişide görülen Cerebral Palsy, gelişimini tamamlamamış beynin doğum öncesi, sırası ve sonrasında meydana gelebilecek, çocuklukta en sık rastlanan fiziksel engellik durumu olarak karşımıza çıkıyor. Hasar görmüş beyne erken müdahale ve hayat boyu rehabilitasyon uygulaması ile bebeklerde olumlu gelişmeler sağlanıyor.

Hareket bozukluğu ile birlikte görme, işitme, algılama sorunları ve epilepsi gibi farklı durumların da eşlik edebildiği Cerebral Palsy’li her dört çocuktan biri konuşamıyor, üç çocuktan biri yürüyemiyor, iki çocuktan biri zihinsel engelli, dört çocuktan birinin epilepsisi bulunuyor. Ömür boyu bakım gerektiren Cerebral Pasly’li çocuklar için erken tanı son derece büyük önem taşıyor.