Kadıköy’den ekolojik yaşama destek

Kadıköy Belediyesi, Ekolojik Yaşam Parkı ve Kompost Eğitim Merkezi’ni hayata geçiriyor. Proje kapsamında sürdürülebilir gelişme ve ekolojik yaşamın desteklemesi amaçlanıyor.

Kadıköy Belediyesi tarafından Kemal Sunal Parkı’nda açılacak Ekolojik Yaşam Parkı ve Kompost Eğitim Merkezi STK’lar tarafından da kullanıma açık olacak. Ayrıca ekolojik yaşamla ilgili farklı yaş gruplarına yönelik çeşitli eğitimlerin verilebileceği ve atölyelerin yapılabileceği bir merkezi de içinde barındıracak projenin temmuz ayında tamamlanması planlanıyor.

Zihinsel ve bedensel engellilere çok özel okul

Limak Vakfı, Zihinsel ve Bedensel Engelliler Okulu için protokol imzaladı. Gülseren Özdemir Özel Eğitim ve İş Uygulama Okulu bu yıl içinde tamamlanarak hizmete açılacak. Projeyle çocukların topluma kazandırılması amaçlanıyor.

Limak Holding, eğitim başta olmak üzere bir çok alanda farklı projelere imza atmaya devam ediyor. Zihinsel ve bedensel engelli çocuklara hizmet verecek olan Gülseren Özdemir Özel Eğitim ve Uygulama Okulu’nu hayata geçirmek için Limak Vakfı ve İstanbul Valiliği arasında bir protokol imzalandı. Projeyle farklı nedenlerden dolayı dezavantaj yaşayan kesimlerin eğitim imkanlarından eşit şekilde faydalanmaları ve bu çocukların topluma kazandırılması amaçlanıyor.

Törende konuşan Nihat Özdemir; “Eşim Gülseren Özdemir aydın bir eğitimci ve hayırsever bir insandı. Üniversitede Makina Mühendisliği okuyan tek kız öğrenciydi. Sonra beraber Endüstri Mühendisliği yüksek lisansı yaptık. Ardından kendisi, Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde akademisyen olarak kalıp genç mühendisler yetiştirmeye devam etti. Aynı zamanda şehit ve gazilere, maddi imkansızlıklar içerisinde olan öğrencilere her zaman destek vermeye çalışan, verdiği desteklerle yardımsever yapısını ortaya koyan eşimin adına ve anısına bu projeyi gerçekleştirmeye karar verdik. Türkiye’de özellikle zihinsel ve bedensel engelli çocuklarımızın eğitimi konusunda daha iyi ortamlar oluşturmamız gerekiyor” dedi. Ayrıca Limak Vakfı çatısı altında öncelikle eğitime yönelik çalışmalar yürüttüklerini hatırlatan Özdemir; “Ülkemizde farklı nedenlerden dolayı dezavantaj yaşayan kesimlerin eğitim imkanlarından eşit şekilde faydalanmalarını ve bu çocuklarımızı ülkemize kazandırmayı, kendi ayakları üzerinde durabilir hale getirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.

Eşi Gülseren Özdemir’e ithafen bir başarı bursu programını da hayata geçirdiklerini dile getiren Nihat Özdemir, liselerdeki çok başarılı, buna karşılık maddi imkansızlık yaşayan öğrencileri, bu program ile destekleyerek daha iyi bir eğitim ve gelecek fırsatı elde etmelerini amaçladıklarını dile getirdi.

“Veli ve öğretmenler dahil her ayrıntı düşünüldü”

27 derslikli Gülseren Özdemir Özel Eğitim ve İş Uygulama Merkezi toplam 270 öğrenci kapasitesine sahip olacak olan okulda, orta ve ağır düzeyde zihinsel engeli olan öğrenciler, orta ve ağır düzeyde otizmi olan öğrenciler ve birden fazla engeli olan öğrenciler eğitim ve öğretim görebilecek.

Özellikle birden fazla engeli olan öğrenciler için en iyi koşullarda eğitim verecek şekilde planlanan okulun en önemli özelliklerinden biri de öğrencilerin yanı sıra aileler için de eğitim ortamının oluşturulması olacak. Ayrıca bu alanda öğretmenlerin yetiştirilebilmesi, tecrübelerinin artması ve uzmanlaşmaları için okul bünyesinde birçok gözlem odası, gerekli tertibat ve altyapı bulunacak.

Okul katları çocukların kolaylığı için renklerle kodlanacak ve güvenlikleri için bina dış hatları yuvarlatılacak. Yaklaşık 5,000 m2 kapalı alan içerisinde 27 derslik ve 12 bireysel eğitim sınıfından oluşan okulun içinde oyun odaları, uygulama evleri, atölyeler, müzik derslikleri, görsel sanatlar derslikleri ve beden eğitimi salonları bulunacak. Ayrıca, sınıflarda gözlem odaları, kütüphane, bilgisayar odası, veli bekleme salonu, okul aile birliği odası, fizyoterapi ve konuşma terapisi salonu, revir, yemekhane, 100 kişilik konferans salonu, kulis ve fuayesi, iki adet asansör, bahçede eğitim ve oyun istasyonları, açık hava derslikleri bulunacak.

“Bir çocuğun umudu, hepimiz için umut”

Birleşmiş Milletler Mülteciler Günü, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Himayesinde ve Maya Vakfı Önderliğinde Kutlandı. Bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen kutlamada, çocuklara çocuk olduklarını hatırlatmak amaçlanırken, mülteci sorununun dünyada geldiği noktaya dikkat çekildi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği himayesiyle Maya Vakfı’nın önderliğinde ve Türkiye Jokey Kulübü ana sponsorluğunda düzenlenen kutlamaya, ilgili konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bine yakın mülteci çocuk ve aileleri katıldı. Dünya Mülteciler Günü etkinliğiyle kamuoyundaki farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Bine yakın mülteci çocuk ve ailelerinin katıldığı günde çeşitli atölye çalışmaları ve çocuk aktivitelerinin yanı sıra Zeytin müzik gurubu da sahne aldı.

Etkinlikte Maya Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Esra Özsüer de bir konuşma yaptı. Özsüer; “Bugün 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü Şenliği’nin ikincisini düzenliyoruz. Şenliğin gerçekleşebilmesinde, özellikle mülteci çocukların kalplerindeki umudun yeşertilmesinde büyük katkıları olan başta Yüksek Komiserlik olmak üzere tüm katılımcı kurumlara ve STK’lara, ana sponsorumuz Türkiye Jokey Kulübü’ne ve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da desteğini bizden esirgemeyen Jotun’a da çok teşekkür ederiz. Bugün burada sadece Mülteciler Günü’nü kutlamıyoruz. Çocukların çocukluklarını hatırlamak, yalnız olmadıklarını göstermek, tüm mültecilerin burada hoş karşılandığını hissettirmek için buradayız. Bir olduğumuzu ve mültecilerin yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Çünkü buradaki bir çocuğun umudu, aslında hepimiz için umut” dedi.

 

“Özel sektör, ekosistemini kadınlar ve gençler için harekete geçirmeli”

Unilever’in Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında geleneksel olarak düzenlediği Paydaş Çalıştayı, bu yıl Kadınların ve Gençlerin Güçlenmesi konuları odağında gerçekleşti. Çalıştayda, kadınların ve gençlerin güçlenmesi konusunda istenen ilerlemenin sağlanabilmesi için özel sektörün ekosistemini harekete geçirmesi gerektiği vurgulandı.

Unilever, sürdürülebilirliği işinin merkezine koyarak hayata geçirdiği Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı doğrultusunda kaydettiği ilerlemeyi duyurmak, aynı zamanda ekosistemindeki etkiyi büyüterek yaygınlaştırmak amacıyla her yıl paydaşlarıyla bir araya geldiği çalıştayı, bu yıl 21 Haziran’da İstanbul’daki Merkez Ofisinde gerçekleştirdi. Çalıştay, kamu, sivil toplum, akademik çevreler ve iş dünyasından 50’ye yakın uzman ismin katılımıyla yapıldı. Kadınların ve Gençlerin Güçlenmesi konularına odaklanan çalıştayda, alanında uzman isimler bugünün tablosunu ortaya koyarak, geleceğin yol haritasını belirlemek üzere çözüm önerilerini tartıştı.

Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın altıncı yılında düzenlenen çalıştayın açılış konuşmasını yapan Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı Harm Goossens, Unilever’in William Lever’den bu yana paylaşılan refaha odaklandığını, o günden bu yana şirket misyonunun değişmediğini, Sürdürülebilir Yaşam Planı’yla da tüm değer zincirini kapsayan ve sürdürülebilir büyümeyi merkezine yerleştiren farklı bir iş modeli ortaya koyduklarını söyledi.

“Birlikte daha iyi bir dünya yaratabiliriz”

Unilever’in paydaşlarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde, Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında globalde 50’den fazla hedefin yüzde 80’ini gerçekleştirdiğini kaydeden Goossens, sözlerine şöyle devam etti: “Biz sade ve alçak gönüllü bir şekilde yardımınızı istiyoruz. Güven ve karşılıklı saygıya dayalı ve kuşaklar arası düşünceye dayalı derin iş birlikleri içindeyiz. Bu sayede birçok zorluğumuzu çözebileceğimize inanıyoruz. Her zamankinden daha çok, amacımızı yaşatmaya ve sürdürülebilir yaşam planımızın sorumlu büyümenin itici gücü olmasında kararlıyız. Çünkü birlikte, bugünkü ve gelecek kuşaklar için daha iyi bir dünya yaratabiliriz. Daha iyi bir gelecek yaratmak için bundan daha iyi bir zaman yok!”

Meslek öğreterek para kazandıran proje

Sorgun Halk Eğitimi Merkezi ve İŞKUR iş birliğiyle açılan kursa katılan 25 kursiyer günde sekiz saat eğitim görerek atık kağıtları sanata dönüştürüyor ve  aile bütçesine katkı sağlıyor. Çöpe atılan kağıt broşürlerin değerlendirildiği projeyle dezavantajlı grupların da ekonomide yer alması hedefleniyor.

Yozgat Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri, atık kağıtları sanata dönüştürüp aile bütçesine katkı sağlıyor. Sorgun Halk Eğitimi Merkezi ve İŞKUR işbirliğiyle açılan kursa katılan 25 kişi günde sekiz saat eğitim görerek el sanatları teknolojisi, yapma çiçek ve sepet örme kursuna katılanlar, çöpe atılan kağıt broşürlerden sepet, vazo, saat, çiçek ve süs eşyası yaparak satıyor. Bu sayede dezavantajlı grupların da ekonomide yer alması hedefleniyor.

Haftada 40 saat olmak üzere 792 saat sürecek kursta söğüt dallarından reklam broşürlerine, atık gazete kağıtlarından bambuya, mısır yapraklarından atık kartonlara her şeyin değerlendirildiğini ifade eden Genel; “Bir zamanlar insanlarımız pazara gittiklerinde ellerinde ya sepet ya da file olurdu. Şimdilerde onun yerini naylon poşetler aldı. Dolayısıyla sepet örme sanatı gittikçe kaybolmaya başladı. Bu kursu açmakla unutulmaya yüz tutmuş bir mesleğin yeniden hayata geçmesinde önemli rol üstlendik.” dedi.

“Hem meslek öğreniyor hem para kazanıyoruz”

Kursiyerlerden Zeycan Yılmaz da kursa dört ay önce başladığını, bu sayede yeni bir meslek öğrendiğini ve bunu devam ettirmek istediğini söyledi. Yılmaz; “Dört ay önce geldiğimizde hiçbir şey bilmiyorduk. Önce gazete kağıtlarıyla başladık. Sonra reklam kağıtları, bambu, mısır yaprakları derken önümüze çıkan bütün atıkları değerlendirebileceğimizin farkına vardık. Bunlardan ekmek sepetleri, kapı süsleri, çanaklar, kirli çamaşır sepeti gibi çok çeşitli ürünler yapıyoruz.” dedi.

Plastik atıklar kartuş fiyatlarını düşürecek

HP, yeni bir sosyal sorumluluk projesi başlattı. Geri dönüşüm malzemeleriyle hazırlanmış olan kartuşların yaygınlaşmasını sağlayacak projeyle çevreye verilen zararın en aza indirilmesi ve sorumluluk bilincinin artırılması hedefleniyor.

HP, yeni sosyal sorumluluk projesiyle geri dönüşüm ürünlerinden kartuş üreteceğini ve bu ürünlerin atık plastiklerden oluşacağını belirtti. Alınan kararla beraber geri dönüşüm amaçlı olarak toplanan atık plastikler yeniden kullanılabilir hale getirilip işlenecek. Bu plastikler doğrudan kartuşların üretiminde kullanılan hammadde olacak. Sadece atık plastikler değil, eski kartuşların malzemelerini de doğrudan yeni kartuş üretimi için kullanacak olan HP, bir yandan geri dönüşümün önemini ortaya koyarak kartuş fiyatlarını da düşürmeyi amaçlıyor.

Bir basketle geri dönüşüme destek verin

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde insanların yoğun olduğu yerlere yerleştirilen basketbol potası şeklindeki pet şişe toplama sepetleriyle, geri dönüşüm bilincinin eğlendirerek yaygınlaştırılması hedefleniyor. Geleceğini Çöpe atma, Pet Şişeni Potaya At sloganıyla hayata geçirilen geri dönüşüm sepetleri, vatandaşlardan büyük ilgi görüyor.

Körfez Belediyesi ve Kocaeli Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği ortaklığında hazırlanan ve Geleceğini Çöpe atma, Pet Şişeni Potaya At sloganıyla başlayan projede pet şişe toplama potaları, yerleştirilmeye başlandı. İlk basketlerini hastane çalışanlarının attığı pet şişe toplama potları, çocukların da eğlenerek çevre bilinci kazandıkları alanlar haline geldi. Hastane bahçesine yerleştirilen geri dönüşüm basketlerinin faydalı olduğunu belirten sağlık çalışanları da ellerindeki pet şişelerle basket atarak projeye eğlenceli bir şekilde destek verdiklerini dile getirdiler.

“Hem personelimiz hem de hastalar destek verecek”

Körfez Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak çevre dostu bir hastane olma yolunda projeye destek verdiklerini belirten Başhekimi Dt. Zehra Coşkun Salih; “Plastik atıkların geri dönüşüme kazandırılması hem ülke ekonomisine katkıda bulunulacak hem de çevre bilincinin oluşturulması sağlanacak. Bu projeye hem hastalarımızın hem personellerimizin ve özellikle çocuk hastalarımızın çok ilgi göstereceğini düşünüyorum. Bütün Körfez için hayırlı olsun diyorum” dedi.

“Tüm sağlık kuruluşlarının çevre dostu olmasını amaçlıyoruz”

Hastanelerdeki geri dönüşüm bilinçlendirmelerini eğlenceli hale getirmeyi amaçladıklarını söyleyen Kocaeli Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği Çevre Mühendisi Mustafa Ürüt; “Tüm sağlık dostu kuruluşlarımızın çevre dostu olmasını hedefliyoruz. Bu kapsamda sağlık kuruluşlarımıza yönelik olarak atık depolar inşa ettik. Tıbbi atık ve tehlikeli atık yönetimi konusunda baya bir yol kat ettik. Ama ambalaj atıkları konusunda daha yol almak için bu projeye imza atmak istedik. Amacımız ambalaj atıklarının kaynağında doğru ayrılması ve bunların ekonomiye kazandırılmasında eğlenceli bir hale getirmek. Bugün itibariyle bu potayı sağlık kuruluşumuza yerleştirdik. Amacımız hem sağlık personelimizin hem de hastaneye müracaat eden hastaların ellerinde oluşan pet şişeleri çöp kurularına atmak yerine gelip buraya hem eğlenerek hem ambalaj atıklarını ekonomiye kazandırarak hem de çevre korumasını hedefliyoruz. Tüm çalışanlarımızdan destek bekliyoruz” diye konuştu.

“Spor alanlarına da geri dönüşü potaları yerleştireceğiz”

Pet atıklar gibi çok değerli atıkların ekonomiye yeterince katkı sağlamadığını belirten Körfez Belediyesi Çevre Teknikerleri Saha Sorumlusu Ufuk Kaya; “Pet şişeler maalesef çöplere gidiyor ve çöp miktarlarının her geçen gün artmasına sebep oluyor. Ekonomimizi canlandırmak için pet şişe gibi daha değerli nice atıkları geri dönüştürmemiz lazım. Bunun gibi yeni projeler bunlar. Ambalaj atıklarıyla ilgili bu yeni çalışmamız genelde hastanelerde başladık. Hastanelerde başlamamızın sebebi, hem yoğun olması hem de ambalaj atıklarıyla ilgili yapılan çalışmalarda daha eğlenceli hale getirmek. Bu projeyle ilçemizde bulunan spor komplekslerine de bunlardan düşünüyoruz. Spor yapmak için gelen arkadaşlarımızın geri dönüştürülebilen malzemeleri buraya atmaları sağlamak için devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Enerjide dışa bağımlık sona eriyor

UTET Enerji, doğalgaz tüketimini tamamen ortadan kaldıran ve yüzde 40’a varan oranda tasarruf sağlayan hidrojenli kombi üretildi. Proje kapsamında enerjide dışa bağımlılığı bitirerek temiz ve sürdürülebilir enerji hedefleniyor.

UTET Enerji, doğalgaz tüketimini tamamen ortadan kaldıran ve yüzde 40’a varan oranda tasarruf sağlayan hidrojenli kombi üretildi. Proje kapsamında enerjide dışa bağımlılık azaltılıp temiz ve sürdürülebilir enerji hedefleniyor. Dünyanın hidrojenle çalışan ilk kombisini ürettiğini savunan UTET Enerji Kurucu Ortağı Fikret Özçelik; “Hem temiz hem de daha ucuz bir enerji kaynağı olan hidrojen, cep yakan doğalgaz faturalarını sıfırlayacak” dedi.

Yaklaşık 20 yıldır hidrojenle ilgili çalışmalar yürüten Özçelik, dünyanın ilk hidrojenle çalışan kombisini imal ettiğini ve seri imalatına başladığını söyledi. Bir gram hidrojenin bir buçuk milyon kilo kalori ürettiğini ifade eden Özçelik; “Bir evin ısınması için ortalama olarak 20 bin kilokalori enerjiye ihtiyaç var. Bir gram hidrojenle 75 adet evin enerjisini karşılayabilirsiniz. Karşımızda büyük bir fırsat duruyor ve ülke olarak enerji bağımlılığımızı sona erdirecek, temiz ve sürdürülebilir enerjiyi yakaladık” diye konuştu. Dünya Hidrojen Enerji Birliği’nin de dikkatini çekti.

Özçelik, UTET Enerji’nin ürettiği kombilerin sadece bir litre suyla 100 metrekarelik evi ısıttığını belirterek, kombinin çalışma şeklini şöyle anlattı: “Evlerde kullanılan elektrik ve su hatları ile entegre çalışan bir sistem. Suyun içinde üretilen hidrojen hemen kombi içinde yanıyor ve ısı çıkıyor. Elde edilen sıcak suyu, peteklere, mutfağa ve banyoya yönlendirebilirsiniz. Sistem elektrik ve su sarfiyatını bir miktar artırıyor, ama doğalgaz faturasını sıfırlıyor. Ancak sistemi elektrik yerine güneş panelinden elde edilecek enerjiyle çalıştırırsanız, 100 metrekarelik bir evi günlük yaklaşık 10 kuruşa ısıtabilirsiniz.” dedi.

 

Radyoaktif atıklara yeni çözüm

Fukuşima nükleer santralinde devam eden nükleer sızıntıyı ölçebilmek için Toshiba önderliğinde sualtı robotu geliştirildi. Küçük Güneş Balığı olarak adlandırılan robot, nükleer santralin sular altındaki kısımlarını keşfetmek için kullanılacak. Proje kapsamında robotun reaktöre ulaştıktan sonra verileri toplaması ve zarar gören santralden radyoaktif atığın çıkarılması hedefleniyor.

Toshiba ve bir takım araştırmacı, insanların ulaşamadığı bölgeyi robotlarla temizlemek için su altı robotu geliştirdi. Nükleer santralin sular altındaki kısımlarını keşfetmek için kullanılacak olan robot Küçük Güneş Balığı olarak adlandırılıyor. Ortalama bir ekmek boyutundaki robot, kuyruk kısmındaki pervaneleriyle manevra yaparak, iki kamerası ve radyasyonu ölçmek için veri toplayacak. Bir veri kablosu, robotla takım arasında sürekli bağlantı kurarak yakalayabilecekleri herhangi bir resim veya veriyi dışarıdaki ekibe gönderecek. Robotun reaktöre ulaştıktan sonra verileri toplaması ve zarar gören santralden radyoaktif atığın çıkarılması hedefleniyor. Küçük robot, araştırmacılar için umut vaad ediyor olsa da, daha önce gönderilen robotlar reaktörlere sıkıştı, radyasyon seviyeleri yüzünden saniyeler içinde bozuldu.

Güçlü yarınlara burs desteği

ALO, 40’ncı Yıl kutlamaları çerçevesinde Türkiye’nin geleceği gençlerin eğitimine destek oluyor. Bu amaçla 1967’den bu yana başarılı ve imkanı kısıtlı gençlere eğitim desteği sağlayan Türk Eğitim Vakfı’yla iş birliği yapan ALO, Alo Beyaz Yarınlar Burs Fonu’nu hayata geçirdi.

ALO, TEV bünyesinde hayata geçirdiği Alo Beyaz Yarınlar Burs Fonu’yla maddi desteğe ihtiyaç duyan yüzlerce başarılı ve imkanı kısıtlı gençlere eğitim desteği veriyor. Proje kapsamında daha çok kişiye ulaşılması ve eğitim için daha çok insanda farkındalık oluşturulması amaçlanıyor.

P&G Türkiye ve Kafkasya Ev ve Kumaş Temizlik ve Bakım Kategorileri Marka İletişim Grup Müdürü Ayça Turgay; “40 yıldır Türkiye’de beyazlığın simgesi ALO olarak, Türkiye’nin beyaz yarınlarına katkıda bulunmak için TEV’le çok değerli bir iş birliği gerçekleştirdik. Bu kapsamda TEV bünyesinde ALO Beyaz Yarınlar Burs Fonu’nu hayata geçirdik. TEV, yıllardır Türkiye’de maddi imkanı olmayan başarılı gençlere burs desteği sağlıyor. Biz de ALO olarak 40 yıldır bizi tercih ederek yalnız bırakmayan tüketicilerimiz adına bir teşekkür olarak ,TEV’le Türkiye’de başarılı öğrencilere katkı sağlamak istedik. Bu iş birliğimizle hem 40 yıldır Türkiye’de milyonlarca tüketicinin hayatına dokunmanın gururunu, hem de başarılı ve yetenekli gençlerin yetişmesine destek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

ALO Beyaz Yarınlar Burs Fonu hakkında konuşan TEV Genel Müdürü Yıldız Günay TEV’in eğitime hizmet ve destek yolculuğunda 50 yılı geride bıraktığını hatırlatarak; “50. yılımızı kutlarken, yaptığımız işin ciddiyet ve sorumluluğunun farkında olarak, daha çok kişinin kalbine dokunmayı ve eğitim için daha çok insanımızın seferber olmasını sağlamayı hedefliyoruz. Bireysel bağışlar kadar tıpkı ALO örneğinde olduğu gibi, kurumsal bağışlar da gençlerimize vereceğimiz desteğe önemli bir kaynak teşkil ediyor. Her iki kurumun sahip olduğu güçlü niteliklerin birleşmesiyle eğitim alanında değerli çıktılar sağlanabilecektir. Hayata geçirdiğimiz ALO Beyaz Yarınlar Burs Fonu aracılıyla gençlerimize burs desteği veriyoruz ve yaptığımız iş birliğinin uzun yıllar devam etmesini diliyoruz ” dedi.