Zonguldak, alternatif enerji kullanımına yöneldi

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın öncülük ettiği Pilot Dalga Enerji Santralinin kurulmasına yönelik çalışmalar başladı. Proje kapsamında alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesi, yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarının desteklenmesi amaçlanıyor.

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle kurulacak olan Pilot Dalga Enerji Santrali için çalışmalara başlandı. Pilot dalga enerji santralinde üretilecek olan elektrik, Zonguldak Valiliğinin Milli Egemenlik Caddesi üzerindeki sahil kenarında 27 dönümlük alanda yapacağı Manolya Park’ta kullanılacak. Ücretsiz kurulacak tesisin 50 kilovatlık üretim yapması ve 25 hanenin elektrik ihtiyacını karşılaması bekleniyor.

Zonguldak Valiliği, Bülent Ecevit Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı , İl Özel İdaresi, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’yle Avustralyalı firma arasındaki anlaşma, alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve farkındalık oluşturulması, yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarının desteklenmesi ve dalga enerjisi üretim tesisinin verimliliğinin test edilmesini amaçlıyor.

Tünellere bedava aydınlatma

Amasya’da ortaokul öğrencileri tünellerde oluşan hava akımının rüzgar türbinini harekete geçirmesiyle enerji üretip tünelleri bedava aydınlatabilecek bir proje tasarladı. Proje kapsamında aydınlatma maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor. 

Yeşilırmak Ortaokulu’ndan Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni Sadiye Ertaş; öğrencileri Hatice Mankal, Ömer Faruk Berber ve Doğukan Keskin’in tasarladıkları proje, tünellerdeki hava sirkülasyonunu sağlamak için bulunan pervanelerin oluşturduğu akımın tünelin üstüne konuşlandırılacak rüzgar türbinlerini harekete geçirmesiyle sağlanacak enerjiyle tünelin kendi kendini aydınlatmasını amaçlıyor.

Okulda düzenledikleri TÜBİTAK destekli bilim fuarında sergilemek için il merkezinde yapımı süren Ferhat Tüneli’nin prototipini oluşturup bir süredir üzerinde çalıştıklarını anlatan öğrencilerden Hatice Mankal; “Tünelden gelen hava akımıyla rüzgar türbini çalıştırılacak. Sonrasından elektrik üretip tünelin aydınlatılmasını bedavaya sağlayacağız” dedi.

Danışman öğretmen Sadiye Ertaş da gerçeğinin kurulmasıyla sorunsuz çalışabileceğini öngördüğü projenin desteklenmesi halinde geliştirilebileceğini ve ülke ekonomisine katkısının olabileceğini söyledi.

Askerlere uzaktan müdahale imkanı

İzmir’de üniversite öğrencileri; askeri personeli izlemeye imkan tanıyan, sağlık durumlarını takip ederek kritik durumlarda geri bildirimde bulunan taşınabilir bir cihaz geliştirdi. Proje sayesinde, internet sitesi üzerindeki panelden gerçek zamanlı erişim sağlanarak personelin sağlık durumu ve konum bilgileri görülerek uzaktan müdahale imkanı bulunabilecek. 

İzmir Ekonomi Üniveritesi Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencileri Doç. Dr. Diaa Gadelmavla’nın gözetmenliğinde askerlerin sağlık durumunu anlık kontrol edebilecekleri, konumlarını belirleyecekleri taşınabilir bir cihaz geliştirdi. Sadece askeri uygulamalarda değil, sivil savunma ve itfaiye operasyonlarında da kullanılması amaçlanan sistem sayesinde; personel kentsel ve mobil ağların mevcut olduğu alanlarda gerçek zamanlı izlenebilecek, ayrıca personelin sağlık durumu anlık takip edilebilecek. İnternet sitesi üzerindeki panelden gerçek zamanlı erişim sağlanarak personelin durum ve konum bilgileri görülebilecek ve uzaktan müdahale imkanı bulunabilecek. Kritik durumlarda personelin hayatta kalmasına yardımcı olacak sistem, uygulanacak tıbbi müdahaleye karar vermede önemli bir rol oynayacak. Yardım birlikleri gelene kadar yaralı personelin durumu izlenerek hayatta kalmasını sağlayacak talimatlar da bu şekilde daha verimli ulaştırılmış olacak. Geliştirilen cihaz, içerisinde GSM ve GPS haberleşme modülü, LCD ekran, röle, kalp ritmi, EKG ve sıcaklık ölçümüne yarayan sensörler bulunduruyor.

“Dünyaya pazarlamak istiyoruz”

Proje hakkında bilgi veren İEÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencisi Alper Köprülü; “Cihaz, askeri personelimiz ve kolluk kuvvetlerimiz için giyilebilir olarak tasarlandı. Bu bir tişört, yelek, kemer olabilir. Personelin uzaktan takip edilebilmesi, sağlık durumlarının gözlenebilmesi ve kalp dataları, vücut sıcaklığıyla lokasyonunun tam olarak belirlenebilmesini amaçlıyoruz. Sistem sayesinde operasyonlarda verimlilik amaçlıyoruz. Bu teknoloji yurt dışında kullanıyor. Biz de bu teknolojiyi daha farklı bir noktaya taşıyarak dünyaya pazarlamak istiyoruz” dedi.

 

“Tüketmeden üretmenin keyfine varın”

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, 9 Haziran’da Şişli’deki Bomontiada’da %100 Ekolojik Pazarlarda Yeni Dönem konulu basın toplantısını gerçekleştirdi. Buğday Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Aslan Ünlübay’a derneğin tarımı geliştirmek için yaptığı çalışmaları sorduk.

Sizi bu projeyi yapmaya iten şey neydi?
Buğday derneğinin kuruluş amacı zaten doğaya, insana, canlıya zarar vermeden; adil, sağlıklı ve sürdürülebilir projeler yürütmek. Konu doğa olunca doğaya en çok zarar veren şeylerden biri de tarım yöntemleri ve tarım yöntemlerinin devletin tarım politikalarıyla değiştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden çekirdekten başlayıp öncelikle üreticiyi bilinçlendirmeyi hedefledik ve öncelikle üreticiye ulaşıp onları bilinçlendiren, destekleyen projelere başladık. Projeler yavaş yavaş ilerleyerek yerel yönetimi, devlet politikalarını etkilemeye başladı.

Peki bu aşamalarda ne yaptınız?
İlk aşamada TaTuTa adını verdiğimiz bir projemiz var. İnsanların tatil anlayışının değiştirilmesi için ve şehirli insanların toprakla tekrar buluşmasını sağlamak için çeşitli ekolojik tatil imkanları sunduk. Üreticiler kendi çiftliklerine gelen ziyaretçilerin yeme içme ve konaklamasını karşılayarak onları misafir gibi ağırladılar. Kimileri bu sisteme para veremeyiz ama çiftlikleri de görmek ve bu tatil anlayışını tanımak istiyoruz dedi o zaman da çiftçi dedi ki yeme içme konaklama benim tarafımdan karşılansın, gelen kişi işçim gibi bana yardım etsin ama aynı zamanda da tatil yapsın. Bu vesileyle çiftçiyi destekledik ve doğaya zarar vermeden de tatil yapılabileceğini gösterdik. Bunun dışında tohum projemiz de var. Bu projeyle nesli tükenmekte olan yerel tohumların çoğaltılması ve tekrar ekilmesini sağlıyoruz. %100 ekolojik pazar projesiyle de üreticinin ürünü satacak yer bulabilmesi, satacak pazar alanı bulabilmesi için ve tüketicinin sağlıklı gıdaya en kolay ve en düşük maliyetle ulaşabilmesi için oluşturulmuş bir proje aslında. Tarım üretimi gitgide artmakta ve organik üretim de arttı, bu sayede organik ürünler daha ulaşılabilir hale geldi ve artık tüketici de sağlıklı gıda bilinciyle alışveriş yapıyor.

Geri dönüşler nasıl?
Pazar projesi ilk kurulduğunda 25 tezgahla başladı ve şimdi 350 tezgahla devam ediyor. Ayrıca ilk etapta 100 tüketiciye hizmet verirken şimdi haftada 5000 bin kişiye hizmet veren, ürün tedarik edebilen bir proje. Bu sayede insanlarda sağlıklı gıda bilinci oluşturuyoruz.

Projelerle nasıl bir fayda sağlamayı hedefliyorsunuz?
İnsanların doğaya zarar vermeden, tüketmeden üretime katkı sağlayarak yaşayabileceğini düşünüyoruz; çiftçinin tarım alanlarını ziyan etmeden tarım yapabilmesini ve sağlıklı gıdayı kendi rızasıyla tüketmesini istiyoruz. Aynı zamanda da havanın, suyun, toprağın, çevrenin kirlenmemesi ve insanların daha kaliteli yaşayarak tüketmeden üretebilmesi için ça

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik: “TÜSİAD olarak başarılı bir Türkiye’yi hedefliyoruz”

TÜSİAD, STEM alanlarındaki eğitimin Türkiye için önemine vurgu yapmak amacıyla başlattığı projeyi 13 Haziran’da Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da gerçekleşen basın toplantısıyla açıkladı. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik’e projeyle ilgili detayları sorduk.

TÜSİAD STEM Çalışma Grubu Başkanı Burak Aydın: “İş tercihlerinin çok bilinçli yapılması gerek”

TÜSİAD, STEM alanlarındaki eğitimin Türkiye için önemine vurgu yapmak amacıyla başlattığı projeyi 13 Haziran’da Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da gerçekleşen basın toplantısıyla açıkladı. TÜSİAD STEM Çalışma Grubu Başkanı Burak Aydın’a projeyle ilgili görüşlerini sorduk.

Zorlu Holding Ceo’su Ömer Yüngül: “Sosyal Sorumluluk Değil Görev Demek Lazım”

TÜSİAD, STEM alanlarındaki eğitimin Türkiye için önemine vurgu yapmak amacıyla başlattığı projeyi 13 Haziran’da Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da gerçekleşen basın toplantısıyla açıkladı. Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül’e projeyle ilgili görüşlerini sorduk.

Lösev’den koli koli destek

Lösev, Ramazan ayında bağışçılarından gelen desteklerle Ramazan kolileri oluşturup ihtiyaç sahiplerine destek olacak.Türkiye genelinde 23 bine yaklaşan lösemili hasta ve onların ihtiyaç sahibi ailelerine, içerisinde gıdadan giysiye, kırtasiyeden oyuncağa pek çok ihtiyaç malzemesi bulunan yardım kolileri gidecek. 

Lösev, Ramazan ayında binlerce aileye gıda ve ihtiyaç kolileri ulaştıracak. Yıl içinde de her ay ailelerin evlerine kadar gıda paketleriyle temel ihtiyaçlarını ulaştırarak, maddi yardımlar sunmaya devam edilecek. Türkiye’nin dört bir yanındaki aileler ayrıca geleneksel Lösev iftar yemeklerinde buluşacak. Diğer yandan Lösev İyilikler Tırı, Ramazan’da da hız kesmeden yoluna devam edecek. LÖSEV’den yapılan açıklamada, Ramazan ayında dağıtılan paketlerle ilgili bilgiler verildi.

Toplam beş paketin yer aldığının ifade edildiği açıklamada; “Siz de lösemili çocuklarımıza koli koli mutluluk hediye edebilirsiniz. Ramazan ayı boyunca iletilmek üzere birçok temel ihtiyacın yer aldığı koli seçeneklerinde kuru gıdadan et ve et ürünlerine kadar birçok çeşit bulunuyor. LÖSEV’e kayıtlı ailelere gönderilmek üzere, ben de bir koli almak istiyorum diyorsanız; acil yardım paketi, orta aile paketi, büyük aile paketi, mutlu aile paketi, çok sevinçli ve zengin büyük aile paketi kolilerini bütçenize göre tercih edebilirsiniz” denildi.

İşitme engellilere yönelik navigasyon uygulaması

Türk Telekom’un kurumsal sosyal sorumluluk projesi Sesli Adımlar uygulaması, işitme engelliler için de kullanılabilir hale geldi. Proje kapsamında İTÜ’yle iş birliği yapılarak okuyan görme ya da işitme engelli öğrencilerin Sesli Adımlar uygulamasıyla gitmek istedikleri yere yardım almadan kolayca gidebilecekler.

Türk Telekom ve Boni’nin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesi Sesli Adımlar uygulamasında işitme engellilerin faydalanabileceği şekilde bir geliştirme yapıldı. Bu geliştirmeyle Sesli Adımlar uygulaması, Türkiye’de işitme engellilere yönelik dış ve iç mekanda kullanılabilen ilk ve tek navigasyon uygulaması oldu. Türk Telekom aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi ile iş birliği yaparak Sesli Adımlar uygulamasını dünyada ilk kez bir üniversitede kampüs genelinde kullanıma açtı. Türk Telekom ve İstanbul Teknik Üniversitesi arasında yapılan bu iş birliğiyle Sesli Adımlar, üniversitenin Ayazağa Kampüsü’ndeki 247 hektarlık alan içindeki rektörlük ve yönetim binaları ile sekiz fakülte, dört enstitü binası, yurtlar ve Arı Teknokent binalarında, engellilerin yardıma ihtiyaç duymadan hareket edebilmesine yardımcı olacak.

İşitme ve görme engellilerin sosyal alanlarda yardıma ihtiyaç duymadan özgürce hareket edebilmelerini sağlamak amacıyla geliştirilen Sesli Adımlar, Türk Telekom’un kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımı çerçevesinde operatör bağımsız olarak tüm kullanıcılara ücretsiz olarak sunuluyor.

“Teknolojinin toplumda fırsat eşitliğini sağlama gücünü üniversitelere taşıyoruz”

Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany Sesli Adımlar uygulamasında hayata geçirilen yeniliklere ilişkin şunları söyledi: “Türk Telekom olarak sosyal sorumluluk projelerimizde özellikle bölgesel, ekonomik, sosyal ve fiziksel eşitsizlikleri teknolojinin fırsat eşitleyici gücüyle ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Tüm bireylerin bilgiye erişim imkanına sahip olmasını kurumsal sorumluluğumuz olarak görüyor, çalışmalarımızı Herkes için erişilebilir iletişim prensibiyle yürütüyoruz. Bu yaklaşımdan hareketle geliştirdiğimiz Sesli Adımlar uygulamasını, 2014 yılında Türkiye’de bir ilk olarak devreye aldık. Bununla pek çok şirkete örnek olduk ve benzer uygulamaların hayata geçirilmesine öncülük ettik. Bugün ise Sesli adımlar uygulaması adına milat olacak iki yeni haberi sizlerle paylaşmak üzere bir aradayız. Bugüne kadar sadece görme engelli kullanıcılara hizmet veren Sesli Adımlar’a, Türkiye’de bir ilke daha imza atarak işitme engelliler için geliştirdiğimiz navigasyon uygulamasını da eklediğimizi gururla paylaşmak isterim. İlaveten, Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi ile yaptığımız iş birliği ile Sesli Adımlar gibi bir uygulamayı dünyada ilk kez bir üniversite kampüsü genelinde kullanıma sunmuş olduk. Büyük bir memnuniyetle söylemek isterim ki İTÜ ile başlattığımız bu iş birliklerinin sayısı önümüzdeki dönemde artarak devam edecek. ”

Engelsiz İTÜ, Sesli Adımlar uygulamasıyla kapsamını genişletti

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca konuyla ilgili olarak; “”İTÜ olarak her zaman öncü olduk. Engelsiz İTÜ projemiz devam ediyor. Şimdi de üniversitelerde bir ilk olan açık ve kapalı alan navigasyon sistemiyle kampüsümüzü dezavantajlı gruplar için erişilebilir fiziki mekanlara dönüştürüyoruz. Hedefimiz bir yandan kampüsümüzü kullanan engellilerin yaşamlarına konfor, güvenlik ve özgürlük katmak; diğer yandan da dezavantajlı nüfusun üniversitelere devamını sağlamak ve artırmaktır. Sesli Adımlar Projesi ile Engelsiz İTÜ, kapsamını daha da genişletti. Fiziki mekânlardan sanal ders ortamlarımıza yeni teknolojilerle, dijital dönüşümün yaşandığı bir kampüs ulaşmamızda Sesli Adımlar uygulaması ile bize destek olan Türk Telekom’a teşekkür ederiz” dedi.

Sesli Adımlar uygulaması bugüne kadar 200 bine yakın kez kullanıldı

Sesli Adımlar görme ya da işitme engellilerin AVM gibi karmaşık yapılarda yardıma ihtiyaç duymadan dolaşabilmeleri amacıyla Türk Telekom ve Boni ile birlikte geliştirildi. Uygulama engellilerin alışveriş merkezi, kampüs, camii, kamu kurumları gibi büyük ya da karmaşık alanlar içerisinde özgürce hareket edebilmelerine olanak tanıyıp istedikleri yeri bulmalarını veya o an nerede olduklarını anlamalarını sağlıyor. Sesli Adımlar şimdiye kadar 30 bine yakın kişi tarafından indirildi, yaklaşık 200 binkez kullanıldı. Sesli Adımlar uygulamasının önümüzdeki dönemde,  yeni mekanlarda hayata geçirilerek kapsamının daha da genişletilmesi üzerine çalışılıyor. Uygulama hem İOS hem de Android işletim sistemi üzerinden cep telefonlarına ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Sesli Adımlar uygulamasının işitme engellilerin kullanımına açılması aşamasında, İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği önemli katkılar sağladı. İşitme engelli kullanıcıların talepleri doğrultusunda Sesli Adımlar uygulamasına yönlendirmelerin daha anlaşılır olması amacıyla şekil ve şemalar eklendi. Bu özellik sayesinde, işitme engelli bir kullanıcı gitmek istediği alana uygulama üzerinde yer alan ikonlar, rakam, yönlendirme işaretler yardımıyla kolayca ulaşabiliyor. Uygulamanın bir başka özelliği ise acil durumlarda kullanıcılarını tahliye çıkışlarına yönlendirebiliyor olması.

 

Büyükçekmece’nin hayat standartları yükseliyor

Akçansa’nın, Büyükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve TOÇEV işbirliğiyle hayata geçirdiği Benim Mahallem sosyal sorumluluk projesi dönem kapanış toplantısı Akçansa Büyükçekmece Fabrikası’nda gerçekleşti. Projeyle Büyükçekmece’de yaşayan anne-babalarla çocukların gelişimine katkıda bulunmak, evde, okulda karşılaşılan sorunlara çözümler üretmek, gelecek nesillerin daha sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amaçlanıyor.

Akçansa, Büyükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı iş birliğiyle hayata geçen Benim Mahallem Projesi’nin dönem sonu değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Proje kapsamında, özel olarak tasarlanan Mobil Eğitim Merkeziyle ilçedeki okullar tek tek dolaşılarak, TOÇEV uzmanları tarafından çocuklara ve ebeveynlere farklı konularda eğitimler verildi. 2016-2017 eğitim-öğretim dönemiyle birlikte toplam 17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı. Ortaokul öğrencilerine TEOG sınavı öncesinde ve sınav anında sınav kaygılarıyla nasıl baş edebilecekleri, sınav anında uygulayabilecekleri gevşeme teknikleri, doğru nefes alma çalışmaları aktarıldı.

Ebeveynlere de sınav öncesinde ve sınav sonrasında çocuklara nasıl doğru yaklaşım sergilenmesi gerektiği konusunda bilgiler paylaşıldı. Akçansa Büyükçekmece Fabrika Müdürü Edip Alpan; “Benim Mahallem Projesi, Akçansa’nın toplum mutluluğunu ön plana koyduğu sosyal sorumluluk anlayışının önemli bir örneği. 2016-2017 döneminde Büyükçekmece’de gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle 17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaştık. Yarınlara sağlam temeller atmak ve mutlu aile, mutlu toplum hedefiyle çıktığımız bu yolda çıtayı biraz daha yükseğe koyuyoruz. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında da eğitimlerimize devam edeceğiz” dedi.