Yazılar

“Kadınların yaşamlarını ve içinde yaşadıkları toplumu dönüştürmeleri amacıyla çalışıyoruz”

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Koordinatörü Didem Demircan, Türkiye’de kadınların ekonomik güçlenmesinin önündeki engelleri, bu engellerin aşılması için yapılabilecekleri ve Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı olarak yaptıkları çalışmaları kaleme aldı.

 

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) olarak 30 yıldır kadınların yaşamlarını ve içinde yaşadıkları toplumu dönüştürmeleri, yoksulluk ve eşitsizliğin var olmadığı güçlü bir toplum oluşturmaları amacıyla çalışıyoruz. Bu amaçla yereldeki kadınların örgütlenmeleri, katılımcı liderlik becerilerini güçlendirmeleri ve toplum odaklı kalkınmada dönüştürücü rol oynamaları için yereldeki kadınlarla birlikte çalışmalar yürütüyoruz.

Kadınlar; eğitim, mesleki beceri ve nitelik eksikliği, geleneksel aile içi sorumlulukları ve benzeri nedenlerle işgücü piyasasına giremiyorlar ve buna bağlı olarak da yüksek yoksulluk ve sosyal dışlanma riskine daha fazla maruz kalıyorlar. İşsizliğin yüksek olması da kadınların iş bulma ihtimalini daha da azaltıyor. İşsizlik ve formel sektörlerde tatmin edici bir iş bulma şansının azlığı, ekonomik zorluklarla birleştiğinde, özellikle yoksul kadınları, enformel sektörde, sosyal güvenliğin olmadığı, düşük ücretli ve yetenek gerektirmeyen işlerde çalışmaya ya da kendi mikro/küçük ölçekli işleriyle temel ihtiyaçlarını karşılamaya zorluyor. Çok yönlü bu sorunu çözmek için bütünlüklü politikaların geliştirilmemesi ise sorunun kronikleşmesine sebep oluyor. Öte yandan tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de krizler, işsizlik, yoksulluk ve toplumsal sorunlar giderek artıyor ve araştırmalara göre bu sorunlardan en çok kadınlar ve çocuklar etkileniyor. Savaşlar ve göç de bu sorunların daha da katmerlenmesine neden oluyor.

Bu engellere çözüm oluşturabilmek için KEDV olarak çeşitli modeller geliştiriyoruz. Örneğin kadınların ihtiyaçları etrafında bir araya gelerek ortak çözümler geliştirip uygulamaları için programlar geliştiriyoruz ve mahalle düzeyinde kadınlarla uyguluyoruz. Kadınların kendilerine ait kamusal alanlarda bir araya gelebilecekleri ve ihtiyaçlarına yönelik girişimler başlatabilecekleri kadın ve çocuk merkezlerinin ve kadın kooperatiflerinin kuruluşunu destekliyoruz. Bu yapıların görünürlüğünü ve etkisini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz, karar mekanizmalarına katılımlarını sağlamaya çalışıyoruz. Kadınların ekonomik güçlenmesine yönelik programımız kapsamında, sermaye kaynaklarına, bilgiye, destek mekanizmalarına erişimlerini kolaylaştırıyoruz. Kendi işini kurmak isteyen kadınlara mikro ölçekli krediler sunuyor, temel girişimcilik, finansal okuryazarlık gibi güçlenme eğitimleri veriyoruz. Kadınların gelir sağlamak için bize getirdikleri ürünlerin tasarımını iyileştirerek, dükkanımız Nahıl ve e-ticaret sitemiz aracılığıyla satışa sunuyoruz.

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı olarak tabandaki kadınların yoksulluğa karşı ortak ihtiyaçları etrafında örgütlenmelerini ve kooperatifleşmelerini destekliyoruz. Çünkü kadın kooperatifleri bir yandan kadınların ekonomik güçlenmesini sağlarken diğer yandan benzerleriyle dayanışma içerisinde, eşit liderliklerini koyabilecekleri, ihtiyaç duydukları hizmetleri ortaklaşa sunarken özgüven kazanabilecekleri, daha stratejik ihtiyaçları için becerilerini geliştirebilecekleri katılımcı süreçler yaratıyor. Kadın kooperatifi çatısı altında kadınlar; toplum odaklı, kaliteli çocuk bakım ve eğitim hizmetleri sunuyor, mahalledeki kadınlara liderlik, finansal ve teknolojik okuryazarlık gibi beceri geliştirme ve güçlenme eğitimleri veriyor, ekonomik girişim başlatıyorlar. Ayrıca mahalle sorunlarının tespiti ve bu sorunların çözümü için yerel yetkililerle diyalog geliştiriyorlar ve kendi gündemlerini oluşturup sorunlarını tartıştıkları bir forum yaratıyorlar. Bu nedenle kooperatifler hem kadınların güçlenmesi, hem erken çocuk eğitim ve bakım hizmetlerinin yoksullar arasında yaygınlaştırılması hem de yoksulluğun sosyal ve ekonomik boyutunun giderilmesi açısından önemli bir seçenek olarak ortaya çıkıyor.

Ekonomide kadınlar söz sahibi olacak

Kadınların toplumsal hayattaki yerinin güçlenmesi ve ekonomiye katılım sağlamaları amacıyla Saray Bisküvi ve Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı iş birliğiyle Tarihi Eyüp Oyuncakları Kadın Kooperatifi atölyesinde etkinlik düzenlendi.

Kadınların toplumsal hayattaki yerinin güçlenmesine, ekonomik bağımsızlığını kazanmasına katkı sağlamak amacıyla Saray Bisküvi ve Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı arasında iş birliği yapıldı. Yapılan iş birliği kapsamında Tarihi Eyüp Oyuncakları Kadın Kooperatifi atölyesinde Saray Bisküvi kadın çalışanları Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın birlikte çalıştığı kadınlara pazarlama ve kariyer odaklı bilgilerini aktardığı, deneyimlerini paylaştığı etkinlik düzenlendi.

KEDV’li kadınlar, Saray Bisküvi çalışanları ve oyuncu Bengi Öztürk’ün de katıldığı etkinlikte Saray Holding Pazarlama Direktörü Gülnur Uluğ, “Emeğin değerini bulmasını sağlayacak pazarlama yaklaşımları” başlıklı bir eğitim verdi. Gülnur Uluğ, eğitimde KEDV’e üye kooperatiflerdeki üretici kadınlarla üretim, fiyatlandırma ve satış konusundaki ipuçlarını paylaştı. Etkinliğe katılan Saray Bisküvi’nin kadın çalışanları da iş hayatındaki tecrübelerini paylaşarak kadınların sorularını yanıtladı. Tarihi Eyüp Oyuncakları kooperatif yetkilileri de Saray Bisküvi çalışanlarına ahşap boyama eğitimi verdi.

“Temel misyonumuz kadın”

Kadınların ekonomik, sosyal, politik alanlarda güçlenmesini amaçlayan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, 1986’dan beri çalışmalarını sürdürüyor. Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Genel Koordinatörü Didem Demircan ile derneğin faaliyetleri, amaçları ve uygulayacakları projeleri konuştuk.

 KEDV’in kuruluşundan bahsedebilir misiniz?

1980’li yılların ortalarında İstanbul’a yoğun bir şekilde göç başlıyor. Göç sebebiyle oluşan gecekondu mahallelerinde çok fazla yoksulluk baş gösteriyor ve o dönemde yüksek lisans yapan bir grup kadın arkadaş o mahallelerde gördüklerini tezlerinde kullanmak için araştırmalar yapmaya başlıyorlar. Araştırmalar sırasında buradaki insanların ihtiyaçlarını görüyorlar ve “Bu sorunla ilgili ne yapılabilir?” sorusundan yola çıkarak 1986 yılında Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nı kuruyorlar.

Derneğin genel faaliyetlerini anlatabilir misiniz?

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın kuruluş amacı, dar gelirli kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü olması için onları desteklerken bir yandan da onların liderliklerini ön plana çıkarmak. Bu amaçtan yola çıkarak mahallelerde kurulan kadın ve çocuk merkezlerini ve kadın kooperatiflerini destekliyoruz. Bunların yanı sıra kadınlara örgütlenme eğitimleri veriyor ve kadınların ekonomik güçlenmesine yönelik programlarımızı uyguluyoruz. Kadınlarımızın ekonomide daha aktif olmaları gerektiğine inanıyor; kendi işini kurmak isteyen kadınlara mikro ölçekli krediler sunuyor, temel girişimcilik eğitimiyle finansal okuryazarlık eğitimi veriyoruz. Kadınların gelir sağlamak için bize getirdikleri ürünlerin tasarımını iyileştirerek, dükkanımız Nahıl ve e-ticaret sitemiz aracılığıyla satışa sunuyoruz. Hem afete hazırlık hem de afetten sonra yapılacaklar konusunda kadınlarımızdan destek alıyor ve çalışmalarımızı birlikte yürütüyoruz. Tüm bunların yanında KEDV olarak, mültecileri ekonomik olarak güçlendirmek için ürün geliştirme çalışmaları yapıyor ve girişimcilik konusunda mültecilere destek veriyoruz.

 Kadın ve Çocuk Merkezlerinde neler yapılıyor?

Vakfı kuran kadınlar ilk olarak çalışmaya başladığında kadınların genelde evde çocuk bakımıyla meşgul olduğunu ve kendilerini gerçekleştirebilecekleri, güçlenebilecekleri birtakım faaliyetlere katılım gösteremediklerini görüyorlar. Kadınların daha aktif bir hayatı olması amacıyla KEDV mahallelerde Kadın ve çocuk merkezlerini kuruyor. Kurulan merkezlerde çocuklara okul öncesi eğitim hizmeti verilirken de bu merkezler kadınlar için birer dayanışma alanı oluyor. KEDV tarafından geliştirilmiş bir modelle merkezlerde çocuklara okul öncesi eğitim veriliyor. Bu model Türkiye’deki toplum temelli hizmet konusunda sayılı örneklerden bir tanesi ve biz erken çocukluk eğitimini yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Kadın ve çocuk merkezleri şu anda Mardin, Çanakkale, Diyarbakır, Çanakkale, İzmir, Düzce ve İstanbul’da faaliyet gösteriyor. Kadın ve çocuk merkezlerinde çocukların bakım hizmetini ve eğitimlerini mahalledeki kadınlar yapıyor. Kadınların ekonomik güçlenmeleri, politik olarak kararlara katılmak için merkezlerde eğitim programı da uygulanıyor.

Şu anda KEDV Kadın ve Çocuk Merkezleri açıyor mu veya merkezlere nasıl bir destek sağlıyor?

Daha önce bu kadın ve çocuk merkezleri, KEDV bünyesi altında açılıyordu ama bizim için bu merkezlerin kadınlar tarafından yürütülüyor olması daha önemli. Zaman içinde bize bağlı olan merkezler kadın kooperatifleri olarak kurulmaya başladılar ve bu kapsamda çalışmalarını yürütmeye devam ediyorlar. KEDV olarak kadın kooperatiflerine teknik eğitim ve maddi destek veriyoruz. Şu an Türkiye’deki birçok kadın kooperatifiyle mümkün olduğunca projeler yürütmeye çalışıyoruz. İki yılda bir kadın kooperatifleriyle ulusal toplantı yapıyoruz. Ulusal ve bölgesel toplantılarda bütün kadın kooperatiflerini bir araya getirip deneyimlerini paylaşacakları bir alan sağlamaya çalışıyoruz.

 Bu ulusal toplantıları sadece siz mi düzenliyorsunuz, kimler destek oluyor ve kadın kooperatiflerine ulaşımı nasıl sağlıyorsunuz?

Kadın kooperatifleri arasında sorunları paylaşmak üzere kadın kooperatifleri iletişim ağımız var. Buradan diğer kadın kooperatifleriyle sürekli iletişim halinde kalarak ihtiyaçlarını ve önceliklerini öğreniyoruz. Örnek verirsek iki yıl önceki uluslararası toplantıda kadın kooperatiflerinin normal işletme sayılmasıyla ilgili kooperatiflerin mevzuatla ilgili değişiklik talepleri vardı. Yasada ilgili kadın kooperatifleri şu an normal bir işletme şeklinde görünüyor ve herhangi bir muafiyetleri yok, vergi indirimleri yok halbuki toplum yararına çalışmalar yapıyorlar. Dernek ve vakıf olmadıkları için birtakım ayrıcalıklardan faydalanamıyorlar o yüzden bu yasal çerçevenin iyileştirilmesi için bakanlıktan toplantıya yetkilileri çağırarak sorunlarını dile getirmelerinde aracı olduk. Finansmanını da KEDV olarak çeşitli vakıflardan ve kurumlardan temin ediyoruz.

Maya ve Nahıl oluşumunu anlatabilir misiniz?

KEDV olarak 2002 yılında girişimcilere mikro kredi desteği sağlamak amacıyla Maya İktisadi İşletmesini kurduk. İlk önce depremden etkilenmiş ve işini kaybetmiş kadınlara kendi işini kurmaları amacıyla açtığımız Maya işletmesi altı şubede destek verirken şu an sadece Eskişehir’de devam ediyor. Vakıf olarak destek bulabilirsek Maya şubelerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Dar gelirli kadınların ürünlerini iyileştirerek piyasaya sunmak için Nahıl dükkanımızı 2002 yılında kurduk. Aynı zamanda Nahıl’da yapılan satışlardan da hem kadınlara hem de vakfın programlarına gelir sağlıyoruz.

 Devam eden projelerinizden bahsedebilir misiniz? Gündeminizde neler var?

Mültecilere yönelik projelerimiz devam ediyor. Suriyeli ve Türkiyeli kadınlara girişimcilik eğitimleri ve farklılıklara saygı eğitimi veriyoruz. Bunun dışında Uluslararası Çalışma Örgütü iş birliğiyle Mardin ve Harran’da mülteci kadın kooperatifleri içinde örgütlenmeleri için çalışıyoruz. Petrol ofisiyle beraber “Gönül Ağacı” projesini yürütmeye devam ediyoruz. Proje kapsamında kadınların ürettikleri ürünler iyileştirilerek piyasaya sunulur hale getiriliyor, sonrasında Petrol Ofisi istasyonlarında ve çeşitli kanallarda satışa sunuluyor. Işık Üniversitesi desteğiyle mikro kredinin kadınlar üzerindeki etkisini anlamak için bir araştırma yapıyoruz. Ayrıca mikro girişimcilik konusunda farkındalık yaratmak amacıyla da özel bir bankanın iş birliğiyle bu sene dokuzuncusu verilecek olan Mikro Girişimcilik Ödül Törenini düzenliyoruz. Ödül törenine mikro kredi kuruluşlarından mikro kredi almış kadınlar başvuruyor. Kadıköy Belediyesi ile beraber kadınlara yönelik liderlik, girişimcilik gibi eğitim programları uyguluyoruz ve ürünlerini iyileştirilmeleri için Kadıköy Bölgesinde kadınlara destek veriyoruz. Bunun dışında Sultanahmet’te Ahır Kapı’da ikinci el satış şenliğimiz devam ediyor.

 

Yerel yönetimler ve üniversiteler paydaşımız

 İş birliği yaptığınız kurum ve kuruluşlar var mı?

Belediyelerle birçok projeyi ortak yürütüyoruz. Örnek olarak Eskişehir’de kurduğumuz Maya Mikro Kredi Şubesi için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile beraber çalıştık ve birçok konuda bize destek oldular. İzmir’de Urla Belediyesi, Mardin Valiliği ve birçok yerel yönetimle iş birliği içindeyiz. Üniversitelerde paydaşlarımız arasında. Üniversitelerdeki uzmanlarla da beraber çalışıyoruz.

Türkiye genelinde şu anda hangi illerde faaliyet gösteriyorsunuz?

Çalışmalarımızı yaygınlaştırmak için şubeleşmek yerine yereldeki kadın gruplarıyla beraber çalışıyoruz. Çanakkale, Düzce, İzmir, Muğla, Mardin, Diyarbakır, Trabzon, Artvin, Adıyaman, Hatay ve Manisa’daki kadın gruplarıyla çalışmalar yürütüyoruz.

Yakın zamanda uygulayacağınız proje fikriniz var mı? Varsa projenin amacı nedir, proje hayata geçince ne gibi yararlar sağlayacak ve ne zaman sonlanacak?

Vakfa kaynak sağlamak için İstanbul Maratonu’nda koşacağız. İzmir’de Nahıl şubesi açıldı. Şubenin tanıtımıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz ve önümüzdeki haftalarda bir açılış gerçekleştirilecek. Mülteci çalışmalarına ve kooperatiflerle çalışmaya devam edeceğiz. Yine yıl sonunda kadın kooperatifleri için ulusal toplantı düzenlemeyi hedefliyoruz.