Yazılar

25 sivil toplum kuruluşu ortak hedef için bir araya geldi

MarjinalSosyal’in girişimi ve Facebook’un katkılarıyla geçtiğimiz yıl 15 STK’yı aynı çatı altında toplayarak 22 milyondan fazla kişiye ulaşan Sosyal Bağış Hareketi, sivil toplum bilincini güçlendirme hedefiyle yoluna 25 STK ile devam ediyor. Hareketin yeni yol haritasının açıklandığı lansmanda açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik “Sivil toplumun gelişimi, bir ülkenin gelişmişlik seviyesini belirleyen en önemli etkenler arasındadır” dedi. 

Türkiye’de sivil toplum bilincini ve bağış kültürünü güçlendirme hedefiyle 2017 yılında yola çıkan Sosyal Bağış Hareketi, düzenlediği özel bir toplantıyla yeni dönem projelerini açıkladı. Başta çocuklar, kadınlar, hayvanlar ve doğa olmak üzere ihtiyaç sahibi herkesin hak ettiği yaşama ulaşması için mücadele eden sivil toplum kuruluşlarını (STK) aynı çatı altında toplayarak bir ilki gerçekleştiren Sosyal Bağış Hareketi’ndeki STK sayısı 25’e yükseldi.

Lansmanın açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik; “Sivil toplumun gelişimi, bir ülkenin gelişmişlik seviyesini belirleyen en önemli etkenler arasındadır. Demokrasiyi, insan haklarını, hukuk devleti anlayışını, sosyal adaleti hem kurumlarının doğasında hem de toplumunun ruhunda benimsemeyi hedefleyen hiçbir ülke, bu hedefine sivil toplumun desteği olmaksızın ulaşamaz. Peki sivil toplumun temelini oluşturan kavramlara sahipken, sivil toplum bilinci konusunda hangi seviyedeyiz? Ne yazık ki daha alacak yolumuz olduğunu görüyoruz. İşte bu nedenle Türkiye’de sivil toplum bilincinin geliştirilmesi çok önemli. Sağlıktan çevreye, hayvan haklarından spora insanların ortak hayal ve hedeflerine yönelik nice proje ve girişim, gece gündüz demeden çalışan insanların ortak değerleriyle yürütülüyor. Bu insanları bir araya getiren değerler, toplumsal bir destekle karşılandığında ulaşılmak istenen hedeflerin yolu kısalıyor, hedefe ulaşma hızı artıyor! Bu nedenle beni dinleyen herkese çağrım, bu cesur ve tutkulu insanlara destek vermeleridir. Unutmamak gerekir ki, kolektif amaçlara güç veren bireysel çıkarların üstünlüğü değil, bireysel tutkunun yarattığı ilhamdır. Dolayısıyla insanların tutkularını kolektif amaca yöneltmenin yollarını bulmak, bunu kolaylaştıracak platformlar geliştirmek hepimizin sorumluluğu olmalı” dedi.

Sosyal Bağış Hareketi 22 milyon sosyal medya kullanıcısına erişti

Sosyal Bağış Hareketi’nin ilk yılını değerlendiren MarjinalSosyal Kurucu Ortağı Işık Elpek;“Dijitalleşmenin hızla yaşandığı çağımızda sosyal medya yeni nesiller için iletişim kaynaklarının en başında yer alıyor. İletişim hizmeti veren ve sivil toplum kuruluşları için danışma merkezi olan bir şirket olarak, sosyal medyanın gücünü sivil topluma destek için daha verimli bir şekilde kullanmanın yollarını geliştirdik. Sivil toplum kuruluşlarına ve bağışa yönelik toplumdaki güven sorununun doğru iletişimle aşılabileceğine inanıyoruz. Geçtiğimiz yıl, her ay bir sivil toplum kuruluşunun çalışmalarını tanıtan içeriklerle 22 milyon 500 bin tekil sosyal medya kullanıcısına eriştik. 2 milyondan fazla etkileşimin gerçekleştiği projede sivil toplum kuruluşları düzenli bağışçılar kazanarak, kendi bağışçı kitlelerinin dışına çıktı ve daha önce iletişim kurmadıkları pek çok kesime projelerini tanıtma fırsatı yakaladı. Bu dönemde sosyal medya kullanıcılarının bağış yapma potansiyelini ölçtük ve sosyal medyanın sivil toplum için çok değerli bir alan olduğunu gördük” dedi.

Sosyal Bağış Hareketi algısını, sosyal medya analiz platformu Somera’dan alınan verilere göre analiz ettiklerini belirten Elpek; “Verilere baktığımızda kullanıcıların Sosyal Bağış Hareketi hesaplarında paylaştığı yorumlara göre, kullanıcıların yüzde 81’inin olumlu, yüzde 14’ünün nötr ve yüzde 6’sının da olumsuz görüşe sahip olduğunu görüyoruz. Olumsuz olarak nitelendirdiğimiz yorumların temelinde güven probleminin olduğunu saptadık. Olumlu yorumlarda ise sivil toplum desteğinin ülkemizin geleceği için bir ihtiyaç olduğu öne çıkıyor. Destek kelimesinin bağış veya iyilik gibi kelimelerden daha çok kullanıldığını görüyoruz. Sivil toplum kavramı ise sosyal medyada henüz yaygın şekilde kullanılmıyor. Sosyal Bağış Hareketi kapsamında sivil toplum kavramının sosyal medyada yaygınlaşması, sivil toplum kuruluşlarına olan güvenin artırılması ve bağışa dönüşmesini yeni dönemimizde de hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin sivil topluma bakış açısı ölçülecek

“Yeni dönemde sosyal medyanın potansiyelini kullanmak için sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını yoğun bir şekilde tanıtmaya devam edeceğiz. Bunun yanı sıra Türkiye’de sivil toplum kültürünü güçlendirmek için önemli adımlar atacağız.” diye konuşan Elpek, Sosyal Bağış Hareketi kapsamında CurioCity araştırma şirketiyle birlikte “Türkiye’de Sivil Toplum ve Bağış Perspektifi” başlıklı bir kamuoyu araştırması yapacaklarını duyurdu: “Sivil toplum bilinci iyilik yapma dürtüsünün ötesinde sorunlar karşısında sorumluluk duyma bilincidir. Toplumda adeta kemikleşmiş sorunlara karşı ancak ve ancak sürdürülebilir projelerle köklü çözümler yaratabiliriz. Bu işi profesyonel meslek edinmiş olan kişiler ise sivil toplum kuruluşu çalışanları. Sosyal Bağış Hareketi olarak bu yıl ilk defa Türkiye’nin sivil topluma bakış açısını ölçen ve pek çok kişinin yanıtına ulaşacak bir kamuoyu araştırması yapmayı hedefliyoruz. Ülkece çözüm üretmek konusunda nasıl bir potansiyele sahip olduğumuzu görmek açısından çok değerli bir proje. Bu araştırmanın sivil toplum kuruluşları, medya ve sivil toplumla ilişkili herkes için rehber niteliğinde olacağına inanıyorum” dedi. 

“Facebook Türkiye’deki topluluğun bir parçası”

Facebook’un sadece bir teknoloji şirketi olmadığını ve en önemli misyonlarının “insanlara topluluk kurma gücü vererek dünyayı birbirine yakınlaştırmak” olduğunu dile getiren Facebook Türkiye Kamu Politikaları Müdürü Çağatay Pekyörür, sözlerine “Türkiye’de 44 milyonluk bir topluluğa sahip olan Facebook, ülkedeki yardımseverler, topluluklar ve STK’lara önemli konularla ilgili farkındalık yaratma ve güvenli bir ortamda doğru insanlara ulaşma fırsatını sunuyor. Biz de Facebook olarak dünyadaki herkesin bir amaca ve topluluk hissiyatına sahip olduğu bir dünyanın hayalini kuruyoruz. Bu doğrultuda sosyal sorumluluk alanında çalışmalarımıza devam ediyor ve STK’lara ihtiyaç sahibi topluluklara yardım etme misyonlarında elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sosyal Bağış Hareketi ile de Türkiye’de yapılan bağış sayısını artırmayı, farkındalık yaratmayı ve Facebook topluluğunu Türkiye’de önemli sosyal sorunların çözümünün bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz” şeklinde devam etti.

Sosyal medya üzerinden yürütülen ilk dijital sosyal sorumluluk projesi

Sosyal Bağış Hareketi, tam bir yıl önce Türkiye’deki sivil toplum kuruluşu ve bireysel bağış bilincini artırma hedefiyle MarjinalSosyal tarafından hayata geçirildi. Dünyada sosyal medya üzerinden yürütülen ilk sosyal sorumluluk projesi olan SBH’nin bir yıldır neler yaptığını MarjinalSosyal Genel Koordinatörü Serpil Güzel Ün ve Sosyal Bağış Hareketi Proje Koordinatörü Merve Aydın anlattı.

Bireysel bağış ve sivil toplum kuruluşu bilincini artırma hedefiyle başlatılan Sosyal Bağış Hareketi tam bir yılı geride bıraktı. Bir yıllık hedefiniz neydi, geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Serpil Güzel Ün: Marjinal Porter Novelli olarak, kurulduğumuz günden bu yana sivil toplum kuruluşlarına (STK) destek veriyor ve onlarla yakından çalışıyoruz. STK’lar kurumsal sosyal sorumluluk yatırımları adına her zaman en önemli iş ortaklarımız oldu. Bu nedenle bünyemizde kurduğumuz STK Danışma Merkezi ile hem özel sektör işbirliklerini verimli hale getirmek hem de STK’ların tanıtım ve kaynak ihtiyacına alternatif çözümler üretmek için çalışıyoruz.

Sosyal Bağış Hareketi STK’lara yönelik toplumdaki algının iyileştirilmesini ve daha çok kişiyi sosyal değişimin bir parçası yapmayı hedefleyen uzun soluklu bir proje. Toplumdaki güven çemberini genişletmek amacıyla çıktığımız bu yolda başlangıç olarak 15 sivil toplum kuruluşuyla birlikte yürüyoruz. Onların tanıtım ve kaynak ihtiyacına çözüm üretmek için her bir STK için her ay etkili bir iletişim kampanyası yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl 31 Mart’ta lansmanını gerçekleştirdiğimiz Sosyal Bağış Hareketi birinci yılını doldurdu. Marjinal Porter Novelli ve MarjinalSosyal’in öncülüğünde başlatılan bu sosyal sorumluluk projesi, Facebook’un desteğiyle milyonlarca sosyal medya kullanıcısına ulaştı. Bağış hareketimiz sosyal medya üzerinden yürütülen dünyanın ilk sosyal sorumluluk projesi olarak www.facebook.com/sosyalbagishareketi üzerinden yönetiliyor.

Hareketimiz kapsamında, her ayın ikinci perşembe gününü ayın STK’sına güç vermek ve ihtiyaçlarını karşılayacak kaynağı yaratmak için “Sosyal Bağış Günü” ilan ederek medyada çok yoğun etkileşim sağladık. Hareketin amacı toplumsal ihtiyaçlarımıza ve sorunlarımıza kararlılıkla çözüm üreten STK’ları beğenen, yani “like”layan, onları paylaşan sosyal medya kullanıcılarını “sosyal bağışçı” yapabilmek, bir başka deyişle destekleri bir adım öteye taşımaktı. Bu amacımızı da bu proje ile gerçekleştirdik. Projemizi Marjinal Porter Novelli ve MarjinalSosyal’de çalışan yaklaşık 10 kişilik gönüllü bir ekiple ve kendi öz kaynaklarımızla yürütüyoruz. Facebook da çalışmalarımızı destekliyor.

Hangi STK’lara destek oldunuz?

Merve Aydın: Aralarında Koruncuk Vakfı, Bilim Kahramanları Derneği, Darüşşafaka Cemiyeti, KAÇUV, Hayata Destek Derneği, WWF, TEMA, TEGV, KEDV, ÇEKÜL, AÇEV, AKUT, TOÇEV, Tohum Otizm Vakfı ve ASHOKA olmak üzere 15 sivil toplum kuruluşunu (STK) “Biriniz Hepimiz İçin” sloganıyla tek platformda topladık ve Türkiye’de Facebook üzerinden bireysel bağış ve sivil toplum kuruluşu bilincini artırmayı hedefledik.

Proje neden Facebook üzerinden yürütülüyor?

Serpil Güzel Ün: İlk sosyal platform olmasıyla öne çıkan Facebook ülkemizde de oldukça yaygın ve yoğun bir biçimde kullanılıyor. Ayrıca, önceki projelerini göz önünde bulunduğumuzda Facebook’un STK’lara yönelik duyarlı bir platform olduğunu düşünüyoruz. Sosyal Bağış Hareketi’nin amaç ve hedefleriyle ortak bir anlayışa sahip olduğuna inandığımız için birlikte hareket ediyor, Facebook’tan destek alıyoruz.

Bu projeden kazancınız var mı?

Merve Aydın: Bu projeden hiçbir kazancımız yok. Bu proje MarjinalSosyal’in sosyal sorumluluk projesi olarak, geniş ve alanlarında yetkin bir ekibin gönüllü katkısıyla ile yönetiliyor. Toplanan bağışlar doğrudan STK’ların kaynaklarına yapılıyor.

STK’ların kaçı sosyal medyanın bağış toplamada etkili olduğunu düşünüyor?

Serpil Güzel Ün: STK’ların bireysel bağışçılığı artırmak ve sosyal değişim yaratmak için sosyal medyayı ne kadar etkili şekilde kullanabildikleri bulundukları yer ve internet altyapısına bağlı olarak farklılıklar gösterse de kuruluşların çoğunluğu sosyal medyanın gücüne inanıyor. Sivil Toplum Online Teknoloji Raporu 2017 bulgularına göre; STK’ların yüzde 95’i sosyal medyanın çevrimiçi marka bilinirliği için etkili olduğunu düşünüyor, yüzde 71’i sosyal medyanın çevrimiçi bağış toplama için etkili olduğunu düşünüyor, yüzde 88’i ise sosyal ağ mecralarının sosyal değişim yaratmada etkili olduğunu kabul ediyor. Rapora göre sosyal ağ mecraları içerisinde STK’ların en çok tercih ettiği platform olarak Facebook öne çıkıyor. Küresel çapta yapılan araştırmaya katılan sivil toplum kuruluşlarının yüzde 92’si Facebook sayfası bulundurduklarını ifade ediyor. Diğer sosyal medya platformlarının kullanım oranları ise yüzde 72 ile Twitter, yüzde 55 oranla Youtube ve yüzde 51 ile Linkedin, nispeten daha yeni bir mecra olan Instagram ise yüzde 39 oranla son sırada.

Toplam ne kadar kişiye nasıl erişim sağladınız?

Merve Aydın: Yaklaşık 18 milyon kişiye sosyal medyadan ve geleneksel medyadan erişim sağladık. Her STK’ya özel Facebook’ta kullanılmak üzere frame tasarlandı, tasarlanan frameler binlerce kişi tarafından kullanıldı. Facebook, Twitter ve Instagram’da her STK kampanyasına özel postlar hazırlandı. Her STK için basın bülteni hazırlanıp servis edildi ve mailingler yapıldı.

Bugüne kadar en fazla etkileşim hangi STK için toplandı?

Serpil Güzel Ün: Facebook üzerinden toplam 583 bin 195 etkileşimle WWF, Sosyal Bağış Hareketi sayfasında ve kendi sayfalarında en çok etkileşimi aldı. Erişim konusunda ise en fazla kişiye erişen 5 milyon 68 bin 764 ile KAÇUV oldu.

Etkileşim çıktılarından örnekler verir misiniz?

Merve Aydın: Elbette birkaç örnek verebiliriz. Darüşşafaka Cemiyeti için hazırladığımız frame’i 2 bin 700 kişi kullandı. 17 bin kişiden fazla web site ziyareti gerçekleşti ve hala devam ediyor. AÇEV, 400’den fazla yeni takipçi kazandı. TEGV düzenli 31 bağışçı kazandı. Sosyal medya hesaplarında takipçi sayıları ve görünürlüğü arttı.

Bağışçıların şeffaflık konusundaki kaygılarını nasıl giderdiniz?

Serpil Güzel Ün: Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen Sosyal Bağış Hareketi’ne bağlı STK’lara destek olan bağışçılar doğrudan STK’ların bağış hesaplarına yönlendiriliyor. Dolayısıyla bağışçılar nezdinde oldukça şeffaf bir ortam sunduk.

SBH’nin ana hedeflerinden biri Türkiye’de bireysel bağışın yayılması. Bu konuda nasıl bir gelişim kaydedildi bir yılda?

Merve Aydın: Araştırmalar doğrultusunda sivil toplum kuruluşlarını daha etkin iletişim yöntemleriyle anlatmamız, kendi ekosistemlerinde destek kazanmış STK’ların etki alanını genişletmemiz ve STK’lar için destek tabanı sağlamamız gerektiği sonucuna vardık.

SBH’ye dahil olmak isteyen STK’ları nasıl seçiyorsunuz? Kriterler var mı?

Birinci yılda bu harekete dahil olan sivil toplum kuruluşlarını bir seçime tabi tutmadık. MarjinalSosyal STK Danışma Merkezinde yer alan STK’lar platformumuza dahil oldu. Ortak özellikleri, toplumsal sorunlara ve ihtiyaçlara sürdürülebilir çözümler üreten, hedef – sonuç odaklı çalışıyor olmaları, şimdiye kadar yürüttükleri çalışmalardan hem niteliksel olarak hem niceliksel olarak anlamlı ve ölçülebilir sonuçlar almaları, Türkiye’de değişime yön vermeleri olarak sıralayabiliriz.

Önümüzdeki süreçte farklı STK’larla çalışacak mısınız?

Merve Aydın: Elbette projeye dahil olan 15 STK ile birlikte yeni sivil toplum kuruluşlarını da STK Danışma Merkezi bünyesine dahil etmeye başladık.

İkinci yıl için planlarınız neler?

Türkiye’de bağış konusu kurumsallaşmış değil. Özünde yardımsever bir toplum olmamıza rağmen henüz STK’ları desteklenecek kanallar arasında görmeye başlamadık. Sosyal Bağış Hareketi olarak, bizler için çalışan, sorunlara kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üreten, fayda sağlayan, şeffaf, hesap verebilen, yani güvenilir STK’lara yapılan bağışları artırmayı ve ulaşabildiğimiz herkesin “sosyal bağışçı” olmasını hedefliyoruz. Türkiye’de bu potansiyeli görüyor ve bu potansiyeli harekete geçirdiğimizde hepimizin içinde bulunduğu sivil toplumun güçleneceğine, özgürleşeceğine, içimizdeki umudu büyüteceğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının gerçekleştirdiği değişimi görünür kılmak ve toplumdaki güven çemberini genişletmek için başlatılan hareket bir sonraki yılın sivil toplum kahramanlarıyla buluşmaya hazır.

Böyle bir oluşumun Türkiye’de olması neden önemliydi? STK’ların gözünden SBH’nin önemini vurgulayalım.

Merve Aydın: Türkiye’de bireysel bağışın alışkanlık haline gelmesini istiyoruz. Bu yüzden her ayın ikinci perşembe gününü Sosyal Bağış Günü ilan ettik. Eriştiğimiz her kişiye mesajımız, her ay, ayda sadece bir kez, küçük bir tutarla sivil toplum kuruluşlarına bağış yapması yönünde. Türkiye’de bireysel bağış kültürü oluşturmaya katkı sağlamak amacıyla her ay bir STK için sosyal medyada yüksek görünürlük sağlayarak ortalama 2 milyon tekil kişiye erişiyoruz.

Küçük bağışlarla büyük farklar yaratmak için her ay, ayda bir kez tavrımızı çözümden yana koyarak duyarlı olduğumuz konularda değişimi tetiklemek için harekete geçebileceğimizi biliyor ve topluma bu çağrıyı yapıyoruz: #birinizhepimiziçin

Sosyal Bağış Hareketi Sosyal Medya Hesapları

facebook.com/sosyalbagishareketi

instagram.com/ sosyalbagishareketi

twitter.com/BagisHareketi

#birinizhepimiziçin

AÇEV’den Kaynak ve İş Geliştirme Sorumlusu Beril Güzeloğlu: ”Sosyal Bağış Hareketi,  farkındalık sağlıyor”

Türkiye’de bireysel bağış bilincini uyandırmak amacıyla MarjinalSosyal ve Facebook iş birliği hayata geçirilen 15 sivil toplum kuruluşunun içinde yer aldığı Sosyal Bağış Hareketi bu ay Anne Çocuk Eğitim Vakfı ile devam ediyor. Vakfın projeleri ve Sosyal Bağış Hareketi hakkında Anne Çocuk Eğitim Vakfı’ndan Kaynak ve İş Geliştirme Sorumlusu Beril Güzeloğlu ile konuştuk.

Anne Çocuk Eğitim Vakfı olarak yürüttüğünüz projeler hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Şu aralar gündeminizde hangi proje bulunuyor?

AÇEV olarak erken yaştaki her çocuğun güvende, sağlıklı, mutlu ve öğreniyor olması için çalışıyoruz. Ülkenin dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi çocuklar, anne babalar ve genç kadınlar için bilimsel temelli eğitim programları geliştiriyor ve uyguluyoruz. Eğitim programları ve saha çalışmalarının yanı sıra toplumsal farkındalığı artırmak, bilinç ve destek oluşturmak üzere farkındalık ve savunu faaliyetleri gerçekleştiriyoruz.

Ayrıca, ihtiyaçlar doğrultusunda kurumsal destekçilerimiz ve paydaşlarımızla birlikte program çalışmalarımızı besleyen çeşitli projeler hayata geçiriyoruz.

Sosyal Bağış Hareketi projesinde yer alıyorsunuz. Sizce bu proje neden önemli? Nasıl faydaları var?

Yapılan araştırmaları incelediğimizde Türkiye’de bireysel bağışçılık eğilimlerinin anlık ve dönemlik olduğunu görebiliyoruz. Her bireye stratejik bireysel bağışçılığın önemini anlatmak sivil toplum kuruluşlarının birincil görevi, bu sebeple kat edilecek çok yolumuzun olduğunu görüyoruz. Dijital iletişim mecralarının giderek önem kazandığı ve geliştiği bir dönemde olduğumuzu düşünerek Sosyal Bağış Hareketi 14 sivil toplum kuruluşuyla birlikte hareket ederek çok anlamlı ve uzun vadede bir o kadar da etkin olacağına inandığımız bir oluşuma imzasını atıyor. Sivil toplum kuruluşlarının iletişim bütçelerinin kısıtlı olduğu bir yapıda 14 sivil toplum kuruluşunun bir arada tek bir oluşumu desteklemesi, güçlerinin birleşmesi sağlam temelli bir hareketin başlangıcı olarak görüyoruz. Sosyal Bağış Hareketi’yle doğru stratejiyle başladığımızı düşünüyoruz. Dolayısıyla kaynak yaratmanın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının çalışma alanları ve güncel projeleri konusunda da geniş kitlelerde farkındalık sağlıyor.

Türkiye’de bireysel bağışı artırmaya yönelik neler yapıyorsunuz? Bu konudaki görüşleriniz neler?

Bireysel bağışçılık adına özel sektörün iletişim kanalları, insan kaynağı gücünü önemseyerek yaptığımız her iş birliğinde faaliyetlerimizin bireylere duyurulması kurgusu üzerinden yola çıkıyoruz.

Sadece bilgilendirmekle kalmayıp bireyleri aksiyona çağırdığımız Adım Adım oluşumuyla yardımseverlik koşularında kampanyalarımızı duyurmak ve fon yaratmak için koşuyoruz. https://ipk.adimadim.org/nonprofit/view?id=20395

Bireylere daha basit kanallardan ulaşabilen Yuvarla.com gibi yeni girişimlerle iş birliklerine imza atıyoruz. https://yuvarla.com/

Yapılan araştırmalarda bugüne yapılan 1 TL’lik yatırımın uzun vadede 7 TL olarak topluma kazanım sağlayacağı çıktısından yola çıkarak; doğum günü, spor etkinlikleri ve bunun gibi özel etkinlikler için ya da birkaç arkadaş bir araya gelerek hazırlayacağı kampanyalarını çevrelerine duyurarak bağışa çağrıyla kaynak yaratma kanalını genişletmeye duyurmaya çalışıyoruz. https://fonzip.com/acev/kampanya

Yeni kurulan sivil toplum kuruluşlarına önerileriniz olur mu?

Kaynak yaratma ve iletişim alanları söz konusu olduğunda; veri temelli ve insan odaklı iletişim, bireysel ve kurumsal bağışçılara karşı şeffaflık ve hesap verebilirlik kriterlerine uyum.

Gündeminizde olan İlk İş Babalık Kampanyanızdan bahsedebilir misiniz?  Bu kampanyayla nasıl bir fayda sağlamayı amaçlıyorsunuz?

1996 yılından bu yana babaların çocuklarının bakımında sorumluluk üstlenmeleri, çocuklarıyla demokratik bir ilişki kurmaları ve çocuklarının gelişimlerini etkin bir şekilde desteklemeleri için Baba Destek Programı’nı uyguluyoruz. Program kapsamında bugüne kadar 60 binden fazla babaya ulaştık.

Bu süreçteki deneyimlerimiz bize ailede, mahallede, arkadaş çevresinde, iş yerinde ilgili babalık için destekleyici ortamların kurulmasının önemini gösterdi ve İlk İş Babalık sloganımızla ilgili babalığı destekleyecek ortamların güçlenmesi için bir kampanya başlattık. Türkiye’de ilgili babalık konusunun benimsenmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla döneminde hayata geçirdiğimiz İlk İş Babalık kampanyası çerçevesinde; panel, sergi, özel sektör buluşması, sosyal medya iletişimleri gibi farklı etkinlik ve kurgular düzenledik. Kampanya boyunca, farklı illerde AÇEV’in Baba Destek Programı’na katılmış olan babaların desteğiyle birlikte yürüyüş, uçurtma şenliği, oyun vb. aktivitelerle ilgili babalık mesajlarımızı yaygınlaştırdık.

İlk İş Babalık kampanyasının iletişim çalışmaları basın yoluyla 2.5 milyon, sosyal medya yoluyla ise 5.5 milyon kişiye ulaştık. Hedefimiz, ilgili babalığın önemine inanan herkese mesajlarımızı ulaştırmak ve ilgili babalık davranışlarını yaygınlaştırmak.

Yakın zamanda hayata geçireceğiniz yeni bir proje fikriniz var mı? Varsa projenin amacından ve yararlarından bahsedebilir misiniz?

Bu yıl da ilgili babalık mesajlarımızı farklı platformlarda yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Ayrıca yine ilgili babalık zeminini koruyarak, kadına yönelik şiddetle mücadeleye erkeklerin de dahil edilmesini hedefleyen bir kampanyayı hayata geçirmeyi hedefliyoruz.  Ailelere yönelik olarak; çocuk gelişimi ve anne-babalık becerileri konusunda bilgi alabilmeleri hedefiyle geliştirdiğimiz İlk6Yıl mobil uygulamamızı da yeni tasarımı ve içerikleriyle güncelliyoruz. Ücretsiz uygulama, yeni yüzüyle çok yakında iOS ve Android platformlarında yerini alacak.

 

 

Toplanan bağışlarla çocuklar değişecek Türkiye gelişecek

Türkiye’de bireysel bağışlarla sivil toplum bilincini uyandırarak sivil toplum kuruluşlarına destek olmak amacıyla başlatılan Sosyal Bağış Hareketi’nde kasım ayında bağışlar, 22 yıldır çocuklara eğitimin gücünü, geleceği değiştirme cesaretini kazandırmak amacıyla çalışan TEGV için toplanacak.

MarjinalSosyal’in girişimi ve Facebook’un destekleriyle başlatılan Sosyal Bağış Hareketi, Türkiye’de bireysel bağışlarla sivil toplum bilincini uyandırmak ve sivil toplum kuruluşlarına güç vermek amacıyla faaliyetlerine devam ediyor. Sosyal Bağış Hareketi’nde 15 ay boyunca her ayın ikinci perşembesinde bir sivil toplum kuruluşu sosyal medya üzerinde tanıtılıyor.

16 Kasım Perşembe günü bağışlar 22 yıldır “Bir Çocuk Değişir Türkiye Gelişir” düşüncesiyle ilköğretim çağındaki çocuklar için nitelikli eğitim desteği veren TEGV için toplanacak.

1995 yılında Türkiye’nin gelişimi ve geleceği için eğitimle yola çıkan TEGV, bugüne kadar 2 buçuk milyon çocuğun geleceğine katkı sağladı. TEGV,  ilköğretim çağındaki çocuklara “okul dışı eğitim desteği” vermeye odaklandı.

TEGV tarafından Türkiye’nin birçok yerine kurulan Eğitim Parkları, Öğrenim Birimleri, Ateşböceği Mobil Öğrenim Birimleri ve Sosyal Etkinliklere Destek Protokolü kapsamında ilköğretim okullarında, gönüllüler aracılığıyla hayata geçiyor ve devlet tarafından verilen temel eğitime katkıda bulunuyor. Çocukları, sanatla, bilimle, teknolojiyle tanıştırıyor ve çocukların yeteneklerini keşfetmesine yardımcı oluyor.

TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı; “Eğitim Gönüllüleri Ailesi olarak inanıyoruz ki; eğitim, sadece okuma-yazmaya, sayı saymaya, bilgi edinmeye değil, öncelikle kendi gücünü keşfetmeye ve hayatta kalmaya yarar! Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, bazı çocukların, sahip olabileceği tek güç ve tek fırsattır eğitimdir. Biz, sevgiyle yaklaştığımız, bilgiyle donattığımız çocuklarımıza dimdik yürümelerini, hayata karşı daha güçlü durmalarını sağlayacak becerileri ve özgüveni kazandırdığımıza inanıyoruz. Bunu da eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan gönüllülerimiz ve destekçilerimiz sayesinde yapıyoruz” dedi.
TEGV’e 16 Kasım Perşembe günü TEGV Facebook sayfası bağış butonu ya da doğrudan derneğin kendi internet sitesinden bağış yapabilirsiniz.

 

Yapılan bağışlarla umutlar yeşerecek

Türkiye’de bireysel bağışlarla sivil toplum bilincini uyandırarak sivil toplum kuruluşlarına destek olmak amacıyla başlatılan Sosyal Bağış Hareketi’nde ekim ayında bağışlar, 25 yıldır toprağın ve doğal varlıkların korunması için çalışan TEMA Vakfı için toplanacak.

MarjinalSosyal’in girişimi ve Facebook’un destekleriyle başlatılan Sosyal Bağış Hareketi, Türkiye’de bireysel bağışlarla sivil toplum bilincini uyandırmak ve sivil toplum kuruluşlarına güç vermek amacıyla faaliyetlerine devam ediyor. Sosyal Bağış Hareketi’nde 15 ay boyunca her ayın ikinci perşembesinde bir sivil toplum kuruluşu sosyal medya üzerinde tanıtılıyor.

12 Ekim Perşembe günü bağışlar 25 yıldır yaşamın kaynağı toprağa sahip çıkan, doğal varlıkların korunması için bilim temelli çalışan, topraktan gelen toplumsal barışa inanan TEMA Vakfı için toplanacak.

“Türkiye çöl olmasın” sloganıyla yola çıkarak 1992 yılında Nihat Gökyiğit ve Hayrettin Karaca tarafından TEMA Vakfı kuruldu.25 yıldır TEMA Vakfı çalışanları ve gönüllüleriyle birlikte 12 bin 500 hektar alanda 14,5 milyon fidanı toprakla buluşturdu.

250 kırsal kalkınma, koruma ve ağaçlandırma projesi gerçekleştiren TEMA, aynı zamanda eğitim, savunuculuk ve gönüllülük faaliyetleriyle de kamuoyunun doğal varlıkların korunması konusunda bilinçlenmesi ve harekete geçmesi için faaliyetlerde bulunuyor. Vakıf, ülkemize doğayı tanıyan, doğanın bir parçası olduğunun bilincinde olan, günlük hayatındaki tercihlerinin doğaya etkilerinin farkına varan, sürdürülebilir yaşam için harekete geçen, doğa dostu nesiller kazandırmak amacıyla bugüne kadar 3 milyondan fazla çocuğa doğa eğitimleri ve farkındalık etkinlikleriyle ulaştı. 50 binden fazla öğretmene ve 35 bini aşkın kamu görevlisine çevre seminerleri verildi.

TEMA Vakfı, doğaya zarar verecek yasalara, bilimsel temellere dayanarak yasalarla karşı çıktı. Doğaya saygı duyulmasını siyaset alanında da garanti altına alabilmek için savunuculuk faaliyetleri sürdürüyor. Doğal varlıkları korumak adına açılan 239 davanın 115’i kazanıldı ve 68 dava ise devam ediyor.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç; “Sosyal Bağış Hareketi, ülkemizde sivil toplum kuruluşlarına yönelik güveni artırmak adına çok anlamlı bir proje. Kurucularımız TEMA Vakfı’nı doğaya karşı bilgili, ilgili ve tepkili bir kamuoyu oluşturmak için kurdular. Ne mutlu bize ki bugün gelinen noktada TEMA Vakfı’nın yüz binlerce gönüllüsü ve destekçisiyle bir halk hareketi olduğunu ve toplumda her yaştan, her görüşten insanı doğa temelinde buluşturduğunu söylememiz mümkün. TEMA Vakfı olarak bizler 25 yıldır insanla, parçası olduğu doğa arasında bağlar kurmak; doğal varlıklarımızı; havamızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için çalışıyoruz”dedi.

TEMA Vakfı’na 12 Ekim Perşembe günü TEMA Facebook sayfası bağış butonu ve BKM chatbot altyapılarıyla ya da doğrudan derneğin kendi internet sitesinden bağış yapabilirsiniz.

 

Bu ay bağışlar WWF-Türkiye için toplanacak

Türkiye’de bireysel bağış ve sivil toplum bilincini yükseltmek amacıyla başlatılan, Sosyal Bağış Hareketi’nde bu ay bağışlar, 40 yıldır doğal yaşamı koruma çalışmaları yürüten WWF-Türkiye için toplanıyor.

MarjinalSosyal’in girişimi, Facebook’un katkılarıyla başlatılan Sosyal Bağış Hareketi, Türkiye’de bireysel bağışla sivil toplum bilincini uyandırmak ve sivil toplum kuruluşlarına destek vermek amacıyla faaliyetlerine devam ediyor. 15 ay boyunca her ayın ikinci perşembesinde bir STK’nın sosyal medya üzerinden tanıtıldığı harekette, altıncı sivil toplum kuruluşu WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) oldu.

14 Eylül Perşembe günü bağışlar insanın doğayla uyum içinde yaşadığı bir geleceğin kurulması amacıyla Türkiye’de 40 yıldır çalışmalar yürüten WWF-Türkiye için toplanacak.

WWF-Türkiye, doğal kaynakların aşırı tüketimi, kirlilik, yasa dışı avcılık, doğa tahribatı gibi insan kaynaklı sorunlarla mücadele ederek doğal yaşam alanlarının azalması ve türlerin kaybıyla sonuçlanan tehditleri durdurmayı amaçlıyor.

Halen, küresel ölçekte nesli tehlike altındaki 389 türün bulunduğu Türkiye’de, biyolojik çeşitliliğin korunması önem taşıyor. Vakıf yıllardır yürüttüğü alan projeleriyle kelaynak, deniz kaplumbağası, orfoz, saz kedisi ve turna gibi tehlike altındaki canlıların korunmasını sağlıyor. Doğa koruma literatüründe şemsiye tür olarak anılan bu canlıların korunması, yaşadıkları ekosistemin bir bütün olarak varlığını sürdürebilmesi anlamına geliyor. Böylece daha geniş bir canlı topluluğu için yaşanabilir bir ortam sağlanmış oluyor.

Yaban hayatı koruma çalışmalarının yanı sıra denizler, ormanlar, tatlı su kaynakları, gıda, iklim ve enerji konularında da birçok proje yürüten WWF-Türkiye, Büyük Menderes Havzası’nda da çalışmalar yaptı. Yapılan çalışmalar, Türkiye’nin en verimli tarım arazilerinin bulunduğu havzada ekolojik değerleri tehdit eden su kirliliğinin önlenmesi ve bölgede yaşayan 2,5 milyon kişinin yeterli miktarda temiz suya erişiminin sağlanmasını amaçlıyor.

WWF-Türkiye Kurumsal İlişkiler Müdürü Neyran Akyıldız; “Sosyal Bağış Hareketi, sosyal medyanın ortak fayda için kullanımına güzel bir örnek. Sivil toplum için bireysel bağışın önemine vurgu yapan bu hareketin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Yapılacak her bağış yaşamın çeşitliliğini korumaya katkıda bulunacak” dedi.

WWF-Türkiye’ye 14 Eylül Perşembe günü WWF-Türkiye Facebook sayfası bağış butonu ve BKM chatbot altyapılarıyla ya da doğrudan derneğin kendi internet sitesinden bağış yapabilirsiniz.

Sosyal Etki Aktörleri Social Value Matters’ta buluştu

Türkiye’de ilk kez düzenlenen Social Value Matters 2017’nin ilk günü uluslararası düzeyde katılımla gerçekleşti. Social Value International ortaklığında, OPET’in ana desteği; BKM Ekspress, MarjinalSosyal, Myra ve Pioneers Post’un iş birliğiyle gerçekleştirilen konferansa sivil toplum kuruluşları, uzmanlar, sosyal girişimciler, özel sektör, kamu ve fon veren kurum temsilcileri, analistler ve akademisyenler katıldı.

Koç Üniversitesi Rumelifeneri Kampüsü’nde gerçekleşen etkinliğin ilk gününde açılış konuşmasını SVUK CEO’su Jeremy Nichols yaptı. Sosyal etkiyle eşitsizliğin giderilebileceğine değinen Nichols, değişim düşüncesinin birlikte çalışılarak ele alındığında daha kesin sonuçlara varılabileceğinin altını çizdi.

Adil bir dünya için iletişimi öğrenmemiz gerekiyor

Etkinliğin ikinci konuşmasını Dr. Mairi Mackay yaptı. British Council’in sosyal etki alanında yaptığı çalışmalardan bahseden Mackay, sosyal girişim, sosyal yatırım ve sosyal etki kavramlarına dikkat çekti. Küçük ölçekli programlardan daha geniş programlara geçtiklerini belirterek sosyal girişim hareketinde her ülkenin birbiriyle bağlantılı olduğunu belirtti. Sosyal etkide iletişimin çok önemli olduğunu söyleyerek adil bir dünya için iletişimi öğrenmemiz gerektiğini ve bunun için küresel iletişimi tasarlayıp yaydıklarının altını çizdi.

Farklılaşmanın tek yolu müşteri memnuniyeti

Yuvarlak masa ve workshop’lardan önceki son konuşmayı ise Opet’in Kurumsal İletişim Müdürü Ayşenur Aydın yaptı. Temiz Tuvalet Kampanyası hakkında konuşma yapan Aydın, bu dönüşüm hareketiyle farkındalık sağlayarak tuvalet temizliğinin önemine dikkat çektiklerini belirtti.

Etkinlik yuvarlak masa söyleşileri ve workshop’larla devam etti.

Marjinal sosyal ve 15 sivil toplum kuruluşu el ele

Aralarında Koruncuk Vakfı, Bilim Kahramanları Derneği, Darüşşafaka Cemiyeti, KAÇUV, Hayata Destek Derneği, WWF, TEMA, TEGV, KEDV, ÇEKÜL, AÇEV, AKUT, TOÇEV, Tohum Otizm Vakfı ve ASHOKA olmak üzere 15 sivil toplum kuruluşunu (STK) tek platformda toplayan MarjinalSosyal’in önderliğinde başlatılan Sosyal Bağış Hareketi, Türkiye’de Facebook üzerinden bireysel bağış ve sivil toplum kuruluşu bilincini artırmayı hedefliyor. “Biriniz Hepimiz İçin” sloganıyla başlayan “Sosyal Bağış Günü” ise her ayın ikinci Perşembe günü gerçekleşecek.

Neredeyse her gün incinen bir çocuğun, haksızlığa uğrayan ya da ihtiyaç içindeki insanların, şiddet karşısında çaresiz kalan kadınların, eşitsizliklerin, doğa tahribatının, yok oluşun, kayıpların, yoksunlukların, birlikte yaşadığımız hayvanlara ve tüm canlılara tahammülsüzlüğün yansıdığı haberler ile karşılıyor, tepkimizi, isyanımızı milyonlarca mesajla tüm dünyaya duyurmaya çalışıyoruz.

Öteki yandan, tüm bu sorunlar karşısında başta çocuklar, kadınlar, hayvanlar ve doğa olmak üzere ihtiyaç sahibi herkesin hak ettiği yaşama ulaşması için mücadele eden ve ortaya koydukları ile hepimizin yüreklerini fetheden sivil toplum kuruluşları (STK) durmakta. Bu sivil toplum kuruluşlarının ise varlıklarını sürdürebilmek, sorunlara çözüm üretebilmek ve bu çözümleri hayata geçirebilmek için desteğe ihtiyacı var.

Gerçek toplumsal etki yaratmak isteyen herkesi işbirliğine çağıran MarjinalSosyal, Türkiye’de bireysel bağış ve sivil toplum kuruluşu (STK) bilincini uyandırmak için, 15 STK ile birlikte Facebook’un da katkılarıyla Sosyal Bağış Hareketi platformunu (facebook.com/sosyalbagishareketi) oluşturdu. 15 ay boyunca her ayın bir gününü bir STK’ya “Sosyal Bağış Günü” olarak adayacak olan platformun basın toplantısı 31 Mart Cuma İstanbul’da gerçekleşti.

Basın toplantısı, Marjinal Porter Novelli Ajans Başkanı Asuman Bayrak, MarjinalSosyal Kurucu Ortağı Işık Elpek, Facebook, Türkiye Kamu Politikaları Sorumlusu Nilay Erdem ve 15 STK’nın katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda “STK nedir, ne iş yapar?”, “Bireysel bağışın önemi nedir?”, “Sosyal medyada paylaşılan toplumsal mesajlar uygulamada ne ölçüde etkili?”, “Türkiye’de bireysel bağış bilincini nasıl uyandırabiliriz?” soruları ve Sosyal Bağış Hareketi’nin bu sorulara nasıl çözüm arayacağı üzerine konuşuldu.

MarjinalSosyal Kurucu Ortağı Işık Elpek, hareketle ile ilgili: “Yaşadığımız toplumsal ve çevresel sorunlar sınır değerleri aşmış durumda. Artık neredeyse her dakika sarsıcı bir sorunun etkisi altında kalıyor, çoğu zaman sorunların büyüklüğü karşısında çözümsüz, çaresiz hissedebiliyoruz. Biz hem ülkemizde, hem dünyada yaşanan her sorunun çözümü olduğuna yürekten inanıyoruz ve çözüm için çalışan, çözüm üreten ve hepimizi çözümün bir parçası olmaya çağıran sivil toplum kuruluşlarını destekliyoruz. MarjinalSosyal olarak sivil toplum kuruluşlarına inancımızı ve desteğimizi ‘Sosyal Bağış Hareketi’ ile herkesin katılabileceği bir platforma taşıdık. Duygularımızı, düşüncelerimizi, duyarlılıklarımızı milyonlarca mesajla paylaştığımız Facebook platformunda, Türkiye’de faaliyet gösteren, başarılı, etkili sivil toplum kuruluşlarını tanıtmak, anlatmak ve Facebook kullanıcılarını da çözümün bir parçası olmaya davet etmek istiyoruz. Sosyal Bağış Hareketi’nde, her ay bir STK’yı tanıtıyor, her ayın ikinci Perşembe gününü sosyal bağış günü ilan ediyoruz. Çünkü bireysel olarak küçük bağışlarla başlayıp büyük sorunların üstesinden gelmek için harekete geçebilir, sivil toplum kuruluşlarını daha özgür, daha güçlü, daha etkin kılabiliriz.” açıklamasında bulundu.

MarjinalSosyal’i bünyesinde barındıran Marjinal Porter Novelli Ajans Başkanı Asuman Bayrak ise düşüncelerini, “Marjinal olarak, STK’lara 24 yıldır verdiğimiz desteği Işık Elpek’le 2 yıldır yürüttüğümüz MarjinalSosyal aracılığıyla somutlaştırmaktan dolayı içten bir sevinç ve gurur duyuyoruz” şeklinde ifade etti.

Facebook, Türkiye Kamu Politikaları Sorumlusu Nilay Erdem ise konuyla ilgili, “Facebook olarak bu anlamlı projenin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Sosyal Bağış Hareketi’nin verimli ve uzun soluklu bir projenin başlangıcı olmasını diliyor ve tüm topluluğumuz ve proje partnerlerimizin de desteğiyle insanların önem verdiği konularda pozitif bir dönüşüm yaratmasını umuyorum” yorumunu yaptı.

Sosyal Bağış Hareketi Sosyal Medya Hesapları

facebook.com/sosyalbagishareketi
instagram.com/sosyalbagis
twitter.com/BagisHareketi
#birinizhepimiziçin