Yazılar

Sabancı Üniversitesi kadına yönelik şiddetle mücadelede dünya şampiyonları arasına girdi

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından hayata geçirilen İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Dünya Şampiyonları listesine Türkiye’den giren tek proje oldu.

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından, TÜSİAD’ın işbirliğiyle ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile Sabancı Vakfı’nın oluşturulan ‘İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi’, UNFPA’in kendi ülkelerinde ve kendi yollarıyla toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı mücadele etmek için çalışan 16 şampiyondan oluşan listesine girdi. Proje kapsamında desteği ile şirketlerin, çalışanlarının yakın ilişkide maruz kaldıkları şiddete karşı harekete geçmelerini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütülüyor.

İş Dünyası Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi, listeye Türkiye’den giren tek proje oldu. Listede ayrıca; Tunus, Peru (iki proje ile), Ekvador, Filistin, Vietnam, Endonezya, Ukrayna, Filipinler (iki proje ile), Tanzanya, Bangladeş, Hindistan, Kongo Cumhuriyeti ve Etiyopya’da yürütülen projeler yer aldılar. Kurumsal yönetim Forumu Kadının Güçlenmesi Projeleri Yöneticisi Sevda Alkan taltif edilen 16 lider arasında yer aldı.

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi Yöneticisi Sevda Alkan; “Birçok insan farklı aile içi şiddet türlerinin farkında değil ve nerede destek alacağını bilmiyorlar. İnsanlar bir kadının yükseköğrenime veya ekonomik bağımsızlığa sahip olması durumunda, herhangi bir şiddete maruz kalmayacağını düşünür. Bu doğru değil. İnsanların aile içi şiddet hakkındaki gerçekleri öğrenmelerini ve her yerde paylaşmalarını öneriyorum” dedi.

Kurumsal Yönetim Forumu direktörü Melsa Ararat ise; “Bu projenin başarısı katılımcı ve eyleme ışık tutan araştırmaların önemini gösteriyor. Üniversitelerin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine iş dünyasının katkısına girdi sağlayacak ve iş dünyasını akademi ile buluşturacak ortaklıklara temel hazırlayacak araştırmalara daha fazla önem vermesi gerekir kanısındayım” dedi.

Harran’da öğretmenler birlikte güçleniyor

KODA ve Sabancı Vakfı tarafından, kaliteli ve çocuk merkezli eğitim sağlama amacıyla hayata geçirilen ‘Birleştirilmiş Sınıflar İçin Birleştirilmiş Öğretmenler’ projesi ile Harran’da köy öğretmenleri birbirlerini destekliyor.

Sabancı Vakfı Hibe Programı kapsamında desteklenen ‘‘Birleştirilmiş Sınıflar için Birleşmiş Öğretmenler’’ projesi ile Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde hayata geçirildi. Proje kapsamında düzenlenen buluşmalarda öğretmenlerin dile getirdiği ihtiyaçlara göre belirlenen farklı uzmanlara ve onların eğitim atölyelerine ev sahipliği yaptı. Bu sayede öğretmenler, bir yandan çocuk hakları ya da eğitimde drama yöntemi gibi alanlar üzerine donanım kazanırken, bir yandan da uzmanların kılavuzluğunda kendi okulları için birer eylem planı çıkardı.

Türkiye’deki öğretmenlerin mesleki gelişim konusunda en fazla meslektaşlarıyla birlikte öğrenmeyi geliştiren gayri resmi paylaşımlardan yararlandığını ifade eden Nevgül Bilsel Safkan“Bu platformların oluşturulması noktasında sivil toplumun atacağı adımlar büyük önem taşıyor. Sabancı Vakfı olarak biz de eğitimden eşit yararlanılması için öğretmenlerin deneyimlerini paylaşmalarını ve birbirlerinden öğrenmelerini destekleyen projelere destek veriyoruz. 44 yılda eğitimin ve öğretmenlerin güçlenmesi için 3,6 milyar TL kaynak ayırmış olmaktan mutluluk duyuyor, hayatlarımızı tek bir dokunuşla değiştirebilen tüm öğretmenlerimizi kutluyoruz” dedi.

Harran’da öğretmenler birbirini destekliyor, birlikte güçleniyor

Hayata geçirdikleri projelerde öğretmenlerin bir araya geldiklerinde nasıl bir etki yarattıklarını görme fırsatı bulduklarını belirten Safkan; “Hibe Programımız kapsamında Köy Okulları Değişim Ağı ile birlikte hayata geçirdiğimiz ‘Birleştirilmiş Sınıflar İçin Birleştirilmiş Öğretmenler’ projesi ile Harran’daki birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin birbirlerini destekledikleri ve deneyimlerini paylaştıkları bir ağ oluşturmayı, köy okulları için farklı bir eğitim modeli geliştirmeyi ve köy okullarında kaliteli ve çocuk merkezli bir eğitim sağlamayı amaçladık. Proje sonunda öğretmenlerin dönüşümlerine tanıklık etmenin mutluluğunu yaşıyor, her birinin daha güçlü öğretmenler olarak yola devam etmesinden gurur duyuyoruz” dedi.

Sabancı Vakfı’nın eğitim alanındaki çalışmaları

Sabancı Vakfı, toplumsal gelişmenin sağlanması için eğitimin olmazsa olmaz olduğu inancıyla, bu alandaki ihtiyaçları yakından takip ederek çözümler geliştiriyor. Vakıf, eğitime erişimi artırmak için, Sabancı Üniversitesi başta olmak üzere, okullar, öğrenci yurtları, öğretmenevleri gibi toplam 77 eğitim kurumunu ülkemize kazandırdı. Gençlerin başarılarını desteklemek amacıyla bugüne kadar 45 binden fazla burs verdi. Bu alandaki çalışmalarına devam ederken son 11 yılda eğitimin kalitesini artırma konusuna odaklanan Sabancı Vakfı, toplumsal gelişmeyi destekleyecek bir eğitim için sadece kamunun değil, sivil toplumun da sorumlulukları olduğu bilinciyle Hibe Programları içinde eğitime önemli yer ayırıyor. Ayrıca, 10 yıldır Sabancı Üniversitesi’nin eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için öğretmenlere, öğretmen adaylarına ve öğrencilere yönelik yürüttüğü ‘Mor Sertifika Programı’nı da destekliyor.

11 yılda 148 projeye 20 Milyon TL destek

Sabancı Vakfı, Hibe Programı kapsamında destek verdiği sivil toplum kuruluşlarını Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen Ekim Zamanı Deneyim Paylaşım toplantısında buluşturdu.

“Sosyal Değişim İçin Tohumların Ekim Zamanı”başlığıyla düzenlenen toplantıda, 2017-2018 yıllarında Sabancı Vakfı’ndan hibe desteği alan 8 sivil toplum kuruluşu (STK) deneyimlerini ve projelerinin hikayelerini paylaştı. Sabancı Vakfı, 11 yılda 148 projeye20 milyon TL hibe desteği verdi. Sivil toplum kuruluşlarının kadın, genç ve engellilere yönelik projelerini destekleyen Vakıf, bu yıl projeler içinde eğitime ağırlık verdi.

Toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmek için güçlü sivil toplum örgütlerine ihtiyaç olduğunu belirten Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı;“Güç derken, uzmanlık alanları olan, kendi uzmanlık alanlarında derinleşmiş, yönetim kapasiteleri olan sivil toplum örgütlerinden bahsediyorum. İhtiyaçları iyi analiz edebilen, sorunlara çözüm üretebilen ve kamuoyuna örnek olacak modeller geliştirebilen sivil toplum örgütlerinden bahsediyorum. Biz de sivil toplumun güçlenmesi için çalışıyor; kadınlar, gençler ve engellilere yönelik projelere destek veriyoruz. Hibe Programımız kapsamında 11 yılda 148 projeye, 20 milyon TL hibe desteği verdikdedi.

Hibe desteğini sadece finansal destekle sınırlamadıklarını vurgulayan Sabancı; “Finansal desteğe ek olarak sivil toplum kuruluşlarının büyümelerine ve kapasitelerini artırmalarına, geliştirmelerine katkıda bulunuyoruz. Proje ve bütçe nasıl yönetilir sorularına yanıt bulmak ve destek olmak için onlara katkıda bulunuyor, yol gösteriyoruz. Çünkü bir şeyi yapmak istemek, arzulamak çok önemli ama onu bir sistem içinde, bir proje içinde, hedeflere uygun bir şekilde gerçekleştirmek hepsinden daha önemli. Sevinerek görüyoruz ki, verdiğimiz destekler sayesinde pek çok sivil toplum örgütü bizden aldıkları destekten sonra başka kuruluşlardan, özellikle de uluslararası programlardan hibe alabiliyorlar, kaynak geliştirebiliyorlar. Bunu başardıklarını görmek bizleri de memnun ediyor. Sivil toplumun gelişmesi ve güçlenmesi hepimiz için çok önemli, demokrasi için önemlidedi.

Sabancı Vakfı “kalıcı etki yaratma” hedefiyle çalışıyor

Sabancı Vakfı’nın “kalıcı etki yaratmak” için çalıştığını ifade eden Sabancı; Toplumsal gelişmenin sağlanmasında da eğitimin kilit role sahip olduğunu biliyoruz. Bireylerin nitelikli eğitime erişmesinin her şeyin başında geldiğini görüyoruz. Bu sebeple de bu yılki desteklenen projelerin çoğunluğu eğitim ağırlıklı. Bu projelerde kadın, genç ve engellilerin eğitime erişimini artırmanın yanı sıra, onların toplumsal rollerini güçlendirmeyi de hedefliyoruz. Herkesi kapsayan bir eğitim, tüm bireylere kucak açan sınıflar hayal ediyoruz. Eşitlik hayal ediyoruz ve erişim kolaylığı hayal ediyoruzdedi. 

“Yarattığımız etkinin büyümesi için birbirimizden ilham almanın çok önemli olduğuna inanıyoruz”

Sabancı Vakfı’nın bugüne kadar Türkiye’nin her bölgesinde yüz binlerce insanın hayatına dokunduğunu belirten Sabancı;Yarattığımız bu etkinin büyümesi için birbirimizden ilham almanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Sivil toplum kuruluşlarının deneyimlerini paylaşmalarını bu nedenle çok destekliyoruz. Onlardan aldığımız motivasyonla hepimiz daha iyi, daha kuvvetli projeleri destekleme cesareti buluyoruz. İnanıyorum ki, her bir bireyin güçlenme hikayesi, toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak bir adıma dönüşecek”ifadelerini kullandı.

Hibe Programı kapsamında desteklenen projelerin öykülerinin yer aldığı “Ekim Zamanı Hibe Programı Öyküleri” kitabına buradan ulaşabilirsiniz.

Sabancı Vakfı’ndan 11 Ekim’e özel video

Sabancı Vakfı, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nü kız kardeşleriyle laboratuvarda buluşarak, hayallerini büyüten Mardinli kız çocuklarının filmi ile kutladı.

Sabancı Vakfı, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla hazırladığı videoda Kız Kardeşler Laboratuvarı Projesi’ne katılan Mardinli kız çocuklarının görüşlerine yer verdi.

Kız çocukları filmde, Sabancı Vakfı’nın Hibe Programları kapsamında desteklediği ve Mardin Kültür Derneği tarafından hayata geçirilen proje ile hayatlarında yaşadıkları değişimi anlattı.

Filmde, üretken, araştıran, cesur, büyük hayaller kuran ve eşitlikçi nesiller için kız çocuklarının desteklenmesinin önemi vurgulandı.

Güler Sabancı’dan Dünya Kız Çocukları Günü’ne özel mesaj

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 2011 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü için bir mesaj yayınladı.

Kız çocuklarının bilim ve teknolojiye yönelmesi için bu alanda desteklenmelerinin çok önemli olduğunu belirten Sabancı, Kız Kardeşler Laboratuvarı projesi ile Mardin’de bunun güzel bir örneğini hayata geçirdiklerini ifade etti.

Toplumsal ve ekonomik gelişme için kız çocuklarının bilim ve teknoloji alanında güçlenmesinin olmazsa olmaz olduğunu belirten Sabancı;Toplumun yarısını oluşturan kadın ve kız çocuklarını dahil etmeden, bilim ve teknolojideki gelişmelerin bir parçası olmak ve bu alanda bilgi üretmek mümkün değil. Ancak kız çocukları fen ve teknolojiye ilgi duysa da zamanla bu ilgiyi kaybediyor ya da bu alanda bir kariyer hayal etmiyor. UNESCO verileri Türkiye’de üniversite öğrencilerinin yüzde 45’inin ve araştırmacıların yüzde 37’sinin kadın olduğunu gösteriyor. Sosyal bilimlerde yüzde 43 düzeyinde olan kadın araştırmacı oranı mühendislik ve teknoloji alanlarında yüzde 25’e düşüyor. Bu veriler kadınların bilim ile uğraşmayı bir kariyer olarak seçmediğini, bu alanda kariyer hedefleyenlerin de fen bilimleri ve mühendislikten çok sosyal ve beşerî bilimlere yöneldiğini gösteriyor. Oysa bizim bilim ve teknolojide daha çok kadına ihtiyacımız var. Bilim dünyası kız çocuklarının akıl ve yeteneğinden mahrum kalmamalıdedi.

Kız çocuklarını bilime yönlendirmek için rol modellerinin ve birbirlerinden destek görmelerinin önemine dikkat çeken Sabancı;” Kız çocukları okullu olsun, laboratuvarları doldursun diye çalışmalıyız. Bunun için onların her birini desteklemek ve güçlenmelerini sağlamak elbette çok değerli. Ancak birbirlerini destekleyip, birlikte güçlendiklerinde bambaşka sonuçlar ortaya çıkıyor. O zaman yalnız olmadıklarını, birlikte daha güçlü olduklarını fark ediyorlar. Kız kardeş dayanışması domino etkisi yaratıyordedi.

Kız Kardeşler Laboratuvarı’nda “yapabilirim” demeyi öğrendiler

Sabancı Vakfı Hibe Programları kapsamında destek verdikleri Kız Kardeşler Laboratuvarı projesi ile kız kardeş dayanışmasının sonuçlarını bir kez daha gördüklerini söyleyen Sabancı; “Bu proje ile Mardinli kız öğrencilerin bilim ve teknoloji alanında güçlenmelerine ve toplumsal cinsiyet rollerinden sıyrılmalarına katkıda bulunmayı hedefledik. Öğrenciler, laboratuvara girdiler, deneyler yaptılar, öğrendiklerini kız kardeşleriyle paylaştılar ve bu alanda bir meslek seçmenin hayalini kurmaya başladılar. NASA Astrofizik Komitesi Başkanı Prof. Dr. Feryal Özel ile bir araya gelerek bilim alanında kariyer yapmayı konuştular. Artık hepsi yapabileceklerine inanıyor. Biz de onların yapabileceklerine inanıyoruz. Biliyoruz ki, kız kardeşler inanırsa dünyanın en güçlü iş insanlarından biri de olabilir, NASA’nın en büyük projelerini de yönetebilir, hatta geleceğin NASA’sını Türkiye’de kurabilir” ifadelerini kullandı.

Kız Kardeşler Laboratuvarı projesi,Mardin Kültür Derneği tarafından Sabancı Vakfı Hibe Programı kapsamında hayata geçirildi. Proje kapsamında Mardin Fen Lisesi ve diğer liselerdeki kız öğrencilerle 1 yıl boyunca bilim ve teknoloji atölyeleri gerçekleştirildi. Bu atölyelere katılanlardan istekli 11 lise öğrencisi İstanbul’da bir hafta boyunca süren eğitici eğitimlerine katıldı. Bu eğitimi alan öğrenciler daha sonra Mardin’de ortaokulda okuyan 33 kız öğrenci ile bilim ve teknoloji atölyesi gerçekleştirdi, öğrendiklerini “kız kardeşleriyle” paylaştı. Bilimin eğlenceli ve pozitif yanlarını birlikte deneyimleyen öğrenciler, daha sonra NASA’da görev yapan astrofizikçi Prof. Dr. Feryal Özel ile bir araya gelerek, onun deneyimlerini dinledi.

Benim Sesim Benim Toplumum projesinden büyük başarı

Down Sendromu Derneği, Sabancı Vakfı desteğiyle gerçekleşen ve Türkiye’de bir ilk olan Benim Sesim Benim Toplumum projesinde bir yılda önemli sonuçlar elde etti.

Toplumda genellikle merhamet ya da acıma duygularıyla yaklaşılan zihinsel engelli ve Down sendromlu kişiler de herkes gibi yaşadıkları çevre içinde yaşamlarıyla ilgili söz sahibi olmak, çalışmak ve üretime katılmak, topluluk önünde hak ve taleplerini ifade edebilmek istiyorlar. Down sendromlu bireylerin ve ailelerinin sesini duyuran, toplumun engellilik algısını etkileyen projeler yürüterek bu konuda farkındalık yaratan çalışmalarıyla 2009 yılından bu yana faaliyet gösteren Down Sendromu Derneği, Türkiye’de bir ilk olan ve Sabancı Vakfı Hibe Programı kapsamında desteklenen Benim Sesim Benim Toplumum projesinde bir yılın sonunda algıların değişmesi yönünde önemli sonuçlar elde etti. Proje kapsamında Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Söz+1 Özsavunucu grubunu kuran dernek, Down sendromlu ve zihinsel engelli kişilere toplumdan ve devletten taleplerini kendi sesleriyle duyurmaları için Türkiye çapında destek sağladı. Grup üyesi Down sendromlu bireyler liderliğinde, Down Sendromu Derneği Başkanı Gün Bilgin, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ve Down Syndrome International Kapasite Geliştirme Uzmanı Nathan Rowe (Uluslararası Down Sendromu Birliği) katılımıyla 8 Ekim 2018 tarihinde Hilton Bomonti Otel ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen kapanış toplantısında projenin hedefleri ve sonuçları tüm ayrıntılarıyla paylaşıldı. Eğitim, sağlık, istihdam ve bağımsız yaşam konulu masaların her birine Down sendromlu gençler başkanlık yaptı ve “ben olmadan benim hakkımda asla” diyerek her bir branşta temsil ettiklerin grubun sorunlarını aktardılar.

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Sabancı Vakfı’nın 44 yıldır engellilerin toplumsal hayata katılmaları ve eşit fırsatlara sahip olmaları için geniş bir yelpazede çalışmalar yürüttüğü belirterek; “Bugüne kadar engelli alanında desteklediğimiz 43 projeyle 30 binden fazla kişiye ulaştık. ‘Benim Sesim Benim Toplumum’ projesinde de toplumda özsavunuculuk kavramının bilinirliğinin artırılması ve zihinsel engelli gençlerin özsavunucu olarak yetiştirilmesi için başarılı çalışmalar yapıldı. Projeye dahil olan gençlerin 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü’nde TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu toplantısında yaptıkları konuşmalar bunun en somut göstergesiydi. Projede yürütülen özsavunuculuk çalışmalarının yaygınlaşmasının, zihinsel engelli gençlerin bağımsız yaşamı açısından önemli bir fark yaratacağına inanıyoruz” dedi.

Down Sendromu Derneği Başkanı Gün Bilgin, yaptığı açılış konuşmasında gençlere kendi haklarını savunabilmeleri ve kendilerini ifade edebilmeleri için destek oldukları özsavunuculuk projesinin büyük başarı elde ettiğini görmekten mutluluk duyduğunu ifade ederek; “Söz+1 Öz savunucu Grubu’muz hem kendi hayatlarında hem de çevrelerinde güçlü bir dönüşüm yarattılar. Hedefimiz de buydu zaten. Özsavunucular toplumdan ve devletten taleplerini kendi sesleri ve sözleriyle duyurmayı öğrenerek kendi hayatları üzerinde de söz sahibi olmaya başladılar. Şimdi sıra bunu kalıcı kılmakta ve yaygınlaştırmakta. Herkesi ‘Bizim adımıza ve yerimize konuşmayın’ diyen gençlerimize kulak vermeye çağırıyoruz” dedi

Açılış konuşmalarının ardından Down Syndrome International’dan Nathan Rowe, Türkiye’de bir ilk olan bu projeye destek vermekten dolayı oldukça mutlu olduklarını ifade ederek uluslararası çalışmalara değindi. Down sendromlu ve zihinsel engelli bireylerin özsavunucu olabilmeleri için öncelikle özgüven kazanmaları gerektiğini belirten Rowe, bunun için en başta öz savunucuları teşvik etmenin çok önemli olduğunu, bu konuda da Down Sendromu Derneği ve “Benim Sesim Benim Toplumum” projesinin desteğinin ne kadar etkili olduğunu; “Gördüğünüz üzere proje büyük bir başarı yakaladı. Grup yöneticileri özsavunucuların becerilerini geliştirmeleri ve özgüven kazanmaları konusunda muazzam bir iş çıkardılar. Sonuç olarak, Down sendromlu bireyler parlak birer özsavunucu olarak yetiştiler. Benim için öz savunuculuğun iki ana bileşeni var ve bu grup her ikisinde de oldukça etkili oldu. Öz savunuculuğun ilk bileşeni bireyin kendi hayatı hakkında seçimler yapabilmesi ve karar alabilmesi. İkinci bileşen ise bireyin kendisini endişelendiren konuları dile getirmesi. Özsavunucuların TBMM’de yaptıkları konuşma da bunun en güzel örneği ve bu sebeple kendileriyle gurur duymalılar” sözleriyle vurguladı.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, Down sendromlu çocukların eğitiminde her türlü desteğe açık olduklarını; “Özel eğitimle ilgili olarak üzerimize düşen ne varsa hepsini yapmaya gayret edeceğiz. Sizlerle birlikte yaptığımız çalışmalar içerisinde her yıl her dönem daha iyi nasıl olabilir sorusunu birlikte soracağız. Bu konuda bizden beklentinizi yüksek tutun.  Bu çalışmaların biz de merkezinde olmak istiyoruz. Daha yapılacak çok şey var” sözleriyle ifade etti.

Down Sendromu Araştırma Komisyonu Kuruldu

Toplantı, Söz+1 Özsavunucu Grubu çalıştayı ile sonlandı. “Ben olmadan benim hakkımda asla”mottosu çerçevesinde bir sene boyunca yapılan çalışmalar ve etkileri bizzat Down sendromlu gençler tarafından anlatıldı ve başkanlık ettikleri eğitim, sağlık, istihdam ve bağımsız yaşam konuları çalıştaylarda sorunlar ele alındı. Aldıkları özsavunuculuk eğitimleriyle hem haklarının farkına varan hem de ihtiyaçlarını ve taleplerini doğru ifade etmeyi öğrenen Down sendromlu gençler, bir yıllık çalışma sonucunda özsavunuculuğun ne olduğunu, kendilerinin seçim yapabileceğini, hangi haklara sahip olduklarını ve bu hakları talep etmek için neler yapmaları gerektiğini özümsediklerini gösterdiler. Bununla birlikte özgüvenlerinde önemli bir artış gözlendi, topluluk önünde konuşma yaptılar, kendi özel hayatlarına dair vizyonlarını genişletme fırsatına sahip oldular. Çalışmalarının en önemli başarılarından biri de 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü’nde TBMM Sağlık, Aile ve Sosyal İlişkiler Komisyonu’nda yaptıkları konuşmada toplumdaki herkesle eşit ve bağımsız bireyler olarak yaşayabilmek için bir araştırma komisyonu kurulmasını talep ederek gerçekleşmesini sağlamaları oldu.

Enerjisa Üretim’den geleceğe destek

Enerjisa Üretim tarafından desteklenerek, Sabancı Vakfı tarafından inşası gerçekleştirilen, “Enerjisa Tufanbeyli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi” açılışı gerçekleştirildi.

Enerjisa Üretim’in şartlı bağışı ile Sabancı Vakfı tarafından Adana ili, Tufanbeyli ilçesinde yaptırılan, 2018 – 2019 eğitim ve öğretim yılı ile öğrencilerine kapılarını açan “Enerjisa Tufanbeyli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi” açılışı, 2 Ekim 2018 Salı günü düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Enerjisa Üretim Termik Santrallerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İhsan Erbil Bayçöl ve Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene, Adana Valisi Mahmut Demirtaş, İl Milli Eğitim Müdürü Veysel Durgun, Tufanbeyli Kaymakamı Ferhat Atar, Tufanbeyli Belediye Başkanı Remzi Ergü ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Selim Yaşar Kalkan katıldı.

Enerjisa Üretim’in Termik Santrallerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İhsan Erbil Bayçöl açılış töreninde; “Türkiye’nin lider enerji üretim şirketi olarak, uzun yıllardan beri yaşama saygı duyarak daha güzel bir gelecek için enerji üretiyoruz. Gençlerimizin eğitimine destek vererek, ülkemizi her alanda daha iyiye taşımalarına olanak sağlamak ve toplumsal gelişimi desteklemek, şirket misyonumuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. Gençlerimizin, teknik alanda en iyi koşul ve uygulamalarla eğitim almaları için bu okul projesine destek verdik. Burada eğitim alan öğrenciler, gelecekte teknisyen ya da mühendis olarak aramıza katılacak ve üreten Türkiye’nin gelişimine katkıda bulunacaklar. Bu anlamda birlikte çalıştığım binlerce Enerjisa Üretim mensubu ekip arkadaşım gibi ben de çok heyecanlı ve mutluyum. Okulumuzun Tufanbeyli halkına hayırlı olmasını dilerim” dedi.

Törende söz alan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan; “Adana, hem Sabancı ailesi hem de Sabancı Vakfı için çok önemli bir şehir. Vakfımız bundan 44 yıl önce bu topraklarda kuruldu. Biz de kuruluşumuzdan bu yana ‘Bu topraklardan kazandıklarımızı bu toprakların insanlarıyla paylaşmak’ için aralıksız çalışıyoruz. Sabancı Vakfı olarak, toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle faaliyet gösteriyor; toplumsal gelişmenin sağlanmasında eğitimin olmazsa olmaz olduğu inancıyla, eğitim alanındaki ihtiyaçları takip ederek çözümler geliştiriyoruz. Bugüne kadar gençlerin maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitimden uzak kalmaması için 45 binden fazla burs verdik. Okullar, yurtlar, kütüphaneler inşa ederek Türkiye’nin farklı bölgelerine toplam 73 eğitim kurumu kazandırdık.  Bugün de Enerjisa Tufanbeyli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin açılışını gerçekleştirerek kalıcı eserlerimize bir yenisini eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Burada alacakları eğitimin, tüm öğrencileri hedeflerine yaklaştırmasını, onların sorumluluk alan ve yenilikçi çözümler üreten bireyler olmalarına katkı sağlamasını ve özellikle iş hayatına ve yükseköğretime en iyi şekilde hazırlamasını diliyorum” dedi.

Adana Valisi Mahmut Demirtaş yaptığı konuşmada; “Okulumuzun Tufanbeyli ilçemize hayırlı olmasını diliyor ve bu yeni eğitim yuvasında vatanımıza milletimize hizmet edecek nice nesillerin yetişmesini ümit ediyorum. Sabancı ailesinin geçmişten bugüne Adana’nın sanayisine, iş dünyasına ve istihdamına sağladıkları katkı başta olmak üzere eğitim, kültür ve sosyal hayatına dokunan çalışmaları da hepimizin malumudur. İnanıyorum ki Tufanbeyli’de yaşayan hemşehrilerimiz Enerjisa Üretim’in gerçekleştirdiği bu devasa yatırımlara kayıtsız kalmayacak ve Tufanbeyli’nin çehresini değiştiren tüm projelere sonuna kadar sahip çıkacaklardır” dedi.

Davetliler, açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen kurdele kesim töreni sonrasında, okul müdürü Hidayet Çavuşoğlu eşliğinde okulu gezdi. Kendilerine, okul kapasitesi, teknik eğitim laboratuvarları ve eğitim programı hakkında bilgi verildi.

Enerjisa Üretim’in destek verdiği ve Sabancı Vakfı tarafından yapımı gerçekleştirilen okulun temeli, Adana Valiliği tarafından hibe edilen arazi üzerinde 2016 yılında atıldı.

Toplam 17 bin m² alan üzerine kurulu olan okul, 6 bin 3 yüz m² kapalı alana sahip, 12 derslikli, 408 öğrenci kapasiteli. Okulda Elektrik- Elektronik Teknolojisi ve Metal Teknolojisi alanlarında eğitim verilecek. Atölyeler, laboratuvarlar, kütüphane, 100 kişilik çok amaçlı salon ve basketbol sahası bulunan okulda öğrencilerin mesleki gelişiminin yanı sıra fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimi de desteklenecek.

Sabancı Vakfı’ndan 2018-2019 eğitim yılında 400 yeni öğrenciye daha burs

Sabancı Vakfı, başarıların teşvik edilmesi hedefiyle başlattığı burs programı kapsamında 44 yıldır başarılı üniversite öğrencilerine burs vererek eğitimlerini destekliyor. 2018-2019 eğitim yılında da lisans ve ön lisans düzeyindeki üniversite öğrencilerine karşılıksız burs desteği sağlayacak olan Sabancı Vakfı, her yıl 400’ü yeni olmak üzere toplamda 1.500’e yakın öğrenciye burs veriyor. Vakıf, 44 yılda 45 binden fazla burs verdi.

Üniversiteye girişle başlayıp mezuniyete kadar süren Sabancı Vakfı Bursları, her yıl ekim-haziran ayları arasında 9 ay süreyle nakit ödemeyi kapsıyor. Geri ödeme yükümlülüğü bulunmayan burslar, geçtiğimiz yıl lisans öğrencileri için aylık 500 TL, ön lisans öğrencileri için aylık 230 TL idi. 2018-2019 yılı burs tutarları ise eylül ayında belirlenecek.

Yeni yerleşen öğrencilere dört farklı tip burs programı

Sabancı Vakfı üniversitelere yeni yerleşen öğrencilere yönelik dört farklı burs programı sunuyor. Üniversiteye Giriş Bursu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) Sabancı Vakfı tarafından belirlenen taban puanları sağlayarak burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen öğrencilere veriliyor.

Kalkınmada Öncelikli İller Bursu, Sabancı Vakfı tarafından belirlenen 15 ilden birinde doğan ve ortaöğrenimini yine bu illerden birinde tamamlayarak YKS’de yerleştirme puanı ile sıralamanın en üstünde olan ve burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen her ilden seçilen birer öğrenciye veriliyor.

Sabancı Vakfı-Vista Bursu, burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelerin meslek yüksekokullarına bağlı iki yıllık “Turizm ve Seyahat Hizmetleri” ile “Turizm ve Otel İşletmeciliği” bölümlerine belirlenen lise diploma notu ile yerleştirilen öğrencilere veriliyor.

Engelli Öğrenciler Bursu, görme, ortopedik ve işitme engelli grupları içerisinde olup, YKS’de yerleştirme puanı ile sıralamanın en üstünde olan ve yurt içindeki devlet üniversitelerine yerleştirilen her gruptan beşer öğrenciye veriliyor.

Burs başvuruları üniversitelere yapılacak

Sabancı Vakfı burslarına üniversitelerin burslarla ilgili birimlerinden temin edilecek başvuru formu ve istenilen belgelerle burs başvurusu yapılabiliyor. Belirtilen koşullara uygun öğrencilerin, burs başvurularını kayıt hakkı kazandıkları üniversitelerin öğrenci işleri ya da burs ofislerine üniversitenin belirlediği tarihlerde teslim etmeleri gerekiyor. Burs başvuru tarihleri için öğrencilerin üniversiteye ilk kayıtlarını yaptırdıktan sonra duyuruları takip etmeleri öneriliyor. Burslar hakkında ayrıntılı bilgi sabancivakfi.org adresinde yer alıyor. Sorular için burs@sabancivakfi.org adresinden ulaşılabiliyor.

Sabancı Vakfı’nın hibe desteği vereceği 5 proje belli oldu

Sabancı Vakfı’nın çağrısı üzerine başvuru yaparak bu yıl Hibe Programları kapsamında destek almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları belli oldu.

Kadın, genç ve engellilerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm üretensivil toplum kuruluşlarının projelerini destekleyen Sabancı Vakfı, eğitim alanındaki 5 projeye toplam 900 bin TL hibe verecek.

Sabancı Vakfı’nın son 11 yılda hibe desteği verdiği proje sayısı 144’e, hibe tutarı 18 milyon TL’ye ulaştı. Türkiye’de Hibe Programlarını uygulayan ilk vakıf olarak sivil toplumun güçlenmesine katkıda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Sabancı Vakfı Başkan Yardımcısı Zerrin Koyunsağan, Sabancı Vakfı olarak, toplumsal gelişmenin sağlanmasında sivil toplumun çok önemli bir role sahip olduğuna inanıyor; bu kapsamda alanlarında uzman sivil toplum kuruluşlarını destekliyoruz. 11 yıldır çözüm üreterek, başarılı işlere imza atan sivil toplum kuruluşlarına verdiğimiz desteklerin hem sivil toplumun dönüşümüne hem de toplumsal gelişmeye sağladığı katkıları görmekten gurur duyuyoruz. Bu yıl da kalıcı etki yaratma hedefiyle destek verdiğimiz eğitim projeleri sayesinde, kadın, genç ve engellilerin sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Hibe Programlarımız ile sivil toplumun destekçisi olmanın ve toplumsal sorunlara birlikte çözüm geliştirmenin, paha biçilemez değerde olduğuna inanıyorumdedi.

Hibe desteği verilen projeler eğitim başlığı altında toplandı

Sabancı Vakfı’nın faaliyetlerinin odağında yer alan kadın, genç ve engellilerin karşı karşıya kaldıkları sorunların çözümünde eğitimin kilit role sahip olduğunu belirten Koyunsağan, Geçtiğimiz yıldan itibaren hibe projelerimizi ‘eğitim’ başlığı altında topladık. Hibe desteği vereceğimiz projeleri de ‘kaliteli eğitimin desteklenmesi’, ‘eğitime erişimin ve devamın sağlanması’ ve ‘hak temelli yaygın eğitim çalışmalarının desteklenmesi’ alanlarındaki projeler arasından belirledik. Bu başlıkların her birinin eğitim alanında büyük önem taşıdığına ve bu alanlarda yürüteceğimiz projelerin toplumsal gelişme için değerli adımlar atılmasını sağlayacağına inanıyoruzdedi.

Sabancı Vakfı’nın Hibe Programlarına bu yıl 52 ilden toplam 217 başvuru geldi. Destek verilecek projeler, sivil toplum alanında deneyimli kişilerden oluşan bağımsız Değerlendirme Kurulu’nun önerisi üzerine Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti’nin yaptığı değerlendirmeyle belirlendi. 

Hibe desteği almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları ve projeleri

  • Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı,“Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi”projesiyle; kadına yönelik şiddet konusunda avukatların bilgi, beceri ve farkındalıklarının artırılmasını; şiddet ve ayrımcılığa maruz kalan kadınların avukatlardan alacakları adli yardımın kalitesinin iyileştirilmesini hedefliyor. Bursa, Eskişehir, İstanbul ve Trabzon’da hayata geçirilecek proje kapsamında; kadının insan haklarına ilişkin uluslararası standartları ve ulusal mevzuatı içeren bir eğitim programı oluşturulması ve bu eğitimin pilot illerde görev yapan avukatlara verilmesi planlanıyor.
  • Rengarenk Umutlar Derneği, “Çocuklar için Rengarenk Umutlar”projesiyle Diyarbakır’da çocukların psikososyal gelişimlerini destekleyen faaliyetler yürütülmesini, bölgedeki sosyal ve kültürel faaliyet açığının giderilmesine katkı sunulmasını amaçlıyor. Proje kapsamında hazırlanacak “Yaşam Becerileri” isimli eğitim programı ile Diyarbakır’ın dört farklı mahallesinden 10-18 yaşlarında çocuklara ulaşılması; çocukların ilgi alanlarına yönelik fotoğraf, tiyatro, drama gibi kulüpler oluşturulması planlanıyor. Projede ayrıca, ailelere yönelik ergen gelişimi, toplumsal cinsiyet, zorbalık gibi konuları içeren 16 oturumluk bilgilendirme toplantıları da yer alıyor.
  • Nirengi Derneği, “Çok Geç Olmadan – İstanbul”projesiyle çocuk ve gençlere yönelik ihmal ve istismar vakalarına çözüm getirilmesini amaçlıyor. Proje kapsamında istismar, akran zorbalığı, flört şiddeti ve toplumsal cinsiyet konularına dair bir eğitim modülü hazırlanarak, İstanbul’daki 30 ortaokul ve lisede eğitim verilmesi planlanıyor. Okullarda herhangi bir ihmal veya istismar vakasının tespit edilmesi durumunda izlenmek üzere “Okul Temelli Standart Operasyon Prosedürü (OTSOP)” geliştirilmesi; bu çalışmanın diğer okullara yaygınlaşması için, hazırlanan eğitim modüllerinin MEB Hizmetiçi Eğitim Planı’na dahil edilmesi ve MEB’in online hayat boyu öğrenme eğitimleri havuzuna eklenmesi hedefleniyor.
  • Başka Bir Okul Mümkün Derneği, “Katılımcı ve Barışçıl Sınıflar”projesiyle öğretmenlerin, çocuk hakları ve çocukların bulundukları ortamlarda katılımcı olmalarını sağlamaları konularında bilgilerinin artırılmasını, böylece çocukların hak ve sorumluluklarının bilincinde, toplumsal barışa katkı sağlayan aktif yurttaşlar olarak yetişmelerine katkı sunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında öğretmenler için katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamı konusunda eğitim içerikleri geliştirilmesi, öğretmenlere çocuk hakları, şiddetsiz iletişim, çatışma çözümü, demokratik okul gibi konularda eğitim verilmesi planlanıyor.
  • Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı, “Sınıfımda Yanımda Ol, Başarmama Destek Ol”projesiyle yaygın gelişimsel bozukluk veya otizm tanısı almış çocukların eğitimlerine destek olmaları için üniversite öğrencilerinin “gölge öğretmen” olarak yetiştirilmesini amaçlıyor. Proje kapsamında Anadolu Üniversitesi’nden gelen danışmanlar tarafından hazırlanan eğitimlerin Balıkesir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’nda okuyan öğrencilere verilmesi ve bu öğrencilerin projenin uygulanacağı anaokulları ile eşleştirilmesi planlanıyor. Öğrencilerin eşleştikleri okullarda staj uygulamalarına başlayarak, bu okullarda görev yapan öğretmenlere modeli uygulamalı olarak aktarmaları hedefleniyor.

“Belki de Sensin” herkesi kök hücre bağışına davet ediyor

Sabancı Vakfı’nın toplumsal sorunlara çözüm üreten “sıra dışı kişilerin olağanüstü öykülerini” anlattığı Fark Yaratanlar programında, dokuzuncu sezonun son Fark Yaratan’ı açıklandı.

Toplumsal gelişmeye yönelik fark yaratan çalışmaların kısa videolarının hazırlanıp internette ve televizyonda yayınlanmasıyla bu çalışmaların görünürlük kazanmasını ve izleyenlere ilham vermesini hedefleyen Fark Yaratanlar programı, dokuz yılda seçilen 175 Fark Yaratan’ın videosuyla yurt içinde ve yurt dışında 17 milyona yakın izlenme elde etti.  Dokuzuncu sezonun son Fark Yaratan’ıinsanları kök hücre bağışçısı olmaya teşvik etmek amacıyla kurulan Belki de Sensin oluşumu oldu.

Lösemi ve benzeri kanser türlerine yakalanan kişiler için farkındalık yaratarak 18-50 yaş arasındaki sağlıklı bireyleri kök hücre bağışçısı olmaya teşvik eden Belki de Sensin, 2013 yılında Merve Dilara Kurt ve Aykut Kadir Kurt tarafından kuruldu. İlik bulunamadığı için hayatını kaybeden Efe’nin hikayesinden yola çıkılarak hayata geçirilen Belki de Sensin’e dahil olan Türkiye’nin farklı şehirlerinde 300’ü aşkın gönüllü, kök hücre konusunda bilgilendirme yapıyor, seminerler düzenliyor ve bireyleri bağışçı olmaya teşvik etmek için faaliyetler yürütüyor.

Sağlık Bakanlığı, Kızılay ve Türkök başta olmak üzere farklı resmi kuruluşların kök hücre bağışını artırmaya yönelik çalışmalarına rağmen hala yeterli donör sayısına ulaşılamaması, bu alanda yürütülen çalışmaları daha önemli hale getiriyor.  Kızılay’ın 2017 verilerine göre; Türkiye’de yaklaşık 300 bin bağışçı bulunuyor.

Türkiye’den Hindistan’a kök hücre

Kök hücre bağışçısı olanların bilgileri gönüllü havuzuna kaydoluyor ve dünyanın her yerindeki kök hücre ihtiyaçları için değerlendiriliyor. Belki de Sensin sayesinde bağışçı olan bir gönüllünün kök hücreleri de Hindistan’a gönderilerek 2 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını kurtardı.

Belki de Sensin oluşumu, kök hücre bağışı konusunda bugüne kadar yüz binlerce kişiye ulaştı. Onlarca kişinin hayatına umut oldu. Hem hastaların hem de bağışçıların hayatında kocaman fark yaratmaya devam ediyor.

Kök hücre bağışçısı olma konusunda farkındalığı artırmak için faaliyet gösteren Belki de Sensin oluşumununfark yaratan hikayesini www.farkyaratanlar.org ve www.sabancivakfi.orginternet sitelerinin yanı sıra Facebook, Twitter ve Youtube’dan izleyebilirsiniz.

Hikayeleriyle ekrana taşınan Fark Yaratanlar sezon finali yapıyor

Fark Yaratanlar Programı, Cüneyt Özdemir’in sunumuyla 27 Mayıs Pazar saat 18.15’te CNN Türk’te yayınlanacak. Belki de Sensin ile bir diğer Sabancı Vakfı Fark Yaratan’ı Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği’nin fark yaratan hikayesinin konuk olacağı programla sezon finali yapılacak.