Yazılar

Sabancı Vakfı’ndan 2018-2019 eğitim yılında 400 yeni öğrenciye daha burs

Sabancı Vakfı, başarıların teşvik edilmesi hedefiyle başlattığı burs programı kapsamında 44 yıldır başarılı üniversite öğrencilerine burs vererek eğitimlerini destekliyor. 2018-2019 eğitim yılında da lisans ve ön lisans düzeyindeki üniversite öğrencilerine karşılıksız burs desteği sağlayacak olan Sabancı Vakfı, her yıl 400’ü yeni olmak üzere toplamda 1.500’e yakın öğrenciye burs veriyor. Vakıf, 44 yılda 45 binden fazla burs verdi.

Üniversiteye girişle başlayıp mezuniyete kadar süren Sabancı Vakfı Bursları, her yıl ekim-haziran ayları arasında 9 ay süreyle nakit ödemeyi kapsıyor. Geri ödeme yükümlülüğü bulunmayan burslar, geçtiğimiz yıl lisans öğrencileri için aylık 500 TL, ön lisans öğrencileri için aylık 230 TL idi. 2018-2019 yılı burs tutarları ise eylül ayında belirlenecek.

Yeni yerleşen öğrencilere dört farklı tip burs programı

Sabancı Vakfı üniversitelere yeni yerleşen öğrencilere yönelik dört farklı burs programı sunuyor. Üniversiteye Giriş Bursu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) Sabancı Vakfı tarafından belirlenen taban puanları sağlayarak burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen öğrencilere veriliyor.

Kalkınmada Öncelikli İller Bursu, Sabancı Vakfı tarafından belirlenen 15 ilden birinde doğan ve ortaöğrenimini yine bu illerden birinde tamamlayarak YKS’de yerleştirme puanı ile sıralamanın en üstünde olan ve burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen her ilden seçilen birer öğrenciye veriliyor.

Sabancı Vakfı-Vista Bursu, burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelerin meslek yüksekokullarına bağlı iki yıllık “Turizm ve Seyahat Hizmetleri” ile “Turizm ve Otel İşletmeciliği” bölümlerine belirlenen lise diploma notu ile yerleştirilen öğrencilere veriliyor.

Engelli Öğrenciler Bursu, görme, ortopedik ve işitme engelli grupları içerisinde olup, YKS’de yerleştirme puanı ile sıralamanın en üstünde olan ve yurt içindeki devlet üniversitelerine yerleştirilen her gruptan beşer öğrenciye veriliyor.

Burs başvuruları üniversitelere yapılacak

Sabancı Vakfı burslarına üniversitelerin burslarla ilgili birimlerinden temin edilecek başvuru formu ve istenilen belgelerle burs başvurusu yapılabiliyor. Belirtilen koşullara uygun öğrencilerin, burs başvurularını kayıt hakkı kazandıkları üniversitelerin öğrenci işleri ya da burs ofislerine üniversitenin belirlediği tarihlerde teslim etmeleri gerekiyor. Burs başvuru tarihleri için öğrencilerin üniversiteye ilk kayıtlarını yaptırdıktan sonra duyuruları takip etmeleri öneriliyor. Burslar hakkında ayrıntılı bilgi sabancivakfi.org adresinde yer alıyor. Sorular için burs@sabancivakfi.org adresinden ulaşılabiliyor.

Sabancı Vakfı’nın hibe desteği vereceği 5 proje belli oldu

Sabancı Vakfı’nın çağrısı üzerine başvuru yaparak bu yıl Hibe Programları kapsamında destek almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları belli oldu.

Kadın, genç ve engellilerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm üretensivil toplum kuruluşlarının projelerini destekleyen Sabancı Vakfı, eğitim alanındaki 5 projeye toplam 900 bin TL hibe verecek.

Sabancı Vakfı’nın son 11 yılda hibe desteği verdiği proje sayısı 144’e, hibe tutarı 18 milyon TL’ye ulaştı. Türkiye’de Hibe Programlarını uygulayan ilk vakıf olarak sivil toplumun güçlenmesine katkıda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Sabancı Vakfı Başkan Yardımcısı Zerrin Koyunsağan, Sabancı Vakfı olarak, toplumsal gelişmenin sağlanmasında sivil toplumun çok önemli bir role sahip olduğuna inanıyor; bu kapsamda alanlarında uzman sivil toplum kuruluşlarını destekliyoruz. 11 yıldır çözüm üreterek, başarılı işlere imza atan sivil toplum kuruluşlarına verdiğimiz desteklerin hem sivil toplumun dönüşümüne hem de toplumsal gelişmeye sağladığı katkıları görmekten gurur duyuyoruz. Bu yıl da kalıcı etki yaratma hedefiyle destek verdiğimiz eğitim projeleri sayesinde, kadın, genç ve engellilerin sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Hibe Programlarımız ile sivil toplumun destekçisi olmanın ve toplumsal sorunlara birlikte çözüm geliştirmenin, paha biçilemez değerde olduğuna inanıyorumdedi.

Hibe desteği verilen projeler eğitim başlığı altında toplandı

Sabancı Vakfı’nın faaliyetlerinin odağında yer alan kadın, genç ve engellilerin karşı karşıya kaldıkları sorunların çözümünde eğitimin kilit role sahip olduğunu belirten Koyunsağan, Geçtiğimiz yıldan itibaren hibe projelerimizi ‘eğitim’ başlığı altında topladık. Hibe desteği vereceğimiz projeleri de ‘kaliteli eğitimin desteklenmesi’, ‘eğitime erişimin ve devamın sağlanması’ ve ‘hak temelli yaygın eğitim çalışmalarının desteklenmesi’ alanlarındaki projeler arasından belirledik. Bu başlıkların her birinin eğitim alanında büyük önem taşıdığına ve bu alanlarda yürüteceğimiz projelerin toplumsal gelişme için değerli adımlar atılmasını sağlayacağına inanıyoruzdedi.

Sabancı Vakfı’nın Hibe Programlarına bu yıl 52 ilden toplam 217 başvuru geldi. Destek verilecek projeler, sivil toplum alanında deneyimli kişilerden oluşan bağımsız Değerlendirme Kurulu’nun önerisi üzerine Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti’nin yaptığı değerlendirmeyle belirlendi. 

Hibe desteği almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları ve projeleri

  • Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı,“Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi”projesiyle; kadına yönelik şiddet konusunda avukatların bilgi, beceri ve farkındalıklarının artırılmasını; şiddet ve ayrımcılığa maruz kalan kadınların avukatlardan alacakları adli yardımın kalitesinin iyileştirilmesini hedefliyor. Bursa, Eskişehir, İstanbul ve Trabzon’da hayata geçirilecek proje kapsamında; kadının insan haklarına ilişkin uluslararası standartları ve ulusal mevzuatı içeren bir eğitim programı oluşturulması ve bu eğitimin pilot illerde görev yapan avukatlara verilmesi planlanıyor.
  • Rengarenk Umutlar Derneği, “Çocuklar için Rengarenk Umutlar”projesiyle Diyarbakır’da çocukların psikososyal gelişimlerini destekleyen faaliyetler yürütülmesini, bölgedeki sosyal ve kültürel faaliyet açığının giderilmesine katkı sunulmasını amaçlıyor. Proje kapsamında hazırlanacak “Yaşam Becerileri” isimli eğitim programı ile Diyarbakır’ın dört farklı mahallesinden 10-18 yaşlarında çocuklara ulaşılması; çocukların ilgi alanlarına yönelik fotoğraf, tiyatro, drama gibi kulüpler oluşturulması planlanıyor. Projede ayrıca, ailelere yönelik ergen gelişimi, toplumsal cinsiyet, zorbalık gibi konuları içeren 16 oturumluk bilgilendirme toplantıları da yer alıyor.
  • Nirengi Derneği, “Çok Geç Olmadan – İstanbul”projesiyle çocuk ve gençlere yönelik ihmal ve istismar vakalarına çözüm getirilmesini amaçlıyor. Proje kapsamında istismar, akran zorbalığı, flört şiddeti ve toplumsal cinsiyet konularına dair bir eğitim modülü hazırlanarak, İstanbul’daki 30 ortaokul ve lisede eğitim verilmesi planlanıyor. Okullarda herhangi bir ihmal veya istismar vakasının tespit edilmesi durumunda izlenmek üzere “Okul Temelli Standart Operasyon Prosedürü (OTSOP)” geliştirilmesi; bu çalışmanın diğer okullara yaygınlaşması için, hazırlanan eğitim modüllerinin MEB Hizmetiçi Eğitim Planı’na dahil edilmesi ve MEB’in online hayat boyu öğrenme eğitimleri havuzuna eklenmesi hedefleniyor.
  • Başka Bir Okul Mümkün Derneği, “Katılımcı ve Barışçıl Sınıflar”projesiyle öğretmenlerin, çocuk hakları ve çocukların bulundukları ortamlarda katılımcı olmalarını sağlamaları konularında bilgilerinin artırılmasını, böylece çocukların hak ve sorumluluklarının bilincinde, toplumsal barışa katkı sağlayan aktif yurttaşlar olarak yetişmelerine katkı sunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında öğretmenler için katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamı konusunda eğitim içerikleri geliştirilmesi, öğretmenlere çocuk hakları, şiddetsiz iletişim, çatışma çözümü, demokratik okul gibi konularda eğitim verilmesi planlanıyor.
  • Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı, “Sınıfımda Yanımda Ol, Başarmama Destek Ol”projesiyle yaygın gelişimsel bozukluk veya otizm tanısı almış çocukların eğitimlerine destek olmaları için üniversite öğrencilerinin “gölge öğretmen” olarak yetiştirilmesini amaçlıyor. Proje kapsamında Anadolu Üniversitesi’nden gelen danışmanlar tarafından hazırlanan eğitimlerin Balıkesir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’nda okuyan öğrencilere verilmesi ve bu öğrencilerin projenin uygulanacağı anaokulları ile eşleştirilmesi planlanıyor. Öğrencilerin eşleştikleri okullarda staj uygulamalarına başlayarak, bu okullarda görev yapan öğretmenlere modeli uygulamalı olarak aktarmaları hedefleniyor.

“Belki de Sensin” herkesi kök hücre bağışına davet ediyor

Sabancı Vakfı’nın toplumsal sorunlara çözüm üreten “sıra dışı kişilerin olağanüstü öykülerini” anlattığı Fark Yaratanlar programında, dokuzuncu sezonun son Fark Yaratan’ı açıklandı.

Toplumsal gelişmeye yönelik fark yaratan çalışmaların kısa videolarının hazırlanıp internette ve televizyonda yayınlanmasıyla bu çalışmaların görünürlük kazanmasını ve izleyenlere ilham vermesini hedefleyen Fark Yaratanlar programı, dokuz yılda seçilen 175 Fark Yaratan’ın videosuyla yurt içinde ve yurt dışında 17 milyona yakın izlenme elde etti.  Dokuzuncu sezonun son Fark Yaratan’ıinsanları kök hücre bağışçısı olmaya teşvik etmek amacıyla kurulan Belki de Sensin oluşumu oldu.

Lösemi ve benzeri kanser türlerine yakalanan kişiler için farkındalık yaratarak 18-50 yaş arasındaki sağlıklı bireyleri kök hücre bağışçısı olmaya teşvik eden Belki de Sensin, 2013 yılında Merve Dilara Kurt ve Aykut Kadir Kurt tarafından kuruldu. İlik bulunamadığı için hayatını kaybeden Efe’nin hikayesinden yola çıkılarak hayata geçirilen Belki de Sensin’e dahil olan Türkiye’nin farklı şehirlerinde 300’ü aşkın gönüllü, kök hücre konusunda bilgilendirme yapıyor, seminerler düzenliyor ve bireyleri bağışçı olmaya teşvik etmek için faaliyetler yürütüyor.

Sağlık Bakanlığı, Kızılay ve Türkök başta olmak üzere farklı resmi kuruluşların kök hücre bağışını artırmaya yönelik çalışmalarına rağmen hala yeterli donör sayısına ulaşılamaması, bu alanda yürütülen çalışmaları daha önemli hale getiriyor.  Kızılay’ın 2017 verilerine göre; Türkiye’de yaklaşık 300 bin bağışçı bulunuyor.

Türkiye’den Hindistan’a kök hücre

Kök hücre bağışçısı olanların bilgileri gönüllü havuzuna kaydoluyor ve dünyanın her yerindeki kök hücre ihtiyaçları için değerlendiriliyor. Belki de Sensin sayesinde bağışçı olan bir gönüllünün kök hücreleri de Hindistan’a gönderilerek 2 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını kurtardı.

Belki de Sensin oluşumu, kök hücre bağışı konusunda bugüne kadar yüz binlerce kişiye ulaştı. Onlarca kişinin hayatına umut oldu. Hem hastaların hem de bağışçıların hayatında kocaman fark yaratmaya devam ediyor.

Kök hücre bağışçısı olma konusunda farkındalığı artırmak için faaliyet gösteren Belki de Sensin oluşumununfark yaratan hikayesini www.farkyaratanlar.org ve www.sabancivakfi.orginternet sitelerinin yanı sıra Facebook, Twitter ve Youtube’dan izleyebilirsiniz.

Hikayeleriyle ekrana taşınan Fark Yaratanlar sezon finali yapıyor

Fark Yaratanlar Programı, Cüneyt Özdemir’in sunumuyla 27 Mayıs Pazar saat 18.15’te CNN Türk’te yayınlanacak. Belki de Sensin ile bir diğer Sabancı Vakfı Fark Yaratan’ı Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği’nin fark yaratan hikayesinin konuk olacağı programla sezon finali yapılacak.

Down sendromlu gençler mecliste konuştu

Sabancı Vakfı Hibe Programları kapsamında desteklenen ve Down Sendromu Derneği tarafından hayata geçirilen Benim Sesim Benim Toplumum projesine dahil olan gençlerden sekizi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü’nde TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu toplantısına katıldı.

Proje kapsamında kasım ayından bu yana aldıkları özsavunuculuk eğitimleri ile hem haklarının farkına varan hem de ihtiyaçlarını ifade etmeyi öğrenen down sendromlu gençler, komisyonda bağımsız yaşam için taleplerini dile getirdi.

Benim Sesim Benim Toplumum projesinin yararlanıcıları arasında yer alan sekiz genç; İrem Arslan, Betim Gizem Erçayan, Ömer Bayraktar, Senem Tatlıtürk, Barış Kelleci, Büşra Gonca Uyanık, Sema Geyraslıoğlu, Dilara Nur Şahin toplantıda bağımsız yaşamın kendileri için anlamını ve bu kapsamdaki taleplerini ifade etti.

Özsavunucu gençler TBMM’de konuştu

Bağımsız yaşamın kendileri için anlamını özgürlük, eğitim hakkı, kendi evlerinde yaşayabilmek, dışarıda başkaları onlara bakmadan dolaşabilmek, iletişim hakkı, para kazanmak, para harcamak, çalışmak, evlenmek gibi kavramlarla anlatan gençler, bağımsız yaşayabilmek için beklenti ve taleplerini de ifade etti.

İrem Arslan, “Herkesle eşit ve bağımsız yaşamak benim için kendimi ifade edebilmek demektir. Bunun için yetişkin olarak görülmek istiyorum. Haklarıma saygı gösterilmeli. Hastanelerde ve toplu taşıtlarda kolaylık ve rahat kullanım sağlanmalı. İşi olmayan arkadaşlarıma iş fırsatı verilmeli. Bunlar için Araştırma Komisyonu kurulmasını istiyoruz.”

Senem Tatlıtürk, “Herkesle eşit ve bağımsız yaşamak benim için çalışmak ve para kazanmak demektir. Bunun için iş olanaklarının artırılmasını istiyorum. Down sendromu bir hastalık değildir. Bu yüzden farkındalık yaratalım.”

Betim Gizem Erçayan, “Herkesle eşit ve bağımsız yaşamak benim için oy kullanabilmek demektir. Bunun için oy kullanma hakkı istiyorum. Ayrıca Down sendromlu çocukların ücretsiz eğitim hizmetlerinden faydalanabilmeleri için sağlık kurulu raporlarının doğumdan itibaren verilmesini istiyorum.”

Barış Kelleci, “Herkesle eşit ve bağımsız yaşamak benim için özgürlük demektir. Yüzmeyi çok seviyorum. Üç yıl önce Türkiye şampiyonu oldum. Yurtdışındaki yarışlara gidip ülkemizi temsil etmek isterim.”

Büşra Gonca Uyanık, “Herkesle eşit ve bağımsız yaşamak benim için kendimi ifade edebilmek, çalışmak ve para kazanmak demektir. İş olanaklarının artırılmasını, yetişkin olarak görülmeyi istiyorum.”

Dilara Nur Şahin, “Herkesle eşit ve bağımsız yaşamak benim için çölyak hastalığı diyetime uygun beslenebilmek demektir. Bunun için gerekli gıdalara daha kolay ulaşmak istiyorum. Arkadaşlarımla dışarıya çıkabilmek istiyorum. Bunun için toplumun bilinçlendirilmesini istiyorum.”

Sema Geyraslıoğlu, “Herkesle eşit ve bağımsız yaşamak benim için arkadaşlarımla dışarı çıkabilmek demektir. Ben tek başıma yaşamak istiyorum. Bunun için toplumun bilinçlendirilmesini istiyorum.”

Ömer Bayraktar, “Herkesle eşit ve bağımsız yaşamak benim için iş arkadaşlarımın olması demektir. Sosyal olmak demektir.”

Gençler kendi seslerini fark ediyor

colarak bu projeye verdikleri destekle engelli bireylerin hak bilincinin artırılmasına katkı sağlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan; “Sabancı Vakfı olarak, 10 yılı aşkın süredir sivil toplum kuruluşlarının kadın, genç ve engellilerin sorunlarına yönelik çözümler üreten projelerine destek veriyoruz. Alanında uzman, hak temelli mücadelenin sözcüsü olan sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesinin, sorunların giderilmesinde kilit role sahip olduğuna inanıyoruz. Down Sendromu Derneği ile birlikte hayata geçirdiğimiz ‘Benim Sesim Benim Toplumum’ projesini de bu anlamda çok önemsiyoruz. Bu proje ile gençlerin kendi seslerini ve seslerinin gücünü fark etmelerini; kendilerine tanınan hakları kendi sesleri ile ifade etmelerini hedefliyoruz. 5 aylık bir çalışmanın ardından gençlerin TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu toplantısına katılarak taleplerini dile getirmelerinden büyük mutluluk duyuyor; bu projenin yaygınlaşmasını ve daha fazla gence ulaşmasını temenni ediyoruz” dedi.

Projeyle ilgili konuşan Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, “Benim Sesim Benim Toplumum projesinin temellerini 2010’da atmaya başlamıştık. Gençlerimizle yaptığımız çalışmalarda onları birer yetişkin olarak gördük, bunun ne anlama geldiğini hem kendilerine hem ailelerine öğrettik, seminerlerimizde gençlerin konuştuğu bir panel her zaman oldu. Bunu bir eğitim programı yardımıyla ülke çapında yaymak her zaman düşündüğümüz, olgunlaştırmaya çalıştığımız bir konuydu. Bu sene Sabancı Vakfı desteğiyle birlikte, olgunlaşan düşüncelerimiz projeye dönüştü. İlk andan itibaren müthiş bir heyecan duyduk. Gençlerle eğitime başladığımızda gençlerimizin aslında söyleyecek çok sözü olduğunu, hakları konusunda mücadele etmeye istekli olduğunu ve genel inançların aksine zihinsel engellilik durumunun yaşadıkları toplum içerisinde isteklerini ve taleplerini belirleme ve dile getirmeye engel teşkil etmediğini, kısacası doğru yolda ilerlediğimizi bir kere daha gördük. Bu bizi çok motive ediyor. Aslında tam anlamıyla bu konuda toplumsal bir dönüşümü başlatmak üzere olduğumuzu hissediyorum. Bu gençler arkalarından gelen Down sendromlu çocuklara yol açacak ve akranlarını cesaretlendirecek, ailelere ise umut olacak. Bu muhteşem bir adım bence. Fark yaratan bir adım” dedi.

Sabancı Vakfı’ndan STK’ların eğitim alanındaki projelerine 1 milyon TL hibe desteği

Sabancı Vakfı’nın kadın, genç ve engelli bireylerin karşı karşıya kaldığı toplumsal sorunlara çözüm üreten sivil toplum kuruluşlarına destek vermek amacıyla sürdürdüğü Hibe Programları’na 2018 yılında 52 ilden, 217 proje başvurdu. 168 dernek, 26 üniversite, 19 vakıf ve 4 kooperatifin eğitim alanındaki projelerle başvurduğu Hibe Programları kapsamında bu yıl toplam 1 milyon TL hibe desteği sağlanacak.

10 yılda 137 projeye hibe desteği verdiklerini belirten Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan, “Sabancı Vakfı olarak toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle çalışıyor; Hibe Programlarımız kapsamında sivil toplum kuruluşlarının projelerini destekliyoruz. Türkiye’de hibe programlarını uygulayan ilk vakıf olarak, bugüne kadar 16 milyon TL hibe desteği verdik ve sivil toplumun gelişmesine önemli katkılar sağladık. Bu yıl itibarıyla da çalışmalarımız içinde Hibe Programlarımızın ağırlığını artırıyor; hibe projelerimizi eğitim başlığı altında topluyoruz. Çünkü çalışmalarımızın odağında yer alan kadın, genç ve engelli bireylerin karşı karşıya kaldıkları sorunların çözümünde eğitimin önemli bir rolü olduğunu düşünüyoruz. Bu yıl hibe desteği almaya hak kazanacak sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bu sorunlara ilişkin kalıcı çözümler üretmek için çalışacağız. Toplumsal gelişme için kalıcı etki yaratma hedefiyle çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz” dedi.

Eğitim alanındaki projelere 200 bin TL’ye kadar destek

Kaliteli Eğitimin Desteklenmesi, Eğitime Erişimin ve Devamın Sağlanması ve Hak Temelli Yaygın Eğitim Çalışmalarının Desteklenmesi alanlarında kadın, genç ve engellilerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm üreten projelere 50 bin TL ile 200 bin TL arasında hibe desteği sağlanacak. Hibe desteği almaya hak kazanan projeler Değerlendirme Kurulu ve Mütevelli Heyeti’nin yapacağı değerlendirmenin ardından Haziran ayında açıklanacak.

Dokuzuncu fark yaratan Her yerde Sanat Derneği oldu

Sabancı Vakfı’nın toplumsal gelişmeye katkıda bulunan “sıra dışı kişilerin olağanüstü öykülerini” anlattığı “Fark Yaratanlar” programının dokuzuncu sezonunun dokuzuncu Fark Yaratan’ı, sirk eğitimini çocuklara yönelik sosyal uyum için pedogojik bir yöntem olarak uygulayan Her Yerde Sanat Derneği oldu.

Her Yerde Sanat Derneği, Mardin’de tek seferlik bir festival fikri ile yola çıkan Pınar Demiral ve arkadaşları tarafından 2012 yılında kuruldu. Dernek bünyesindeki Sirkhane Sosyal Sirk ve Sanat Okulu, Mardin’de yaşayan hem Türkiyeli, hem de mülteci çocukların bir araya gelebildikleri ve ortak dilin sanat olduğu bir yaşam alanı sunuyor.

Sirkhane’de eğitmenler sosyal sirki, pedagojik bir yöntem olarak kullanıyorlar. Verdikleri eğitimlerle, fırsatlara erişemeyen çocukların, savaşın getirdiği olumsuzlukları atlatmalarına ve hayal dünyalarının gelişmesine yardımcı oluyorlar. Sirkhane’de jonglörlük, akrobasi, tahta bacak gibi sirk eğitimlerinin yanı sıra resim, fotoğrafçılık gibi dersler de veriliyor.

Sirkhane’de eğitim alan gençler birer Sirk Kahramanı’na (Circus Hero) dönüşüyor ve Circus Habibi programıyla eğitimlere yeni katılan çocuklara gönüllü olarak rehberlik etmeye başlıyorlar.

Her Yerde Sanat Derneği verdiği eğitimler ve düzenlediği festivallerle bugüne kadar 300 bin çocuğun hayatına dokundu.

Her Yerde Sanat Derneği, çocukların sanat aracılığıyla ayrımcılıktan uzak bir ortamda bir araya gelmesini sağladı. Bedenlerini ve zihinleri harekete geçirerek, özgüvenlerini güçlendirdi. Çocukların hem geleceklerinde, hem de hayal dünyalarında kolay kolay unutulmayacak kocaman bir fark yarattı.

Eğitim alanındaki projelere 1 milyon TL destek

Sabancı Vakfı’nın kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve toplumsal yaşama aktif katılmaları amacıyla hayata geçirdiği Hibe Programı için 2018 yılı online başvuruları 9 Şubat’ta sona erecek.

Eğitim alanındaki projelerin Kaliteli Eğitimin Desteklenmesi, Eğitime Erişimin ve Devamın Sağlanması ve Hak Temelli Yaygın Eğitim Çalışmalarının Desteklenmesi alanlarında kadın, genç ve engelli bireylerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm üretmesi bekleniyor.

Sabancı Vakfı’nın toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle Hibe Programları kapsamında 10 yılda 137 projeye 16 milyon TL tutarında hibe desteğinde bulunduğunu vurgulayan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan; “43 yıldır tüm bireylerin haklardan eşit yararlandığı bir toplum vizyonuyla pek çok proje hayata geçirdik. Bu projelerimizin odağında hep kadın, genç ve engelli bireyler yer aldı. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan kadın, genç ve engelli bireyler, maalesef toplumsal haklara erişim konusunda hala ciddi sorunlarla karşılaşıyorlar. Sabancı Vakfı olarak kadın, genç ve engelli bireylerin maruz kaldığı sorunların eğitimle aşılacağına inanıyoruz. Bu nedenle hibe desteklerimizi eğitim başlığı altında topluyor; bu alanda uzman sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte kalıcı çözümler üretmek için çalışıyoruz. Bu yıl sivil toplum kuruluşlarına vereceğimiz desteklerle de kalıcı etki yaratacağımıza inanıyoruz” dedi.

Projelere 200 bin TL’ye kadar destek

 2018 yılı Hibe Programı’na başvuracak projelere 50 bin TL ile 200 bin TL arasında destek sağlanacak. Projelerin en erken 16 Temmuz 2018’de başlaması ve en geç 12 Temmuz 2019 tarihinde sona ermesi gerekiyor. Başvuru yapacak sivil toplum kuruluşlarının en az bir ortakla başvurmaları bekleniyor.

Eğitim projelerine destek

Kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve toplumsal yaşama aktif katılmaları amacıyla Sabancı Vakfı tarafından hayata geçirilen Hibe Programı için 2018 yılı başvuruları başlıyor.

Sabancı Vakfı’nın kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve toplumsal yaşama aktif katılmaları amacıyla başlattığı Hibe Programı için 2018 yılı başvuruları başlıyor. Sivil toplum kuruluşlarının eğitim alanında uygulayacağı projelerin destekleneceği Hibe Programı için online başvurular 2 Ocak – 9 Şubat 2018 tarihleri arasında yapılacak.

Eğitim alanındaki projelerin Kaliteli Eğitimin Desteklenmesi, Eğitime Erişimin ve Devamın Sağlanması ve Hak Temelli Yaygın Eğitim Çalışmalarının Desteklenmesi alanlarında kadın, genç ve engellilerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm üretmesi bekleniyor.

Sabancı Vakfı’nın toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle Hibe Programları kapsamında 10 yılda 137 projeye 16 milyon TL tutarında hibe desteğinde bulunduğunu vurgulayan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan; “43 yıldır tüm bireylerin haklardan eşit yararlandığı bir toplum vizyonuyla pek çok proje hayata geçirdik. Bu projelerimizin odağında hep kadın, genç ve engelli bireyler yer aldı. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan kadın, genç ve engelli bireyler, maalesef toplumsal haklara erişim konusunda hala ciddi sorunlarla karşılaşıyorlar. Sabancı Vakfı olarak kadın, genç ve engelli bireylerin maruz kaldığı sorunların eğitimle aşılacağına inanıyoruz. Bu nedenle hibe desteklerimizi eğitim başlığı altında topluyor; bu alanda uzman sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte kalıcı çözümler üretmek için çalışıyoruz. Bu yıl sivil toplum kuruluşlarına vereceğimiz desteklerle de kalıcı etki yaratacağımıza inanıyoruz” dedi.

Projelere 200 bin TL’ye kadar destek 2018 yılı Hibe Programı’na başvuracak projelere 50 bin TL ve 200 bin TL arasında hibe desteği sağlanacak. Desteklenecek projelerin en erken 16 Temmuz 2018’de başlaması ve en geç 12 Temmuz 2019 tarihinde sona ermesi gerekiyor. Başvuru yapacak sivil toplum kuruluşlarının en az bir ortakla başvurmaları bekleniyor.

İş dünyasında aile içi şiddete karşı mücadele

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu, TÜSİAD, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, Sabancı Vakfı ve Seger’in iş birliğiyle oluşturulan ‘İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi’ kapsamında Deneyim Paylaşımı etkinliği gerçekleştirildi.

Aile içi şiddetle mücadele etmek amacıyla Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu, TÜSİAD, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, Sabancı Vakfı ve Seger’in iş birliğiyle İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi hayata geçirildi. Proje kapsamında Deneyim Paylaşımı etkinliği gerçekleştirildi.

Eşinden daha çok kazanan kadınların 3’te 2’si şiddet görüyor

Etkinlikte proje kapsamında yapılan anketin sonuçları da açıklandı. Anket sonuçlarına göre çoğunluğunu üniversite mezunlarının oluşturduğu beyaz yakalı kadın çalışanların yüzde 75’i en az bir kere şiddetin bir türüne maruz kaldı. Ankete göre, çalışan kadınların yüzde 40’ı psikolojik-duygusal şiddete, yüzde 35’i sosyal şiddete, yüzde 17’si ekonomik şiddete, yüzde 8’i ise fiziksel şiddete maruz kaldı.

“Erkek egemen sektörde üretim ve yönetimde kadın bakış açısını kazandırdık”

Etkinlikte Seger olarak proje kapsamında neler yaptıklarını ve nasıl deneyimler yaşadıklarını paylaşan Seger Ses ve Elektrikli Gereçler Genel Müdürü Tülin Tezer; “ Seger otomotiv ve otomotiv yan sanayi gibi yaygın olarak erkek egemen bir sektörde faaliyetlerini sürdürüyor. Yönetim kadememizin yüzde 50’sini, üretim hattı çalışanlarımızın yüzde 23’ünü kadınlar oluşturuyor. Biz Seger olarak daha çok erkek hakim bir sektöre hizmet verdiğimiz için stratejimizi, eğitimlerimizi ve farkındalık çalışmalarımızı erkekler üzerinden planlıyoruz. Hali hazırda “Yolların Sesi” isimli Türkiye’nin tüm sanayi sitelerini birebir ziyaret ederek elektrikçi ustaları, çıraklar ve yedek parça satıcıları gibi tamamı erkek olan tedarik zincirimizin üyelerine birebir dokunuyoruz. Ziyaretlerimiz sırasında bu kitle üzerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için planlayacağımız projeler kapsamında ayrı ve özel bir iletişim yapmayı da planlıyoruz. Yolların Sesi projemizde toplumsal cinsiyet eşitliği genel söylemleri çerçevesinde kadınların sesi olmayı hedefliyoruz” dedi.

 

Ne Var Ne Yok

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği 2016 yılında başlattığı “Ne Var Ne Yok?!” gençlik projesi kapsamında eğitici eğitimler veriyor.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin ve Sabancı Vakfı Hibe Programı desteğiyle yürütülen projeyle birlikte; liselerde görev yapan psikolojik danışmanların ve rehber öğretmenlerin akran ve flört şiddetini tanıma, önleme ve şiddete müdahaleye yönelik mesleki kapasitelerini geliştirmek ve okul ortamında gençlerle koruyucu-önleyici çalışmalar yapmaları amaçlanıyor. Ne Var Ne Yok projesi; eğitim, uygulama ve süpervizyon aşamalarından oluşuyor.

Projenin sonunda, bu alanda çalışan diğer uzmanların da faydalanması üzere Gençlerle Akran Şiddeti Üzerine Çalışmak: Soru-Cevap Kitapçığı ve Eğitimde Flört Şiddeti Araştırması: Sorunlar ve Çözüm Önerileri başlıklı bir rapor hazırlanacak.

Kadıköy ve çevre ilçelerde görev yapan lise psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerine yönelik düzenlenecek beş günlük eğitici eğitime katılabilirler.