Yazılar

Dokuzuncu fark yaratan Her yerde Sanat Derneği oldu

Sabancı Vakfı’nın toplumsal gelişmeye katkıda bulunan “sıra dışı kişilerin olağanüstü öykülerini” anlattığı “Fark Yaratanlar” programının dokuzuncu sezonunun dokuzuncu Fark Yaratan’ı, sirk eğitimini çocuklara yönelik sosyal uyum için pedogojik bir yöntem olarak uygulayan Her Yerde Sanat Derneği oldu.

Her Yerde Sanat Derneği, Mardin’de tek seferlik bir festival fikri ile yola çıkan Pınar Demiral ve arkadaşları tarafından 2012 yılında kuruldu. Dernek bünyesindeki Sirkhane Sosyal Sirk ve Sanat Okulu, Mardin’de yaşayan hem Türkiyeli, hem de mülteci çocukların bir araya gelebildikleri ve ortak dilin sanat olduğu bir yaşam alanı sunuyor.

Sirkhane’de eğitmenler sosyal sirki, pedagojik bir yöntem olarak kullanıyorlar. Verdikleri eğitimlerle, fırsatlara erişemeyen çocukların, savaşın getirdiği olumsuzlukları atlatmalarına ve hayal dünyalarının gelişmesine yardımcı oluyorlar. Sirkhane’de jonglörlük, akrobasi, tahta bacak gibi sirk eğitimlerinin yanı sıra resim, fotoğrafçılık gibi dersler de veriliyor.

Sirkhane’de eğitim alan gençler birer Sirk Kahramanı’na (Circus Hero) dönüşüyor ve Circus Habibi programıyla eğitimlere yeni katılan çocuklara gönüllü olarak rehberlik etmeye başlıyorlar.

Her Yerde Sanat Derneği verdiği eğitimler ve düzenlediği festivallerle bugüne kadar 300 bin çocuğun hayatına dokundu.

Her Yerde Sanat Derneği, çocukların sanat aracılığıyla ayrımcılıktan uzak bir ortamda bir araya gelmesini sağladı. Bedenlerini ve zihinleri harekete geçirerek, özgüvenlerini güçlendirdi. Çocukların hem geleceklerinde, hem de hayal dünyalarında kolay kolay unutulmayacak kocaman bir fark yarattı.

Eğitim alanındaki projelere 1 milyon TL destek

Sabancı Vakfı’nın kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve toplumsal yaşama aktif katılmaları amacıyla hayata geçirdiği Hibe Programı için 2018 yılı online başvuruları 9 Şubat’ta sona erecek.

Eğitim alanındaki projelerin Kaliteli Eğitimin Desteklenmesi, Eğitime Erişimin ve Devamın Sağlanması ve Hak Temelli Yaygın Eğitim Çalışmalarının Desteklenmesi alanlarında kadın, genç ve engelli bireylerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm üretmesi bekleniyor.

Sabancı Vakfı’nın toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle Hibe Programları kapsamında 10 yılda 137 projeye 16 milyon TL tutarında hibe desteğinde bulunduğunu vurgulayan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan; “43 yıldır tüm bireylerin haklardan eşit yararlandığı bir toplum vizyonuyla pek çok proje hayata geçirdik. Bu projelerimizin odağında hep kadın, genç ve engelli bireyler yer aldı. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan kadın, genç ve engelli bireyler, maalesef toplumsal haklara erişim konusunda hala ciddi sorunlarla karşılaşıyorlar. Sabancı Vakfı olarak kadın, genç ve engelli bireylerin maruz kaldığı sorunların eğitimle aşılacağına inanıyoruz. Bu nedenle hibe desteklerimizi eğitim başlığı altında topluyor; bu alanda uzman sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte kalıcı çözümler üretmek için çalışıyoruz. Bu yıl sivil toplum kuruluşlarına vereceğimiz desteklerle de kalıcı etki yaratacağımıza inanıyoruz” dedi.

Projelere 200 bin TL’ye kadar destek

 2018 yılı Hibe Programı’na başvuracak projelere 50 bin TL ile 200 bin TL arasında destek sağlanacak. Projelerin en erken 16 Temmuz 2018’de başlaması ve en geç 12 Temmuz 2019 tarihinde sona ermesi gerekiyor. Başvuru yapacak sivil toplum kuruluşlarının en az bir ortakla başvurmaları bekleniyor.

Eğitim projelerine destek

Kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve toplumsal yaşama aktif katılmaları amacıyla Sabancı Vakfı tarafından hayata geçirilen Hibe Programı için 2018 yılı başvuruları başlıyor.

Sabancı Vakfı’nın kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve toplumsal yaşama aktif katılmaları amacıyla başlattığı Hibe Programı için 2018 yılı başvuruları başlıyor. Sivil toplum kuruluşlarının eğitim alanında uygulayacağı projelerin destekleneceği Hibe Programı için online başvurular 2 Ocak – 9 Şubat 2018 tarihleri arasında yapılacak.

Eğitim alanındaki projelerin Kaliteli Eğitimin Desteklenmesi, Eğitime Erişimin ve Devamın Sağlanması ve Hak Temelli Yaygın Eğitim Çalışmalarının Desteklenmesi alanlarında kadın, genç ve engellilerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm üretmesi bekleniyor.

Sabancı Vakfı’nın toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle Hibe Programları kapsamında 10 yılda 137 projeye 16 milyon TL tutarında hibe desteğinde bulunduğunu vurgulayan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan; “43 yıldır tüm bireylerin haklardan eşit yararlandığı bir toplum vizyonuyla pek çok proje hayata geçirdik. Bu projelerimizin odağında hep kadın, genç ve engelli bireyler yer aldı. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan kadın, genç ve engelli bireyler, maalesef toplumsal haklara erişim konusunda hala ciddi sorunlarla karşılaşıyorlar. Sabancı Vakfı olarak kadın, genç ve engelli bireylerin maruz kaldığı sorunların eğitimle aşılacağına inanıyoruz. Bu nedenle hibe desteklerimizi eğitim başlığı altında topluyor; bu alanda uzman sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte kalıcı çözümler üretmek için çalışıyoruz. Bu yıl sivil toplum kuruluşlarına vereceğimiz desteklerle de kalıcı etki yaratacağımıza inanıyoruz” dedi.

Projelere 200 bin TL’ye kadar destek 2018 yılı Hibe Programı’na başvuracak projelere 50 bin TL ve 200 bin TL arasında hibe desteği sağlanacak. Desteklenecek projelerin en erken 16 Temmuz 2018’de başlaması ve en geç 12 Temmuz 2019 tarihinde sona ermesi gerekiyor. Başvuru yapacak sivil toplum kuruluşlarının en az bir ortakla başvurmaları bekleniyor.

İş dünyasında aile içi şiddete karşı mücadele

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu, TÜSİAD, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, Sabancı Vakfı ve Seger’in iş birliğiyle oluşturulan ‘İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi’ kapsamında Deneyim Paylaşımı etkinliği gerçekleştirildi.

Aile içi şiddetle mücadele etmek amacıyla Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu, TÜSİAD, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, Sabancı Vakfı ve Seger’in iş birliğiyle İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi hayata geçirildi. Proje kapsamında Deneyim Paylaşımı etkinliği gerçekleştirildi.

Eşinden daha çok kazanan kadınların 3’te 2’si şiddet görüyor

Etkinlikte proje kapsamında yapılan anketin sonuçları da açıklandı. Anket sonuçlarına göre çoğunluğunu üniversite mezunlarının oluşturduğu beyaz yakalı kadın çalışanların yüzde 75’i en az bir kere şiddetin bir türüne maruz kaldı. Ankete göre, çalışan kadınların yüzde 40’ı psikolojik-duygusal şiddete, yüzde 35’i sosyal şiddete, yüzde 17’si ekonomik şiddete, yüzde 8’i ise fiziksel şiddete maruz kaldı.

“Erkek egemen sektörde üretim ve yönetimde kadın bakış açısını kazandırdık”

Etkinlikte Seger olarak proje kapsamında neler yaptıklarını ve nasıl deneyimler yaşadıklarını paylaşan Seger Ses ve Elektrikli Gereçler Genel Müdürü Tülin Tezer; “ Seger otomotiv ve otomotiv yan sanayi gibi yaygın olarak erkek egemen bir sektörde faaliyetlerini sürdürüyor. Yönetim kadememizin yüzde 50’sini, üretim hattı çalışanlarımızın yüzde 23’ünü kadınlar oluşturuyor. Biz Seger olarak daha çok erkek hakim bir sektöre hizmet verdiğimiz için stratejimizi, eğitimlerimizi ve farkındalık çalışmalarımızı erkekler üzerinden planlıyoruz. Hali hazırda “Yolların Sesi” isimli Türkiye’nin tüm sanayi sitelerini birebir ziyaret ederek elektrikçi ustaları, çıraklar ve yedek parça satıcıları gibi tamamı erkek olan tedarik zincirimizin üyelerine birebir dokunuyoruz. Ziyaretlerimiz sırasında bu kitle üzerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için planlayacağımız projeler kapsamında ayrı ve özel bir iletişim yapmayı da planlıyoruz. Yolların Sesi projemizde toplumsal cinsiyet eşitliği genel söylemleri çerçevesinde kadınların sesi olmayı hedefliyoruz” dedi.

 

Ne Var Ne Yok

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği 2016 yılında başlattığı “Ne Var Ne Yok?!” gençlik projesi kapsamında eğitici eğitimler veriyor.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin ve Sabancı Vakfı Hibe Programı desteğiyle yürütülen projeyle birlikte; liselerde görev yapan psikolojik danışmanların ve rehber öğretmenlerin akran ve flört şiddetini tanıma, önleme ve şiddete müdahaleye yönelik mesleki kapasitelerini geliştirmek ve okul ortamında gençlerle koruyucu-önleyici çalışmalar yapmaları amaçlanıyor. Ne Var Ne Yok projesi; eğitim, uygulama ve süpervizyon aşamalarından oluşuyor.

Projenin sonunda, bu alanda çalışan diğer uzmanların da faydalanması üzere Gençlerle Akran Şiddeti Üzerine Çalışmak: Soru-Cevap Kitapçığı ve Eğitimde Flört Şiddeti Araştırması: Sorunlar ve Çözüm Önerileri başlıklı bir rapor hazırlanacak.

Kadıköy ve çevre ilçelerde görev yapan lise psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerine yönelik düzenlenecek beş günlük eğitici eğitime katılabilirler.

İletişimin yeni dili müzik

Sabancı Vakfı’nın toplumsal sorunlara çözüm üreten sıra dışı kişilerin olağanüstü öykülerini anlattığı Fark Yaratanlar programı, dokuzuncu sezonuyla devam ediyor.

Fark yaratan çalışmaların kısa videolarının hazırlanıp internette ve televizyonda yayınlanmasıyla projelerin görünürlük kazanmasını ve izleyenlere ilham vermesini amaçlayan Fark Yaratanlar programı, bu kapsamda toplumsal gelişmeye aktif katılımı artırmayı amaçlıyor.

Dokuzuncu sezonun dördüncü Fark Yaratan’ı işitme engelli bireylerin yaşadıkları iletişim sorununa rap şarkılarıyla dikkat çekmeyi ve bu konuda farkındalık oluşturmayı amaçlayan Eller Konuşur projesi oldu.

Eller Konuşur, Prodüktör Erdem Dilbaz’la rap sanatçısı Fuat Ergin tarafından geliştirildi. Proje, rap sanatçılarının şarkı sırasında sıklıkla kullandıkları el hareketlerinden esinlenerek işaret diliyle rap müziği birleştirdi. Proje kapsamında üç işitme engelli gençle kurulan DEF RAP grubu işitme engellilerin sesi ve söylemek istediklerinin tercümanı oldu.

Müzik, işitme engelli bireyler için iletişimin dili oluyor

Eller Konuşur, işitme engelli bireylerin müziği işaret diliyle duymalarını sağlıyor. İşitme engellilerin müzik ve dansla ilgilenmelerinin imkansız olduğu yönündeki ön yargıları yıkan proje, müziği iletişimin dili haline getiriyor.

 

Mor Sertifika 10 yaşında

Sabancı Vakfı’nın desteğiyle, Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi tarafından yürütülen Mor Sertifika Programı, 10’uncu yaşını, Sabancı Center’da Mor Sertifikalı öğretmenlerin de katıldığı özel bir geceyle kutladı.

Gecede, programın 10’uncu yaşı nedeniyle hazırlanan “10 Yılın Hikayesi” kitabının tanıtımı yapılırken, programa ilişkin kısa bir belgesel de gösterildi. Eğitimin farklı kademelerinde toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalık kazandırmayı amaçlayan Mor Sertifika Programı, 2007 yılından bugüne kadar 17 ilde 3 bin 500’e yakın öğretmene ulaştı.

Mor Sertifika Programı’nın 10’uncu yıl kutlama gecesinde açılış konuşması yapan Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı ve Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı; “Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yürüttüğümüz bu programın başarıyla bugünlere gelmesinden dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Biz, toplumsal cinsiyet eşitliğini her zaman öncelikli meselemiz olarak gördük. Tüm kurumlarımızda bu konuyu önemsiyoruz ve bütünsel bir anlayışla bakıyoruz. 2011 yılında, Sabancı Holding olarak Birleşmiş Milletler Kadını Güçlendirilmesi İlkeleri‘ne Türkiye’den imza atan ilk şirket olduk. Sabancı Üniversitesi’nde Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi‘mizi kurduk. Bu çatı altında öncü çalışmalar yürütüyoruz. Ancak bu konudaki çalışmalarımız daha da öncelere dayanır. Örneğin, Sabancı Vakfı’nda 2006 yılında Birleşmiş Milletler Kız Çocuklarının İnsan Hakları ve Kadın Dostu Kentler programlarını hayata geçirdik. Ve bugün bir arada olmamıza vesile olan Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliğiyle ilgili Mor Sertifika Programı‘mızı 2007’de başlattık“ dedi.

“Mor Sertifika yolculuğu güçlenerek ve genişleyerek devam ediyor”

Süreç içinde öğretmen adaylarıyla birlikte, eğitimin farklı kademelerindeki öğretmen ve öğrencilerin dahil edildiği Mor Sertifika Programı’nın 10 yılda 17 ilde 3 binden fazla öğretmene ulaştığını belirten SU Gender Direktörü Ayşe Gül Altınay ise; “Mor Sertifika Programı, 10 yıldır yaratıcı, besleyici, dönüştürücü bir alan olmaya devam ediyor. Bu alanın bizim için çok heyecan verici meyvelerinden biri Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi, kısa adıyla SU Gender oldu. 2006 – 2007 yıllarında Mor Sertifika etrafında buluşan öğretim üyesi, öğrenci ve idari çalışanların zaman içinde başka alanlarda da birlikte çalışmaya devam etmelerinden doğan SU Gender, bugün üç farklı program yürüten, pek çok alanda araştırma yapan, farkındalık çalışmaları ve eğitimler yürüten çok dinamik bir merkez. Mor Sertifika çalışmasında hep birlikte geliştirdiğimiz farkındalık, öğretmenlerin de öğrencilerin de toplumsal cinsiyeti bir engel olarak değil, toplumsal cinsiyet eşitliğini bir özgürleşme, harekete geçme, dayanışma alanı olarak yaşamalarının yolunu açtı. Sabancı Üniversitesi’nin Tuzla kampüsünde doğan Mor Sertifika, şimdi İzmir ve Ankara’ya doğru yol almaya başladı. Başka bir eğitim, başka bir dünya mümkün diyerek yola çıktık, 10 yıl sonra aynı yolda daha da güçlenmiş, çoğalmış, derinleşmiş olarak devam ediyoruz“ dedi.

 

Bu yıl da üniversite öğrencilerine burs verilecek

Sabancı Vakfı, 43 yıldır maddi desteğe ihtiyacı olan başarılı üniversite öğrencilerine karşılıksız burs vererek eğitimlerini desteklemeye devam ediyor.

Sabancı Vakfı, 2017-2018 eğitim yılında da lisans ve ön lisans düzeyindeki üniversite öğrencilerine karşılıksız burs desteği sağlayacak. Her yıl 400’ü yeni olmak üzere toplamda 1.500’e yakın öğrenciye burs veren Sabancı Vakfı’nın 43 yılda verdiği burs sayısı 44 bini aştı.

Vakıf Bursları, üniversiteye ilk girişte başlayıp, öğrenci mezun olana kadar devam ediyor ve her yıl ekim-haziran ayları arasında dokuz ay süreyle nakit ödemeyi kapsıyor. Geri ödeme veya mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmayan Sabancı Vakfı burslarının tutarı 2017-2018 yılında lisans öğrencileri için aylık 500 TL, ön lisans öğrencileri için aylık 230 TL olarak belirlendi. Bursiyerler, üniversitelerin Burs Komiteleri tarafından yapılacak değerlendirmeyle adayların başarı durumları ve maddi desteğe olan ihtiyaçları esas alınarak belirlenecek.

Yeni yerleşen öğrencilere 4 farklı tip burs programı

Sabancı Vakfı üniversitelere yeni yerleşen öğrencilere yönelik dört farklı burs programı sunuyor. Üniversiteye Giriş Bursu, Lisans Yerleştirme Sınavı’nda Sabancı Vakfı tarafından belirlenen taban puanları sağlayarak burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen öğrencilere veriliyor. Kalkınmada Öncelikli İller Bursu, Sabancı Vakfı tarafından belirlenen 15 ilden birinde doğan ve ortaöğrenimini yine bu illerden birinde tamamlayarak LYS’de yerleştirme puanıyla sıralamanın en üstünde olan ve burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen her ilden seçilen birer öğrenciye veriliyor. Sabancı Vakfı-Vista Bursu, burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelerin meslek yüksekokullarına bağlı iki yıllık Turizm ve Seyahat Hizmetleriyle Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümlerine belirlenen lise diploma notuyla yerleştirilen öğrencilere veriliyor. Engelli Öğrenciler Bursu ise, görme, ortopedik ve işitme engelli grupları içerisinde olup, LYS’de yerleştirme puanıyla sıralamanın en üstünde olan ve yurt içindeki devlet üniversitelerine yerleştirilen her gruptan beşer öğrenciye veriliyor.

Vakıf tarafından Ankara, Boğaziçi, Çukurova, Dokuz Eylül, Ege, Gazi, Hacettepe, İstanbul Teknik, İstanbul, Marmara, Orta Doğu Teknik ve Yıldız Teknik Üniversiteleri’ne burs kontenjanı tahsis ediliyor.

Burs başvuruları 13 Ekim’de sona eriyor

Sabancı Vakfı burslarına üniversitelerin burslarla ilgili birimlerinden temin edilecek başvuru formu ve istenilen belgelerle başvuru yapılabiliyor. Belirtilen koşullara uygun öğrencilerin, burs başvurularını kayıt hakkı kazandıkları üniversitelerin öğrenci işleri ya da burs ofislerine üniversitelerin belirlediği farklı tarihler yoksa 13 Ekim’e kadar teslim etmeleri gerekiyor. Burslar hakkında ayrıntılı bilgi sabancivakfi.org adresinde yer alıyor.