Yazılar

Yemekte Denge Eğitim Projesi eğitimleri devam ediyor

Sabri Ülker Vakfı ve Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen Yemekte Denge Eğitim Projesi kapsamında 2018-2019 eğitim-öğretim döneminde İstanbul, Antalya, Sinop, Trabzon, İzmir, Erzurum, Aydın, Antalya, Kahramanmaraş ve Kayseri’de bulunan öğretmenlere beslenme konusunda eğitim verilecek.

Sabri Ülker Vakfı’nın temel misyonlarımızdan biri olan “sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak” amacından hareketle 2011 yılında Millî Eğitim Bakanlığı’nın desteğiyle hayata geçirdiği Yemekte Denge Eğitim Projesi, sekizinci yılında daha çok çocuk, ebeveyn ve öğretmene ulaşma hedefiyle yoluna devam ediyor. Bu çerçevede geçen yıl öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini teşvik etmek amacıyla gerçekleştirilen ve Millî Eğitim Bakanlığı’nca sertifikalandıran hizmet içi eğitim programı bu yılda da yapılıyor.

Öğrenci sayısı ve sınıf düzeyi açısından Türkiye’nin en kapsamlı ve sürdürülebilir beslenme eğitim projesi olan Yemekte Denge kapsamında öğretmenlere “Okul Tabanlı Beslenme Eğitimi Semineri” verildi. Seminer çalışmasının koordinatörlüğünü Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. H. Tanju Besler’in yürüttüğü eğitim İstanbul, Antalya, Sinop, Trabzon, İzmir, Erzurum, Aydın, Antalya, Kahramanmaraş ve Kayseri’de gerçekleştirildi.

Yemekte Denge yeni eğitim yılında 15 ilde uygulanıyor

Öğrenci sayısı ve sınıf düzeyi açısından Türkiye’nin en kapsamlı ve sürdürülebilir beslenme eğitim projesi olan ve bugüne kadar 6 milyonun üzerinde çocuk, ebeveyn ve öğretmene ulaşan Yemekte Denge Eğitim Projesi, bu yıl Ankara, Adana, Bursa, Eskişehir ve Rize’nin eklenmesiyle toplam 15 ilde uygulanıyor. Bu yıl hizmet içi eğitimle bin öğretmene ulaşılması hedefleniyor. Ayrıca çocuklara erken yaşlarda beslenme eğitiminin verilmesiyle yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmış, sağlıklı ve gelecek nesiller oluşmasına katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen Yemekte Denge projesinin mesajlarını çocuklara daha iyi aktarabilmek amacıyla hazırlanan okul öncesi ve birinci sınıflara yönelik üç hikâye kitabı da pek çok çocuğa dağıtılacak.

Yemekte Denge Eğitim Projesi’nin daha çok çocuk, ebeveyn ve öğretmene ulaşmasından dolayı büyük mutluluk duyduklarını belirten Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş; “2011 yılında T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Yemekte Denge, 20 bin öğrenciden daha geniş kitlelere ulaştı. Geçen yıl projemizde attığımız önemli adımlardan biri Yemekte Denge’nin temel mesajlarının okullarda ilgili derslerde okutulması, bir diğeri ise ve öğretmenlerimize hizmet içi eğitim kapsamında temel beslenme eğitimi verilmesidir.  Bu yılın en önemli adımı ise Yemekte Denge’nin uygulandığı il sayısının Ankara, Adana, Bursa, Eskişehir ve Rize’nin eklenmesiyle birlikte 15’e ulaşması oldu. Hizmet içi eğitimlere de devam ediyoruz. Hedefimizde daha çok çocuğa, ebeveyne ve öğretmene ulaşmak var” dedi.

Yemekte Denge ilkokul çağındaki çocuklara dengeli beslenmeyi öğretiyor 

Ana mesajı “Her şeyi yiyebilirsin, önemli olan dengeyi nasıl kuracağını öğrenmek” olan Yemekte Denge projesi, Türkiye’de temel eğitimde öğrenim gören öğrencilerin ve ebeveynlerinin, öğretmenlerin, yöneticilerin ve okullarda görev yapan tüm çalışanların sağlıklı beslenme alışkanlığının geliştirilmesine destek olma hedefiyle yola çıktı. Yemekte Denge, ilkokul çağındaki çocuklara dengeli beslenmenin kurallarını oyunlarla, yaratıcı çalışmalarla, eğlenerek öğretiyor, Yemekte Denge eğitimleri sayesinde çocuklar neyi ne kadar yiyeceklerini öğreniyor, fiziksel aktivitenin önemini kavrıyor, sağlıklı kalmak için temel hijyen kurallarını benimsiyor.

Sabri Ülker Vakfı iyot yetersizliğine dikkat çekiyor

Sabri Ülker Vakfı, 21 Ekim Dünya İyot Eksikliği Günü vesilesiyle dünyadaki en önemli ancak önlenebilir besin yetersizliği sorunlarından biri olan iyot yetersizliğine dikkat çekiyor.

Kurulduğu 2009 yılından bu yana sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak, toplumu beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel ve güvenilir bilgiyle aydınlatmak üzere birçok projeyi hayata geçiren Sabri Ülker Vakfı, 21 Ekim Dünya İyot Eksikliği Günü vesilesiyle iyot ve iyot yetersizliğinin neden olduğu sağlık sorunları hakkında önemli bilgiler paylaşıyor. Hormon ve sinir sistemi işlevleri, normal büyüme ve gelişme için gerekli bir mineral olan iyotun yetersizliği bilişsel gelişim ve işlev bozukluğu, hipotroidizm, doğumsal anomaliler, kretinizm ve endemik guatr gibi hastalıklara yol açıyor. Türkiye’de toprak ve suda yeterli miktarda iyot bulunmadığı için iyot yetersizliği ve bunun bir sonucu olarak guatr hastalığı yaygın olarak görülüyor. İyot yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan tiroit hastalıkları ve guatra eşlik edebilecek şişmanlık veya zayıflık, kalp çarpıntısı, unutkanlık veya depresyon bireyin yaşam kalitesinin düşmesine neden olabiliyor.

Türkiye’de iyot yetersizliği görülme sıklığı yüzde 28 olarak belirlendi

Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF iyot yetersizliğinin yaygın olduğu ülkelerde tuzun iyotla zenginleştirilmesini desteklemiştir. Türkiye’de 1995 yılından günümüze “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı” yürütülmektedir. Program kapsamında 1998 yılında sofra tuzunun iyotlanması konusunda yasal düzenleme yapılmış ve zenginleştirme zorunlu hale getirilmiştir. Tuzun iyotla zenginleştirilmesi, iyot yetersizliği ile mücadelede önemli katkı sağlamış, dolayısıyla ülkemizde iyot yetersizliğine bağlı hastalıkların görülme sıklığı da önemli ölçüde azalmıştır. 1997’de ileri ve orta düzey iyot yetersizliğinin görülme sıklığı yüzde 58 olarak saptanmıştır. Sofra tuzunun iyot ile zenginleştirme çalışmalarıyla birlikte 2002’de görülme sıklığı yüzde 39’a düşmüştür. Türkiye İyot İzleme ve Değerlendirme Çalışması-2007 sonuçlarına göre ileri ve orta düzey iyot yetersizliği görülme sıklığı yüzde 28 olarak saptanmıştır.

İyot kaybını önlemek için tuz yemek piştikten sonra eklenmeli

Dünya Sağlık Örgütü ve diğer referans kurumlar, günlük tuz alımının toplam 5-6 gramla sınırlandırılmasının günlük iyot ihtiyacını karşılayacağını belirtiyor. Ancak iyot güneş ışınları, nem ve sıcaklığa maruz kaldığında kayba uğrayabiliyor. Tuzda oluşabilecek bu iyot kaybını önlemek için iyotlu tuzu koyu renkli, kapaklı ve cam bir kavanozda saklamak, sıcaklık, nem ve güneş ışığından korumak ve yemek piştikten sonra tuz eklemek gerekiyor.

Günümüzde kaya tuzu, Himalaya tuzu gibi diğer tuzların tercih edilmesine yönelik bilgiler kafa karışıklığı yaratabiliyor. Oysa iyotlu sofra tuzu tüketimi, toplumda iyot yetersizliği ile mücadelede son derece etkili… Bu nedenle iyotlu sofra tuzuna yerine iyotla zenginleştirilmemiş kaya tuzu, Himalaya tuzu gibi tuzların kullanımı konusunda hassas davranılması gerekiyor. Bunun yanı sıra tuz kaynağı ne olursa olsun tüketim miktarına ve dolayısıyla aşırı sodyum alımına dikkat etmek şart.

Balık yemeyi ihmal etmeyin

Genetik etmenler, iyot yetersizliği veya lahana gibi guatrojen adı verilen ve iyotu bağlayarak vücutta kullanımına engel olan sebzelerin çok sık tüketilmesi tiroit hastalıklarına yol açabiliyor. Diyetle iyot alımı, tiroit bezi işlevlerini doğrudan etkileyebiliyor. Hem iyot hem selenyum içeriğiyle tiroit hormonunun yapısına katılan balık ve denüz ürünlerini haftada iki kez tercih edebilirsiniz. Bununla birlikte besin gruplarını dengeli tüketmek ve günde en az iki litre su içmek, tiroit hormonunun üretimi ve salınımını destekleyecektir.

Türkiye’nin Çocuk Beslenmesi ve Gelişiminde ilk Mobil Uygulaması

Sabri Ülker Vakfı’nın çocukların gelişiminin ebeveynleri tarafından kolayca takip edilmesini sağlamak amacıyla sunduğu iGrow web sitesi yepyeni yüzü ve içerikleriyle ebeveynlerle buluşuyor.

Kurulduğu 2009 yılından bu yana sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak, toplumu beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel ve güvenilir bilgiyle aydınlatmak üzere birçok projeyi hayata geçiren Sabri Ülker Vakfı’nın ebeveynlerin çocuklarının sağlıklı gelişimini takip edebilmesi için sunduğu iGrow, yenilenen yüzüyle anne babalara rehber olmaya devam ediyor.

Hollandalı Araştırma-Geliştirme kuruluşu TNO tarafından geliştirilen ve Sabri Ülker Vakfı tarafından adaptasyonu sağlanan iGrow, yenilenen internet sitesiyle daha çok ebeveyne, daha yakından ulaşmayı hedefliyor.

 

iGrow çocuk beslenmesiyle ilgili herkese hitap ediyor

Türkiye’nin çocuk beslenmesi ve gelişimini takip etmeye yönelik ilk mobil uygulaması olan iGrow, yenilenen internet sayfasında Annelere Tavsiyeler, Bebek ve Çocuk Beslenmesi, Renkli ve Dengeli Tarifler, Annelerin Merak Ettikleri ve Anneler Soruyor başlıkları altında ebeveynlere güvenilir ve bilimsel bir bilgi kaynağı sunuyor.

iGrow; anne adayları, ebeveynlerin yanı sıra çocuk gelişim uzmanları, öğretmenler, sağlık çalışanları ile çocuk beslenmesi üzerine ilgili olan tüm bireylere çocuklarının büyüme ve gelişimini Dünya Sağlık Örgütü standartlarına uygun şekilde takip edebilme imkanını sağlıyor.

Ayrıca sitede gebelik-emzirme döneminde beslenme, bebeklik, çocukluk ve adolesan döneminde beslenmeye yönelik bilgiler, çocuklarının öğünlerini keyifli hale getirebilmek için renkli ve dengeli tariflere de yer veriliyor.

 

iGrow’dan çocuk ve anne beslenmesine yönelik 3 yeni kitap! 

igrow.sabriulkerfoundation.orgadresinden ulaşılan internet sitesinde Annelere Tavsiyelerbaşlığı altında ebeveynlerin, beslenme ve sağlık üzerine merak ettiği konular hakkında bilgilere yer veriliyor. Ayrıca sitede iGrow’un “Anne Adayları, Gebeler ve Emziren Annelere Özel Beslenme Tavsiyeleri”, “Ek Besinlere Geçiş, Bebek ve Oyun Çocuklarının Beslenmesi Konusunda Annelere Tavsiyeler”, “Okul Çağı Çocuk ve Adolesan Beslenmesi Konusunda Annelere Tavsiyeler” adlı 3 yeni kitabına da online olarak ulaşılabiliyor.

 

 Annelerin merak ettiklerine yanıtlar referans kurumlardan geliyor 

“Çocuğuma nasıl yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilirim?”, “Çocuğum çok az yemek yiyor, iştahını arttırmak için ne yapmalıyım?”, “Çocuğum okula gidiyor, beslenme çantasına ara öğün olarak ne koyabilirim?” gibi anneler tarafından sorulmuş ve uzmanlar tarafından yanıtlanmış tüm sorulara Annelerin Merak Ettikleribaşlığı altından ulaşılabiliyor. Web sitesinin yeniliklerinden bir diğeri olan Anneler Soruyor!bölümünde ise ile tüm ebeveynler, merak ettikleri sorulara bilimsel kaynaklardan yanıt buluyor.

 

İlk altı ay sadece anne sütü

Sabri Ülker Vakfı, Dünya Emzirme Haftası vesilesiyle anne sütünün önemine de dikkat çekiyor. Anne sütünün bebeğin ilk 6 ayda ihtiyacı olan tüm besin öğelerinin tamamını karşıladığına dikkat çeken Sabri Ülker Vakfı, iGrow’un yenilenen sitesinde igrow.sabriulkerfoundation.org/ilkaltiay.aspx adresinde anne sütünün beslenmedeki yerine ilişkin detaylı bilgiler veriyor.

Marmara Üniversitesi ve Sabri Ülker Vakfı’ndan toplum sağlığının geleceği için araştırma merkezi

Sabri Ülker Vakfı ve Marmara Üniversitesi iş birliğiyle Sabri Ülker Uygulama ve Araştırma Merkezi hayata geçiyor. Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Arat, Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Ali Ülker ve Vakıf Genel Müdürü Begüm Mutuş’un katıldığı törenle imzalanan protokol ile Marmara Üniversitesi Sabri Ülker Uygulama ve Araştırma Merkezi, genç ve uzman araştırmacı ekibiyle toplum sağlığının geliştirilmesi ve metabolik hastalıkların önlenmesi için çalışmalarına devam edecek.

Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Arat, Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Ali Ülker ve Vakıf Genel Müdürü Begüm Mutuş’un katıldığı törenle, 7 Haziran 2018 tarihinde imzalanan protokol ile Marmara Üniversitesi Sabri Ülker Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ilk adımları atılıldı.

Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Emin Arat şunları söyledi: “Bugün Türkiye’de büyük önem arz eden bir işbirliği çalışmasının ilk adımını atıyoruz. Ülkemizin en köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan Marmara Üniversitesi ile Sabri Ülker Vakfı arasında kapsamlı bir işbirliği anlaşması addettik.

Ülkemizde gıda sanayinin öncüsü olan vizyoner ve hayırsever iş adamı merhum Sabri Ülker’in adını yaşatacak olan Marmara Üniversitesi Sabri Ülker Uygulama Ve Araştırma Merkezi’ni kuruyoruz. Merhum Sabri Ülker Türk insanının damak zevkine hitap eden en lezzetli mamullerin üretilmesine bir ömür vakfetmiştir. Kendisini rahmet ve şükranla anıyoruz. Merhum Sabri Ülker’in adı bugün ülkemizin her yanına dağılmış sayısız hayır eserinin yanı sıra her eve, her aileye, her bireye ve her çocuğa mutluluk veren lezzetlerde yaşamıştır.

İnanıyoruz ki kurulan bu merkezde yapılacak araştırmalardan elde edeceğimiz veriler ile bilim dünyasında önemli çalışmaların temelini oluşturacağız. Ayrıca merkezde farklı coğrafyalardan bilim insanlarının da araştırma yapmasına olanak vererek evrensel bir bilim ağı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu sayede tüm dünyaya, insanlığa faydalı sonuçlar elde edeceğimize inancım sonsuz.”

Ali Ülker: Türkiye’mizin bilimde öncü olması için her türlü desteğe hazırız
Ali Ülker, “Sabri Ülker Vakfı’nın Marmara Üniversitesi ile ortak bu merkezi kurma hedefi topluma ve halk sağlığına katkı sunmak, araştırmaları teşvik etmek ve doğru bilgileri toplumla paylaşmaktır. Bu ortak hedef için başta YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’a, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Arat’a ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Gündüz’e teşekkürlerimi sunarım. Bilim her ne kadar evrensel olsa da güzel Türkiye’mizin bilim konusunda öncü olması, Türk bilim insanlarının da örnek projeleri hayata geçirmeleri bizim için çok önemlidir. Daha önceki işbirliklerimizden olan Harvard Sabri Ülker Metabolik Araştırmalar Merkezi’nde yakın bir tarihte bir sempozyum gerçekleştirdik ve orada da Türkiye’de başlatacağımız bilimsel işbirliğinin ilk işaretlerini vermiş idik. Sempozumda ayrıca, araştırmalarını yurtdışında sürdüren bir Türk bilim insanı olarak Doç. Dr. Ömer Yılmaz’a Sabri Ülker Bilim Ödülü’nü takdim etme fırsatı bulmuştuk. Umuyorum ki bu yeni kurulacak bilimsel araştırma merkezi ile son derece yetenekli bilim insanları Marmara Üniversitesi ve Türkiye’mizin adının uluslararası arenada isminin duyulmasını sağlayacak. Amacımız işbirliği yaptığımız yerli-yabancı üniversiteleri bir araya getirerek hem genç Türk bilim adamlarının yetişmesini ve hem debilim adamlarımızın yurt dışı işbirliklerine açılmasını sağlamak. “

 

Sabri Ülker Bilim Ödülü başvuruları başladı

Beslenme, metabolizma ve toplum sağlığı konularında yapılan araştırma, eğitim programları ve diğer girişimleri desteklemek için Sabri Ülker Vakfı’nın bu amaçla hayata geçirdiği Sabri Ülker Bilim Ödülü 2018 yarışmasına başvurular başladı.

Sabri Ülker Vakfı tarafından, akademi, endüstri ve araştırma enstitülerindeki genç bilim insanları teşvik etmek ve araştırmaların toplum faydasına sunulmasına destek olmak hedefiyle 2014 yılında hayata geçirilen Sabri Ülker Bilim Ödülü için bu yılki başvurular kabul edilmeye başlandı. Beşinci kez gerçekleştirilen Sabri Ülker Bilim Ödülü yarışmasının teması Beslenme, Metabolizma ve Toplum Sağlığı olarak belirlendi.

Son başvuru tarihi 15 Mart 2018 olan ve genç bilim insanlarını teşvik etme hedefiyle katılım üst yaş sınırının 45 olarak belirlendiği Sabri Ülker Bilim Ödülü yarışmasına, tamamlanmış orijinal projelerle sadece İngilizce başvuru yapılabiliyor. Uluslararası bilim insanlarının jürisi olduğu yarışmanın kazananı 29 Mayıs 2018 tarihinde Harvard Üniversitesi’nde düzenlenecek Metabolizma ve Yaşam Sempozyumu’nda gerçekleştirilecek ödül töreniyle açıklanacak. Kazanan bilimsel proje 100 bin TL’yle ödüllendirilecek.

Küçük Şefler Restoranı

Sabri Ülker Vakfı ve Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen Yemekte Denge Eğitim Projesi kapsamında okullarda eğitim materyali olarak kullanılacak Küçük Şefler Restoranı adlı hikâye kitabı tanıtıldı.

Sabri Ülker Vakfı, Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Müdürlüğü’yle birlikte yürüttüğü Yemekte Denge Eğitim Projesi kapsamında hazırlanan Küçük Şefler Restoranı adlı hikâye kitabının tanıtımı yapıldı. Ayşe Şule Bilgiç’in kurucusu olduğu Düşyeri Çizgi Film ve Canlandırma Stüdyosu ekibi tarafından yaklaşık bir yılda hazırlanan Küçük Şefler Restoranı, Yemekte Denge Eğitim Projesi’nin ana mesajlarını bir hikâyeyle aktarıyor. Küçük Şefler Restoranı’yla çocukların eğlenerek öğrenmesi ve dengeli beslenme konusunda bilinçlendirilmesi hedefleniyor.

500 bin çocuk Küçük Şefler Restoranı’yla buluşacak

Küçük Şefler Restoranı, ocak ayı itibariyle Yemekte Denge Eğitim Projesi’nin uygulandığı 500 pilot okulda eğitim materyali olarak kullanılacak. Kitap, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerine ulaştırılacak.

Yemekte Denge yedinci yılında

Sabri Ülker Vakfı ve Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Müdürlüğü tarafından 2011 yılında hayata geçirilen Yemekte Denge Eğitim Projesi’yle birlikte, sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak amaçlanıyor. 2017-2018 eğitim – öğretim dönemiyle birlikte yedinci yılına giren proje; İstanbul, İzmir, Aydın, Gaziantep, Kahramanmaraş, Trabzon, Sinop, Kayseri, Antalya, Erzurum illerinde 6 milyonun üzerinde çocuk, öğretmen ve ebeveyne ulaştı.

Sağlıklı nesiller için öğretmenlere beslenme eğitimi verildi

Sabri Ülker Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Yemekte Denge projesi için öğretmenlere hizmet içi eğitim kapsamında temel beslenme eğitimi verildi.

Sabri Ülker Vakfı’nın başlattığı sürdürülebilir beslenme eğitim projesi Yemekte Denge kapsamında Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle birlikte hizmet içi eğitim kapsamında öğretmenleri dengeli beslenme konusunda eğitim verdi.

Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen ve Millî Eğitim Bakanlığı’nca sertifikalandıran hizmet içi eğitim programında öğretmenlere Sağlıklı Yaşamda Okul Tabanlı Temel Beslenme eğitimi verildi.

Koordinatörlüğünü Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halit Tanju Besler’in yürüttüğü eğitim; İstanbul, Gaziantep, Antalya, Sinop, Trabzon, İzmir, Erzurum, Aydın, Kahramanmaraş, Kayseri’de gerçekleştirildi.

“Her şeyi yiyebilirsin, önemli olan dengeyi nasıl kuracağını öğrenmek”

Çocukların erken yaşlarda beslenme eğitimi almasını sağlayarak yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmış, sağlıklı gelecek nesiller oluşmasına katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen Yemekte Denge Eğitim Projesi mesajları, yenilenen öğretim programlarında yer aldı.

Ana mesajı “Her şeyi yiyebilirsin, önemli olan dengeyi nasıl kuracağını öğrenmek” olan Yemekte Denge eğitim projesinin temel mesajları; ilkokul bir, iki, üç ve dördüncü sınıflarda Hayat Bilgisi dersinde yer alıyor.

Yemekte Denge Eğitim projesinin önemli yeniliklerine ilişkin konuşan Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş; “2011 yılında Millî Eğitim Bakanlığı desteğiyle başlattığımız Yemekte Denge’yi çocukların erken yaşlarda beslenme eğitimi almasını sağlayarak yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmış, sağlıklı gelecek nesiller oluşmasına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdik. 20 bin öğrenciyle başlayan projemiz,  6 milyonun üzerinde çocuk, ebeveyn ve eğiticiye ulaştı. Bu yıl ise öğretmenlerimiz için önemli bir adım attık ve hizmet içi eğitim kapsamında temel beslenme eğitimi vermeye başladık. Projemizin ikinci önemli adımı da Yemekte Denge’nin temel mesajlarının okullarda ilgili derslerde okutulmaya başlanması oldu. Bu sayede daha çok öğrenciye ulaşma imkânını yakaladık” dedi.