Yazılar

TOÇEV’li çocuklar Little Caesars’la mutfağa girdi

TOÇEV’li çocuklar, Little Caesars’ın şefler ve uzmanlar eşliğinde kendi mutfağında verdiği pizza ve tatlı yapımı eğitimleriyle yeteneklerini ve yaratıcılıklarını keşfetme fırsatını yakaladı.

Little Caesars, TOÇEV ile işbirliğine imza atarak pizza tutkusunu çocuklarla paylaştı. Ortaokul ve lise öğrencisi TOÇEV’li çocuklar, Ağustos ayında Little Caesars’ın Güneşli restoranının mutfağında şef ve uzmanlar eşliğinde pizza ve tatlı yapımı eğitimleri aldı. Little Caesars’ın beğenilen pizzalarının nasıl yapıldığını işin mutfağında görme fırsatını elde eden TOÇEV’li çocuklar, günlük, taze pizza hamuru yoğurmanın inceliklerini de yerinde gözlemledi.

“Pizza yapmak düşündüğümden zormuş”

Değişik malzemeleri bir araya getirerek yaratıcılıklarını sergileyen çocuklar, Little Caesars Türkiye Genel Müdürü Banu Güney Arıduru’dan da pizzaya dair merak ettikleri soruların yanıtlarını aldı. Eğitimler sonunda hayal güçleriyle değişik lezzetlere imza atan çocuklar, Little Caesars’ın lezzetli pizzaları eşliğinde keyifli bir atölye çalışması geçirdi. Eğitime katılan çocuklardan Oğuzhan, pizza yapmanın düşündüğünden daha zor olduğunu söylerken, 16 yaşındaki Selin’de Little Caesars Pizza’nın pizzalarını çok sevdiğini ama favorisinin tatlılar olduğunu ifade etti.

TOÇEV, Vodafone Akıllı Köy’de

Kasaplar Köyü’nde bulunan ve kamudan özel sektöre, öğrenci gruplarından STK’lara birçok farklı kesimi ağırlayan Vodafone Akıllı Köy, TOÇEV çocuklarını misafir etti.

Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelip çevre kültür-sanat, teknoloji ve tarım temalı farklı aktivitelerin bir arada olduğu yaz kamplarında buluşan çocukların yeni rotası geleneksel tarım yöntemlerinin teknoloji ile buluştuğu Vodafone Akıllı Köy oldu.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirdikleri yaz kampları ile çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerini güçlendirme ve hayatı öğrenme yolunda farklı tecrübeler kazandırma vizyonuyla sosyal faaliyetler gerçekleştiren TOÇEV, TABİT Akıllı Tarım Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Tülin Akın ile Vodafone Akıllı Köy kampüsünde bir araya geldi. TOÇEV Çocukları, dünyanın ve Türkiye’nin uçtan uca dijital teknolojilerle donatılmış ilk akıllı köyü olan Vodafone Akıllı Köy’ de tarım ve teknolojiyi bir araya getiren çalışmaları,  çiftçiler, kadın ve çocukların bilgi ve deneyimlerle hayatını zenginleştiren sosyal projeleri Akın’dan dinledi.

Sunumların ardından Vodafone Akıllı Köy Uygulama Alanı teknik saha gezisi AR-Ge Müdürü Orhan Kurt ve Etkinlik Yöneticisi Emre Tümer eşliğinde gerçekleşti. Küçük aile çiftçilerine yönelik tasarlanan modern sera uygulamaları, toplu sağım ve süt sağım sistemi, sulama ve gübre yönetim merkezi, bitkisel üretim alanı ve modern meyve bahçelerini gezen TOÇEV Çocukları, Vodafone Akıllı Köy’de iş ortaklarının katkılarıyla yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Sera sensör teknolojileri, erken uyarı sistemleri, meteoroloji istasyonu ve NFC teknolojilerinin anlatıldığı teknik saha gezisinde tarımsal teknolojilerin çiftçilerin hayatını nasıl kolaylaştırıldığı anlatıldı.

TOÇEV’den Aydın İli Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne Anlamlı Ziyaret

Kamp programı kapsamında, TABİT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Coşkun Yıldırım, TOÇEV Psikolojik Danışmanı Aslıhan Yıldırım, Gönüllü Saha Sorumlusu Nuray Ertürk TOÇEV çocukları ile birlikte Aydın İli Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Fuat Fikret Aktaş’ı ziyaret etti.

Aktaş, geleceğin mimarları çocuklarla tarımı konuştu. Başarının sırlarını paylaşan Aktaş, çocuklara her zaman planlı olmalarını, planlı çalışmanın beraberinde kendilerini disipline ettiğini belirtti. “Kendinize bir hedef belirleyin ve o hedefiniz için çalışın” diye belirten Aktaş, günün anısına koltuğunu 6. Sınıf öğrencisi Yusuf Furkan Atak’a devretti. Gerçekleşen ziyaret sonunda renkli görüntüler ortaya çıktı. Ziyaretin ardından çocuklarla kahvaltı yapan Aktaş, çocukların merak ettikleri soruları yanıtladı.

Koçarlı Belediye Başkanı Mutlu Öztürk’ten Çocuklara Hediye

Vodafone Akıllı Köy’de doğa ile iç içe zaman geçiren ve farklı etkinliklerle eğlenerek öğrenen TOÇEV öğrencileri, Koçarlı Belediye Başkanı Mutlu Öztürk ile bir araya geldi. Çocuklarla tek tek tanışan Öztürk, onlarla sohbet ederek hayallerini ve hedeflerini dinledi.

Hedeflerine ulaşmak için azimle çalışmaları gerektiğini belirten Öztürk, bu yolda en büyük yardım alabilecekleri Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük eseri NUTUK kitabını çocuklara hediye etti.

Vodafone Akıllı Köy’de Etkinliklerle Dolu Bir Hafta

Vodafone Akıllı Köy ev sahipliğinde TOÇEV Koordinatörlüğü’nde 2-8 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen yaz kampında çocuklara hobi kazandırmayı amaçlayan birbirinden ilgi çekici etkinlikler bir hafta boyunca devam etti. Müzik atölyesinden, hayal atölyesine, çiftlik ve tasarım atölyesinden bilim atölyesine birçok etkinliklerin gerçekleşeceği yaz kampında çocuklar eğlenerek öğrendi.  Tarım Dostu Gönüllüleriyle bir araya gelen çocuklarla, doğada geri dönüşüm çalışması yapıldı. Çocuklar; gerçekleşen atölye çalışmaları ve eğitimlerle yeteneklerini artırırken, el becerilerini geliştirdi. Vodafone Akıllı Köy Yaz Kampı’nı başarıyla tamamlayan çocuklara katılım sertifikaları, TABİT Yönetim Kurulu Başkanı Tülin Akın tarafından verildi.

Adıgüzel Eğitim Kurumları Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinden TOÇEV çocuklarına destek

İstanbul Üniversitesi Vakfı Adıgüzel Eğitim Kurumları Güzel Sanatlar Lisesi’nin her yıl gerçekleştirdiği sene sonu sergisi, bu yıl da vakfımız yararına Novada Cemal Süreya Etkinlik Merkezi’nde gerçekleşti.

Gecede Resim Bölümü öğrencilerinin eserlerinden TOÇEV için bağışladıkları resimler müzayede ile satıldı. Ayrıca Nur Tuğba Algül, Funda Eryiğit, Celil Nalçakan, Benal Tairi, Burcu Kaya, Hakan Bilgin, Gizem Hatipoğlu, Ege, gibi ünlü isimler de hem ödül aldılar hem de TOÇEV için açık arttırma ile resim satarak geceye renk kattılar.

Geliri TOÇEV’e bağışlanan “Yılın En İyileri Ödül Töreni” etkinliği geceye damgasını vurdu.

Sunuculuğunu komedyen ve Radyo Programcısı Mesut Süre’nin yaptığı etkinlikte,

En İyi Yerel Yönetim: Ataşehir Belediyesi,

En İyi Kadın Oyuncu: Funda Eryiğit,

En İyi Erkek Oyuncu: Celil Nalçakan,

En İyi Kadın Sunucu: Burcu Kaya,

En İyi Erkek Sunucu: Hakan Ural,

En İyi Program: Survivor Panorama,

En İyi Yönetmen: Benal Tairi,

En Usta Tiyatro Oyuncusu: Hakan Bilgin

90’lardan Günümüze En İyi Şarkıcı: Ege,

En İyi Tiyatro Oyuncusu: Kanbolat Görkem Arslan,

En İyi Haber Portalı: Mynet,

En İyi Sosyal Medya Fenomeni: Gizem Hatipoğlu,

En İyi Blogger: Elif Şafak,

En İyi Çıkış Yapan Şarkıcı: Alper Erözer,

En İyi Radyo Programcısı: Mesut Süre ödüllerini almaya hak kazandı.

Hey Genç! Harekete Geç!

Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Diyabet Vakfı, TOÇEV ve AstraZeneca Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen ve üç yıl sürecek olan Hey Genç! Harekete Geç! Projesi, 23 Şubat’ta yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı. Projeyle sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve egzersizin önemini vurgulamak ve gençlerin yaratıcılık becerilerini ortaya çıkartarak okullar arasında paylaşım sağlamak hedefleniyor.

Gençlerin hayatında sağlıklı beslenme bilinci yaratarak, fiziksel aktivite ve egzersizin önemini vurgulamak ve yaratıcılık becerilerini ortaya çıkartarak projeye dahil olan okullar arasında paylaşım sağlamak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Diyabet Vakfı, TOÇEV ve AstraZeneca Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen projenin üç yıl sürmesi planlanıyor. İstanbul dahil toplam dokuz il ve 55 farklı okulda, 9’uncu sınıf seviyesinde, toplam 11 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor.

Proje kapsamında, gençlerin sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite konusunda bilinçlenmelerini sağlamak amacıyla okullarda eğitim ve atölyeler düzenlenecek. Uzman diyetisyen ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu sporcular tarafından aktarılacak interaktif içerikler ve diğer eğitim faaliyetlerinin yarattığı farkındalık seviyesi, eğitim öncesi ve sonrasında yapılan değerlendirmelerle ölçülecek. Proje kapsamında bir de yarışma düzenlenecek. Eğitim sürecine dahil olan öğrenciler kendi takımlarını oluşturarak, beden eğitimi öğretmenlerinin rehberliğinde çekecekleri videolarla yarışmaya katılabilecek. Videolar, proje jürisi tarafından en çok izlenen, en çok hareket içeren, en çok beğenilen, en çok video yükleyen okul kategorileri kapsamında değerlendirilecek.

Projeyi tanıtmak ve duyurmak amacıyla 23 Şubat’ta düzenlenen basın toplantısına TOÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Uygun, Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış ve Park Antalya Spor Kompleksi Genel Müdürü ve Okullarda Hareket Eğitimi Koordinatörü Güneş Erkoç katıldı.

“Gençlerimiz için sağlık ve hareket dolu bir proje”

TOÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Uygun proje hakkında şunları söyledi: “TOÇEV olarak “Okumak Her Çocuğun Hakkıdır” diyerek çıktığımız yolda 24 yıldır bu amaçla,  farklı konularda projeler üreterek çocuklarımıza hizmet etmeye gayret ediyoruz. Bu sene de Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Diyabet Vakfı ve AstraZeneca Türkiye ile gençlerimiz için sağlık ve hareket dolu bir projeye başlıyoruz. Amacımız, obezitenin gündem olduğu bu dönemlerde gençlerin hayatında sağlıklı beslenme bilinci yaratmak, fiziksel aktivite ve egzersizin önemini vurgulamak ve yaratıcılık becerilerini ortaya çıkartarak okullar arasında paylaşım sağlamak olacak. Projemizde bugüne kadar beş okulda 781 öğrenciye eğitim verdik. Üç yılın sonunda ise dokuz ildeki 55 okulda 11 bin gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. Projemizin, gençlerin fiziksel ve zihinsel farkındalığına katkı sağlayacağına ve öz saygılarını destekleyeceğine inanıyorum.”

Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz projeyle ilgili olarak; “Türkiye Diyabet Vakfı olarak yaptığımız 100 okul araştırmasında, 98 okulda çocukların önüne sadece kantinden beslenme seçeneğinin konulduğunu gördük. Bugün okula başlayan öğrencilerin yüzde 90’ı devlet okullarında ya da özel okullarda fast-food beslenme kültürüyle tanışıyor ve buna alışıyor. Araştırmalar, dünyada her üç çocuktan birinin fazla kilolu, her 10 çocuktan 1’inin obez olduğunu gösteriyor. Özellikle gençlerde obezitenin artışında en önemli iki etken var: Hareketsiz yaşam ve kötü beslenme. Bilim insanları arasında en önemli soru; hangisinin asıl neden olduğu. Gençler hareketsiz olduğu için mi kilo alıyor, kötü beslendiği için mi kilo alıyor? Doğru cevap; her ikisi. Gençlerin çok önemli bir bölümü hayatının önemli bir bölümünü bilgisayar, tablet, akıllı telefon önünde geçiriyor ve sadece hazır gıdalarla besleniyor. Karbonhidratı, yağ oranı yüksek gıdalar obeziteyi tetikliyor. Gençlerde obezitenin önlenmesinde devlete, okullara, ailelere, medyaya ve hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Bu sorumluluğu gönüllü olarak üstlenen ve bu projeye emek veren herkese Türkiye Diyabet Vakfı adına teşekkürü borç biliyorum” dedi.

AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış şöyle konuştu: “AstraZeneca olarak yaşama değer katan ilaçları keşfetmek için bilimin sınırlarını zorlarken faaliyette olduğumuz tüm coğrafyalarda olduğu gibi Türkiye’de de topluma değer katma arzusuyla çalışıyoruz. Bu projeyle de, toplum sağlığının temel ve en önemli bileşenlerinden biri olan gençlerin sağlıklı yaşam bilincine odaklanmak istedik. 2017 yılı itibari ile dünyadaki diyabetli birey sayısı 425 milyon iken bu sayının 2045 yılında yüzde 48 oranında artarak 629 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. Bu artışın başlıca nedenleri nüfus artışı, yaşlanma ve kentleşmenin getirdiği yaşam tarzı değişimi sonucu obezite ve fiziksel inaktivitenin artmasıdır. Birçok toplumda tip 1 diyabet sıklığının da arttığı ve bu artışın okul öncesi çağlarda daha belirgin olduğu bildirilmektedir. Bununla beraber, son yıllarda yaşam ve günlük aktivitelerdeki değişiklikler ve artan obezite sıklığı nedeniyle çocuk ve adolesan yaşlarında da tip 2 diyabet sıklığı artmaktadır. TURDEP-II çalışmasında ülkemizde obezite prevalansı yüzde 31,2 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, T.C. Sağlık Bakanlığı’nca yürütülen ve 2014 yılında yayımlanan Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması-2013 raporunda ülkemizde 7-8 yaş grubu kız çocuklarının yüzde 21,6’sının, erkek çocuklarının da yüzde 23,3’ünün kilolu veya obez olduğu bildirilmiştir. Ne mutlu ki, Milli Eğitim Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız bu konuya gereken önemi vererek bu alandaki projeleri önceliklendirmiştir. İki bakanlığımızın 2016 yılında imzaladığı Okul Sağlığı Hizmetleri İş birliği Protokolü, bu alanda çalışmak isteyen bütün kurum ve kuruluşlara rehber olacak niteliktedir. Gençler arasındaki sağlıksız beslenme ve hareketsizlik gibi sorunlara dikkat çekerek, onların daha sağlıklı bir geleceğe kavuşmasına yardımcı olmayı hedefleyen Hey Genç! Harekete Geç! projesi bu nedenle çok büyük önem taşıyor. Bu projenin gençlerimizin sağlıklı birer birey olarak yetişmesine yardımcı olmasını dilerim.”

Benim Mahallem projesine ödül

Akçansa, Büyükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve TOÇEV tarafından başlatılan Benim Mahallem sosyal sorumluluk projesi Uluslararası Stevie Ödülleri’nde Avrupa’da Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı Kategorisi’nde ödül aldı.

Akçansa, Büyükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı iş birliğiyle Büyükçekmece’de eğitim gören çocukların; kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini, bilinç seviyeleri yüksek, kaygı ve öfkeden uzak bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirilen Benim Mahallem Projesi, Uluslararası Stevie İş Ödülleri’nde Avrupa’da Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı Kategorisi’nde ödüle layık görüldü.

17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı

Benim Mahallem Projesi kapsamında 6-12 yaş grubu çocuk ve ebeveyn eğitimlerini içeren programlar düzenlendi. Bu programlarda TOÇEV’in uzman eğitmenleri tarafından anne ve babalara çocuk yetiştirmeyle ilgili detaylar; ergenlik çağındaki çocuklara ise ayrı gruplarda sosyal çevreleriyle nasıl daha iyi iletişim kuracakları aktarıldı. Projeye özel olarak tasarlanan mobil eğitim merkeziyle bölgedeki tüm ilköğretim okulları dolaşılarak ücretsiz eğitimler verildi. 2016-2017 eğitim-öğretim dönem sonuyla birlikte bölgedeki toplam 17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı.

Akçansa Genel Müdürü Şahap Sarıer; “Yeni neslin ve onları yetiştiren ebeveynlerin birbirleriyle daha iyi iletişim kurmasını sağlamayı ve yarınlara sağlam temeller atmayı hedefleyerek hayata geçirdiğimiz Benim Mahallem sosyal sorumluluk projesiyle aldığımız ödül, doğru bir iş yaptığımızı bir kez daha gösterdi ve yarattığımız anlamlı değişimler, bizleri daha çok çocuğa ulaşma noktasında son derece motive etti.  Amacımız, aileden başlayarak toplumun mutluluğuna katkı sağlamak. Binlerce kişiye dokunduğumuz eğitimlere bu yıl da devam edeceğiz. Büyükçekmece bölgesindeki tüm çocuklara ulaştıktan sonra, fabrikamızın bulunduğu Çanakkale ve Samsun – Ladik’de eğitim sağlamaya devam edecek.” dedi.

 

TOÇEV’den cezaevlerindeki çocuklara eğitim

Çocukların eğitimlerine ve sosyal hayatlarına destek olmaya devam eden Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı, yeni dönemde Özgürüm projesiyle cezaevindeki çocuklara yönelik farkındalık sağlayacak. TOÇEV Yönetim Kurulu Üyelerinden sinema ve tiyatro oyuncusu Hakan Bilgin’e vakfın genel yapısını ve son dönemdeki çalışmalarını sorduk.

TOÇEV’in kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz?
Yurt dışında okurken oradaki sosyal sorumluluk projelerinden ilham alan Ebru Uygun, Türkiye’deki çocuklara da yardım edilmesi gerektiğini düşünerek TOÇEV’i kuruyor. Daha sonrasında okulların fiziksel koşullarını iyileştirmek için Türkiye’yi gezmeye başlıyorlar ve gidilen yerlerdeki her sorun için bir tane sosyal sorumluluk projesi başlatılarak destek olunmasına karar veriliyor.

TOÇEV hangi alanlarda destek veriyor öğrencilere?
Eğitim bölümümüzde okumak isteyip de maddi imkansızlıklarından dolayı okuyamayan çocuklara destek veriyoruz. Öncelikle çocukları tespit ediyoruz, bu aşamada da ailelerden talep geliyor. İmkansızlıklar bildirildiği takdirde ekibimiz o mahalleye giderek evi tespit ediyor. Evdeki yaşama ve çocuğun hangi şartlarda neler yaşadığına bakılıyor. Bunlar istatistiki olarak kağıda döküldükten sonra en dezavantajlıdan başlayıp bütün ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bünyemizde destek verdiğimiz çocukları eğitim hayatı boyunca takip ediyoruz. Destek kapsamında herhangi bir şekilde para vermiyoruz; kırtasiye, sağlık kontrolleri, psikolojik ve kültürel desteklerde bulunarak yanlarında oluyoruz. Ancak hiçbir çocuğumuz vakfın dışındaki destekçilerle tanışmasını istemiyoruz; çünkü herhangi bir insana muhtaç olduklarını düşünmelerini ya da kendilerini sorumlu hissetmelerini istemiyoruz. Bu yüzden tüm kamu spotlarımızda neşeli çocuklar kullanmaya gayret ediyoruz. Bizim gördüğümüz şey şu, bir çocuğun ayağı çıplak olsa da mutlu. Çocuklar eğitim hayatlarına başladıklarında diğer insanlarla aynı yerde olmadıklarını gördüklerinde mutsuz olmasın diye donanımı sağlamaya çalışıyoruz.

Destek verdiğiniz öğrencilerden geri dönüşler nasıl? Mezuniyet gerçekleştikten sonra iletişiminiz devam ediyor mu?
Eğitimin sonuna kadar destek oluyoruz. Üniversiteyi bitirdikten sonra bizim destekçimiz, gönüllümüz olmuş çocuklarımız var. Kapımız her zaman açık mezunlarımıza, öğrencilerimize. Biz burada destekçi olarak değil de ağabeyi, ablası olarak varız aslında. Manevi bağı kurduğunuzda hepsinin ailesine ve vatanına sorumlu bir birey olması için çalışıyorsunuz. Özdeki amacımız hepsinin iyi birer insan olmasını sağlamak. Çocuklarımızı sadece ders çalışsın diye yetiştirmiyoruz, atölyelerimiz ve psikologlarımız var. Onlar çocukların mesleki seçimlerinde, kişisel gelişimlerinde ve küçükken yaşadıkları travmalarla ilgili yardımcı oluyorlar.

Destekçi bulmakta zorluk çekiyor musunuz?
Piyasada çok reklam yapan bir vakıf değiliz. İmece usulü mantığı çok seviyoruz. Ülkemizde sosyal sorumluluk bilincimiz çok yok ama yeter ki inanalım ve isteyelim, bizim en büyük motivasyonumuz bu. Ayrıca destekçilerimiz konusunda hiçbir siyasi görüşümüz, başka bir kuruma bağlılığımız yok. Buradaki insanlar da herhangi önemli bir üniversiteden mezun oldukları için değil, gerçekten iyi insan oldukları için burada çalışıyorlar ve bu çok değerli.

Dediğiniz gibi ülkemizde sosyal sorumluluk bilinci zayıf. Bu bilincin arıtılması için ne gibi çalışmalar sürdürülebilir?
Aslında imece usulüyle birbirimizi desteklemeyi seviyoruz ama birine güvenmemiz önemli. Son 20 yıllık dönemde yaşanan genel vakıfsal olumsuzluklardan dolayı insanlar STK’lara destek olurken de tereddütte kalabiliyor. Dolayısıyla samimi olarak aktarım sağlandığı takdirde destekçi de bulabiliyorsunuz.

Gönüllü gruplarınızın gerçekleştirdiği projelerden bahsedebilir misiniz? Gündeminizde neler var?
Cezaevlerindeki çocuklara yönelik yürüttüğümüz Özgürüm projesi şu an gündemde. Doğduktan sonra belirli yaşa kadar orada kalan çocukların nasıl bir muamele görmesi ve nasıl bir ortamda yetişmesine dair çok değerli bir sosyal sorumluluk projesi. Potansiyel suçlu olma ihtimali olan çocuğun ileride problem yaşamadan iyi bir insan olabilmesi için bir yatırım olarak görülebilir bu proje. Ayrıca ergenliği anlamak, ebeveyne ve ergene bilgi vermek amacıyla Astra Zeneca’yla ortak yürüttüğümüz Ben Ergenim diye bir projemiz var. Fayda sağlama isteğimiz olması önemli; çünkü dert çok.

Özgürüm projesinin detaylarından biraz bahsedebilir misiniz?
Ekibimizden iki tane psikoloğumuz ve dışarıdan da aldığımız desteklerle, iki senedir yoğun bir tempoyla çalıştık. Özgürüm Projesi’yle ceza infaz kurumlarında anneleriyle birlikte yaşayan 0-6 yaş çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanması, enerjilerini doğru kullanabilecekleri oyun alanlarının geliştirilmesi ve annelerin çocuklarıyla olan diyaloglarının ve davranış biçimlerinin güçlendirilmesini amaçlıyoruz. Saha çalışmalarımız 10 ay sürdü ve bu sürede Antalya, İstanbul, Denizli, Bursa ve Balıkesir’de bulunan yedi kadın cezaevinde, 1020 anne, 810 çocuk, 500 infaz ve koruma memuru eğitim aldı.

Gönüllülük esaslarınız neler? Gönüllü olmak isteyenler nasıl bir yol çizebilir?
Bizde gönüllülük yapmak çok zor. Gönüllülerimiz ile çocuklarımızı hiçbir zaman görüştürmüyoruz; çünkü çocuklarımızın onlara kendilerini sorumlu hissetmelerini istemiyoruz. Gönüllü olarak ders çalıştırılabilir ama onun haricinde burada eğitim görmemiş bir kişiyi saha çalışmalarımızda gönüllü olarak kabul etmiyoruz. Kısacası kalifiye olmayan kimseyi gönüllü olarak alamıyoruz.

 

“Her yaş grubuna yönelik yaz kampımız olacak”

TOÇEV’in çocukların tatillerini verimli geçirmesini amaçlayarak hayata geçirdiği yaz kampları bu sene de devam ediyor. TOÇEV psikologlarından Ceyda Demirbaşoğlu, yaz kampı hakkında merak edilenleri anlattı.

Bu sene üç farklı kurumla iş birliği yapıldığını belirten Demirbaşoğlu;” İlk olarak Marmaris’teki bir yatçılık firmasıyla anlaştık. Satılan yatlar bir haftalığına firmaya hibe ediliyor ve firma da altı farklı ülkeden gelen dezavantajlı grupları Fethiye – Marmaris arası koylarda gezdiriyor sosyal sorumluluk projesi olarak. Bu sene dördüncü kez 24 öğrenciyle katılacağız bu projeye. Ortaokul yaş grubuna hitaben olan bu projede yatta geçirdikleri bir haftada programa uyum sağlamayı öğreniyorlar ve uluslararası arkadaşları oluyor. Ayrıca durduğumuz her koyda da spora ve sanata yönelik atölyelerimiz var. Kampın sonunda bir gösteri ve spor turnuvaları yapılıyor. Aynı zamanda yelkencilikle de ilgili bilgi ediniyorlar. İlgilenen olursa mesleki olarak da o firmayla görüşme imkanı oluyor. ” dedi.

Toplamda dört tane yaz okulu olacağını ekleyen Demirbaşoğlu; “Boğaziçi Üniversitesinin bir öğrenci kulübünün düzenlediği bir kampımız da var, Kilyos kampüsünde lise öğrencilerimize yönelik olan bu programla rol model oluyorlar. Bir başka kampımız da Vodafone Düşler Akademisi, bu sene iki dönemini bize ayırdı. Bir dönem lise bir dönem üniversite öğrencilerimizi ağırlayacaklar. İlk okul öğrencilerimizle de beyni aktif kullanma ve yüzme öğrenmeye yönelik bir kampımız olacak ” dedi.