Yazılar

Mültecilere daha iyi yaşam koşulları

Suriyeli mülteciler için daha iyi yaşam koşulları oluşturmak amacıyla Data 4 Refugees Challenge adlı insani yardım çalışması, TÜBİTAK, Türk Telekom ve Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle başlatıldı.

TÜBİTAK, Türk Telekom ve Boğaziçi Üniversitesi tarafından mültecilerin yaşam koşullarını iyileştirmek amacıyla Data 4 Refugees Challenge çalışması başlatıldı. Çalışma kapsamında; mültecilerin refahına katkıda bulunmak, emniyet, sağlık, eğitim, işsizlik, sosyal entegrasyon, hareketlilik, kaynakların ve altyapının dağılımı da dâhil olmak üzere önemli konular hakkında birtakım analizler gerçekleştirmek ve bilgi edinmek, hükümetlerin ve uluslararası organizasyonların mültecilerin nüfus yapılarına dair dinamiklerini modellemelerine ve ihtiyaçlarını keşfetmelerine yardımcı olmak, mültecilerle birlikte Türkiye ve diğer ülkelerdeki mültecilere yeni uygulamalar, hizmetler ve yenilikçi çözümler üreten ileri projeleri teşvik etmek ve projelere temel oluşturmak için bir yarışma düzenlendi. Yarışmanın katılımcılarına bir yıl boyunca bir milyon müşteriden toplanan ve hiçbir kişisel bilgi bulunmayacak şekilde anonim hale getirilmiş bir veri setine erişim imkânı sağlanacak. Katılımcılar yarışma bitiminde analiz sonuçlarını içeren proje raporları gönderecek.

Başvurular, mültecilere sağlanacak nihai fayda açısından değerlendirilecek

Yarışmaya katılım, veri gizliliğini ve mahremiyeti korumak amacıyla mutlak bir anlaşmaya tâbi olacak. Yarışmaya başvuran araştırma ekiplerinin, bağlı bulundukları kurumun kadrolu bir personeli tarafından yönetilmesi ve tüm ekip üyelerinin isimlerinin anlaşmada belirtilmesi gerekiyor. Başvuru sırasında, ekibin amaçlarını açıklayan bir sayfalık proje teklifi gönderilecek. Başvurular, öncelikle mültecilere sağladıkları nihai fayda açısından değerlendirilecek. Ticari bilgilerin kullanımı yasak olacak.

Proje raporları kamuoyuna açıklanacak

Proje Değerlendirme Komitesi, yarışmanın ana temaları olan emniyet, sağlık, eğitim, işsizlik, entegrasyon alanlarında beş proje seçecek ve yarışma sonunda ödül verilecek. Değerlendirme sonrasında, proje raporları kamuoyuna açıklanacak ve projelerin bulgularını ilgili bakanlıkların ve STK’ların erişimine açık bir şekilde sunan bir teknik rapor hazırlanacak. Katılımcılar, çalışmalarının tam mülkiyetine ve telif haklarına sahip olacak. Önerilerin gönderimi sırasında yapılan anlaşmaya göre; katılımcılar, uygun haklarla materyallerin kullanılmasına izin vererek gönderilen tüm materyallerin, Creative Commons Attribution-ShareAlike açık lisans sözleşmesi kapsamında halka açılacağını kabul edeceklerini beyan edecekler.

Yarışmayla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir.

TÜBİTAK’tan çocuklara özel resim yarışması

TÜBİTAK tarafından çocukların hayal güçlerini kullanarak yeteneklerinin geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla Bursa’da ortaokul öğrencilerine yönelik “Hayalimdeki Laboratuvar” konulu resim yarışması düzenlenecek.

Bilim ve teknolojinin hızla geliştiği ve değiştiği günümüzde analizin önemiyle hayatımıza sağladığı katkıların öğrenciler arasında algılanıp yaygınlaştırılması için farkındalık yaratmak, bilinç düzeylerini geliştirmek ve hayal güçlerini kullanarak yeteneklerinin geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla Bursa’da TÜBİTAK tarafından beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerine yönelik “Hayalimdeki Laboratuvar” konulu resim yarışması düzenlenecek.

Yarışamaya katılan eserler değerlendirme kurulu tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme Kurulunda ise; TÜBİTAK BUTAL’ı temsilen üç kişi, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirilen iki resim öğretmeni, olmak üzere beş kişi görev alacak.

Yarışmaya başvurular ise 18 Aralık’a kadar devam edecek. Yarışma birincisi dizüstü bilgisayarın, ikincisi tabletin, üçüncü ise fotoğraf makinesinin sahibi olacak. Yarışmada ayrıca ilk 12’de yer alan öğrencilerin resim öğretmenlerine plaket ve ilk 12’ye giren eserlerden oluşan 2018 yılı TÜBİTAK BUTAL takvimi verilecek.

Ödüller, 27 Aralık 2017 tarihinde TÜBİTAK BUTAL’da düzenlenecek olan törenle sahiplerini bulacak.

Tübitak‘tan bilim ve teknoloji alanına yönelik çağrı

TÜBİTAK, Türkiye’de bilim ve teknoloji alanlarında yapılan Ar-Ge projelerini 1003-Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı ile destekleyecek. Bu amaçla program kapsamında sekiz ana alanda 25 adet proje çağrısı açıldı.

Çağrı programındaki proje önerilerinin katma değeri yüksek, yaratıcı ve yenilikçi olması enerji verimliliği alanında uygulama projelerine temel oluşturması amaçlanıyor. Yapılan proje önerileriyle Türkiye’nin mevcut enerji talebinin karşılanmasında dışa bağımlılığı azaltmayı ve uluslararası düzeyde rekabet gücünü artıracak teknolojik ürün ve bilgi üretmeye yönelik olması hedefleniyor.

Haberleşme teknikleri, ileri yazılım mühendisliği araç ve yöntemleri, yenilikçi veritabanı yönetim sistemleri, enerji depolama malzemeleri, akıllı malzemeler ve nanoteknoloji uygulamaları, doku mühendisliği gibi birçok alanda proje çağrısı açıldı.

1003 programı kapsamında yapılacak proje başvuruları için iki aşamalı başvuru sistemi uygulanacak. İlk aşama başvuruları için son başvuru tarihi ise 6 Ekim olarak belirlendi.

Üstün yetenekli çocuklara özel kamp

Özel yetenekli çocuklara bilimsel bakış açısı kazandırabilmek ve geleceğe umutlu bakmalarını sağlamak amacıyla organize edilen Filli Boya Bilim Kampı’nda etkinlikler başladı.

Filli Boya ve Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle TÜBİTAK TÜSSİDE ve akademisyenlerin desteğiyle özel yetenekli çocuklara bilimsel bakış açısı kazandırmayı, kendilerine olan güvenlerini desteklemeyi ve geleceğe umutla bakmalarını hedefleyen Filli Boya Bilim Kampı projesinin dördüncü programı başladı.
Filli Boya Bilim Kampı, 2015 yılından beri her yıl yaz döneminde yapılan ve kamp boyunca çocukların akademik ve psikolojik gelişimine destek veren bir dizi eğitim ve bilimsel etkinlikle, onların hayata daha donanımlı hazırlanmalarına olanak sağlanıyor. Bu yıl 4. etabı başlayan kamp, BİLSEM’e kayıtlı özel yetenekli çocukların katılımıyla devam ediyor.

07-11 Ağustos ve 14-18 Ağustos 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek projeye, 13-14 yaş grubunda yer alan 30 kız ve 30 erkek çocuk olmak üzere toplam 60 öğrencinin katılacağı Bilim Kampı’na bu yıl Bilim ve Sanat Merkezleri’nde eğitim alan özel yetenekli çocuklar da dahil edildi. Çocuklar projenin 4. etabında TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü, TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü, Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü gibi enstitülerde çalışan bilim insanlarını çalışma ortamlarında gözlemleme, yapılan işler konusunda sohbet etme ve birlikte deneyler yapma fırsatı yakalayacak.

Bunların yanı sıra TÜBİTAK BİLGEM araştırmacı ekibiyle şifreleme eğitimi alan öğrenciler ağırlıklı olarak fen bilimleri ve matematik alanında atölyeler, eğitsel oyunlar gerçekleştiriyor. Program kapsamında, İzmit Bilim Merkezi’ni de ziyaret edecek olan çocuklar, kamp boyunca strateji geliştirme, ekip ve koordinasyon oyunlarıyla sanatsal etkinliklerde de yer alacak.

Üstün yetenekli bireylere özel proje

Bahçelievler Bilim ve Sanat Merkezi, TÜBİTAK desteğiyle Bilim ve Sanat Kaşifleri Doğada projesini gerçekleştirdi. Proje kapsamında 50 öğrenci bilim ve sanatın doğadaki izlerini keşfetti. Özel yetenekli birey tanısı almış öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, öğrencilerin eğitimine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Öğrencilerin bilim ve sanatın ekosistem içerisindeki yerini kavramalarına ve ekosistemdeki sorumluluklarını anlamalarına yardımcı olmayı amaçlayan Bilim ve Sanat Kaşifleri Doğada projesi, Bahçelievler Bilim ve Sanat Merkezi ve TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirildi. Proje, özel yetenekli birey tanısı almış öğrencileri kapsayarak katılımcıların fizik, kimya ve matematiğin doğadaki yerini fark etmelerine fayda sağlıyor. Ayrıca ekosistem bileşenlerinin doğadaki önemini algılayabilmeleri, çevre duyarlılığı ve çevre bilinci gibi farkındalıkları kazanmalarına yardımcı oluyor.

Kayseri’den bilime teşvik

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından Kayseri’ye kazandırılan Kayseri Bilim Merkezi’nde Bilim Kampı açılıyor. Proje kapsamında bilime olan ilginin artırılması amaçlanıyor.

Kayseri Bilim Merkezi tarafından açılacak olan Bilim Kampı için başvurular başladı. Bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik eğitim modeli baz alınarak hazırlanan bilim kampında astronomi, fizik, kimya, biyoloji, sanat, robotik ve matematik alanlarında uygulamalı atölye çalışmaları yapılacak. Bilim Merkezi’nde Temmuz ayı boyunca gerçekleştirilecek olan etkinlikler üçer günlük periyotlar halinde gerçekleştirilecek. 10.00-16.00 saatleri arasında Kayseri Bilim Merkezi’nde verilecek olan eğitimlere 9-13 yaş aralığındaki öğrenciler katılabilecek.

Pasif egzersizlerle felç tedavisi

Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi öncülüğünde yürütülen ve Türk Mühendisleri tarafından üretilerek geliştirilen El Rehabilitasyon Cihazı projesi kapsamında, felç rahatsızlığı sonucu ellerinde hemipleji olgu bulunan hastalara, cihaz yardımıyla temel egzersiz yaptırılarak el fonksiyonlarını geri kazandırmak amaçlanıyor.

Sakarya Ünivesitesi Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisiği bölümünden Prof. Dr. Osman Eldoğan öncülüğünde yürütülen El Rehabilitasyon Cihazı projesinde SAÜ Tıp Fakültesinden Prof. Dr. İbrahim Tekeoğlu, SAÜ Mekatronik Mühendisiği bölümünden Doç. Dr. Durmuş Karayel ve Arş. Gör. Kasım Serbest, Spor Bilimleri Fakültesinden Yrd. Doç. Dr. Murat Çilli, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Zahid Yıldız yer alıyor. Ekip, 18 aylık bir süre içerisinde sık sık bir araya gelerek proje üzerinde çalışmalarını sürdürdü. Proje kapsamında ellerinde felç bulunan hastalara temel egzersiz yaptırarak el fonksiyonlarını geri kazandırmak amaçlanıyor. Hastalar cihazın üzerinde bulunan ve kuvvet-hareket aktarımı için tasarlanmış olan eyleyiciler sayesinde, cihazı giydiklerinde parmaklarına pasif egzersizler denilen temel egzersizleri, ekstansiyon – fleksiyon denilen parmakları açıp kapama şeklinde gerçekleştirilen egzersizleri cihaz yardımıyla gerçekleştirebilecekler. Bu sayede tedavi sürecini hem daha da kısaltmayı ve hastaların ev, iş ortamında herhangi bir zaman kaybına uğramadan, zaman sıkıntısı olmadan rahatça kullanabilmeleri sağlanacak.

“Ev ortamında rehabilitasyona uygun ilk cihaz”

Geliştirilen cihazın fikri hakları, faydalı model haklarının Türk Mühendislere ait olduğunu söyleyerek, ülkemizde ticari olarak kullanılabilecek ve ev ortamında rehabilitasyona uygun ilk cihaz olduğunu belirten Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği bölümü Arş. Gör. Kasım Serbest; “Bu projeyi fakültemizdeki diğer hocalarımızla birlikte ben de dahil olmak üzere proje ekibimiz güzel ve orijinal bir çalışma ortaya koymak için 18 aylık bir sürede işlemleri tamamladık. Bu projede amacımız, ev ortamında kullanıma uygun, taşınabilir ve düşük maliyetli bir el rehabilitasyon cihazı, fizik tedavi cihazını yerli imkanlarla geliştirmekti. Zaten TÜBİTAK projesinin ana fikride bu şekildeydi. Geliştirmiş olduğumuz bu cihaz için hem tasarımı Türk Mühendislere ait diyebiliriz. Fikri hakları, patent faydalı model gibi hakları da yine Türk Mühendislere ait olmak üzere, ülkemizde ticari olarak kullanılabilecek ve ev ortamında rehabilitasyona uygun ilk cihaz diyebiliriz. Bu cihazların benzerleri yurt dışında geliştirilmekte ve geliştirilen bu ticari cihazlarda ülkemizde satışa sunulmakta. Fakat çok yüksek maliyetle bu cihazların satışı gerçekleştirilmekte. Bizim amaçlarımızdan biri de, yerli sermaye ile üretmiş olduğumuz bu cihazı, düşük bir maliyetle piyasaya sürerek tüm hastaların rahatlıkla kullanabileceği bir cihaz haline getirmek” dedi.

“Cihaz, tedavi sürecini kısaltarak ev ve iş ortamında kullanılabilecek”

Arş. Gör. Serbest, geliştirdikleri cihazda öncelikli hedeflerinden bir tanesinin taşınabilir olmasını sağlamak olduğunu ifade ederek; “Geliştirdiğimiz bu cihazda öncelikli hedeflerimizden bir tanesi taşınabilir olmasını sağlamak. Dolayısıyla elektrik enerjisiyle çalışması çok önemli ev ortamında kullanılabileceği için. Diğer önemli tasarım faktörlerinden bir tanesi de cihazın ele kolayca giyilebilmesi seviyesinde olması gerekiyordu, hastalar bunu gerekirse bireysel olarak kendi başına kullanabilecek seviyede olması gerekiyordu. Bu cihazı öncelikle kullanmasını beklediğimiz hastalar, yani felç dediğimiz bir rahatsızlık sonucu ellerinde hemipleji olgu bulunan hastalar üzerinde kullanmayı amaçlıyoruz. Bu hastalar cihazı giydiklerinde parmaklarına pasif egzersizler dediğimiz temel egzersizleri, ekstansiyon – fleksiyon dediğimiz parmakları açıp kapama şeklinde gerçekleştirilen bu egzersizleri cihaz yardımıyla gerçekleştirebilecekler. Bu sayede tedavi sürecini hem daha da kısaltmayı ve hastaların ev, iş ortamında herhangi bir zaman kaybına uğramadan, zaman sıkıntısı olmadan rahatça kullanabilmelerini sağlıyoruz. Üzerindeki eyleyiciler, kuvvet ve hareket aktarımı için tasarlamış olduğumuz eyleyiciler. Fikir olarak tamamen bize ait olan eyleyicilerdir. Ve bu cihazın orijinal kısımlarından bir tanesidir. Parmakların fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerini rahatlıkla, basit bir yay sistemi kullanarak ve düşük maliyetli bir eyleyiciyle diğer bileşenleri de üç boyutlu bir yazıcı teknolojisi ile üretip faydalı bir cihaz geliştirdiğimizi düşünüyoruz” diye konuştu.

“Cihaz seri üretime uygun”

Cihazın seri üretime uygun olduğunu belirten Serbest, “Cihaz tamamıyla seri üretime uygundur. Zaten temel bileşenleri standart elemanlardır. Standart elemanların dışındaki parçaları da rahatlıkla üç boyutlu yazıcılarda üretebiliriz. Hastanın üzerinden birkaç temel ölçü alarak, bu geliştirdiğimiz cihazı bireysel özelliklere uygun olarak tasarlayıp, hızlı bir şekilde üretmemiz mümkün. Zaten amaçlarımızdan bir tanesi, fikri hakları da elimizde olan bu cihazı ticarileştirip, ülkemizdeki hastaların kullanımına sunmaktır” şeklinde konuştu.

Tünellere bedava aydınlatma

Amasya’da ortaokul öğrencileri tünellerde oluşan hava akımının rüzgar türbinini harekete geçirmesiyle enerji üretip tünelleri bedava aydınlatabilecek bir proje tasarladı. Proje kapsamında aydınlatma maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor. 

Yeşilırmak Ortaokulu’ndan Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni Sadiye Ertaş; öğrencileri Hatice Mankal, Ömer Faruk Berber ve Doğukan Keskin’in tasarladıkları proje, tünellerdeki hava sirkülasyonunu sağlamak için bulunan pervanelerin oluşturduğu akımın tünelin üstüne konuşlandırılacak rüzgar türbinlerini harekete geçirmesiyle sağlanacak enerjiyle tünelin kendi kendini aydınlatmasını amaçlıyor.

Okulda düzenledikleri TÜBİTAK destekli bilim fuarında sergilemek için il merkezinde yapımı süren Ferhat Tüneli’nin prototipini oluşturup bir süredir üzerinde çalıştıklarını anlatan öğrencilerden Hatice Mankal; “Tünelden gelen hava akımıyla rüzgar türbini çalıştırılacak. Sonrasından elektrik üretip tünelin aydınlatılmasını bedavaya sağlayacağız” dedi.

Danışman öğretmen Sadiye Ertaş da gerçeğinin kurulmasıyla sorunsuz çalışabileceğini öngördüğü projenin desteklenmesi halinde geliştirilebileceğini ve ülke ekonomisine katkısının olabileceğini söyledi.