Yazılar

L’Oréal Türkiye ve UNESCO 2018’in bilim kadınlarını seçti

L’Oréal’in Türkiye’de 16 yıldır UNESCO iş birliği ile devam ettirdiği ‘Bilim Kadınları İçin’ programında 2018’in bilim kadınları belirlendi.

L’Oréal Türkiye’nin kadınların bilime katkısını desteklemek ve bilimde cinsiyet eşitliğine dikkat çekmek amacıyla UNESCO iş birliğiyle 16 yıldır hayata geçirdiği Bilim Kadınları İçin programının 2018 bilim kadınları belirlendi.

Malzeme Bilimleri kategorisinde Dr. Serim Kayacan İlday (Bilkent Üniversitesi, Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi-UNAM), Dr. Sündüs Erbaş Çakmak (Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, Tarım ve Doğa Bilimleri Fakültesi) ve Doç. Dr. Yasemin Yüksel Durmaz (İstanbul Medipol Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Biyomedikal Mühendisliği Bölümü) Yaşam Bilimleri kategorisinde  Dr. Ceyda Açılan Ayhan (Koç Üniversitesi, Tıp Fakültesi), Dr. Nurcan Tunçbağ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Enformatik Enstitüsü Sağlık Bölümü) ve Dr. Selvi Durmuş Erim (İstinye Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı) 2018’in bilim kadınları olarak belirlendi.

Burs kazanan bilim kadınları, akademik özgeçmişleri, projelerinin bilime yaptığı katkı, uygulanabilirliği, bilimsel yeniliği ve sürdürülebilirliği gibi kriterler göz önüne alınarak UNESCO Türkiye Millî Komisyonu bağımsız jürisi tarafından seçildi.

Günümüzde bilim insanlarının sadece yüzde 28’i sekizi kadın ve bilim alanında Nobel Ödülleri’nin yalnızca   yüzde 3’ü kadınlara veriliyor. Bu sebeple son yirmi yıldır L’Oréal Kurumsal Vakfı, UNESCO iş birliğiyle bilimsel araştırma yapan bilim kadınlarının sayısını artırmayı teşvik eden çalışmaları hayata geçiriyor. Biyo-çeşitliliğin korunmasından genlerin sırlarını çözmeye, hastalıklar için çare bulmaktan, evreni keşfetmeye kadar, her kıtada, bilimin her seviyesinde çalışan bu olağanüstü kadınlar, hayatlarını bilginin ilerlemesine ve insanlığın iyileştirilmesine adıyor. Programın uluslararası kısmında her kıtadan bir üstün bilim kadını olmak üzere toplam beş bilim kadını ödüllendiriliyor.  Ayrıca her yıl on beş genç ve yetenekli bilim kadınına da “Uluslararası Yükselen Yetenek” ödülü veriliyor. Programın Türkiye kısmında ise her yıl, kırk yaş altında altı genç ve yetenekli bilim kadınının her biri, araştırma ve projelerinde kullanılmak üzere elli bin TL burs ile ödüllendiriliyor.

“Bilim Kadınları İçin” programına dünyada en çok destek veren 5. ülke olan Türkiye’de bu yıl, programın on altıncı yılı kutlanıyor. On altı yıllık bu süreçte doksan dört bilim kadınına burs verildi. Bu isimlerden Profesör Ayşe Erzan Uluslararası Büyük Ödül alırken, Doç. Dr. Bilge Demirköz, Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız ve son olarak Doç. Dr. Duygu Sağ, “Uluslararası Yükselen Yetenek” ödülüne layık görüldü.

L’Oreal Türkiye Ülke Genel Müdürü Laurent Duffier konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Uluslararası alanda yirmi, Türkiye’de on altı yıldır UNESCO iş birliği ile sürdürülen ‘Bilim Kadınları İçin’ programı, bizim en önem verdiğimiz projelerimizden biri. Dünyanın her yerinden araştırmacı bilim kadınlarını global olarak teşvik eden L’Oréal, bugüne kadar 115 ülkeden 3200’den fazla kadına ulaştı. Biz L’Oréal Türkiye olarak, on altı yıldır genç ve yetenekli bilim kadınlarının araştırmalarını verdiğimiz burs ile destekliyoruz. 16 yılda 94 bilim kadınını destekleyerek tüm dünyada en fazla bursiyere sahip beşinci ülke konumundayız ve bununla büyük gurur duyuyoruz. Dünya genelinde her üç araştırmacıdan yalnızca biri kadın ve bilimsel yüksek akademik pozisyonların sadece yüzde 11’inde kadınlar bulunuyor. Son on yılda bilimsel araştırmalarda kadınların oranının yalnızca yüzde 12 arttığı görülüyor. Bilim kariyerinin her aşamasında kadınlar ciddi anlamda az temsil ediliyor. Lisede bilim konusunda uzmanlaşmak isteyen kadın oranı yüzde 50 iken üniversitede yüzde 32’ye, master aşamasında yüzde 30’a ve doktorada yüzde 25’lere kadar düşüyor. Bilim alanındaki araştırmacıların sadece yüzde 28’i, Nobel ödülü kazananların ise sadece yüzde 3’ü kadın. İşte bu yüzden, bilim alanında kadınların önündeki engelleri aşmaları için uluslararası ve ulusal olarak destek vermeyi sürdürüyoruz. Türkiye’nin rakamlarına gelecek olursak; 2015 UNESCO raporuna göre on yılda Türkiye’deki bilim kadını sayımız iki kat arttı. Bilim alanında kadınlarımızın payı yüzde 36 olarak öne çıkıyor. L’Oréal Türkiye olarak bu oranı arttırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bilimde cinsiyet eşitliğinin önemine inanıyoruz. Geleceğimizi şekillendirmek için robotlardan yararlanacaksak, robotların hem erkekler hem de kadınlar tarafından programlandırılmış olmaları önem taşıyor. ‘Dünyanın bilime, bilimin kadınlara ihtiyacı var’ ve biz bilim kadınlarının dünyayı değiştirme gücüne sahip olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

1.Troya Dünya Görme Engelliler Homeros Okumaları başlıyor

14 – 15 Ağustos tarihlerinde, 20’yi aşkın ülkeden ve Türkiye’nin dört bir yanından 250 görme engelli, Homeros’un Troya Efsanesi’ni anlattığı dünya edebiyatının en önde gelen eserleri arasında gösterilen İlyada Destanı’ndan bölümler okumak için Troya Antik Kenti’nde buluşuyor.

Troya’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kabulünün 20.yıldönümü ve Avrupa’da Kültür Mirası Yılı ilan edilmesi nedeniyle Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2018, ‘Troya Yılı’ilan edildi. 2018 Troya Yılı boyunca Çanakkale, uluslararası işbirlikleri ve kültür, sanat, bilim ve spor etkinlikleri ile dünyanın buluştuğu bir merkez olmaya devam ediyor.

Dünyadan ve Türkiye’den yüzlerce görme engellinin 14 – 15 Ağustostarihlerinde Troya Antik Kenti’nde buluşacağı 1.Troya Dünya Görme Engelliler Homeros Okumaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, GMKA, MÜSİAD, TÜRGED, GESTAŞ Deniz Ulaşım A.Ş, İÇDAŞ destekleriyle gerçekleştirilecek. 14 Ağustos’ta Homeros Okumalarının gerçekleşeceği programı 15 Ağustos’ta düzenlenecek panel takip edecek.

Tüm dünyadaki körleri birleştiren bir simge isim olarak kabul edilen Homeros’un İlyada Destanı’nda yer alan Troya Braille Alfabesi ile özel olarak hazırlanacak. Homeros Okumaları için hazırlanan özel kitapçıklar görme engelli katılımcılar tarafından Destan’a ilham veren topraklarda, Troya Ören Yeri‘nin geçmişle bugünü buluşturan mistik atmosferinde gerçekleştirilecek.

Homeros Okumaları ile tüm dünyaya hoşgörü ve barış mesajı verilecek

Troya Efsanesi’ni yazan görme engelli ozan anısına dünyadaki kardeşliğe vurgu yapacak bir  organizasyona ev sahipliği yapacak olan Çanakkale Valiliği, Birleşmiş Milletler (BM)’ye üye olan ülkelerden, Balkan Türk Bölgesi’nden ve Türkiye’nin dört bir yanından gelecek görme engellileri ağırlayacak.

Etkinlik süresince, Homeros Okumaları’nın yanı sıra düzenlenecek Türk geceleri ile çeşitli yöre yemekleri, müzikleri, dansları ile ülkemizin tanıtımı sağlanacak.

Göbeklitepe UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde

Doğuş Grubu’nun 20 yıl süreyle ana sponsorluğunu üstlendiği Göbeklitepe, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne girdi.

Doğuş Grubu’nun desteklediği Göbeklitepe, UNESCO’nun kalıcı Dünya Mirası listesine dahil edildi. Göbeklitepe’yi global bir ikon haline getirmek vizyonuyla, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile 20 yıllık bir iş birliğine imza atan Doğuş Grubu, bu benzersiz merkezin iletişim, kazı, araştırma ve koruma çalışmalarını destekliyor.

Türkiye’den UNESCO Dünya Mirası listesine giren 18’inci kültür varlığı olan Göbeklitepe, benzersiz tarihi ve kültürel mirasıyla arkeoloji dünyasının en büyük keşfi olarak kabul ediliyor. 2011 yılında UNESCO’nun Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Göbeklitepe kazıları, 2035 yılına kadar Doğuş Grubu ana sponsorluğunda yürütülüyor.

Doğuş Grubu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile gerçekleştirilen işbirliği kapsamında Göbeklitepe’nin dünya lansmanını 2015 yılında Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda yapmıştı. Lansman sonrası Göbeklitepe’deki çalışmalarını hızlandıran Doğuş Grubu, kazıları 20 yıl boyunca desteklemenin yanı sıra, ziyaretçilere bütünsel bir deneyim yaşatacak, dünya standartlarında bir ziyaretçi merkezini de tamamlayarak bu yıl içinde hizmete açtı. Bakanlık ile yapılan işbirliği çerçevesinde 20 yıl için 20 milyon dolarlık bir destek sağlayacak olan Doğuş Grubu, bu miktarın 15 milyon dolarını ziyaretçi merkezi ve ek binaların yapımı çerçevesinde kullandı. İki bölümden oluşan ziyaretçi merkezi, teknolojinin de yardımı ile Göbeklitepe’nin tarih içindeki yerini anlamak için gelenlere olağanüstü bir deneyim sunuyor.

Doğuş Grubu’nun yaptığı tüm çalışmalar bakanlığın oluşturduğu koruma Kurulu’nun izni ve yönlendirmesi ile gerçekleşti. Destek sayesinde projede kazıların sürdürülmesinin yanı sıra ulaşım, altyapı ve lojistik hizmetlerin tamamlanması sağlandı.

Doğuş Grubu’nun Göbeklitepe ana sponsorluğu, Temmuz 2016’da İstanbul’da gerçekleştirilen 40. Unesco World Heritage Committee’de özel kurumların kültürel mirasları etkinolarak uzun dönemli desteklemesi bakımından örnek vaka olarak gösterilmişti.

Bilimin yükselen yeteneği

L’ORÉAL – UNESCO Uluslararası Bilim Kadınları Ödül Programı 1998 yılından beri dünya çapında bilim kadınlarını destekliyor. L’Oréal Türkiye’nin de 15 yıldır katıldığı bu büyük organizasyonda ilk kez bu yıl, Türkiye’den bir bilim kadını olarak Doçent Dr. M. Bilge Demirköz, Uluslararası Yükselen Yetenek ödülünü kazandı. Demirköz, Fransa’nın Başkenti Paris’te düzenlenen törende ödülünü L’ORÉAL Vakfı Başkanı İsabel Marey Semper’den aldı.

Dünyanın bilime, bilimin kadınlara ihtiyacı var felsefesinden yola çıkan L’Oréal 19 yıldır bilim kadınlarını burslarla destekliyor, bilimdeki cinsiyet eşitsizliğini değiştirmek için iletişim kampanyaları yürütüyor ve bilim dünyasının yetenekli isimlerini seçerek onları bilim yolunda yüreklendiriyor.
L’Oréal Türkiye ise 15 yılda 82 bilim kadınını ödüllendirerek Bilim kadınları İçin Programı’na en çok destek veren 5. Ülke olarak dikkat çekiyor. L’ORÉAL Türkiye ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından yürütülen programda bağımsız jüri tarafından seçilen 6 bilim kadını Uluslararası Bilim Kadınları Ödülleri için de aday gösteriyor. Her yıl 15 genç bilim kadınına verilen Uluslararası Yükselen Yetenek Ödüle, bu yıl ilk kez Türkiye’den, uzay radyasyonu hakkında yaptığı çalışmalarla ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilge Demirköz layık görüldü.
Proje Türkiye’de geliştirilmiş özgün malzemelerin ve elektronik bileşenlerin, uzay için toplam doz etkisi (TID) radyasyon testleri altındaki etkilerinin araştırılması ve dayanıklılığının artırılması olarak tanımlanıyor. Doç. Dr. Bilge Demirköz’ün yaptığı çalışmalar ile uydu teknolojilerindeki radyasyon etkileri hakkında bilgi birikimi kazanılacak ve uzay sektöründe çalışmaya hazır deneyimli bilim insanları yetişmiş olacak.